Mobile menu

Pages in topic:   [1 2] >
Yaprak Kımıldamıyor!
Thread poster: Selçuk Budak

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 03:42
English to Turkish
+ ...
Feb 2, 2006

Edindiğim izlenim, bir süredir bizim piyasada yaprak kımıldamadığı yönünde. Merak ediyorum, bu benimle mi sınırlı, yoksa arkadaşların genel izlenimi de bu yönde mi. (Hoş, iş aramak ve bulmak için çaba harcadığım da söylenemez, ama düzenli kaynaklardan da pek bir şey çıkmıyor şu sıralar.) Kudoz bile çok hareketsiz.

Eğer daha başkaları da benzer izlenimlere sahipse, bundan küresel ekonomi ısınıyor ve tercümanları zor günler bekliyor sonucu çıkabilir.

Sizin izlenimleriniz ne yönde?


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:42
Turkish to English
+ ...
Rüzgar yok Feb 2, 2006

Açıkçası, 2005'in son aylarında oldukça yoğun günler yaşadım. Sonrasında, global bazda Noel tatili ve ardından Çin yılbaşısı, lokal olarak ise Yılbaşı, Kurban Bayramı ve uzun yarıyıl tatili ve karsal serüvenlerin getirdiği boşluklar ve yorgunluklar nedeniyle bazı rutin aksama ve durgunluklar yaşandı. Ama şu anda hiç iş yok denemez. Sadece overloaded merhalesinde saç baş yoldurtacak bir yoğunluk yok. Günü dolduruyor, oyalanıyoruz. Bilmiyorum diğer arkadaşların durumu nasıl.

Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 02:42
Dutch to Turkish
+ ...
Endüstriler mevsimlere göre çalışıyor Feb 3, 2006

Sanırım Selçuk bey haklı. Bizler için ise endüstriler değil onların hazırlık dönemi önemli. Mesela magazin ve kitap işleri sonbaharda azalır. hediyelik eşyalar ve tekstil sektörü hareketlenir. gıda sektörü Mayıs ayından sonra hareketlenir. Tabi yılın diğer zamanlarında yatarlar demek istemiyorum tabi.

Avrupa Amerika ve Asya'daki büyük fuarların yapılış zamanlarına bakarsanız bölgesel olarak da izleyebilirsiniz bu hareketliliği. Yeni bir gıda ürünü çıkaracak şirket ya FMI ya da ANUGA fuarında yapar. Bu yüzden bu fuarlardan önceki çeyrek veya altı aylık zaman lokalizasyoncular için önemli.

Kamu veya benzeri projeler vs için ise genelde hazırlıklar en son 31 aralıkta tamam olmalı. Zira yeni yılın projeleri o yıl için yapılan bütçelendirmeyle de alakalı. 2006'da bir projeye müracat edecek bir kişi eğer 2005'de bu bilgilere sahip ise hazırlıklarını 2005'in son çeyreğinde yapar. Benim kendi tecrübelerim bu yönde. Yani geçmiş projeleri gruplara ayırdığımda bunlar yansıyor.


Şu sıralar kıpırdamayan yapraklar aslında sadece Selçuk beyin değil bir çok çevirmenin sorunu olduğu kanaatindeyim. Buna belki birkaç çözüm bulmak da mümkün.

- Pasif çevirmen değil de aktif çevirmen olmak. Yani defansta beklemeden proaktif olarak iş kollamak.
- Uzun süreli projeler bulmak.
- Sürekli büyüme yönünde düşünmek. Abi karnımız doyuyor ben evden çalışıyorum yeter bana demek doğru değil. Dünyanın önde gelen bir kimyasal şirketinin pazarlama müdürünün önemli bir konferanstaki seminerini dinlemiştim. "2600 tane pazarlamacım, satıcım var diyor. Hepsi evden çalışıyor. Haftada en fazla 1 gün ofise gelebilirler. Ama bu satıcılar yılda 50 milyar dolarlık satış yapıyor..." Özetle evden çalışarak da işi büyütmek mümkün....
- Fiyattan ziyade kalitenin ve bu kalite yanında servisin de önemli olduğu konusunda işbirliği yaptığınız ajans veya doğrudan müşterileri bilgilendirmek. (malumunuz piyasa inişli ve çıkışlı ve her geçen gün "ben de çevirrim be, hem de daha ucuza" diyen sayısı artıyor.)

Tabi merakımı celbeden bir konu Türkiye piyasasında özellikle yabancı şirketlerin Türkiyeye yönelik çalışmalarının çevrilmesinde ücretlendirmelerin ne durumda olduğu. Mesela ajans X SAP veya Microsoftun işini yaparken dünya piyasasıyla mı fiyatlandırıyor yoksa "abi biz bunu fevkalade ucuza yaparız size" mantığı mı hakim. Benzeri konularda fazla bilgi sahibi değilim, zira Türkiye'deki çeviri piyasasında dönüyor bu Tür çevirilerin büyük bir çoğunluğu. Burada verdiğim sadece rutin iki örnek. Bir ima veya göndermem yoktur.

Bütün bunları kımıldayan veya kımıldamayan yapraklar ile alakalandırıyorum. Ama yine de yakın gelecekten ümitliyim.

Hepinize hareketli yapraklar diliyorum.

N. Yigit


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 03:42
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Türkiye'de ucuza hallederiz! Feb 3, 2006

Nizamettin Yigit wrote:
Tabi merakımı celbeden bir konu Türkiye piyasasında özellikle yabancı şirketlerin Türkiyeye yönelik çalışmalarının çevrilmesinde ücretlendirmelerin ne durumda olduğu. Mesela ajans X SAP veya Microsoftun işini yaparken dünya piyasasıyla mı fiyatlandırıyor yoksa "abi biz bunu fevkalade ucuza yaparız size" mantığı mı hakim.


Geçen yılki düzenli müşterilerim arasında İngiltere'den bir büro vardı. Büyük bir petrol şirketinin işlerini yapıyorduk. Ücret de fena sayılmazdı. Bir gün, yüklüce bir proje daha geldi, sanırım Ekim ayıydı. Dosyaları gönderip ne kadar sürede yapabileceğimi sordular. Ben daha cevap yazmadan, ikinci bir mail aldım: Türkiye'dekiler şirkete yazıp "sizin yaptırdığınız fiyatın dörtte birine biz buradan hallederiz" demişler. Büro yöneticisi son derecede üzgün ve öfkeliydi, ama yapacak bir şey de yoktu. Hem onlar, hem de benim için önemli bir müşteri kaybedilmişti.

Nasıl ki uzakdoğunun rekabeti bizi etkiliyor, bizim rekabetimiz de batıdaki meslektaşlarımızı etkiliyor elbette. Onları kendimize baz alacak yerde, biz onları bizi baz almaya zorluyoruz ki, bu da uzun vadede kendi bindiğimiz dalı kesmemizi ve "üçüncü dünyanın ucuz işçileri" kategorisinden bir türlü kurtulamamızı getiriyor.


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:42
Turkish to English
+ ...
Mallar Feb 3, 2006

S.B.'ye kesinlikle katılıyorum. Çin nasıl inanılmaz ucuz mallar üretiyorsa, bizde de o derecede ucuz ve kalitesiz işler yapılıyor. Adeta vergi cenneti adalar gibi olduk. Yeterince Windows, MS Officevs. deneyiminiz varsa, oralardaki Türkçe size tatmin edici bir kanaat verecektir. Hani uzak gelecekte AB'ye girdiğimizde bu durum düzelir mi, ondan da kuşkuluyum ben..

Direct link Reply with quote
 

tontoon
Turkey
Local time: 03:42
German to Turkish
+ ...
yapraklar hışırdıyor Feb 3, 2006

Benim görebildiğim kadarıyla piyasada son 2 aydır ciddi bir hareketlenme var. Ya da ben son aylarda daha yoğun çaba harcadığım için sonuç almaya başladım.

Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 02:42
Member
English to Turkish
Sazan yaprakları Feb 3, 2006

Forumlardan birinde birisi demişti ki, "İşsizlik, serbest çevirmen için tam günlük bir iştir." [Kötü bir çeviri oldu, farkındayım.] Böyle zamanlarda yapılacak çok iş var:

-Web sitesi, profil sayfaları, CV gibi sunum araçlarını hazırlamak, düzeltmek, yenilemek.
-Bu tür sitelerden ajans listesi çıkartıp bunlara CV göndermek veya başka türlü başvuruda bulunmak.
-Bilgisayar sabit diskinde temizlik, düzen intizam harekâtı.
-Kültablalarını boşaltmak, odayı, çalışılan mekânı temizlemek, düzenlemek.
-Aktif olarak direkt müşteri avına çıkmak, CV göndermek, telefon etmek.
-Kartvizit falan bastırmak.
-Okumak, yazmak.
-CAT kurcalamak.
-Sözlük falan satın almak.
_...
_...


[Başlığın konuyla ilgisi yok, sululuk olsun diye yazdım.]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 02:42
Dutch to Turkish
+ ...
Yapraklar ve Business Mistakes Feb 4, 2006

Selçuk Budak wrote:
Edindiğim izlenim, bir süredir bizim piyasada yaprak kımıldamadığı yönünde. Merak ediyorum, bu benimle mi sınırlı, yoksa arkadaşların genel izlenimi de bu yönde mi. (Hoş, iş aramak ve bulmak için çaba harcadığım da söylenemez, ama düzenli kaynaklardan da pek bir şey çıkmıyor şu sıralar.) Kudoz bile çok hareketsiz.
Eğer daha başkaları da benzer izlenimlere sahipse, bundan küresel ekonomi ısınıyor ve tercümanları zor günler bekliyor sonucu çıkabilir.
Sizin izlenimleriniz ne yönde?


Bugün yaklaşık 2 saat zamanımı verdim. Prozdaşların profile sayfalarını gezdim. Hani ola ki "page visit" sayanlar belki aynı sayfaya çok girdimse bugünki artışa binaen heyecanlanmasınlar.

Neyse sululuğu bir yana bırakayım. İzlenimlerimi paylaşayım.

Bana öyle geliyorki prozdaşların büyük çoğunluğu, özellikle de Platin olanlar, ürün fiyatlandırma konusunda beceri sahibi değiller. Yani bir ürün nasıl fiyatlandırılır? O ürün nasıl satılır? O ürünü çok alan ne kadar öder? Az alan ne kadar öder? Fiyatlandırmada par birimi ne kadar önemlidir. Ödeme mekanı ne kadar önemlidir? vs gibi pek çok bilgi konusunda prozdaşlara temel pazarlama kitaplarını önermek istiyorum. Yani en azından bir ürün satarken dünya nelere dikkat ediyor diye biraz yoklamak istiyorsanız ana hatlarıyla indeksine bakarak bile fikir sahibi olabilirsiniz.

İşte bu konuda neler olduğu beni ırgalamaz diyenler kümesi bir başka küme ile kesişimindeki grup. Hangi grup diyenlere öyle derin derin düşünme enerjisi harcamasına fırsat vermeden yazayım, "ajanslar bizi sömürüyor" diyenler.

Aslında bu şekilde ilk okul matematiğiyle karşılatırdığımızda, farklı tebessüme şayan sahneler de görebilirsiniz. Bir tarafta aynı ürünü 8 kat fazlasına satan ve daima satan birisi olduğu halde beri taraftan bizimki 1/8'e satıp sonra da sömürülüyor veya "yahu bu piyasada da insanlar bu emeğe kıymet vermiyorlar" demek isteyebilir. Aslında bunu şöyle algılamak da mümkün.

İnsanlar o değeri ödedikleri ürüne kıymet verirler. İşte bu yüzden bazı ürünler veya maddelerin gramı 25 dolar civarındadır. Örnek: 1 gram safran otunun perakende satış değeri TR de 2 YTL Batı Avrupada 4 EUR. Aslında yine de değerli ürün grubunda safran kardeş. Ama aradaki bu iki kat fark bu otun batı avrupada hiç bulunmadığından Türkiye'de de enflasyonu olduğundan değil, veya batı avrupada TÜFE diğer endekslerin her yıl yüksek enflasyonla kapandığından değil, orda fiyatlandırmayı daha iyi bilenlerin olduğundandır.

Kendi satacağınız ürünün değerini siz biçersiniz. Kimse o ürünün etiketini size cebren düşürtmez. hele enflasyona rağmen zarar etmenizi isteyemez.

Sorun bizde yani. İşte bu mentaliteyi kazanamadığı ve de özümseyemediği için bizim tüccarımız bile sürekli batma riskini düşünür. haklıdır da her gün uçurumun kenarında yürümektedir.

Elcümle çevirmenler bizzat kendileri "çeviri emeğine değer vermiyorlar". Nerden mi çıkarıyorum? Çevirmenler söylüyorlar... Hem sözlü olarak da değil, veya gizli olarak da değil. Aleni olarak kendi emeklerine kendileri kıymet vermediklerini söylüyorlar.

Aynı işi 30 USD cente yapıp sadece o işi yapan arkadaşımız da mevcut. Aynı arkadaşın çalıştığı dil çiftinde 4 USD cente de iş yapıyorum diyen prozdaş da mevcut.

İlk prozdaşın mekanında vergi yok. Yani freelance çalışanın vergisi yok. Teknolojinin en ucuz olduğu 4 ülkeden birinde yaşıyor. Orada benzinin litresi sadece ve sadece 40 cent. Yaşadığı şehir hayat pahalılığında bilmem kaç yüzüncü.

Öte yandan bizim kesişim kümesi sakini İstanbulda yaşıyor. İstanbul hayat pahalılığı olan ilk 20 şehir arasında. Türkiye teknolojinin pahalı olduğu bir ülke. Benzini dünyada en pahalıya tüketen ülkede yaşıyor. Trafiği en berbat şehir olduğu için benzinin en verimsiz kullanıldığı 10 şehirden birisinde yaşıyor.

Yanlış anlamayın. Bu iki karşılaştırmadaki prozdaşlar benim çalıştığım dil çiftinde çalışmıyorlar. Hoş bizim tayfada pek uzun boylu farklı değil aslında ama bu kadar değil yine de...

Hülasa, kendi emeğinize biraz daha değer verdiğiniz zaman yüzünüz biraz daha gülecek! Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Aksi halde ne olacağını da söyleyip noktalayayım. Bir süre sonra kesişim kümesinde bile olmayabilirsiniz.... Yani artık sömürülecek durumda değilsiniz. Ve çevirmenler kümesinin dışına itileceksiniz.

Hayat bir süksesyonlar cenneti. Size yeni bir yerden benzer bir oluşuma başlatır. Biz kendi emeğimize ve kendi ürünümüze değer vermesini öğrenmedikçe bu defa farklı iki kümenin kesişiminde olacağız. Sonra da bir gün o kümenin de eleğinden geçeceğiz. Tabi bu süksesyonu kaç defa tekrar edeceğimiz meçhul. İnsan ömür ortalaması (dünya genelinde 60 lı rakamlarda).

Başarılı süksesyonlar.

N. Yigit

Not: bu mesajda kimseye gönderme yoktur. Sadece kısa bir çalışmanın neticesinde izlenimlerimi sallanmayan yapraklarla ilintilemek istedim. Bizim buralarda hava arada bir hafif meltemli olduğundan nadiren de olsa sallantı mevcut. Ha zaten pek aşırı sallantıya gelemiyoruz. Kaldırmayız. Kaldıramayız fazla sallantıları. Zira günde tek tabanca 10 bin kelime kaliteli çeviri yapamıyoruz. Düşünüyorum da rüyası bile güzel:

Karı koca çevirmeniz. Günde 10 biner kelime çeviri yapsak. ayda 20 gün çalışarak sadece 1 sene çalışıp ondan sonra emekli olabilirdik. Yani düşünün bir daha çalışmak yok...


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 02:42
Member
English to Turkish
Çok teşekkürler, Nizam Feb 4, 2006

Yazdıklarının altına imzamı atıyorum!



Bu arada, vay beni Rotterdam'dan bir ajans ziyaret etmiş, aman pek de uzun kalmış diye heyecanlanmadım, merak etme. Kullandığım web sayacı, geleni gideni kapı numarasına kadar gösteriyor. Bir ara burada konuşulmuştu, yine konuyu saptırmak olacak ama, herkese tavsiye ederim.


Direct link Reply with quote
 
shule  Identity Verified
Local time: 03:42
English to Turkish
+ ...
StatCounter Feb 4, 2006

Özdencim StatCounter da Geobytes gibi benim kapı numarasını komşu ilde gösteriyor. İstatistiklerde her gördüğünüze inanmayın:)

Direct link Reply with quote
 

Nilgün Bayram  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:42
Member (2005)
English to Turkish
+ ...
Yapraklara Feb 7, 2006

dönüyorum ve hemen cevap veriyorum; benim cenahta da yapraklar kımıldamıyor. 2006 başı itibariyle fiyat yükselttiğim için önce yeni fiyatlarımın yüksek bulunmasından mı kaynaklanıyor diye düşündüm. Yılbaşını takibeden hafta daha önce çalışmadığım ajanslardan üst üste öneriler geldi ama fiyatı bildirdikten sonra hiçbirinden tık çıkmadı. Elinde çok iş olduğunu söyleyerek sözleşme gönderen ajanstan bile ses çıkmayınca fiyat belirlerken acayip uçtuğumu düşünmeye başlamıştım ancak ilk haftadan sonra rüzgardan geçtim esinti bile kalmadı. Düzenli kaynaklardan gelen işler de azaldı.

Şaka maka derken bu mesleğe başlayalı 4 yıl oldu ama ben halâ çeviri piyasasının nasıl işlediğini pek anlayamadım

Yazdıklarım dış piyasa ile ilgilidir; bir tek ajans dışında iç piyasadaki hiçbir ajansa çalışmıyorum zira fiyatlara ve koşullara bakınca bir üstüne öpücük istemedikleri kalıyor
İç piyasada yalnızca arkadaşım olan veya arkadaşlık ilişkileri vasıtasıyla gelen, çevirinin önemini bilen direkt müşterilere çeviri yapıyorum. Tabii bu tip müşteri ve iş az oluyor.

Yazdıklarınızı ilgiyle okuyup, öğrenmeye ve bindiğim dalı kesmemeye gayret ediyorum.

Özetle, halim budur


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 03:42
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Kapı Numarası ve İhtiyat Akçesi Feb 8, 2006

Biri alakasız, diğeri alakalı iki konuda birden yazayım diye, böyle alakasız bir başlık attım.
Önce alakasızla alakalı bir şeyler söyleyeyim:

Xola wrote
...web sayacı, geleni gideni kapı numarasına kadar gösteriyor.


Sule Bulbul wrote:
...StatCounter da Geobytes gibi benim kapı numarasını komşu ilde gösteriyor. İstatistiklerde her gördüğünüze inanmayın:)


Statcounter, benim de kullandığım ve şu an piyasada en iyisi olarak gördüğüm veritabanı bazlı bir sayaç. Geobytes da, startcounter da, ip numarasından ip adresi (coğrafi konum) belirlerken veritabanından yararlanıyor. Bu veritabanları, ARIN, RIPE gibi bölgesel internet tescil servislerinden alınan verilerle güncelleniyor. Dolayısıyla da IP numarasından ulaşılan bilgilerin doğruluğu, bu bilgilerin güncellenme sıklığına bağlı oluyor. İki güncelleme arasında IP tahsisinde değişiklik olması halinde, bu veritabanından alınan bilgiler de yanıltıcı olabiliyor.
Örneğin piyasadaki birçok ip2location sitesi benim Ankara IP adresimi ABD gibi gösteriyor!
--------
Düzeltme
Geobytes, coğrafi konum belirlemek için "seeding" denilen bir yöntem kullandığını söylüyor. Yani çeşitli siteleri ziyaret eden kişilere "Hele dur hemşerim. Memleket nere?" gibisine sorular soruluyor ve onlardan alınan bilgilerle IP numaraları arasında eşleştirme yapılarak veritabanına aktarılıyor. Yanıltmış olmayayım diye, düzelteyim dedim.
----


IP numarası ya da IP adresi deyip geçmemek lazım, bankacılık da dahil birçok sektörde güvenlik ve müşteri yönlendirme, müşteri takibi, vb. hep bu IP'ye dayalı olarak yönetilir. Salt IP numarasından ülke, kent, vb. bilgilerine ulaşmaya yönelik veritabanları yıllık bin dolarlarla ifade edilen rakamlara satılıyor.

Zaman zaman IP numaralarıyla sıkıntıya giren birisi olarak (aldığım nahoş emaillerden ötürü), bu konuya epeyce kafa yordum ve sonunda kendim bir site açtım. IP adresi, ip numarasından ayrıntılı ip bilgilerine ulaşmak isteyenler için yararlı olabilir. Doğrudan arin, ripe, apnic gibi bölgesel internet tescil servislerinden sorgulama yaptığı için de, bilgilerin doğruluğu şüphe götürmez oluyor. Manisanın Kırkağaç ilçesi gibi detaylar vermese de, doğru bilgi alacağınızdan emin olabilirsiniz. IP adresi konusunun proz camiasında da zaman zaman çok incelenen, didiklenen bir konu olduğunu bildiğim için, belki katkım olur dedim!

-----
Bu kadar reklam yeter deyip, şimdi de şu İhtiyat Aksçesi konusunda bir iki şey söylemek istiyorum:

Kendine serbest tercümanlığı kariyer olarak seçenlere verilen ilk öğüt, "kenarda köşede üç beş kuruşunuz - sizi birkaç ay idare edecek kadar paranız mutlaka olsun"dur. Şu sıralar, boş kaldığı zamanlar çalıştığı zamanlara göre daha fazla para harcayan birisi olarak, bunun önemini bir kez daha yaşayarak öğrendim.

Ne olursa olsun, mutlaka bir kenarda birkaç aylık geçiminizi sağlayacak bir rezerviniz bulunsun. Bu hem sizi ciddi sıkıntılardan kurtaracak, hem de olur olmaz şeylere kalkışmanızı önleyecektir(örneğin normalde yaptığınız ücretin beşte bir fiyatına tercüme yapma zorlamasından kurtaracaktır).
Örneğin daha dün başka bir site üzerinden 4 eurosente iş teklifi aldım ve kabul etmedim (eminim ki, aramızdan başka arkadaşlar da aynı teklifi almıştır). Eğer faturalarımı ödeyemeyecek durumda olsaydım, o kadar rahat "hayır" diyemezdim.

Kenarda köşede bir miktar yedek akçenin bulunması, boş zamanları tercüman için bir sıkıntı dönemi olmaktan çıkarıp, bir araştırma, yeni şeyler öğrenme, geleceğe yönelik yeni planları hayata geçirme için bir fırsata dönüştürür. Örneğin bu tür boş zamanlarınızda kendinizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirsiniz (bir CAT veya DTP programını ayrıntılarıyla öğrenmek, sözlük çalışması, kitap çevirisi gibi orta-uzun vadeli projelere girişmek, ya da şu sıralar benim yaptığım gibi biraz daha para harcayıp yeni siteler açmak gibi). Normal iş temposu içinde insan yeni şeylere zaman da, enerji de bulamıyor. Bu tür boşluk dönemleri yeni şeyler denemek için gerçek, paha biçilmez bir fırsat oluyor.

Bunlarla çok ilgili olmasa da, boş dönem stratejileriyle doğrudan ilgili başka bir şey daha söylemek istiyorum: küçük-büyük demeyip, kendinize kalıcı, sadık bir müşteri portföyü oluşturmaya çalışın. Bu tür boş dönemlerde bu küçük müşteriler (arada bir üç-beş kelime, üç beş satır iş gönderen) epeyce destek olabiliyor. Her gün üç beş satır oraya, üç beş kelime buraya iş yaptığınız zaman bu, az da olsa para kazanmanızı sağlıyor ve yedek akçelerinizin erime hızını yavaşlatıyor.

Herkese yaratıcı boş dönemler ve rüzgarı bol yelkenler diliyorum.
SB.

[Edited at 2006-02-08 17:15]


Direct link Reply with quote
 
Baybars Araz  Identity Verified
Local time: 03:42
English to Turkish
+ ...
... Feb 11, 2006

Yılbaşı sonrasında vahim boyutlarda olmasa da genel bir durgunluğa ben de şahit oluyorum ama dün gece her zamanki yolumdan eve giderken yanyana iki apartmanda yepyeni iki tercüme bürosunun daha açıldığını gördüm... bu çeviri sektöründe iyi para var galiba

Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 02:42
Member
English to Turkish
Var aslında... Feb 11, 2006

...yani bu işte para var, ama çevirmenler para kazanmayı bilmiyor, bilenler de zamanla çeviri bürosu kurmaya yöneliyor ve çeviri yapmaya daha az zaman ayırır hale geliyor galiba. Belki çevirmenlere değil bütün freelance çalışanlara özgü bir durum bu, yani bu tarzda çalışmayı seçen insanların, para ile ilişkilerinde özel bir beceriksizlik söz konusu olabilir, en azından benim gözlem ve deneyimlerim bu doğrultuyu işaret etmektedir


Selçuk, senin siteyi yerimlemiş bulunuyorum (Mozilla çevirmenleri sayesinde yeni bir fiil icat ettim, bakalım tutacak mı ) Ama asıl sözlük bölümünü çok beğendim, tabii henüz emekleme çağında ama, internet terimlerini şöyle doğru dürüst anlatan bir sözlüğe çok ihtiyaç var, umarım yeterince kapsamlı hale getirmeye zaman ve enerji bulursun da adam gibi bir sözlüğümüz olur.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 02:42
Dutch to Turkish
+ ...
Para vs İş Feb 11, 2006

Baybars ve Özden'e katılıyorum.
Aslolan önce vaki olanı anlamak.
Bence iş ve para var ama bulundukları pozisyon veya boyutlar farklı. Bazılaı için sadece iş var. Yani onlar o işi yapıyorlar ama ondan para kazanamıyorlar ve kazanamaıyacaklar. Bazıları için de para var olabilecek amma oların da iş ile sorunları var. Birinci grubun varlığı sebebiyle işlerin paraya dönüşüm tepkimesinin verimliliği düşük.

Bu durumda katalizör kullanmak şart. Ancak bu yeni bir soruyu etiriyor. Burada katalizör ne olacak? Bazı durumlarda reaksiyonun yönünü etkileyecek bir katalizör veya inhibitörü kullanmayı tesbit etmeniz mümkün olabiliyor. Ancak delta-G nin bir anda büyük oluşu ürün oluşsa da reaksiyon ortamının kullanılamaz hale dönüşmesine sebep olabiliyor.

Elektrikte bunun eşleniğine aşırı güç yüklenmesi sonucu sigorta atması veya trafo yanığı gibi bir durum olarak ifade edebiliyoruz.

Bu sorunlara canlı sistemlerde bir çözüm var. Enzimler. delta-G yi parçalara bölüp, aslında toplam delta-G daha büyük olduğu halde infilaka yol açmadan gerçekleşiyor. Hem ortam veya ürün zarar görmüyor hem de ürün oluşuyor. Burada biyokatalizörler devrede. Adları da enzim.

Şimdi dönelim başa. İş yoksa iş olması için, veya iş paraya dönüşmüyorsa işin paraya dönüşmesini sağlayacak organik katalizörlerin tesbitine geldi.

Ha baybarsın gördüğü bürolar mı onlarin organik katalizöre olan allerjileri sebebiyle kullandıkları inorganik katalizörler onların da gümlemesine sebep olacak. Üzücü ama gerçek. Halbuki aynı işi evden de yapabilirler. Yok evden yapamayacak kadar biliyorlar ise, o zaman yanlış adresteler.

Hani bir film vardı. Bana şans dile diye....
Katalizörü bulan bana da haber versin. Bunun dışında ben size şans diliyorum. Siz de aynısını yapın.

Sağlıcakla

N. Yiğit


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Yaprak Kımıldamıyor!

Advanced search


Translation news in Turkey





WordFinder
The words you want Anywhere, Anytime

WordFinder is the market's fastest and easiest way of finding the right word, term, translation or synonym in one or more dictionaries. In our assortment you can choose among more than 120 dictionaries in 15 languages from leading publishers.

More info »
Déjà Vu X3
Try it, Love it

Find out why Déjà Vu is today the most flexible, customizable and user-friendly tool on the market. See the brand new features in action: *Completely redesigned user interface *Live Preview *Inline spell checking *Inline

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs