"Dahi anlamındaki de ayrı yazılır": Yazı diliyle uğraşan bir site
Thread poster: Özden Arıkan

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 14:55
Member
English to Turkish
Sep 11, 2006

Belki çoğunuz biliyorsunuzdur zaten. Ben yeni buldum, tam da şu Ekşi Sözlük'te söylediklerimin üstüne geldi, ama bu derya bir konu olduğu için nasıl olsa Ekşi Sözlük'le falan bitmez. Neyse, reklamını da yapayım bari:



dahianlamındakideayrı yazılır.





Adından anlaşılacağı gibi site, daha doğrusu blog, başta İnternet olmak üzere her yerde bozuk imlaya savaş açmış asabi insanlardan oluşuyor. Daha önce Elyadal diye benzer bir siteden bahsetmiştim. Gerçi o, dile odaklanmış değil sadece. Bu, yani dahi anlamındaki de ayrı yazılır nokta kom daha eğlenceli ve odağı dil olduğu için de, bu konuda çok kapsamlı. Çeşitli yazıları, ifşaatları okuma, eğlenme, sinirlenme ve dedektiflik yapma imkânları mevcuttur.

"Utanç Tablosu"nu vereyim bir tek:

Türkçe Google sayfalarında,

yada 5 milyon 950 bin
bende katılıyorum (veya, katiliyorum) 37 bin
bencede 497 bin
onuda 400 bin
çokta (veya, cokta) 239 bin
herkez 482 bin

hit veriyor


Daha beteri, utanç tablosuna bizim evden devam edecek olursak, birileri yine bu bilgisayarı kurcalayıp Google'ı Almancaya ayarlamış. Dolayısıyla linke basınca ilk Almanca çıktı ve Allahın Almanca Google'ı bana, "Herkes mi demek istediniz?" diye sordu. Türkçe Google ise bunu sormadı. Facia!



[Edited at 2006-09-11 21:54]


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 15:55
English to Turkish
+ ...
kantarın topu Sep 13, 2006

İlkinden haberim vardı. Kimi siteler, "bu sitede ya da ayrı yazılır" ile söz konusu siteye link veriyor. İkincisi sanırım bir blog formatında.


İngilizce deyimlere karşılık ararken bazen ciddi tereddütler yaşıyorum, çünkü yanlış olduğunu sandığım kullanımların doğru (örneğin TDK sözlüğündeki) kullanımından daha sık olduğunu gördüğüm oluyor.

Örnek: TDK, "kantarın topu" diyor. "Kantarın topunu kaçırmak" deyiminde geçiyor: Kantarın Topu

İnternet'te "kantarın topu" diye ararsanız, 500 küsür hit aldığını görürsünüz. "Kantarın topuzu" diye ararsanız, 10.000'den fazla hit alırsınız. Ekşisözlük bile, "kantarın topuzu" diyor.

Ben TDK'yı baz alarak kendi sitemde kantarın topunu kaçırmak olarak kullandım ve aynı şeye orada da dikkati çektim. Belki bundan sonra doğru kullanımı yaygınlaştırırız diye.

Acaba bu tür yanlışlar için ayrı bir forum mu oluşturmalı?


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 15:55
English to Turkish
+ ...
yada ya da Sep 13, 2006

Bu "yada"nın çok fazla hit alması konusunda bir şey söylemem gerekiyor. Ki baktığımda, web 12 milyon küsür, Türkçe sayfalar 6.5 milyon küsür hit veriyor:

Yada'yı tırnak içine almadan ararsanız, "ya da"ları da saydığını görürsünüz. Dolayısıyla aldığınız sonuç, "yada" + "ya da" toplamıdır: http://www.google.com.tr/search?q=yada&hl=tr&lr=lang_tr&rls=GGLG,GGLG:2005-29,GGLG:en&start=540&sa=N

Başka bir şey de, yada'nın diğer dilerde de kullanılıyor olmasıdır. Şimdi hatırladım, "yada" örneğin İngilizce'de bir deyimdir: "boş laf, anlamsız gevezelik" anlamında kullanılmaktadır. Daha başka kullanımları da olabilir.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 14:55
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
Top ya da topuz Sep 13, 2006

Bence ikisi de doğrudur, Selçuk:
İngilizce deyimlere karşılık ararken bazen ciddi tereddütler yaşıyorum, çünkü yanlış olduğunu sandığım kullanımların doğru (örneğin TDK sözlüğündeki) kullanımından daha sık olduğunu gördüğüm oluyor.

Örnek: TDK, "kantarın topu" diyor. "Kantarın topunu kaçırmak" deyiminde geçiyor: Kantarın Topu

İnternet'te "kantarın topu" diye ararsanız, 500 küsür hit aldığını görürsünüz. "Kantarın topuzu" diye ararsanız, 10.000'den fazla hit alırsınız. Ekşisözlük bile, "kantarın topuzu" diyor.

Ben TDK'yı baz alarak kendi sitemde kantarın topunu kaçırmak olarak kullandım ve aynı şeye orada da dikkati çektim. Belki bundan sonra doğru kullanımı yaygınlaştırırız diye.

Bir eski tip kantar resmi aradım ama bulamadım ne yazık ki. Fakat bu, bildiğim kadarıyla, kantarın doğru tartması için ayarlanan metal bir küre, ki buna top da denir, topuz da. Birinden birinin yanlış olacağını sanmıyorum. Yanılıyorsam, bana bunu açıklayacak kişiye gerçekten çok minnettar kalacağım, çünkü en çok hayıflandığım şeylerden biri, Türkçe deyimlerin, atasözlerinin kökenlerini, arkalarındaki hikâyeleri doğru dürüst, belgeleriyle, belgesi yoksa da mevcut bütün teorileriyle sunan bir kaynağın olmaması.

Acaba bu tür yanlışlar için ayrı bir forum mu oluşturmalı?

Evet!




Öte yandan, şu yada meselesine gelecek olursak, daha şimdi Google'da, çift tırnak içine alarak ve Türkçe sayfaları seçerek baktım, 6 milyon hit verdi. Bunun bir kısmı, "ya da" anlamındaki değildir tabii, ama Türkçede yada diye bir laf olmadığını hesaba katarsak, "ya da"nın yanlış yazılmışı olan "yada"lar sanıyorum bu 6 milyon içinde en az 5,5 milyon eder.

Gerçi yada kelimesi Ekşi Sözlüğe de girmiş. Bakınız ne diyor, 15., yani en son tanım/açıklamada:
resmi devlet yazışmalarından tutun da bankaların web sitelerine, yazılı ve görsel medyada, reklamlarda, kitaplarda ve sözlükte insanların gözüne "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" ibaresiyle zilyonlarca defa sokulmuş olmasına rağmen çığ gibi artan şekilde burada da görülen ve artık pes ettiren yazım hatası. bravo bir ülkeyi kendi diline yabancılaştıran eğitim sistemi, tebrikler vurdumduymazlık, alkışlar "ya ne var bunu böyle yazarız, anlaşılıyor işte" mantığı, yaşasın cehalet. artık kanımıza sızdın, kabul gördün, alıştırıldın, yutturuldun. senden güçlüsü yok.



Neyse, söz konusu bu bağlaç, meslek hayatımda iki kez sinirlerimin fena halde bozulmasına sebep olduğu için bir numaralı takıntılarımdandır. Birincisi, bir ansiklopedi yayınında, Türkçe olmadığı için "veya" kelimesi yasak idi ve her gördüğümüz "or"u "ya da" diye çevirmek, her gördüğümüz "veya"yı "ya da" haline getirmek gibi akıllara durgunluk, evlere şenlik bir vazifeye mecbur edilmiştik. Daha beteri, ve/veya yazmak bile mümkün değildi, onlar da ve/ya da gibi abuk ve namevcut bir şekle sokuluyordu. Aradan 10 seneden fazla zaman geçtiği halde hâlâ her okuduğum şeyde "veya"ya ve/veya "ya da"ya takılıyorum. İşin kötüsü, eski çalışma arkadaşlarımla karşılaştıkça, bunca zaman sonra onlar da aynı hastalıktan kurtulamadıklarını söylüyorlar.

Ama beterin beteri var diye boşuna dememişler. Ondan sonra, henüz yaptığımız işin lokalizasyon olduğunu bilmeden lokalizasyon yaptığımız devirlerdeki bir yazılım lokalizasyonunda da, İnsanı Bezdiren Mel'un bir müşteri, string'ler sığmıyor ve/veya arada boşluk olunca sistem iki ayrı kelime gibi algılıyor şeklinde inanılmaz gerekçelerle bizleri "yada" yazmaya zorladı. E işte "veya" var, onu yazalım o zaman, dediysek de dinletemedik. Niye? Veya Türkçe değil diye. Yani herkesin her gün milyonlarca defa kullandığı, eti Türkçenin kemiğine kaynamış bir kelimeyi kullanmak, sırf yabancı kökenli diye haram, ama Türkçedeki bir kelimeyi bile bile yanlış yazmak helal, heriflerin gözünde. İşte bugünkü "yada" rezaletinde kesinlikle bunların payı vardır. Vebali boyunlarına... ama boyunları da devrilmiyor ki mübareklerin!



[Edited at 2006-09-14 19:35]


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 15:55
English to Turkish
+ ...
"Ve"siz kitaplar Sep 13, 2006

Şu anda hiç sevmediğim bir işi yapıyorum: bir başkasının yaptığı çeviriyi düzeltmek. "Sevmediklerini öncelik sırasına göre yaz" deseler, bu işi en başlarda bir yere koyarım.

Konu "Geçmişten fragmanlar." Akdeniz kentlerindeki yaşama dair anılar, vs. Kitap olarak çıkmış, yayımlanmış bir çalışma. İngilizce ve Türkçe. Orijinal İngilizce'ye bilinen birisi tarafından Türkçe çevirileri eklenmiş. Kitabı hazırlayan, Önsöz'ünde teşekkür etmiş.

O kadar çok yanlış var ki, işi iade etmekten, sil baştan çevirmek arasında değişen türlü türlü hainlikler yapmak geliyor içimden. Ama müşterim hatırlı, yapamıyorum!

Örnek: tüm sayılar bitişik yazılmış ("sekseniki" gibi). Tüm "yanı sıra"lar bitişik yazılmış. Tüm "bir şey"ler bitişik yazılmış. Buna "fark etmek"i de ekleyebiliriz.

Neyse asıl konuya, Özden'in sözünü ettiği bağnazlığa dönmek istiyorum.

Dilde bağnazlık, örneğin Fransızlar'da belirgindir. Ama onlarınki kökleşmiş, ulusal çapta, oturmuş bir bağnazlıktır. Bizdeki ise daha çok bireysel düzeyde gelişiyor gibi.

Örneğin, şu an adını hatırlamıyorum, ancak yazarlarımızdan birisi kitabında hiç "ve" kullanmamakla böbürleniyor. Kimdi? Hatırlayanınız var mı? Çünkü "ve"de Türkçe değil. Yanılmıyorsam Farsça. İçinde hiç "ve" olmayan bir metin düşünebiliyor musunuz? Bütün "ve"lerin "ile" ile değiştirilmiş olduğunu?

Bu öztürkçe konusundaki bağnazlık, bence zaman zaman kantarın topunu epeyce kaçırıyor. Örneğin "sembol" diyemiyoruz. Neden? Türkçe değil. Ne diyeceğiz? "İmge" Bunun öztürkçe olduğu iddia ediliyor. Oysa bal gibi Fransızca ve İngilizce (image). Aynı şey örneğin "al" soneki için de geçerli. Türkçe'de böyle bir şey yok. Aynen Fransızca'dan alıp koymuşuz dilimize.

Sonuç olarak, "yada" veya "ya da." Hiç fark etmez. Bence her ikisi de olur. Anlam karışıklığı yaratmaz. Ama kullanımda bir tutarlılık olmalı.

"De" konusunda ise kesinlikle haklısın. Gelişigüzel kullanılması anlam karışıklığına yol açıyor. Çünkü biliyoruz ki, "ben de" ile "bende" aynı şey değil.


Ayrı forum konusu: "Kendin çal kendin oyna" pozisyonuna düşmeyeceğimi bilsem, hemen bugün bir forum altyapısı oluştururum!


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:55
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Güzelim "ve"nin Türkçe olmadığını öğrendiğim an Sep 13, 2006

Allah rahmet eylesin. Ankara'da SBF'de okuduğum yıllarda bir hocamız vardı, Cemal Mıhçıoğlu. Kamu Yönetimi terimini dilimize kazandıran kişi. Daha önce bu dersin, tabii sadece dersin değil mesleğin kendisinin de adı amme idaresiymiş. Neyse Cemal Hoca da kendisini Türkçeyi yabancı kelimelerden kurtarmaya adamıştı. Yazarını unuttuğum Kamu Yönetimi adlı "oylumlu betiği" çevirirken de bu amaca göre hareket etmiş, kitapta "ve" bile kullanmamıştı. Koca kitapta bir tek ve yoktu, bunun yerine ile bağlacını kullanıyordu.

19 yaşın verdiği delikanlı cesareti ve cehaletiyle kendisine bir derste şunu sormuştum. Hocam İngilizcede and/or Almancada und/oder Fransızcada et/ou var. Biz neden tek sözcük "ile" yetiniyoruz, dilimiz fakirleşmez mi? Maalesef bana tatmin edici bir cevap vermemiş, konuyu değiştirerek dersine devam etmişti.

Şimdi 2 x 19 yaşımdayken kafamda dile dair sorular devam ediyor. Veyahut, yahut, veya, ya da ... Tüm bu kelimeler (sözcükler, tilcikler) Türkçe. Dilin zamanla değiştiğini, geliştiğini bilen biri olarak yada bile Türkçe.

Okuryazarlığın ve okuma oranının düşük olduğu ülkemizde, bize okullarda Türkçe yazıldığı gibi mi okunur dediler yoksa okunduğu gibi mi yazılır dediler? Unuttum. Ama poğca, pohaça diyen-yazan adamla şimendifer, butik, berber, tren, empeüç, pidief diyen adam arasında ne fark vardır, benim canım dublevum neden dabılyu oldu, neden dublevudublevudublevu değil de dabılyudabılyudabılyu deriz - derler bilmiyorum, sahiden bilmiyorum ... (Bir de www3. siteleri nasıl okunur, üç tane çift v sonra 3 nokta (dat) bilemem ne, sahiden bilemem ne kom olarak mı?)

Son zamanlarda dizüstü bilgisayarımla masa üstünde çalışırken - tabii harici clavier ve mouse yardımıyla - écran göz hizamda olsun diye dizüstünün altına koyduğum briquette kalınlığında Merriam-Webster gibi bir sözlüğümüz yok diye üzülmüyorum. Veya 2 sidiye sığan ama matbu hali meydan larus (Larousse) kadar hatta daha da fazla olan OED gibi bir sözlüğümüz niye yok diye de üzülmüyorum. Çünkü biz dağınık insanlarız, düzensiz, programsız insanlarız, çalışma disiplini olmayan insanlarız, çünkü yok böyle bişii, lakin söyle bişiler var kesin alakasızdır: mesela, mesela var olmayan etimoloji sözlüğümüz...

Sonsöz:
Dahi anlamındaki da ayrı yazılır, dâhi anlamına gelen da yoktur, o yüzden karıştırılmaz



[Edited at 2006-09-13 11:51]

[Edited at 2006-09-13 11:59]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 14:55
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
O yazar Nurullah Ataç Sep 13, 2006

Selçuk Budak:
Örneğin, şu an adını hatırlamıyorum, ancak yazarlarımızdan birisi kitabında hiç "ve" kullanmamakla böbürleniyor. Kimdi? Hatırlayanınız var mı? Çünkü "ve"de Türkçe değil. Yanılmıyorsam Farsça. İçinde hiç "ve" olmayan bir metin düşünebiliyor musunuz? Bütün "ve"lerin "ile" ile değiştirilmiş olduğunu?


Ve adam haklı! (Valla sabote etmek için söze "ve" ile başlamadım, öyle çıktı. Demek ki haksızmış da) Türkçede "ve" yok gerçekten (Arapça; "vesselamünaleyküm" ) ve olması için bir neden de yok. Mesela bak, "neden"den sonra "de"yi koydum ya, işte o "de" doğal olarak "ve"yi götürüyor aslında. Gerçekten doğal haliyle yok Türkçede "ve" ve inanın bir şey kaybetmiyor. Ama "ve"yi atalım diye söylemiyorum, artık atılamaz, gelmiş oturmuş, hoşgelmiş, o ayrı. O anlamda haksız da. Ama halk dilini, Türkçe deyimleri düşünün. "Gittim ve gördüm" demeyiz, bakın hâlâ demeyiz bunu, doğal çıkmaz ağzımızdan: "Gittim gördüm" deriz, "gittim de gördüm" deriz, bazen de "gidip gördüm" deriz. (İlle "ile" ile bağlamak gerekmiyor. Zaten "ile" eşittir "ve" değil, ikisi ayrı bağlaçlar.) Patates soğan satan adamdan aldığımız şeyleri kap kacağa koyarız. Kışın odun kömür yakarız. Yani yaz kış yakmayız odun kömürü. Sadece kışın yakarız. Gide gele alıp satıp odun kömürümüzü Eylülden Ekimden hazır etmezsek karda kışta doğru dürüst ısınsak bile Mart gelince kazma kürek yakarız sonra


[Edited at 2006-09-13 14:18]


Direct link Reply with quote
 

Fulya Becer  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:55
English to Turkish
+ ...
ayrı yazılan de'yi bitişik yazanlar aranıyor Sep 13, 2006

Konuşurken ingilizce kelimeler kullanılabilir, yazım hataları yapılabilir, hadi "yada" kelimesi de bitişik yazılabilir, ama ayrı yazılan de asla bitişik yazılamaz. Ayrı yazılan de taa ilkokulden liseye kadar sürekli öğretilen, beynimize zorla kazınan bir şey. Kaldır de'yi, koy de'yi, ne oldu? Bunu bitişik yazanın varsa eğer bütün diplomalarının elinden alınması lazım.

Eylem planı : ayrı yazılması gerekeni bitişik yazanların ortaya çıkarıp, gerekirse altında "yuh artık, bu kadar da olmaz ki, rezil rüspa" şeklinde bir ifade ile sokak panolarına resimlerinin asılmasını öneririm.

Not: aynı hassasiyet "mi" konusunda da vardır.





[Edited at 2006-09-14 01:12]


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:55
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Ayrı yazılması cidden gerekiyorMU? Sep 13, 2006

YADA ayrı yazmasak ne olur? Zaten bu konuya benim gibi "takanlar" cümlenin bütününden anlıyorlar değilMİ? Ahmet YADA Mehmet diye yazılsa ne olur? Dilimizin çoğu Avrupa dilinden farklı bir özelliği kelimelerin bir sürü ek alabilmesi. Biz o bir sürü eki anlayabiliyoruzDA neden dahi anlamındaki de ayrı yazılsın diye ısrar ediyoruz? Dilin kuralları değişmezMİ, değiştirilemezMİ? Madem pek çok insan bunu yanlış kullanıyor, doğrusunu öğrenemiyor, demekKİ kurallarda bir sorun var! Türkçe gibi sondan eklemeli (bitişken) bir dilde bazı kurallar değiştirilebilir.

Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:55
Turkish to English
+ ...
De'nin zengin hali Sep 14, 2006

Ben konuyu dil zenginliği açısından ele alıyorum. Bir metinde hepsini kullanabiliyorum. Evet "ve" Arapça'dır, ama dilimizde o kadar çok kelime var ki Arapçai, Farsça, Yunanca, Rusça vs'den gelme. Çoğunu farkında bile olmadan kullanıveriyoruz. Keşke gerçek Türkçe konuşabilsek hepimiz her zaman. Ama bir de yaşayan dil meselesi var, bakın mesele dedim, bir farklılık duyumsuyor insan. Bir metinde çok "veya" kullanmışsam biraz da "ya da" kullanma ihtiyacı duyuyorum. Ama bu "yada" "de da "mi mu" vs konularda çok insanı azarlamışımdır. Kadın profosörlük tezinin 2 sayfalık abstract kısmında 25 adet belirgin imla hatası yapar mı? Böyle bir rezillik hangi ulusun hangi dilinde hangi kültürde ve hangi ülkede kabul görebilir?. Bu husus beni hem üzüyor, hem kızdırıyor. Ulusal gazetelerimizin ve onbinlerce satan dergilerimizin başyazılarında bile inanılmaz imla hataları var. TV'lerdeki alttan geçen yazıları saymıyorum bile. Bazen beynimi zorlamak zorunda kalıyorum, aslında ne yazmak istemişler diye.

İşin güzel yanı, işin ehli için, bir insanla üç dakika konuşsanız veya yazdığı üç cümleyi okusanız, o insanın kültürel ve eğitimsel altyapısı hakkında çok önemli ipuçları elde edebilirsiniz. Bir nevi yazın sarraflığı gibi..

Hepinize güzel Türkçe kullanılan günler diliyorum...


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 14:55
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
Gerekmez olurMU? Sep 14, 2006

Aslında şöyle bir şey de var. Ekşi Sözlük forumunda söylediğim şeyle, yani sözlüklerdeki tanımların dile değmemesi gibi dil eğitiminin de -veya genel olarak eğitimin de- hayatımıza değmemesiyle ilgili belki. Mesela bu foruma konu olan yazım kuralını burada bizler de, linkini verdiğim site/blog da, hâlâ ilkokulda ezberletildiği şekliyle ifade ediyoruz: Dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Selçuk'un söylediği bir şey, bence bu kuralın öğrenilememesinin veya hak ettiği özeni görememesinin bir olası nedenine çok güzel dokunduruyor. Demiş ki Selçuk Akyüz,

Dahi anlamındaki da ayrı yazılır, dâhi anlamına gelen da yoktur, o yüzden karıştırılmaz.

Bu kuralı telaffuz ederken kaç kişi "dahi"yi "dâhi" gibi söylüyor, merak ediyorum. Kendim nasıl söylediğimi açıklayayım. Ağzımdan "d" çıkarken, hemen a'yı uzatmamak için frene basıyorum. Belki benden kaynaklanıyordur, başkaları zorlanmadan, üzerinde düşünmeden doğru söylüyordur hep. Ama şöyle bir şey olabilir mi acaba? Zaten sadece Türkçede değil, bütün dillerde yabancı kökenli kelimelerde çok hata yapılır. Birbirine benzer yabancı kelimeler sürekli karıştırılır, falan. Neyse, çok uzattım, diyeceğim şuydu ki, "dahi" kelimesi artık pek kullanılmıyor, hele genç kuşaklara pek bir şey ifade etmiyor. "Dahi anlamındaki de"nin ne olduğunu herkes anlıyor mudur acaba? Bizler anlayarak mı öğrendik, yoksa ezberledik mi? Şuna "de" bağlacı desek? Bağlacın ne olduğunu da herkes bilmeyebilir, ama bence, dilbilgisinden anlamasa da, Türkçe konuşan herkes hisseder: Bir cümlenin içinde bağlaç denen şey, olsa olsa bağlama işi yapan bir şeydir. Bağlaç "de", herhalde iki kelimeyi birbirine bağlayan "de"dir. Daha anlaşılır olmaz mı sizce? Ve buradan bir şeye daha geliyoruz. Sanırım Ataç ve o dönemin dilcilerinin haklı olduğu bir sürü nokta da var. İlla iki şey arasında mutlak ve kesin seçimler yapmak gerekmiyor. Dahi ile dâhiyi, takdir ile taktiri, travesti ile transvestiti çoğu insan karıştırıyor, ama saçma ile seçmeyi, yönetme ile yöneltmeyi, ödül ile ödünü hiç kimse karıştırmıyor. İnsan hissedebildiği şeyi veya kendisine ait olan şeyi, daha iyi öğrenir demek ki.


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

"Dahi anlamındaki de ayrı yazılır": Yazı diliyle uğraşan bir site

Advanced search







SDL MultiTerm 2017
Guarantee a unified, consistent and high-quality translation with terminology software by the industry leaders.

SDL MultiTerm 2017 allows translators to create one central location to store and manage multilingual terminology, and with SDL MultiTerm Extract 2017 you can automatically create term lists from your existing documentation to save time.

More info »
memoQ translator pro
Kilgray's memoQ is the world's fastest developing integrated localization & translation environment rendering you more productive and efficient.

With our advanced file filters, unlimited language and advanced file support, memoQ translator pro has been designed for translators and reviewers who work on their own, with other translators or in team-based translation projects.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums