Mobile menu

Pages in topic:   [1 2] >
Yoğun Vergi Denetimleri ve Sonuçları Hakkında Spekülasyonlar
Thread poster: Volkan Guvenc

Volkan Guvenc
Turkey
Local time: 13:55
Member (2006)
Turkish to English
+ ...
Apr 25, 2008

Değerli Arkadaşlar,

Türkiye’de ticari faaliyet gösteren tercüme büroları ve serbest çevirmenler olarak önemli bir dönüşümün arifesindeyiz. Bu dönüşümün çok sancılı olacağını şimdiden açık seçik görülüyor. Bu nedenle, taraf olan herkesin bu konuda düşünmesi, düşüncelerini paylaşması ve geçerli çözümler önermesini teşvik etmek amacıyla aşağıdaki metni kaleme almış bulunuyorum

İstanbul Vergi Yönetmenliği Büro Başkanlığı, sektörel bir denetim başlattı. Denetime çağrılan tercüme bürolarının şu an için A harfiyle başladığı dikkat çekiyor. Buradan, tercüme bürolarının alfabetik sırayla defterleriyle birlikte maliyeye çağrıldığını anlıyoruz. Daha sonra ismi B harfiyle başlayan tercüme bürolarına sıra gelecek ve C, D….Z’ye kadar devam edecek. Sektörel inceleme tamamlandığında ise tercüme bürolarının çoğu incelemeden geçmiş olacak. Ayrıca, bu büroların banka hesapları üzerinden serbest çevirmenlere da ulaşacakları denetimden geçen büro yetkililerince ifade ediliyor. Şu ana kadar bazı serbest çevirmenlerin vergi dairesine çağırıldıklarını duyduğumu da sözlerime ekleyelim.

Bu denetimin sektör üzerindeki etkilerini tüm yönleriyle kestirmek zor olabilir, ancak ana hatlarıyla ne gibi etkiler yaratacağı üzerinde şimdiden spekülasyon yapabiliriz.

Bu denetimler sırasında usulsüzlük yaptığı tespit edilen tercüme büroları çeşitli parasal cezalarla karşı karşıya kalacaklar. Bu cezalar, hiç kuşkusuz usulsüzlüğün cinsine ve boyutuna göre farklılık gösterecek. Ancak genel olarak, bu cezalar maliyenin genel tutumu dikkate alındığında, genel geçer davranış ve tutumlarımızı değiştirecek kadar ağır olabilir.

Bu denetimlerle birlikte sektörü çeşitli yönleriyle anlamaya başlayan vergi denetmenleri sektördeki genel manzarayla yüz yüze geleceklerdir. Vergi denetmenlerinin, sektörü topyekûn çökertmek gibi bir amacı olabileceğini sanmıyorum. Ayrıca, bunun basit, kısmi uygulanan bir tahsilât operasyonu olduğunu da sanmıyorum. Bu operasyonun amacı, tercüme sektörünü vergi açısından AB normlarına yaklaştırmaktır. Vergi denetmenleri, tercüme bürolarının gider gösterme sorununun, yani serbest çevirmenlere yaptıkları ödemeleri giderleştiremediklerinin çok iyi farkındalar. Tercüme bürolarının buldukları çözümlerin de tatmin edici olmadığını ve çoğunu kurtarmadığı da bugünlerde fark ediliyordur. Operasyonun nihai hedefinin, muhtemelen Türkiye’de ticari faaliyet gösteren tercüme bürolarının ve serbest çevirmenlerin aklını başına getirerek serbest çevirmenleri “serbest meslek erbabı” statüsüyle çalıştırmaya ikna etmek olduğunu düşünüyorum. Yani kalıcı etkiler yaratacak düzeltici bir operasyon ile karşı karşıyayız. Tercüme büroları da bu serbest çevirmenlerden serbest meslek makbuzu alarak serbest çevirmen ödemelerini giderleştirecekler. Genel geçer usullerle çalışan tercüme büroları, serbest çevirmenlerin vergi dışı kalmasına hizmet etmiş olduğu için sorunun önemli bir aktörü olmak durumunda olduğundan, bu denetimlerden payını alacaktır.

Halihazırda, Türkiye’de faaliyet gösteren tercüme büroları serbest çevirmenlere yaptıkları ödemeleri %30-40’lara varan bir maliyet artışına maruz kalmadan giderleştirememektedir. Oysa, cesaretle söylenmelidir ki, serbest çevirmenlerle işbirliği içine girmeden tercüme bürosu olmak, şirketleşmek, yani sadece çevirmen istihdam edip bunlarla çalışmak pek çıkar yol değildir. Serbest çevirmenlerle çalışmıyor gibi davranmak ve her şey normalmiş gibi görüntü vermenin ise sektörde çok yaygın bir kültür olduğunu söyleyebilirim. Özellikle, kafaları genel ticaret yapma biçimlerine göre düşünmeye yatkın vergi denetmenlerini memnun edecek bir görüntü bu. Ancak, mevcut operasyonu yürüten vergi denetmenleri bu durumun da ziyadesiyle farkındalar.

Diyelim ki, sırtında bir vergi kamburu taşımak istemeyen herhangi bir tercüme bürosu çalıştığı çevirmenleri serbest meslek erbabı olmaya ikna etti ve artık serbest meslek makbuzu alarak çevirmenlere yaptığı ödemeleri giderleştirmeye başladı. Bu durumda, başta Türkiye'deki hayat standartlarının düşüklüğü sebebiyle çevirmenler ellerine geçen paranın azalmasına çok şiddetli direnç göstereceklerdir, daha düşük bir yaşam standardını kabul edilemez göreceklerdir. Bu profesyonel çevirmenlerle çalışmak isteyen tercüme bürolarının genel olarak başa çıkamayacakları kadar katı bir durumdur. Tercüme bürolarının da yoğun rekabet ve vergiler sebebiyle kar marjlarını daraltmak istemeyecekleri açıktır. Sonuç:
İlk olarak bu vergi yükünün, en ideal şekilde çevirmen, tercüme bürosu ve müşteriler (firmalar) arasında eşit şekilde paylaşılması akla gelebilir. Gerçekte ise, yeni koşullar altında bu yükün nasıl dağılacağı üzerindeki son söz piyasa güçlerine bırakılmıştır. Bu satırların yazarının arzu ettiği sonuç, fiyatların artması ve bu yükün hiç olması kaba bir kısmının firmalara yüklenilmesidir. Ancak, doğru yolu izleyen tercüme bürosu, müşterilerine bundan böyle daha yüksek fiyat önerebilecek midir? Rakipleri, aynı yolda kendisini takip edecek midir? Çok açık ki rakipleri kendisini takip etmeyecektir ve bu tercüme bürosu tutumunda ısrar ederse müşterilerini kaybederek tasfiye sürecine girecektir. Bu durumda, bu dönüşüm kimlerle, ne zaman ve nasıl başlayacaktır? Bu çok önemli bir sorun olarak ortadadır.

AB ülkelerinde ve ABD’de serbest çevirmenlerin aşağı yukarı benzer statülerle vergi numaraları aldıkları ve fatura (veya yerine geçen vesikalar) düzenleyerek vergiye tabi olduklarını görmekteyiz. Bu durum, bu mali operasyonun çok güçlü ve tersine çevrilemeyecek bir şekilde başladığı düşüncesini kuvvetlendiriyor. Ancak, burada Türkiye’de hayat standartlarının günümüz dünyasında mutlu olmak için düşük olmasının çevirmenler üzerinde çok olumsuz etkileri olduğunu hatırlamalıyız. Cumartesi Pazar demeden fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayarak çalışmaya Türkiye’deki vergi vermeyen serbest çevirmenlerin (sadece çeviriden para kazananlar) birçoğu razı olmaktadır. Diğer yandan, gelişmiş ülkelerde vergi veren serbest çevirmenleri Cumartesi Pazar çalışmalarını teklif bile etmek pek de kolay değildir. Dolayısıyla, gelişmiş ülkelerde yaşayan serbest çevirmenleri Türkiye’de yaşayan serbest çevirmenlerle karşılaştırırken dikkatli olmak gerekir. Maliyenin başlattığı operasyonun zamanlaması yanlış olabilir, yani bir on sene daha sonra, hayat standartları biraz daha iyileşmiş bir Türkiye’de bu iş daha kolay olabilirdi. Öte yandan, bu şekilde düşünmek sorunları geleceğe taşımak riskini de taşıdığından, bu yaklaşımın aleyhine geçerli tezler üretmekte mümkündür. Fakat, öyle ya da böyle Türkiye’de süreç başlamıştır.

Türkiye’de serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükellef sıfatına haiz serbest çevirmenler, kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edecekler. Gelir Vergisi mükelleflerinin, örneğin 2008 yılı gelirlerini 2009 yılı Mart ayında beyan etmeleri gerekmektedir. GVK’nun 92’ nci maddesi gereği yıllık beyanname Mart ayının 15 inci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine verilir. Beyan edilen ve ödenmesi gereken vergiler ise, GVK’nun 117 nci maddesi gereği Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Türkiye’deki tüm serbest çevirmenlerin serbest meslek erbabı statüsüyle tercüme bürolarıyla çalıştıkları ortam AB normlarına uygun bir cennet aslında. Ama bu cennete ulaşmak için çeviri piyasasının aktörleri, özellikle de Türkiye’deki tercüme büroları ve serbest çevirmenler, bir cehennemin içinden geçecek gibi görünüyor. Bu işin kolay bir yolu olduğunu sanmıyorum! İdeal çözüm, tüm tercüme bürolarının ortak bir kararla bir tarih koyarak sadece serbest meslek erbabı çevirmenlerle çalışma önkoşulu koymalarıdır. Bu sürecin tamamlanması için, örneğin 3 aylık bir süre öngörülebilir. Ancak, böyle bir şeyin Türkiye’de gerçekleşmesi önünde çok ciddi engeller olduğu açık. Herşeyden önce, tüm tercüme bürolarını çatısı altına alan bir örgütlenme Türkiye’de henüz yok. Bu konuda atılmış adımlar var: Kamil Kartal başkanlığında kurulan Tüm Çeviri İşletmeleri Derneği (www.tcid.org.tr) ve Osman Kaya başkanlığında kurulan Çeviri İşletmeleri Derneği (http://www.cid.org.tr).
Bu iki dernek hakkında internette bulduğum bazı bilgileri aşağıda sunuyorum.
1. Tüm Çeviri İşletmeleri Derneği (TÇİD), aynı zamanda Avrupa Birliği'ndeki çatı meslek örgütü konumundaki EUATC'nin (European Union of Associations of Translation Companies / Avrupa Birliği Çeviri İşletmeleri Dernekleri Konfederasyonu) kurucu üyesi olup Türkiye çeviri sektörünü uluslararası düzeyde de temsil etmektedir. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kartal, Onursal Başkanı Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın'dır.
Derneğin uluslararası adı Turkish Association of Translation Companies, kısaltması TUATC'dir.
2. Çeviri İşletmeleri Derneği (ÇİD), Türkiye’nin önde gelen çeviri işletmelerinin bir araya gelmesiyle 7 Mayıs 2007 tarihinde kuruldu.
Amaç:
- Ülkemizde verilen çeviri hizmet kalitesini geliştirmek ve yaygınlaştırmak,
- Çeviri işletmeleri standartlarını uluslararası düzeye yükseltmek,
- Çeviri işletmeleri arasındaki diyaloğu iyileştirmek,
- Etik mesleki değerlerin yerleşmesi ve güçlenmesi için etkin rol oynamak,
- Yeni çevirmenlere ve yeni işletmelere yol göstermek,
- Tüketici bilincini artırmaktır.

Burada TÇİD’in EUATC üyesi olma başarısı dikkat çekiyor. Bu üyeliğin, bu derneğe önümüzdeki günlerde farklı bir dinamizm kazandırabilir.

Ancak tüm bunlara rağmen, tercüme bürolarını toplamak ve ortak hareket etmelerini sağlamak bugün için bir mesele. Bir konferans organize edilerek, burada eylem planları sunulabilir ve oy çokluğuyla ortak bir karar verilebilir. Bunun gerçekleşmesi de çok kolay görünmüyor. Umarım bu konuda benden daha parlak fikirler önerenler çıkar! Ortak bir karar verildi, diyelim. Acaba herkes gerçekten uygulayacak mı? İşte bu örgütlenmenin ve ortak davranış geliştirmenin çok zor, nerdeyse imkânsız olması sebebiyle, süreç kasvet verici şekiller alarak kendini tamamlayacaktır. Öte yandan, vergi denetimlerinin tüm Türkiye’deki tercüme bürolarına yaygınlaştırılması gerekir. Aksi takdirde, dünyada nasıl Hindistan’a kayış varsa Türkiye’de de Anadolu’ya kayış başlayabilir.

Genel geçer uygulamalardan AB normlarına uygun uygulamalara (SME) nasıl geçileceği çok ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Tercüme sektörünün vergi açısından sağlıklı bir şekilde AB normlarına uygun olarak yeniden yapılanması, başta çevirmenler olmak üzere tüm piyasa aktörleri için çok olumlu bir gelişmedir. Bu dönüşümün gerekliliğine vergi denetmenleri kadar inanıyorum. Ancak, uygulanan yöntemin, yani denetimlerin ve ağır para cezalarının yaratacağı yıkıcı etkilerden sonra operasyonun durdurulması, sektör üzerindeki gözetimin kaldırılması ve bir süre sonra ise, sosyo-kültürel koşullanmaların önerilen çözümleri püskürtmesi sonucu yeniden genel geçer uygulamalara dönülmesini ise, en tatsız bir senaryo olarak sözlerimize ekleyelim.

Kalın sağlıcakla,

Volkan Güvenç









[Subject edited by staff or moderator 2008-04-25 14:20]


Direct link Reply with quote
 
shule  Identity Verified
Local time: 13:55
English to Turkish
+ ...
Vergi denetimleri gerçeği... May 3, 2008

Vergi ve faturalandırma konusunda daha önce yazmıştım ama madem konu açıldı tekrar anlatmakta fayda görüyorum.

A ile başlamayan, hatta alfabenin epey sonlarında yer alan bir çeviri şirketine yaptığım çevirilerden dolayı benim kapıma geldi vergi memurları. Bu şirketin çalıştığı başka çevirmenlere de geldiklerini biliyorum. Sorun gider pusulası imzalamamak değil, serbest meslek erbabı olarak kayıt yaptırmamış olmaktı. Çünkü şirket en küçük miktarların bile vergi ve KDV'sini bizim adımıza kuruşu kuruşuna ödemiş, hepsinin belgeleri var. Ben de bunun yeterli ve her iki taraf için de en kolay yöntem olduğunu düşünüyordum ama vergi dairesi bu konuda benimle hemfikir değil. Şirkete serbest meslek erbabı olmayan kişilere yılda bir defadan fazla gider pusulası imzalattığı için ceza gelir mi bilmiyorum ama gelirse amacın üzüm yemek olmadığını anlamış olacağım. Gider pusulası imzalamak, geliri düşürmekten ziyade mükellef olmak ve sürekli vergi işleri ile uğraşmak daha zor geliyor bana açıkçası. Şirket kurmak mı yoksa serbest meslek erbabı olmak mı daha akıllıca olur bilemiyorum. Bu arada bahsi geçen şirket İstanbul'da ama ben Anadolu'dayım.

Vergi dairesi hakkımızda bir karara vardığında buraya da yazacağım.


Direct link Reply with quote
 
xxxdikran d  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:55
French to Turkish
+ ...
Gelir kaybı olmaz May 3, 2008

shule wrote:
Gider pusulası imzalamak, geliri düşürmekten ziyade mükellef olmak ve sürekli vergi işleri ile uğraşmak daha zor geliyor bana açıkçası.


Elinizdeki belgeleri her ay başında bir muhasebeciye/mali müşavire verdiğiniz takdirde tüm formalitelerle kendisi uğraşıyor.

Masraf olarak başlangıç işlemleri için 200 YTL + aylık 80 YTL ödüyorsunuz. Üstelik evde çalışıyorsanız elektrik, su, gaz, telefon, vs. gibi giderlerin yarısını da gelirinizden düşebiliyorsunuz.

Ödeyeceğiniz vergi oranında ücretinizi artırın; KDV'yi de buna ekleyin. Gelir kaybı da olmaz...

Ben birkaç gün sonra serbest meslek erbabı olmak için başvuruda bulunduğumda benimle çalışan bürolardan bunu rica edeceğim. Genellikle acil işlerini yaptığım için kabul edeceklerini sanıyorum.

Tercüme bürolarının serbest meslek makbuzu talep etmeye başladığı şu dönem bence maliyeye kaydolmak için en uygun andır.


[Modifié le 2008-05-03 10:00]

[Modifié le 2008-05-03 10:09]

[Modifié le 2008-05-03 10:10]

[Modifié le 2008-05-04 02:14]


Direct link Reply with quote
 
shule  Identity Verified
Local time: 13:55
English to Turkish
+ ...
serbest meslek erbabı olmak... May 3, 2008

dikran d wrote:

Elinizdeki belgeleri her ay başında bir muhasebeciye/mali müşavire verdiğiniz takdirde tüm formalitelerle kendisi uğraşıyor.

Masraf olarak başlangıç işlemleri için 200 YTL + aylık 80 YTL ödüyorsunuz. Üstelik evde çalışıyorsanız elektrik, su, gaz, telefon, vs. gibi giderlerin yarısını da gelirinizden düşebiliyorsunuz.


Bunu öğrendiğim iyi oldu, teşekkürler. Evden çalışırken masrafların yarısını gelirden düşebildiğimizi bilmiyordum.


Ödeyeceğiniz vergi oranında ücretinizi artırın; KDV'yi de buna ekleyin. Gelir kaybı da olmaz...


Ben de aynen böyle düşünüyorum. Ücretlere biraz zam yapıp gelir kaybının önüne geçebiliriz. Çalıştığım şirketlerin bu durumu anlayışla karşılayacağını düşünüyorum.

Benim merak ettiğim bir diğer konuda şu; yurtdışına yapılan işlerde KDV'yi düşebilecek miyiz ve vergiyi de döviz üzerinden mi ödeyeceğiz? Bu durumda nasıl düzenlenecek evraklar? KDV konusu ihtilaflı görünüyor. Çeviriden yurt dışında mı yoksa yurt içinde mi yararlanılacağına bakılır diyorlar ama örneğin Türkçe'ye çevrilen bir kullanım kılavuzundan dünyanın her yerinde Türkçe bilen herkesin yararlanabileceğini düşünürsek ihracat kapsamında değerlendirlebilir, yurt dışındaki bir şirkete de yapılsa Türkiye'deki insanların yararlanacağı düşünülürse ihracat sayılamayabilir. Serbest meslek erbabı olarak çalışan arkadaşlar bilgi verirse sevinirim.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 11:55
Dutch to Turkish
+ ...
Serbest Mesleklerin takibi May 3, 2008

Merhabalar,

Hayli bir aradan sonra bu konu dikkatimi çekti. Geçtiğimiz yıllarda bu konuda bu forumda konuşan arkadaşlar yolun nereye gittiğini suyun nereye doğru aktığını merak etseler de sistemli bir oluşumun olmayacağını düşünüyorlardı.

Ben bu son denetimlerin, uzun soluklu, acele olmayan ve serbest meslek erbabı grubundaki tüm iş alanlarını da kapsayacak şekilde devam edeceğini ve bir kaç yıl içinde daha kolay takip edilir duruma geleceğini düşünüyorum.

Bunun acı ve tatlı tarafları var olmakla birlikte, uzun vadede tercüme sağlayıcıların iş dünyasında da bir hızlı ayıklanmanın gerçekleşeceğini tahmin ediyorum. Bu gelişmeleri kalburun altında düşecekler açısından hiç de iyi olmasa da bu sürece uyum sağlamış ve elenmeyip kalburun üstünde kalmayı başarmış veya başaracak olanlar için de muştulu bir haber olarak algılıyorum.

Özetle serbest meslek işlemleri, ve dahi tercüme işlemlerinin de vergilendirilmesi gerektiği aşikar. Temennim bu vergilendirmenin gediklerinin de kapatılıp, herkese aynı şekilde uygulanması.

Sağlıcakla kalın

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 

Volkan Guvenc
Turkey
Local time: 13:55
Member (2006)
Turkish to English
+ ...
TOPIC STARTER
SME olmak ilk bakışta göründüğü kadar sevimsiz değil.. May 3, 2008

SME olmaya karar veren serbest çevirmenlerin yararına olduğunu düşündüğüm hususları burada herkesle paylaşmak istiyorum:

Serbest çevirmenlerin, Serbest Meslek Erbabı (SME) olup, bu şekilde çalışmaları o kadar da zor değil gerçekten. Herşeyden önce ciro (kestiğiniz serbest meslek makbuzları toplamı) üzerinden vergi vermiyorsunuz, karınız (kestiğiniz serbest meslek makbuzları toplamı - kanunda gösterilen giderler) üzerinden vergi veriyorsunuz.

SME çevirmenler, özellikle tek yönlü çeviri ihtiyaçları olan orta ve küçük ölçekli Türk firmalarına rahatlıkla çeviri yapabilirler gibi geliyor bana. Böylelikle, tercüme bürolarından daha ucuza hizmet vererek bir rekabet avantajı sağlayabilirler. Türkiye, daha ucuza (ikinci bağımsız bir redaktör ve kontrolörden geçmemiş) çeviri hizmeti almak isteyecek firmalar cenneti. Burada aklıma, 10-15 kadar farklı yönleri güçlü çevirmenler bir "uygarlık" oluşturup (mesela bir yahoo grubu bu işi çok kolaylaştırır) dirsek teması sağlayarak uygun işleri birbirlerine (komisyonlar karşılığı veya karşılıksız) paslayabilecekleri geliyor. Emlakçıların yaptığı gibi. Örneğin, benim müşterimden hep ticari metinler gelirken, elektrikle ilgili bir çeviri geldi. Kendime güvenemiyorum. Çemberdeki bir elektrik/elektronik mühendis üyeye paslayabilirim.

SME olan serbest çevirmenlerin, porföylerinde, tercüme bürolarının yanına firmaları da eklemek için uygun alt yapıyı yaratmış olacaklar. Ayrıca, iş çekip çevirmekte hüner gösteren arkadaşlar, küçük birer tercüme bürosu gibi de çalışabilirler. Fakat, bu şekilde yabilecekleri işlerin önünde bazı sınırlar olduğuna hatırlatmak isterim. Özellikle büyük firmalar SMM'na sıcak bakmamaktadır. Türkiye'deki küçük firmalarla ilgili bir olumsuzluk da, ödeme ahlaklarının zayıf olmasıdır.

SME olmak serbest çevirmenlerin kendi aralarında örgütlenmesi içinde yolu açacak. Bildiğiniz gibi, vergi ödemeyen serbest çevirmenler bugüne kadar işleri sessiz sedasız götürmeyi tercih etti. Örgütlenemediler ve yıllardır şartlar hep aleyhlerine gelişti. Halbuki örgütlenebilselerdi, birim fiyatlar ve çalışma koşulları üzerinde daha çok söz sahibi olabilirlerdi. Örneğin, Türkiye'de neden serbest çevirmenlere "mimimum charge" uygulanmaz, hafta sonları iş önermeme düşünülmez, acil işlerde primli tarife uygulanmaz vs. SME geçiş bununda önünü açacaktır.

Çeviri sektöründe çok ciddi bir dezenformasyon olduğunu itiraf etmek zorundayız. Herkes ilgili olduğu kadarıyla ve yaşadıklarından öğrendiği parça arça bilgileri kafasında birleştirip genel resme varmaya çalışıyor. Neredeyse herkes güvensiz, herkezin vergi denetmenleri karşısında boynu bükük. Kimi öfkeli, kimi romantik, kimi karamsar. Oysa şu günlerde, en çok ihtiyaç duyduğummuz şey "uygarlık", yani ortak kamu yararı için birlikte hareket emek. Türkiye'deki toplumsal koşulların (neredeyse) hepimizi başka şekilde programladığını biliyorum. Fakat, şunu cesaretle söylemek isterim ki, uygarlık dışı seçenekleri hak etmiyoruz ve uygarlık için ısrar etmek zorundayız!


Saygılarımla,

Volkan Güvenç




[Edited at 2008-05-03 11:07]

[Edited at 2008-05-03 11:10]

[Edited at 2008-05-03 11:12]

[Edited at 2008-05-03 11:15]

[Edited at 2008-05-03 11:35]

[Modificato alle 2008-05-03 13:22]


Direct link Reply with quote
 
Baybars Araz  Identity Verified
Local time: 13:55
English to Turkish
+ ...
... May 3, 2008

shule wrote:

Ben de aynen böyle düşünüyorum. Ücretlere biraz zam yapıp gelir kaybının önüne geçebiliriz. Çalıştığım şirketlerin bu durumu anlayışla karşılayacağını düşünüyorum.


Bu konuda tercüme bürolarının bir kaybı olmayacaktır, o nedenle sizin gibi mükellefliğe geçip makbuz kesecek arkadaşların bu konuda içlerinin rahat olmasını öneririm. İzninizle bu hususu küçük bir örnekle anlatayım.

Varsayalım X bürosu, Y şirketinden sayfası 10 YTL'ye bir iş aldı ve bu işi Z çevirmenine sayfası 5 YTL'ye yaptırdı. Büronun eline bu işten kalan para 10 YTL'nin %20 vergisini (2 YTL) ve 5 YTL'lik çevirmen ücretini düştükten sonra 3 YTL'dir.

Aynı işi vergi mükellefi olan ve bu nedenle de ödeyeceği vergiyi ücretine yansıtmak durumunda kalan bir çevirmene yaptırtırsa: Bu çevirmene ödeyeceği ücret 6.25 YTL olduğunda büronun eline kalacak olan miktarsa 3.75 YTL'den (10 - 6.25 YTL) %20 vergi düşüldükten sonraki meblağdır (3.00 YTL). Görüldüğü gibi bir tercüme bürosunun mükellef olan çevirmenle çalışmasıyla mükellef olmayan çevirmenle çalışmasının arasında mali açıdan hiçbir fark yoktur.

Not 1: Mükellef olmayı düşünen ve bunun sonucunda da vergi vermesi gereken çevirmen arkadaşlar ücretlerini en az %25 oranında arttırmalıdırlar ki ellerine geçen net rakam değişmesin. Serbest meslek erbabı olmayı düşünen çevirmenler, vergi dilimlerini iyi hesaplayarak hareket etsinler. %15'den başlayıp %35'e kadar çıkan vergilendirmede zarara girmesinler.

Not 2: Bu rakamlara KDV dahil değildir, KDV zaten başlı başına bir husus ama kar-zarar hesaplarını etkilemez

shule wrote:

Benim merak ettiğim bir diğer konuda şu; yurtdışına yapılan işlerde KDV'yi düşebilecek miyiz ve vergiyi de döviz üzerinden mi ödeyeceğiz? Bu durumda nasıl düzenlenecek evraklar? KDV konusu ihtilaflı görünüyor. Çeviriden yurt dışında mı yoksa yurt içinde mi yararlanılacağına bakılır diyorlar ama örneğin Türkçe'ye çevrilen bir kullanım kılavuzundan dünyanın her yerinde Türkçe bilen herkesin yararlanabileceğini düşünürsek ihracat kapsamında değerlendirlebilir, yurt dışındaki bir şirkete de yapılsa Türkiye'deki insanların yararlanacağı düşünülürse ihracat sayılamayabilir. Serbest meslek erbabı olarak çalışan arkadaşlar bilgi verirse sevinirim.


Yurtdışına yapılan bir iş için fatura düzenlendiğinde genelde KDV eklenmez. Ama, mesela, yurtdışındaki bir firmaya fatura düzenlediğiniz ve KDV eklemediğiniz halde o firma Türkiye'de de varsa ve ödemesini Türkiye'deki şubesinden ve/veya Türkiye'de sahip olduğu bir banka hesabından yapıyorsa vergilendirme açısından iş de, ödeme de Türkiye'de yapıldığından işten tamamen Türkiye'de faydalanıldığı varsayılacağından KDV eklenmesi gerekli görülür. Yurtdışına kesilen bir faturanın vergisi, faturanın kesildiği tarihteki kur üzerinden YTL olarak ödenir. Siz daha sonraki bir tarihte bu dövizi YTL'ye dönüştürdüğünüzde fatura tarihindeki kurdan daha yüksek bir kurla dönüştürdüğünüzde kambiyo karı elde eder ve bunun da vergisini ayrıca verirsiniz. Kambiyo zararı olursa da vergiden gider olarak düşülür. Tam ayrıntısını bir muhasebeci daha açıklayıcı olarak tarafınıza belirtebilir.

[Değişiklik saati 2008-05-03 21:37]


Direct link Reply with quote
 

Volkan Guvenc
Turkey
Local time: 13:55
Member (2006)
Turkish to English
+ ...
TOPIC STARTER
Baybars Bey'e katılıyorum May 4, 2008

Baybars Bey'in analizinin küçük 2 eksiği var, ama bence temeli sağlam bir analiz .

Birinci eksik, tercüme bürolarının sabit işletme giderleri, ikinci eksik ise, tercüme bürolarının ödeyeceği cezalar. Birinci durumda, yani çevirmen ödemelerini geçerli usüllerle giderleştiremediği zaman ve parasal cezalara çarptırıldıkları zaman tercüme büroları ciddi kayıplarla karşı karşılaya kalıyorlar.

SME olmayan srb. çevirmenlere iş yaptıran tercüme bürosu, müşterine kestiği faturalar toplamından sabit işletme giderlerini düştüğünde "vergi tabi tutulacak kar", yani vergi matrahına ulaşılmaktadır. Srb. çevirmenlere yapılan ödemeler, SMM alınmadığından giderleştirilemeyeceği için, tercüme bürosu gerçekte kazandığı paradan çok daha fazla bir vergi matrahıyla karşı karşıya kalıyor. Örneğin size bazı somut rakamlar vereyim: gerçek karı 1500 YTL. iken 6000 YTL. kar etmiş gibi görünecek. 6000 YTL. 'in %20'si 1200 YTL. vergi verecek. Gerçekte ise, 1500'ün 1200'ü vergiye gidiyor olacak. Bu nereden bakarsanız bakın korkunç bir durum.

Tercüme bürolarından (ve serbest çevirmenlerin) tek tek defterlerinin istendiği şu günlerde, bu denetimler bu nedenle sektörde büyük bir sarsıntıya sebep olacak gibi görünüyor. Aslında sarsıntı bir uçtan başladı bile. Tercüme bürolarının, başka bir çözüm bulunmadığı takdirde (yurt dışındaki bir ofis üzerinden çalışmadıkları sürece ki bu başka bir ülkeye vergi vermek anlamına gelir; mikro bir çözüm olabilir ama makro bir çözüm olamaz), SME çevirmenlerle çalışmaktan başka çaresi yoktur. Bunun genel anlayış hale gelmesi ise sadece bir zaman meselesidir. Denetimler ne kadar hızlı devam ederse, bu o kadar daha çabuk olur. Tercüme bürolarının banka hesapları üzerinden alenen serbest çevirmenlik yaptığı saptanan çevirmenler de, vergi kaçırma cezalarıyla (parasal) yüz yüze gelince durumu daha bir aklı selim içinde göreceklerdir diye ümid ediyorum.

Herşeyden önce, "En İyi Çözüm" (The Best) durumuyla karşı karşıya değiliz.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 11:55
Dutch to Turkish
+ ...
Avrupa Birliği farklı uyguluyor May 7, 2008

Baybars Araz wrote:


Yurtdışına yapılan bir iş için fatura düzenlendiğinde genelde KDV eklenmez. Ama, mesela, yurtdışındaki bir firmaya fatura düzenlediğiniz ve KDV eklemediğiniz halde o firma Türkiye'de de varsa ve ödemesini Türkiye'deki şubesinden ve/veya Türkiye'de sahip olduğu bir banka hesabından yapıyorsa vergilendirme açısından iş de, ödeme de Türkiye'de yapıldığından işten tamamen Türkiye'de faydalanıldığı varsayılacağından KDV eklenmesi gerekli görülür. Yurtdışına kesilen bir faturanın vergisi, faturanın kesildiği tarihteki kur üzerinden YTL olarak ödenir. Siz daha sonraki bir tarihte bu dövizi YTL'ye dönüştürdüğünüzde fatura tarihindeki kurdan daha yüksek bir kurla dönüştürdüğünüzde kambiyo karı elde eder ve bunun da vergisini ayrıca verirsiniz. Kambiyo zararı olursa da vergiden gider olarak düşülür. Tam ayrıntısını bir muhasebeci daha açıklayıcı olarak tarafınıza belirtebilir.

[Değişiklik saati 2008-05-03 21:37]


Baybars bey,
çok ilginç bir konuya işaret etmiş.

Ben bunu bizzat buradaki vergi dairesine danıştım. İşi veren eğer başka bir ülkedeki şube ise, aynı şirketin merkezinin Hollanda'da olması, ödemeyi kimin yaptığına bakılmaksızın, faturaya KDV ekelemk için yeterli gerekçe değil.

Bu durum sadece bizim için değil Birlik içerisinde birden fazla ülkede faaliyet gösteren bir müşterimiz için de vergi dairesinin denetimi sırasında tesbit edilmiş ve bunun akabinde proje orjinine göre bir tasnif yapılması gerektiği, ve buna göre de kdv'lendirilmesi gerektiği emir ve talep edilmişti.

Benim merakım uyumluluk müzakerelerinin yapılmakta olduğu bizim ülkemizde böylesi bir şeyin cidden gözden kaçmış olduğu mu yoksa henüz o başlığa gelmedikleri dolayısıyla bir süre sonra değişebileceğine dair mi?

Baybars bey, siz bunu vergi dairesiyle görüştünüz mü?
Yani yazdıklarınız vergi dairesinin talebi mi?

Sağlıcakla,

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 
Baybars Araz  Identity Verified
Local time: 13:55
English to Turkish
+ ...
Evet Nizamettin Bey... May 7, 2008

Nizamettin Yigit wrote:

Baybars bey, siz bunu vergi dairesiyle görüştünüz mü?
Yani yazdıklarınız vergi dairesinin talebi mi?

Sağlıcakla,

Nizam Yigit



Ben değil ama muhasebeci arkadaş görüşmüş. Hatta ilk faturayı KDV'siz kesince çıkan sorundan ötürü fatura iptal edilip KDV'li ikinci bir fatura kesildi. Vergi dairesinin görüşü, işi Türkiye'de yapıyor ve parayı da Türkiye'den alıyorsanız faturanın muhatabı ('Bill to') kim olursa olsun KDV'sinin ekleneceği yönündeydi. Ama şu noktanın da altını çizmem gerekir, bu konu bayağı bir tartışma konusu olmuştu


Direct link Reply with quote
 

Mustafa Ozturk
Local time: 13:55
French to Turkish
+ ...
Ya evimiz kira ise May 12, 2008

dikran d wrote:

shule wrote:
Gider pusulası imzalamak, geliri düşürmekten ziyade mükellef olmak ve sürekli vergi işleri ile uğraşmak daha zor geliyor bana açıkçası.


Peki evimiz kira ise yine aynı şekilde vergiden düşürme yapabilir miyiz?

Elinizdeki belgeleri her ay başında bir muhasebeciye/mali müşavire verdiğiniz takdirde tüm formalitelerle kendisi uğraşıyor.

Masraf olarak başlangıç işlemleri için 200 YTL + aylık 80 YTL ödüyorsunuz. Üstelik evde çalışıyorsanız elektrik, su, gaz, telefon, vs. gibi giderlerin yarısını da gelirinizden düşebiliyorsunuz.

Ödeyeceğiniz vergi oranında ücretinizi artırın; KDV'yi de buna ekleyin. Gelir kaybı da olmaz...

Ben birkaç gün sonra serbest meslek erbabı olmak için başvuruda bulunduğumda benimle çalışan bürolardan bunu rica edeceğim. Genellikle acil işlerini yaptığım için kabul edeceklerini sanıyorum.

Tercüme bürolarının serbest meslek makbuzu talep etmeye başladığı şu dönem bence maliyeye kaydolmak için en uygun andır.


[Modifié le 2008-05-03 10:00]

[Modifié le 2008-05-03 10:09]

[Modifié le 2008-05-03 10:10]

[Modifié le 2008-05-04 02:14]


Direct link Reply with quote
 

Gonul Taban
Turkey
Local time: 13:55
Turkish to English
+ ...
Ben de yurtdisina serbest meslek makbuzu kesiyorum... May 12, 2008

Baybars Araz wrote:

Nizamettin Yigit wrote:

Baybars bey, siz bunu vergi dairesiyle görüştünüz mü?
Yani yazdıklarınız vergi dairesinin talebi mi?

Sağlıcakla,

Nizam Yigit



Ben değil ama muhasebeci arkadaş görüşmüş. Hatta ilk faturayı KDV'siz kesince çıkan sorundan ötürü fatura iptal edilip KDV'li ikinci bir fatura kesildi. Vergi dairesinin görüşü, işi Türkiye'de yapıyor ve parayı da Türkiye'den alıyorsanız faturanın muhatabı ('Bill to') kim olursa olsun KDV'sinin ekleneceği yönündeydi. Ama şu noktanın da altını çizmem gerekir, bu konu bayağı bir tartışma konusu olmuştu


Merhaba,

Ben de yogun olarak yurtdisindaki burolarla calistigim icin konuyla alakam var. Serbest meslek makbuzunu ilk kesmeye basladigim donemlerde yurtdisi islerine de KDV yaziyorduk. Ancak bir donem sonra muhasebecim konuyu arastirdi, hatta konuyu Pendik/Istanbul vergi dairesinde soruyor, onlar da yurtdisina yapilan isler icin KDV yazilmayacagini belirtmisler. Ancak yurtdisina kesilen her makbuza "falanca kanunun falan maddesi geregince duzenlenmistir" yaziyor. Bu tarz makbuzlar icin bir sart daha varmis, o da yurtdisindaki kurumdan gelen parayi belgelemek. Yani banka hesabima para yatirildiginda muhasebecim benden o odemenin dekontunu istiyor. Doviz kuru da surekli oynadigindan uc asagi bes yukari bir farkin onemli olmadigini belirttiler.

Bu tarz yurtdisiyla calisma, fatura kesme konusu benim gordugum, gorustugum muhasebeciler tarafindan cok fazla bilinmiyor. Sukur ki benim muhasebecim (her ikisi de - ilki gorumcemdi, ikincisi esimin yakin arkadasi.. ondan olsa gerek) konuyu arastirdi.

Saniyorum en iyisi ezbere konusan, ya da bilmediklerini itiraf etmekten cekinmeyen muhasebecilerle calismak. Gerci ayni resmi dairede 3 farli insanla gorustugunuzde ucunun de farkli seyleri yapmanizi soylemesi de olagandisi degil Turkiye'de.

Saygilar..


Direct link Reply with quote
 

Volkan Guvenc
Turkey
Local time: 13:55
Member (2006)
Turkish to English
+ ...
TOPIC STARTER
serbest meslek makbuzu veren çevirmenler May 13, 2008

Merhabalar,

Türkiye'deki tercüme bürolarıyla çalışan ve serbest meslek makbuzu veren çevirmenler var mıdır, çok merak ediyorum. Esas problem burada! Türkiye'deki tercüme bürolarının çok önemli bir kısmı, belki %95'i, yurtdışından çok nadiren iş alabiliyor ve yurtiçi firmalar için çalışıyor. Bulunacak çözümün bunları kapsaması şart.

Çünkü Türkiye'deki emek piyasasındaki olumsuz koşullar sebebiyle, piyasa, düşük fiyatları dayatmakta. Hal böyleyken, yurtiçi çalışan tercüme büroları, yeni düzene nasıl geçecek. Yani, serbest meslek erbabı serbest çevirmenlerle nasıl çalışmaya başlayacak, bunu gerçekten çok ama çok merak ediyorum doğrusu?

Bu süreci zihninde canlandırabilen var mı?





[Edited at 2008-05-13 09:14]


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Yoğun Vergi Denetimleri ve Sonuçları Hakkında Spekülasyonlar

Advanced search


Translation news in Turkey





Anycount & Translation Office 3000
Translation Office 3000

Translation Office 3000 is an advanced accounting tool for freelance translators and small agencies. TO3000 easily and seamlessly integrates with the business life of professional freelance translators.

More info »
memoQ translator pro
Kilgray's memoQ is the world's fastest developing integrated localization & translation environment rendering you more productive and efficient.

With our advanced file filters, unlimited language and advanced file support, memoQ translator pro has been designed for translators and reviewers who work on their own, with other translators or in team-based translation projects.

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs