İngilizce neden yazıldığı gibi okunmaz?
Thread poster: Mustafa Altinkaya
Mustafa Altinkaya
Local time: 14:06
English to Turkish
+ ...
Apr 5, 2006

Selam herkese.
İngilizce, neden yazıldığı gibi okunmaz veya okunduğu gibi yazılmaz?
Aslında birtakım kurallar bulunmaktadır, ama bu kurallara uymayan belki istisna özelliğinde bir o kadar daha sözcük bulunmaktadır.
Bu konuyu merak ettiğim için ve aramızda dil bilimcileri de olduğundan, bu arkadaşlar görüşlerini paylaşırlarsa sevinirim.

Mustafa

[Edited at 2006-04-06 09:57]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 13:06
Member
English to Turkish
Kestirme cevap Apr 5, 2006

Bütün diller -İngilizce dahil- yazıldığı gibi okunur ve okunduğu gibi yazılır.

Ama İngilizcenin telaffuz ve yazımındaki düzensizlikleri kastediyorsanız, işte size zevkle okunacak bir yazı: Hou tu pranownse Inglish.


Direct link Reply with quote
 

Tim Drayton  Identity Verified
Cyprus
Local time: 14:06
Turkish to English
+ ...
İngilzce'nin çok karışık bir geçmişi olduğu için Apr 6, 2006

Cevab, İngilizce dilinin tarihçesinde aranır. İngilzce'nin kökeni Cermen dil ailesine mensup olan Anglo-Saxon dilidir. Anglo-Saxonca yazılırdı ve yazılırken her harfin temsil ettiği bir fonetik değeri vardı yani konuşulduğu gibi yazılırdı. Fakat 1066 yılından sonra her şey altüst oldu. Tıpkı Osmanlıca gibi İngilizce bir kaç yabancı dilden etkilenerek çok hızlı ve köklü değişimlerine uğradı. 1066 yılında Fransızca konuşan Normanlar adadaki Anglo-Saxon krallıklarını fethederek yeni bir birleşmiş devlet kurmuşlar. Aynı zamanda Fransızca resmi dil oldu, fakat halk Anglo-Saxon dilini konuşmaya devam etti. Bür kaç yüzyılldan sonra bu iki dil kaynaşarak yeni bir dil olmuştu. Bu yeni dil, asıl yapısı ve temel kelime haznesi Cermen olan fakat artık Fransızca'dan çok sözcuk alan bildiğimiz İngilizce. Bu süreç esnasında Anglo-Saxon kökenli kelimeler o dilin kendi imla kurallarına göre yazılmaya devam edilirken Fransızca'dan ödünç alınan kelimeler Fransızca'da olmuş gibi yazılmaya devam ettiler. Yani artık bir harfın temsil ettiği ses sözcüğün köküne göre değişiyor. Bu esnansda İngilizce'nin sesli harfler büyük bir değişime uğradı. Bu değişimin sonucunda ortaya çıkan yeni sesli harfler ki bunun çoğu diftong oldu hecenin sonuna "e" harfını ekleyerek gösterilmeye başlandı: "hat-hate" "bit-bite" gibi. Sonra, ortaçağından bu yana İngilizce çok büyük miktar hukuki ve feni terimler Latince ve Yunanca'dan ödünç aldı. Daha önce Fransızca'dan gelen sözcukler gibi bu yeni sözcükler aldıkları dillerde İngilizce'nin kendi imla kurallarına uyarlamaya çalışılmadan yazıldığı gibi İngilizce'ye benimsenmişler. Sonra bunların telaffuzların da zamanla halk dilinde değişimlere uğradı ama yine aynı şekilde yazılmaya devam edildi. Ve artık bügünlere geldik ve İngilizce'nin yazılışı tam bir kaos oldu. Aslında bir kelimenin alındığı dili biliyorsak niçin böyle yazıldığını anlamak için yardımıcı olur. Örneğin "philosophy"de Yunanca kökenli olduğu için "f" yerine "ph" yazılır. Veya bazen dilin uğradığı ses değişimleri bilmemiz gerekir. "Light" kelimesi çok eskiden bugün Almanca'da olduğu gibi "Licht" olarak okundu yani "gh"nin fonetik değeri sürekli sert damak sesiydi. Sonra bu kelime fonetik değişime uğrayarak "gh"nin tesmsil ettiği ünsüzü tamamen düştü ve kelimenin ünlüsü diftong oldu. Fakat kelime eskisi gibi yazılmaya devam eder. Aslında bu öok geniş bir konu ama verdiğim notlar biraz yardımcı olacağını ümit ederim.

Direct link Reply with quote
 
Mustafa Altinkaya
Local time: 14:06
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Teşekkürler Apr 6, 2006

Çok teşekkürler Özden hanım.

Senin de emeğine sağlık, Tim. Asıl, tarihçesini merak ediyordum, aydınlanmış oldum.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 13:06
Member
English to Turkish
Teşekkürler, Tim Apr 7, 2006

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, ayrıca sizi Türkçe forumda görmek de sevindirici.

Asıl konudan uzaklaşmış olacağım ama, sonuçta yine bağlantılı, çünkü bu tarihsel gelişmeler sadece yazımı değil söz dağarcığını da önemli ölçüde etkilemiş. Ta internet öncesi zamanlarda bir yazı okumuştum, yazarının adını bile bilmiyorum, keşke bulabilsem de burada alıntılasam. O yazıda, bu anlatılan tarihsel gelişmeye paralel olarak, mesela daha eski, kökeni köy ve tarım toplumuna dayanan uğraşların İngilizcedeki adlarının Germen kökenli, yani bizim Türkçenin tarihinden terimlerle düşünecek olursak "öz İngilizce", kentli hayat içinde gelişmiş mesleklerin adlarının da Fransızcadan geçme olduğunu anlatıyordu. Birinci duruma örnek olarak aklıma gelen shepherd, baker ve -smith diye biten bütün meslekler. İkincinin örneklerinden de tailor ile barber var. Yine o yazıda bir başka ilginç nokta da, evcil hayvanların, yani yine tarımsal hayatta yetiştirilen ve yiyecek elde etmede faydalanılan hayvanların isimleri: Türkçede bunun karşılığı olan bir durum yok tabii, bizim için kümesteki de tavuk, tenceredeki de. Ama İngilizcede bu tür hayvanlara ortalıkta sağ salim dolaşırken başka ad, yemek olup sofraya gelince başka ad veriliyor. Bunların da yine pişmiş, yani yemek yapılmış haldeki adlarının Fransızca kökenli, canlı haldeki adlarının Germenik olduğunu anlatıyordu. Mesela sheep ile mutton veya pig ile pork gibi. Ama tabii istisnalar var. Bu nokta ilginç hakikaten, çünkü Türkçede meat ile flesh ayrımı da yok mesela, ama bildiğim kadarıyla Almancada da yok. Belki diğer Germen dillerinde vardır gerçi, ama İngilizcenin tamamen "dışarıdan" aldığı bir ayrım da olabilir. (Bizim Türkçedeki çarşı, pazar, market, borsa, piyasa örneği gibi; hepsi köken olarak aynı şey, hepsi başka başka dillerden geçme ve bugünkü Türkçede hepsi başka bir anlama gelir.) Sonuçta Norman istilasının İngilizceye epey nüans kazandırmış olduğu açık, tıpkı Türkçenin, Arapça ve Farsçadan çok şey kazanmış olması gibi. Tabii İngilizcenin, Latin kökenli dillerle de yine akrabalığı bulunması daha pürüzsüz ve organik bir geçiş sağlamış. Gerçi o da yine Türkçe gibi anayurdundan uzaklarda gelişmiş bir dil ama, bu sözünü ettiğim akrabalık, Türkçenin ne yazık ki sahip olmadığı -ve o yüzden de bu kadar çok dil keşmekeşine ve kavgasına yol açan- büyük bir avantaj olsa gerek.


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 14:06
Turkish to English
+ ...
Başka uç Apr 7, 2006

Verilen ilginç bilgiler için teşekkürler.
Bir de artık güzel Türkçemizde iyiden iyiye ürkünçleşen ve TDK'nın adeta her sene karar değiştirdiği "yabancı kelimeleri okunduğu gibi mi yazmalı, yazıldığı gibi mi okunmalı" türünden çetrefilli bir konu var. Aslında bu yıl bir orta yolunu bulmuşlar, TDK başkanı TRT'de açıklamaya çalıştı, ama bütün dikkatimi vermeme rağmen beyin hücrelerimde gereken kimyasal etkileşimler oluşmadığından algılayamadım açıklamasının temel yapısını. Tabi sesli harflerin şapkalarından söz etmeye gerek bile yok. Günümüzde bir nevi yazanın inisiyatifine bırakılmış durumda bu hayati hususlar. Acaba İngiliz halkı içinde de dilbilimciler, dil severler, diline bağlılar arasında bu tüden ihtilaflı konular ortaya çıkıyor mu?

Ha, bir de şunu merak ediyorum, hani bizde satır sonunda kelime kesildiği zaman hece bitişine göre sonlandırılarak tire konur. Artık bilgisayar icat oldu diyeceksiniz ama, İngilizce metinlerde bu iş nasıl yapılıyor?. Ben aynı yöntemle kesildiğini gördüm de soruyorum.


Direct link Reply with quote
 
tugce aydin
Turkish
kelimeleri kesme Jun 24, 2008

aslında bu konuda çok fazla bilgim yok ancak öğrendiğim kadarıyla bu kelimeleri kesme işlemini kelimeleri kök ve eklerine ayırarak yapıypruz.yani türkçedeki gibi hecelere ayırarak yapılan bir işlem değil.örneğin students kelimesini stud-ent-s diye ek ve köklerine ayırıyoruz sonra kesmek istediğimiz yerden kesip keşme işareti koyabiliyoruz.

Direct link Reply with quote
 
Erhan Lale
Local time: 13:06
Turkish to German
"yazıldığı gibi okunma" konusuna teknik bir cevap Jul 25, 2008

Bir dilin yazildigi gibi okunabilmesi icin, o dilde kullanilan seslerin hepsine bir harf karsilik gelmesi gerekir. Bu saglanamiyorsa, "cikartilan ses" icin farkli yazimlar, dolayisi ile bir yazi icin farkli seslendirme alternatifleri ortaya cikar (ph ve f örneginde oldugu gibi).

Bu baglamda Türkce "nispeten" yazildigi gibi okunur. Fakat yazildigi gibi okunmayan kelimeder mevcuttur. Yukaridaki aciklamalar da bu sebepten dolayi dogrudur. Yabanci dilden giren kelimeler icin cikarilan "sesler", ana dildeki alfabede olmayinca yazim sorunu ortaya cikmistir. Bu sesleri barindirmayan kelimeler yazim konusunda problem cikarmamistir.

Türkce nin latin alfabesi kullanilarak yazilmasi nispeten gec oldugu icin "yazildigi gibi okunmasi", farkli dillerle karsilastirildiginda nispeten daha tutarlidir. Zira Türkceye (ve diger dillerden Türkceye giren kelimelere) özgü sesler latin alfabesine ilave edilmistir.

Sevgiler, Saygilar...


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

İngilizce neden yazıldığı gibi okunmaz?

Advanced search







Across v6.3
Translation Toolkit and Sales Potential under One Roof

Apart from features that enable you to translate more efficiently, the new Across Translator Edition v6.3 comprises your crossMarket membership. The new online network for Across users assists you in exploring new sales potential and generating revenue.

More info »
SDL MultiTerm 2017
Guarantee a unified, consistent and high-quality translation with terminology software by the industry leaders.

SDL MultiTerm 2017 allows translators to create one central location to store and manage multilingual terminology, and with SDL MultiTerm Extract 2017 you can automatically create term lists from your existing documentation to save time.

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs