Mobile menu

Pages in topic:   [1 2] >
Operasyonel öneri: Önce ücret hedefi belirleyin
Thread poster: xxxMalik Beytek
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
Feb 8, 2007

Ben belirsiz bir süre için forumlara sadece konu başlatarak katılacağım.

Faruk Atabeyli meslekleşme / örgütleşme konusu başlattı. Çok geniş bir konu tabii; tek hattan o tartışmayı götüremezsiniz. Ya kurur gider ya tıkanır kalır. Ben, biraz üzerinde düşünerek, bu ikinci kanalı açıyorum.

Aslıda, iki kanal da yetmez; ancak aynı anda altıdan, yediden fazla kanal da, faydadan çok zarar getirir. Yani yararlı olacak kanal sayısı oldukça sınırlı; onun için dikkatli düşünerek ve konuyu dikkatli seçerek, diğer kanalları tamamlama / destekleme gayesi güderek, bir, iki, üç kanal daha yararlı olur sanırım.

Ben şimdi bu kanalın konusuna geçiyorum:

Ücret hedefi, bir çok bakımından, nasıl bir meslekleşme / örgütlenme yapısı olacağını belirler. Sayfası iki liradan çalışmaya razı kişilerin meslekleşmesi / örgütlenmesi ile, sayfası on liradan çalışmaya razı kişilerin meslekleşmesi / örgütlenmesi bir olmaz. Bu iki grubu, veya belki aslında daha fazla grubu, sayfası ortalama dört lira varsayımı ile aynı ilke ve yapıya göre meslekleştirmeye / örgütlemeye çalışırsanız, bir yere varamazsınız.

Belki birden fazla ücret hedefi, dolayısı ile birden fazla çevirmen kategorisi belirlemek gereklidir.

Kimisi, süper çevirmen: günde dört bin, altı bin kelime çeviriyor, ve bunu haftanın en az beş günü yapıyor.

Benim bunu yapmaya niyetim yok. Benim istediğim, günde 2000 kelime haftada dört gün çeviri yapıp ayda 1,500 lira almak. Bunun gerektirdiği sayfa ücreti, süper çevirmenin gerektirdiği sayfa ücretine denk düşerse, süper çevirmenle aynı ilke ve örgütlenme benim çıkarıma uyabilir; öteki türlü büyük bir ihtimalle uymaz.

Öğrenciler, tabii, daha başka bir grup.

Ücret hedefi, veya farklı çevirmen / ücret kategorisi hedefleri, belirlenirse, herkes önünü daha iyi görür, ne yapılacağı, en önemli ilk adımların neler olduğu çok daha iyi görülür -- diye düşünüyorum.

En iyi dileklerimle.

-------------------

Hay, hay, Sadan Bey, Faruk Bey'in açtığı başlık altındaki tartışmayı zevkle izleyeceğime inanıyorum. - 8 Şubat TSİ 15:15 cıvarı


[Edited at 2007-02-08 13:21]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:56
English to Turkish
Doğru ama Feb 8, 2007

Malik Bey, teknik olarak doğru olmakla birlikte, burada ifade etmekte en cimri davranacağımız şeylerden biri ücretler olacaktır.
Önerdiğiniz ücret hedefi somut konulardan, sizin tabirinizle "kanallardan" biri olmakla birlikte, en fazla suskunlukla karşılanacak nokta.
Ben çalıştığım yerlerde, ki büyük sanayi işletmesi değil, çeviri şirketinden bahsediyoruz, patronlarımın hangi müşteriden ne kadar para aldığını bilmedim. Aşağı yukarı biliyordum ama taraflar arasında neredeyse hiç konuşulmayan konulardan biridir bu.
Yine de mümkün olan her şeyi konuşmak gerekir.

Bunun dışında:
Başlık açmayla ilgili kararınıza ilişkin bir şey söylemek istiyorum. Ne kadar çok başlık olursa o kadar dağılacak mesele. Aslında bu yazınız Faruk Bey'in açtığı başlık altında daha iyi olurdu. Şimdi aynı çerçeve üzerine iki ayrı yere yazma sıkıntısı doğuyor bizler için.
Benim önerim, bu konuyu Faruk Bey'in yazısı altında devam ettirmek.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 13:56
Member
English to Turkish
Ücret hedefi Feb 8, 2007

Merhaba,

Malik Bey, ücret hedefi her çevirmenin kendi başına belirleyeceği bir şey. Bu zaten verili belki, ama ben mesajımın ilk cümlesini negatif bir ifade olarak kurmak istemediğim için öyle dedim. Asıl anlatmak istediğim, bu platformda hep beraber ücret hedefi belirleyemeyiz.

Bunun çeşitli nedenleri var. Bence en bariz olanı, Türkçe çeviri piyasasının Proz.com sitesi Türkçe forumundan ibaret olmaması. İkincisi, tek bir Türkçe çeviri piyasası da yok zaten. Öncelikle çok çeşitli fiyatlandırma biçimleri var: Kelime/ satır/ karakter başına; sayfa adedine göre; baskı adedi üzerinden yüzde olarak; aylık maaş vb gibi (ki bakın mesela siz ücret demişsiniz. Amacım kelimelerle oynamak değil, ama ücret, ancak bu sonuncu durumu kapsıyor. Serbest çalışan insan fiyat uygulamaz mı?)

Bunun dışında, bütün çevirmenlerin serbest çalıştığını ve aynı türden bir fiyatlandırmayla (diyelim kelime başına) çalıştığını varsayacak olsak bile (ki değil), piyasa yine bir tane değil. İnternet üzerinden belli bir ülkeye, yani fiziksel mekâna bağlı olmadan çalışıyoruz. Her ülkede piyasa aynı değil. İngiltere'ye uyguladığınız fiyatı Türkiye'ye önerirseniz, sizden fiyat teklifi isteyen kişiden bir daha cevap alamazsınız. (Aynı durum tam tersi için de geçerli: İngiltere'den fiyat isteyen birine Türkiye'deki fiyatı verirseniz, o da sizin işi bilmediğinizi düşünür, bir daha yazmaz zaten.)

Ben şahsen fiyatımı kendime ve işe has çok çeşitli faktörlere göre kendim belirlerim. Fiyat belirleyecek bir girişimin parçası olmam ve herhangi bir girişimin belirlediği fiyat da beni bağlamaz. Sanıyorum bu, Şadan Bey'in, fiyatların en fazla suskunlukla karşılanacak nokta olduğunu söylemesiyle bağlantılı olarak düşünüldüğünde yeterince anlam kazanıyor.

Bu ve benzeri -yani piyasaya ilişkin- pek çok faktörün yanında, burada fiyat belirleme girişiminin önünü kesecek bir faktör daha var. Bildiğiniz gibi Proz.com, ticari tescili ABD'de bulunan bir şirket. Dolayısıyla ABD yasalarına bağlı. ABD anti-tröst yasaları da bu tür fiyat belirleme girişimlerini yasaklıyor. Bu nedenle zaten -hangi dilde olursa olsun- forumlarda toplu fiyat belirleme girişimlerine izin verilemiyor.



Başlık açma konusunda ise ben Şadan Bey'e katılmıyorum. Meslekleşme konusu altında yine fiyatların konuşulması, o konuyu öldürmekten başka işe yaramaz. Meslekleşmenin her şeyden önce profesyonel gelişmeyle ve etikle ilgili olduğuna inanıyorum. Bunları, tamamen ayrı ve kendi içinde bütünlüğü, odağı, hedefi olan bir konu olarak (yani hak ettikleri gibi) konuşamadığımız ölçüde, fiyat tartışması aynı kısırlıkta sürüp gidecek. O yüzden, bu tartışmayı oraya taşımanın, meslekleşme konusunu asıl amacından saptıracağı inancındayım.


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
TOPIC STARTER
Operasyonel öneri değişik 9 Şubat TSİ 02:00 gibi - önce gelir seviyesi ve sosyo-ekonomik... Feb 9, 2007

... bakımdan yeterince homojen bir (veya brikaç) lehdar grubu, hedef kitle, nüfus tabanı, adına ne derseniz, çıkarlarını savunacağınız grubu tanımlamak zorundasınız. Çünkü "çevirmen" denen *tür*, bitki türü kadar çeşitli nerede ise -- ayrık otu, ısırgan da var, aralarında, kavak da, gül de -- ıspanak bile var, veya kabak! Böylesine aşırı çeşitlilik içerisinde profesyonel gelişme de tartışamazsınız, etik de. Hiç bir yere varamazsınız. Biraz bir homojenlik sağlamak zorundasınız, belli bir ögütlenme açısından, veya bir klasman oluşturmak zorundasınız. (Bkz mesela göreceli homojen kitap çevirmenleri grubu - başarılı imişler.)

Sosyo-ekonomik bakımdan homojen bir grubu tanımlayan en önemli iki gösterge gelir seviyesi ve eğitim seviyesidir. Gelir seviyesi ise, eğer profesyonellerden bahsediyorsak, gider ücrete dayanır elbet. Veya fiyata.

Çevirmenler, asgari ücret belirleme ve uygulamak konusunda, berberler kadar bile başarılı olamazsa, hatta onların yarısı kadar bile başarılı olamazsa, neye dayanarak profesyonellik veya etik tartışacak?

Bu forum elbette asgari ücret belirleme komisyonu değildir. Ama benim dediğim bu değil ki?

Lojistik bakımdan ise, hareketinizin amacını tanımlayıp buna istinaden üç ila altı veya bilemedin yedi ana konu belirlemeniz ve bunlar için paralel faaliyet yürüten ayrı çalışma grupları oluşturmanız gerekir. Ben buna yol açmaya çalışmıştım sadece, ayrı başlık açıp, derdimi anlatamadım - yine.

Özden Hanım, beni köşeye sıkıştırıp, Sadan Bey'e yukarıda verdiğim sözden dönmeme neden oldunuz. Bunun bir bedeli olacak -- bu tabii beni incitecek ama, bedel olmak zorunda: Belirsiz bir süre için forumlara hiç bir şekilde katılmayacağım, konu da açmayacağım.

Not: IM / E-posta başlığındaki soru dört gündür kafamı kurcalıyordu, nasıl sorsam diye düşünüyordum, hatta, size sormayı düşünüyordum: IM ile mi sorsam? E-posta? Foruma soru? Sonra birisinin tavsiyesi üzerine foruma sorduk ama onu da tutturamadık. Size IM ile sorsa idim belki de çoktan yanıt almıştım?

Hepinizi izlemeye devam edinimiziyorum!

En iyi dileklerimle.



[Edited at 2007-02-09 00:04]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:56
English to Turkish
Ah bizler, ah yalnızlık, ah hayat, ah Malik Bey! Feb 11, 2007

Arkadaşlar, çok keyifle okuyorum şu forum yazılarını.

Bazen kızıyor, bazen heyecanlanıyor, bazen tebessüm ediyorum ve uzun uzun (fırsat kalırsa) düşünüyorum.
Özellikle Malik Bey'in yazılarından ve üslubundan çok keyif alıyorum.
Malik Bey,
Burada kuru sözcüklerle idare ettiğimiz, mimik, jest gibi destekleyici unsurları kullanamadığımız için belki iyi ifade edemeyeceğim ama son derece kardeşçe, sevgi dolu bir ruh haliyle size diyorum ki:

Elimde olsa sizi 20 yaşına döndürür, zaman makinesiyle Platon'un Akademisi'ne, hem de Aristoteles'in sıra arkadaşı olarak yazdırırdım. (Büyük burs, öyle böyle değil farkındaysanız!)

Ruhunuzdaki mizahı ve deli/devrimci kıvılcımı (mümkün olsa her şeyi baştan tasnif edecek ruhsal gücü) hissediyor ve yorulmakla birlikte, pek keyif alıyorum.

Zaten bugüne kadarki yaşamınızda başardığınız bazı şeylerin devamını diliyorum (yalnızca size değil, hepimize aslında):
Çok yaşayın, hep böyle keyifli ve esprili kalın.
Sevgilerimle
Şadan


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 13:56
Dutch to Turkish
+ ...
Planınız olsun Feb 11, 2007

Merhabalar,

Hem bu başlıkta hem de mesleki örgütleşme başlığında yazılanlar dikkat çekici. Her ne kadar konu gidip gelip fiyatlar, kazançlar sayfa başı yemin ücreti vs gibi konulara zaman zaman takılacak olsa da burada paylaşılanların faydalı bilgiler olduğu saklı bir şey değil.

Bütün bunlar yani ne kadar kazancınız olmasını istiyorsanız o kadar çeviri yapmanız ve hakeza o kadar çeviriyi de şu kadar birim fiyattan fiyatlandırmanız demek, bu işi veya başka herhangi bir işi yaparken bir planınız olsun demektir aslında.

Diğer yandan Özden'in sade bir örnekle dikkat çektiği çok uluslu bir yerelleştirme şirketine MSN den veya Skype den, velev ki yetkilinin ilgili çet adresini bilin, "abi meraba ben size çeviri yapiiimmi" ya da "abi bu hafta günümdeyim size %75 indirimle 4 dolar kuruşuna hek çevirir hem başkasına da kontrol ettirrrim varmısın bi denemesine" demenin bir sonuca götürmeyeceği konusunda hepimiz ortak görüşe sahibiz sanırım. Bu da yukarıda bahsedilen bir planın bir parçası değil mi?

Zaman zaman çeviriye yeni atılmış veya karınca kararınca kurumsallaşmaya niyet etmiş arkdaşlardan aldığım e-maillerin hemen hepsineİ

- e-mailiniz kendi alan adınızdan değil daha az güvnilen bir sunucudan
- bu tanıtım yazınızda hata var, en azından tercüman olarak kendi ana dilinizde yazdığınız bu yazıya daha bir özen göstermeniz lazım,
- mesajı gönderen bir şirket olamaz. Bütün durumlarda o mesajın bir insan göndericisi lazım ve altında onun adı lazım siz de bundan böyle öyle yapın,
- müessesenizle sadece e-mail yoluyla irtibat kurulması sağlıklı değil. Büronuzun adresini yazın, mümkünse büronuzdan fotoğraflar da bulunsun internet sayfanızda
- siz muhtemeln bir veya bir kaç kişiden müteşekkil bir projesiniz. Bu nedenle 155 dilde hizmet veriyoruz demenizin bir anlamı yok önce kendi ana dilinizde başlayın, servisinizi beğenen müşteriniz yakın veya diğer dil çiftlerinde size geri dönüp soracaklardır. Mesela Pritanca bir dil olsun ve siz ajansın en memnun kaldığı ve Pritanya ya sınırı olan bir ülkede oturuyorsunuz veya oranın dilini konuşuyorsunuz. AJans yeni tercümanı ayarlamadan önce bunu sen yapabilir misin veya arkadaşın var mı diye sorar siz de diğer dillere böylece kolay bi geçiş yaparsınız

gibi tavsiye mesajları göndermekteydim.. Aynı "spammer"dan bir sonraki mesajda bu konuların bazılarına dikkat edildiğini görünce de, helal olsun sistem işliyor ve kötü de olsa bir planları var diye de sevindim çoğu defa.

Son olarak söylemek istediğim her ne kadar kişisel şartlara uygun olarak fiyat belirleme bir çözüm gibi görünse de bu çözüm iğreti bir çözüm. Yani bir kaç gününüzü akşam ettirecek bir çözüm. Çevirmen piyasaya yeni girerken fiyat belirler. Piyasaya yeni girenin de tecrübesi ne kadar olur ona herkes kendi cevabını versin. Üstelik "fiyat belirleme" kolay bir şey değil. Herkesin yapacağı bir iş hele hiç değil. Fiyat belirleme bir uzman işi, ve bu alanda tecrübe edinmiş kişilerin işi. Bu nedenle bu herhangi bir piyasaya yeni giren kişinin piyasayı tanımadan kendi ihtiyaçlarına göre fiyat biçmesi de sadece kendini heder eder. Planı uzun ömürlü olmaz.

Ben 2003 yılına kadar çevirmenliği başka bir maaşlı iş yanında beni tanıyan eş dostun tavsiyesiyle bana ulaşan işler olarak yapıyordum. Bazan ben fiyat söylerdim onlar pahalı da olsa itiraz edemezdi, bazan onlar bir fiyat söyler beleşe yakında olsa ben itiraz edemezdim. Ancak 2003'ten sonra çeşitli yerlere kayıt olarak zira o yıl göçebeydim ve bir sabit işim yoktu, çeviri işini mutad bir iş haline geitrmeye başlamadan önce tam 1 ay kadar ne kadar okunacak site, yazı, mesaj, fiyat tartışması varsa yaptım. Kitap basım ve yayımı konusunda az çok bilgili olduğum için bir kitabı çeviri kitap olarak bastırıp satmak ne kadara mal olur maliyet hesabı çıkardım. Yani yayıncı için en pahalı kabul edilebilir maliyet noktasını tesbit edip burdan tümden gelim ile çevirinin kaç liraya malolabileceğini bu defa en düşük noktasını bularak tesbit ettim.

Sonrası kolaydı. Bir tablo yaptım ve bu rakamı tablonun en sonuna koyup yukarıya doğru, yani kelime sayısı azaldıkça artan bir fiyat tablosu yapmak amacıyla yeni bir çalışma yaptım.
Tabi bütün durumlarda işçiliği ucuz tutmak gibi bir amacım yoktu. Bilakis "kendi emeğime kıymet vermenin" de başkasının emeine veya genel olarak "emeğe kıymet verme" gibi yüce bir şey olduğuna inandığımdan pahalı olması gerekitğini en azından ortanın üzerinde olmasını düşündüğümden Türkiyede olduğum halde pahalı bir tarife hazırladım. 2003 sonunda Hollandaya taşınınca bu defa ortam değiştiği için fiyatı değiştirme zorunda kalmadım.

Tai bütün bunlarda benim esin kaynağım bir kaç alandaki fiyat ortamlarında Türkiye girişimcilerinin yapmış olduğu bilmezlik yüzünden dünya piyasasında az kazanmalarıydı.

1 Gram altının fiyatı ne olursa olsun, bir gram altını işlemek için fiyatlar hemen hemen sabitlenmiş durumda. Eskiden gram başına 4 dolardan başlayarak azalan fiyatlar vardı. Yani 10 gram gramı 10 dolardan bir kolye dahi alsanız, aldığınız kolyeye 100 dolar değil en az 127.50 dolar öderdiniz.

Piyasya Türkler girinceye kadar böyleydi. Ondan sonra ürü grubu ayırt etmeksizin Türk girişimciler bu gram başına işçiliği 0.75 sentin altına çektiler. Çin ve Hindistan ile birlikte. Bu alandaki en güçlü sanayi sahibi italyanlar ise fabrikasyon üretimde 2 doların biraz altına, el ile çalışmalarda da aksine 4 doların üzerine çıkardılar. Hata bazı durumlarda tarasrımlarına sanat eseri namı tevdi ederek 10katına satmayı denediler. O da devam etti.. Yani kimse itiraz etmedi.

El hasılı kelam bu sanayide Türkiye aynı miktarda mal işlediğinde 1 milyar dolara ancak yetiştiği halde ABD ve italya daki piyasalar aynı miktardaki ürün ile 4-5 milyar dolar döndürmekte.
Hem de işçilikleri daha kaliteli olma şerefine nail olmuş durumda.

Şimdi buradan bakarak fiyatlarınızı belirlerken planınız var mı, bu planınız sizi ne kadar uzun devam ettirecek ona karar vermeniz biraz daha karmaşıklaşmış görünebilir.
Ancak alacağınız karar daha uzun vadeli olacaktır diyorum.

Sağlıcakla kalın,

N. Yigit


Direct link Reply with quote
 

Faruk Atabeyli  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:56
Member (2009)
English to Turkish
+ ...
Malik Bey katılımı aksatmayın Feb 11, 2007

Malik Bey,

Görüşlerinizin büyük bir bölümüne katılmamakla beraber bunları ifade etmekten vazgeçmenize itirazım var. İkinci itirazım ise yapılması gereken işler üzerine görüş bertirken ikinci çoğul kişi kullanarak kendinizi dışarıda tutmanıza. Bu konuda söyleyecek sözü olan tüm çevirmen arkadaşlar ister öğrenci ister emektar, ister yarı zamanlı ister kadrolu olsun bu tartışmalara hoş gelmişler (sefa olmasa da) perspektif getirmişler.

Fiyat konusunda Özden Hanım'ın söylediklerine ek olarak Türkiye'de Rekabet Kurulu bu tür oluşumları engelliyor. Her ne kadar piyasanın büyük şirketleri ile uğraşmayı tercih ediyor olsalar da yasal olarak dernekler ve tröstleşen birey gruplarınada da müdahele hakları var. Ama yine de bu gerçek fiyat belirlemenin pratik imkansızlıkları yanında bir detay kalıyor.

Selamlar


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
TOPIC STARTER
Pekâlâ, Faruk Bey, itirazınız bir defaya mahsus olmak üzere kabul edildi. Feb 11, 2007

İkinci itirazınız ise, reddedildi. Şunu söylemek istiyorum:

Benim burada o kadar lafla anlatmaya çalıştığım fikri, Selçuk Bey, sizin konu başlığı altında çok özet ve net bir şekilde ifade etti:

Biz kimiz? Biz ne istiyoruz? (Hatta; "biz var mıyız!?")

Sizin, "biz kimiz" sorusuna yanıtınız, "herkes".

Bana göre bu yanlıştır. Bu tanımlama ile başarılı bir örgütlenmeye gidilmez; gidilse idi çoktan bu yapılmış olurdu.

Yapılması gereken (a) daha homojen ve (mecburen) daha küçük gruplar halinde örgütlenmek ve (b) bu örgütler arasında iş birliği ve koordinasyon aramaktır.

Bunlardan (a), belli bir grup veya az sayıda farklı gruplar bakımından, burada tartışılabilir. Bunlardan (b)yi burada tartışmak ise, abesle iştigaldir.

Ve, bunları söylemenin, "katılımı aksatmak" olduğunu sanmıyorum. En azından, böyle bir niyetim yok. Ne yapmalıyım buna inanmanız için? "Hadi devam etsinler bilineni bir de onlar keşfetsin" diye düşündüm, kenara çekildim, o da sizi tatmin etmiyor. Ne yapmamı istiyorsunuz? (Bu aslında soru değil.)

Eğer sizi tatmin edecekse, benim açtığım bu forum başlığının olduğu gibi silinmesine bir itirazım yok. (Yani, pişman ettiniz beni açıkçası bu konuyu açtığıma, diyebilirim.)

Ama inanmadığım bir faaliyete neden katılayım? Bana maaş mı vereceksiniz? (Bunlar da soru değil.)

Siz yine o sözünü ettiğiniz çalışmaları yapın: Öneri toplayıp sınıflandırmak / kodlamak; mevcut durumu araştırıp rapor hazırlamak. Bunlardan zarar gelmez, fayda gelir. Ne var ki, malum, görünen köy klavuz istemez, buradaki soru, faydanın maliyeti karşılayıp karşılamayacağıdır; o konuyu ise çalışmaya yapmayı düşünen kişi en iyi bilir herhalde.

Notunuzun ikinci kısmına (Rekabet Kurulu ve saire hakkında söyledikleriniz), benim söylediklerimle alakasız olması itibarı ile, yanıt vermiyorum.


Direct link Reply with quote
 
sevinc altincekic  Identity Verified
Local time: 15:56
English to Turkish
+ ...
Homojenliğe ben de inanıyorum Feb 11, 2007

Ama homojenliğin nasıl olması gerektiğini bilemiyorum. Çevirmenleri gruplandırmak hem kolay hem zor.
En genel anlamıyla sözlü (SÇ) ve yazılı çeviri yapan çevirmenler (YÇ) olarak ayırmak mümkün. Buna pek fazla itiraz çıkacağını sanmıyorum.

Bunları altgruplara ayırmaya gelince biraz işler zorlaşıyor. SÇ'leri nasıl ayıracağımı bilmiyorum, çünkü bu alanda neredeyse hiç deneyimim yok.

YÇ'ler ise kabaca şöyle ayrılabilirler:

Teknik Çevirmenler (TÇ),
Kitap Çevirmenleri (KÇ),
Dublaj Çevirmenleri (DÇ)
Altyazı Çevirmenleri (AÇ).

Son ikisinin buraya ait olup olmadığından de pek emin değilim, ama yazılı bir metin ürettiklerini düşünerek bunları da altgruplardan saydım.

Bu gruplar kendi içlerinde tekrar gruplandırılabilirler mi?
Evet, örn. TÇ'ler medikal, genel kültür, otomotiv, tarih, vs. gibi özel alanlara bölünebilir.
KÇ'ler edebiyat, edebiyat dışı (ki bunlar da kendi içlerinde bölünebilir).

Burada önemli olan ortak yönlerin ne olduğunu, ortak çıkarların ne derece savunabileceğidir.

O nedenle ikinci gruplandırmada bu gruplandırma bitmeli.

Bilen bilir, bilmeyen öğrenir diyerek biz Kitap Çevirmenleri Meslek Birliğini (Çevbir) kurarken neden sadece Kitap Çevirmenlerini seçtik de diğer çevirmenleri seçmedik? Başta diğer çevirmenleri de katsak mı diye düşündük çünkü. Ama sonra gördük ki, muhatap olduğumuz kişiler farklı, ücretlendirme farklı, piyasa farklı, vs.

her ne kadar hepimiz çevirmen de olsak bu kadar farklı alanlarda at koşturmak bizi yoracak, ikilikler yaratacak ve etkili olmamızı önleyecekti. O nedenle sadece Kitap çevirmenlerinin haklarına odaklandık.

O nedenle Malik'in dediği gibi homojenleşmek önemli.

Bir başka konu da öyle 100 adet filan çevirmene ihtiyaç yok başta. Çevbir 15-20 kişilik bir grupla başlamış, tartışmalar belli bir noktaya geldikten sonra grup dışa açılmaya, üye toplamaya başlamış. Bu üye toplamaya karar verdikten 2 sene sonra kuruldu Çevbir.

Yani arkadaşlar bu uzun soluklu bir iş. Nasıl bir örgütlenme olacağına karar verilecek, bu örgütlenme içinde ilkeler ne olacak vs. Bu arada insanlar birbirine girecek, küsenler olacak vs.

O yüzden kesinlikle kapalı bir grupla bu işi yapmakta sonsuz fayda var.

Yeni bir grup kurmak zor olur derseniz, hazır bir grup istiyorsanız, benim kurduğum, bir çoğunuzun da üye olduğu bir grup var. 90-100 kişi var. Biraz canlanır da. Yalnız benim hiç vaktim yok üye alımını kontrol etmeye, aranızdan isteyen birini moderatör yaparım, ben aradan çekilirim:) Gerçi bu söylediğimle 15-20 kişilik grup yeter lafımı da yemiş oldum ya, her neyse.


Direct link Reply with quote
 

Faruk Atabeyli  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:56
Member (2009)
English to Turkish
+ ...
Kavram kargaşasına sürüklendiğimizi hissediyorum Feb 11, 2007

Bir yandan çevirileri yetiştirmeye çalışırken diğer yandan kavramlara açıklık getirmek, söylediklerimin anlamlarını tekrar tekrar anlatmaya çalışmak bir de gönül almak çok fazla vaktimi almaya başladı.

Ben pes ettim Adil Bey.... pardon, Malik Bey


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
TOPIC STARTER
Pes etmeyiniz, pes etmeyiniz,... Feb 11, 2007

...pes edecek bir şey yok; forum gümbür gümbür gelişiyor gibi geliyor bana.

Yalnız, benim önerim, "biz" denince, herkes değil de ihtisas sahibi çevirmen düşünmeyi değerlendiriniz. Sayılar çok mu az? Ama kitap çevirmenleri kaç kişi ki?

Açtığınız başlıkta islimi devam ettirmeyi düşüneceğinizi umuyorum. Meslekleşme ve örgütlenme, güzel bir başlık.

Ve daha tartışılacak çok şey var. "Biz kimiz?"i bildikten sonra, sıra, "biz ne istiyoruz?"a gelecek.

Ve sonrası da var epey tabii. Mesela, "neyi nasıl yapacağız"?


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 13:56
Member
English to Turkish
Konuları birbirine karıştırmamaya gayret edebilir miyiz? Feb 11, 2007

Arkadaşlar,

Şu anda üç ayrı başlık birbiriyle ilintili olarak devam ediyor. Bunlar birbiriyle ilintili olsa da, her birinin ayrı bir konusu var. Her birinin konusu bir diğerine de yayılmaya başladıkça, üç konu başlığı birden tamamen işlevsiz kalmış olacak. Bu keşmekeş riskine karşı, her başlığı kendi konusu içinde kalarak sürdürmeye dikkat etmemizin yerinde olacağına inanıyorum.

Teşekkürler.



Özden


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
TOPIC STARTER
Doğrudur Özden Hanım... Feb 12, 2007

.. galiba "biz kimiz?" sorusuna yanıt aramanın en iyi yeri burasıdır.

Biz galiba yaklaşık olarak, teknik çevirmenleriz, belki "teknik ve sanat çevirmenleriyiz", belki "yetkin çevirmenleriz", belki "ihtisaslaşmış çevirmenleriz".

Bu varsayıma göre, "meslekleşme ve örgütleşme" başlığı altında etik ve standartlar konusunun tartışılması optimal olabilir. Çünkü biz eğer yaklaşık olarak, mesela " teknik çevirmen ve benzeri" isek, o çerçevede tam olarak ne olduğumuz, etik ve standartlar tartışmasını çok etkilemeyecektir, orada önemli bir hata yapılmasına neden olmayacaktır.

"Tartışacak 100 tercüman aranıyor" konusunun altında ne olacağı ise, zaten başlığından açık.

Konuların karıştırılmaması gerçekten önemli. Çünkü "biz kimiz" sorusundan başka, herhangi bir kişinin "biz" olup olmadığının belirlenmesinin teknik güçlüklerinin halledilmesi gerekiyor. Kitap Çevirmenleri için bu kolay. Yayınlanmış işi var mI? Yok mu? Varsa "biz"; yoksa, "biz değil". Ama teknik çevirmenler ve benzeri için bu hükümün verilmesi o kadar kolay olmayabilir. Hatta bunun gereği, sektor süreçlerini, mesela sicil prosedürlerini bile gerektirebilir ve / veya etkileyebilir.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 13:56
Member
English to Turkish
Operasyonel öneri: Önce ücret hedefi belirleyin Feb 12, 2007

Malik Bey, bu konu başlığını zaten siz yazmıştınız.

Malik Yenigelen wrote:

.. galiba "biz kimiz?" sorusuna yanıt aramanın en iyi yeri burasıdır.


[/quote]


Aslında ifade edilmesine bile gerek olmayacak kadar aşikâr bir tartışma ilkemiz var. Onu dikkate alırsak, siz de forumları düzenlemekle vakit kaybetmezsiniz

http://www.proz.com/siterules/forum/4#4

Replies should not stray from the posted topic. When responding to a topic initiated by another member, stick to the topic as introduced. To change the discussion, it is necessary to post a new topic.


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 15:56
TOPIC STARTER
Aslında forumlarla vakit kaybetmemek lazım galiba. Yinede... Feb 12, 2007

... izlemeye devam ediyoruz.

Ek not: Forumları düzenlemeye çalışmıyorum, tartışmanın gidişatını, eğer ortaya çıkacağı varsa *proje*nin yapısını düzenlemeye etkilemeye çalışıyorum. Bu benim yapmaktan hoşlandığım bir şeydir: Yeniden yapılanma, kurumsal gelişme, kapasite tesisi.... ama her seferinde biriniz çıkıp burnumdan öyle veya böyle burnumdan getiriyorsunuz. İşte 24 saat geçmeden tekrar pişman ettiniz beni bir mesaj gönderdiğime de göndereceğime de.

[Edited at 2007-02-12 09:15]


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Operasyonel öneri: Önce ücret hedefi belirleyin

Advanced search


Translation news in Turkey





Anycount & Translation Office 3000
Translation Office 3000

Translation Office 3000 is an advanced accounting tool for freelance translators and small agencies. TO3000 easily and seamlessly integrates with the business life of professional freelance translators.

More info »
TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs