Mobile menu

Pages in topic:   [1 2 3] >
Klavyeye Ne Kadar Hakimsiniz?
Thread poster: Serkan Erşan

Serkan Erşan
Local time: 20:32
English to Turkish
+ ...
Apr 7, 2007

Tercümanlık öğrencisiyim.İnternette gezerken sitenizi keşfettim ve burası çok hoşuma gitti.Şu an inceleme aşamasındayım..

Herneyse birazcık konu dışı olacak ama sormak istedim :

Anladığım kadarıyla yazılı bağlamda çeviri artık hemen hemen tam anlamıyla bilgisayar üzerine gerçekleşiyor.Bu durumda çeviri yapan arkadaşların çoğu klavyede epey yetkin konumda olsa gerek.Benim merak ettiğim herkes 10 parmak yazabiliyor mu veyahut ekrana bakarak yazma becerisine sahip olanlar var mı(ki vardır sanırım.) Uzun zamandır gayet hızlı,ekrana bakarak ama zaman zaman eksik bir şekilde yazı yazabiliyordum.Fakat kafama koydum ve her gün bir kaç saat, program yardımıyla 10 parmak çalışıyorum.Dolayısıyla tüm parmaklarıma şimdilik az da olsa hakim olabilirim.

Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Saygılar
Serkan Erşan


Direct link Reply with quote
 

Serdar Oncu  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
English to Turkish
Hoşgeldin.. Apr 8, 2007

Proz'a hoşgeldin.

Bu işi yapan biri için on parmak yazmak her açıdan avantajlı. Birincisi vakit nakittir, ikincisi ben aklımda kurduğum bir cümleyi ne kadar hızlı yazarsam o kadar az hata yapıyorum ve yaptığım hataları sürekli ekrana bakarak daha iyi görüyorum, üçüncüsü (artık o şekilde çalışmıyorum) ama başlarda tercüme bürolarına/şirketlere gidip çeviri yapardım, klavyeye bakmadan yazı yazınca f klave q klavye farketmiyor, bir de şekilci bir toplum olduğumuzdan on parmak yazınca (on parmak yazmayan birinden daha iyi olmasan da) vay be bu işi iyi biliyo şeklinde düşünenlerin sayısı da az değil.

On parmak yazmayı ben de senin gibi bi programdan öğrenmiştim, yazı yazarken fare ile yaptığın işleri mümkün olduğunca klaveyedeki varolan ya da kendin atatığın kısa yollarla yapınca daha da hızlanıyorsun.

Benim düşüncelerim bu kadar..


Direct link Reply with quote
 

chevirmen  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Klavye hızı Apr 8, 2007

Klavye konusunda ne yazıkki Serdar'a yetişemesek de, 8 parmak ile yazdığımı söyleyebilirim.

Bu tabii olarak, aldığın ücreti azaltıyor (Serdar'a nazaran), o yüzden daha çok ücreti yüksek işleri tercih ederek arayı kapatmaya çalışıyoruz.

Neyse, sözün kısası, programları kullanmak gerçekten faydalı, 10 parmak yazmaya geçişin en fazla 1 ayını alır, çalışmalarını aksatmaman kaydıyla.

Sana iyi çalışmalar diliyorum....


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 19:32
Member
English to Turkish
F klavyeye tam hâkimim Apr 8, 2007

Merhaba Serkan, Proz'a hoşgeldiniz.

Ben lisedeyken laf olsun diye, daha doğrusu arkadaşlarla birlikte olmak için seçmeli ders almıştım. Sınıfın en kötüsüydüm aslında, ama çok sonra daktilom olunca, anladım ki aslında öğrenmişim, sadece pratik yapmam gerekiyormuş. Şimdi F klavyede bakmadan on parmak yazıyorum, hızım da çok iyi. (Tabii ne de olsa çok uzun bir zamandır pratik yapmaktayım ) Ama Q klavye olursa ancak iki parmak yazabiliyorum.

İki sene önceki bir anketin sonuçlarına göre çevirmenlerin yüzde 62+ bölümü on parmak yazabiliyormuş. Ama bunun geleceğe dönük olarak ne kadar önemi var, emin değilim. "Speech recognition" programlarının daha da gelişip yaygınlaşacağına inanıyorum çünkü. Yani genç çevirmenlerin çok fazla dert etmesi gereken bir konu değil gibi geliyor bana, yanılıyor muyum?


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 19:32
Dutch to Turkish
+ ...
Ah bu klavye Apr 8, 2007

Merhabalar,

Ben Özden'in haber verdiği anketteki %62 ye giren gruptan değilim. Her ne kadar bir çok kişiden hızlı yazsamda on parmak yazamıyorum.

Vaktiyle işi on parmak yazmak olanların bu işi öğrenmelsi gerektiğiniz düşündüğümden bir kişinin her şeyi öğrenmesinin mümkün ve doğru olmadığından umursamamıştım. Şu günlerde çok zorlanıyorum. Hız olarak belki bana %15-20 gibi bir katkıda bulunacak aslında az değil. Ama nadiren de olsa yazıcı çıktısından çalışılması gereken işlerde bıktırıyor.

Ben Q klavye ile çalışıyorum ama F'in bizim dil yapımıza uygun olduğu ve uluslararası daktilo hız yarışmalarına katılan Türklerin F kalvye ile rakiplerini katladığı ve sürekli birinci olduğunu okumuştum.

Tavsiye edilecek bir program biliyorsanız ve belirtirseniz sevinirim. Her ne kadar boş vakitlerimde kızlarımla ve ney üflemekle meşgul olmayı planlasam da on parmak öğrenmek bana çeviri dışındaki işlerimde de yardımcı olacağına inanıyorum.

Sağlıcakla,

N. Yigit


Direct link Reply with quote
 

Serkan Erşan
Local time: 20:32
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Bir tanesi : Logo 10 Parmak Apr 8, 2007

Aslında bu konuda epey başarılı bir kaç program var.Ama ben hem basit, hem Türkçe hem de gayet yararlı olması dolayısıyla Logo 10 Parmak'ı tavsiye ediyorum :

http://www.tamindir.com/program/2529/10_Parmak_1.1.htm


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
Turkish to English
+ ...
Hakimiyet Apr 8, 2007

Klavye hakimiyeti ve 10 parmak ile ilgili kendi kişisel deneyimimi paylaşmak isterim sizlerle.

Benim 10 parmak maceram 1997 sularında (10 sene önce) 10 parmak yazmayı öğrettiğini iddia eden bir program bulmamla başladı. Belki çoğunuz görmüştür bu programı. Ekranda eller, parmaklar ve basılması gereken tuşlar vs görüntülenir. Pek çok insan bu programa başlamış ve fakat bitirememiştir. İleri seviyelerde belirlediğiniz kelime/dakikaya göre kendinizi bir yarış atıyla sınıyorsunuz. Yani doğru ve o denli hızlı yazarsanız yarış atını geçiyor, yoksa geçiliyorsunuz. Yani böyle güzel özellikleri vardı. Sanırım her gün bir tanesinin tamamlanması gereken 100 seviyeden oluşuyordu. Ben maymun iştahlılık gösterip her gün 5 seviye tamamladım ve 20 günde programı bitirdim. Bu süreç sonunda gerçi hangi parmakların hangi tuşlara basması gerektiğini biliyordum artık, ama pek hızlı değildim doğrusu. On parmak yazsam da yavaş yazıyordum ve parmaklarım ağrıyordu. Fakat yılmadım. Şöyle bir çare buldum (Öneririm!). Bilgisayara geçmem gereken tezimi inadına 10 parmak ile yazacaktım, o sırada 2-3 parmakla daha hızlı olmama rağmen. Bu yazma işi 1 ay kadar sürdü. İlk başta çok acı çekmeme karşın zamanla başardım ve hızlandım. Tezim bittiğinde artık 10 parmak yazıyordum.

10 parmak yazmanın avantajları saymakla bitmez. Her şeyden önce gerçekten düşünce hızına paralel çalışabiliyorsunuz ve zihin daha az yoruluyor. Yazılması gereken her şeyi hızlı yazmak büyük bir avantaj. Örneğin askerdeyken bütün yazıcılar komutanlarının onlara verdikleri işleri bana getirirler ve ben tahminen 1/3 zamanda bitirirdim bunları. Elbette karşılıksız değil. Bazı ortamlarda 10 parmak yazmak bir efsaneye dönüşür. Ama aslında bisiklet kullanmak gibi bir şeydir. Pek kolay unutulmaz ve gerilemez. Ben Q klavye kullanıyorum, ama eğer Türkçe yazılıyorsa F klavyenin daha kolay ve uygun olduğunu biliyorum. Hem Q hem F klavye birlikte 10 parmak ile yazılabilir mi, bunu bilmiyorum. Hiç rastlamadım şimdiye dek. Bu arada bu işin, 10 parmak yazma işinin, yarışmaları düzenleniyor ve hatırladığım kadarıyla son dünya şampiyonu bir Türk idi. Ne büyük gurur. Saniyede bilmem kaç kelime yazabiliyordu. Dakikada 100 kelime 10 parmak için iyi bir orandır.

Şu husus da dikkatimi çekmiştir. Birtakım noter çalışanları vs kimseler 3-5 parmakla yazmalarına rağmen anormal hızlı yazarlar. Parmaklarını takip etmekte güçlük çekersiniz. Onların on parmak yazmama inadını hiç anlayamamışımdır.

Bol parmaklı günler dilerim.


Direct link Reply with quote
 

Serdar Oncu  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
English to Turkish
Hem Q hem F klavye birlikte 10 parmak ile yazılabilir.. Apr 8, 2007

Serkan Doğan wrote:

Hem Q hem F klavye birlikte 10 parmak ile yazılabilir mi, bunu bilmiyorum. Hiç rastlamadım şimdiye dek.

Bol parmaklı günler dilerim.


Evet Serkan çok haklısın, hem f klavyeyi hem q klavyeyi ayrı ayrı on parmak yazmaya çalışmak delilik olur, zaten bunun için iki ayrı beyin gerekebilir:)

Ancak Q (F) klavyeyi klavyeye bakmadan on parmak yazmaya alışınca, F (Q) klavye de sadece bilgisayardan klavye tipini Q (F) olarak değiştirerek on parmak yazılabiliyor. Yani iki baş parmağınızı klavye üzerindeki tırtıklı tuşların (Q klavyede F ve J) üzerine koyduğunuzda, isterse çince bir klavye olsun artık tuşların üzerine ne yazdığının bir önemi kalmıyor. Siz F klavyede sol baş parmağınızın altındaki üzerinde A yazan tuşa bastığınızda, ekrana F harfi yazılıyor. Zaten o iki tırtıklı tuş on parmağın başlangıç noktası.. Ben dandik bir on parmak programı ile öğrenmiştim, SamJam on parmak öğrenmeye yeni başladığına göre klavyeye bakmadan yazmaya çalışsan ileride çok faydasını görürsün.

[Edited at 2007-04-09 16:34]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
English to Turkish
Kesinlikle öğrenilmeli Apr 9, 2007

Pek çok alanda klavyenin kalemden daha fazla kullanıldığı şu çağda artık ilköğretim düzeyinde eğitiminin zorunlu olması gerektiğine inandığım, büyük avantaj sağlayan bir teknik.
Hızın dışında sağlık açısından da çok büyük bir avantajı var.
Çevremde bazı kişiler "e senin kadar hızlı yazıyorum, alıştım ben, hem hiç bakmıyorum klavyeye neredeyse!" diyerek kıvırtıyor ama mesele hız değil sadece.

1) Minimum ve düzenli parmak hareketi yapıyorsun.
2) Farkedilmeyecek kadar küçük de olsa, klavyeden ekrana, ekrandan tekrar klavyeye yapılan göz hareketlerine gerek kalmıyor.
El ve göz yorgunluğunu azaltmak, işe daha fazla konsantre olabilmek ne demektir, çalışan hepimiz biliyoruz elbet.

10 parmak öğrenmenin bir özelliği var yalnız: Mutlaka ve mutlaka tamamlamak gerekiyor. Kısmen öğrenilip, arada alıştırma yapılarak halledilecek bir şey değil.
Bu bakımdan Serkan'ın azimli çalışması bir örnektir. Ben de ondan bir-iki yıl sonra, elimdeki işleri yavaşlatma pahasına eski sistem yazmayı bir kenara bırakmıştım, faydasını şimdi görüyorum.



[Edited at 2007-04-09 11:53]


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 20:32
English to Turkish
+ ...
Daktilo Senfonisi Apr 9, 2007

Eskiden, böyle sanal alemler yokken, müşteri elinde bir belgeyle gelir, büroda yanımıza otururdu. O çayını yudumlarken, biz de çevirisini yapardık, doğrudan daktilo üzerinde. Biz derken, abartmayayım, o zaman da sayımız çok fazla değildi.

Aslında sakıncaları da yok değildi. Birisi gözünü kırpmadan ellerinizi, parmaklarınızı izlerken yaptığınız işe konsantre olmanız bazen zor olabiliyor. Hele bir de bunu iltifata dökmüşse, eliniz ayağınız birbirine karışabilir. Birlikte çalıştığım insanlardan da, müşterilerden de, "çok senfonik yazdığımı" duymuşumdur. Klavye aynı sesi vermiyor ne yazık ki!

Şaka bir yana, bakmadan yazmanın elbette çok önemli avantajları var: Hız ve doğruluk. Bakmadan yazan kişi daha az tashih çıkarır, daha az hata yapar. Bakmadan yazan kişi için çevirme hızı, parmaklarının hızıyla sınırlıdır. Yani, birim zamanda diğerlerine göre kat kat fazla iş çıkarabilir. Bunda düşünce akışının olabildiğince daha az sekteye uğraması da önemli bir etkendir.

Benim bu konuda ekleyebileceğim, daha doğrusu vurgulayabileceğim tek şey,eğer buna emek verilecekse, mutlaka "F" düzeninde öğrenilmesi gerektiğidir. Çünkü yukarıda da belirtildiği gibi F düzeni, Türkçe'ye en uygun düzendir. Q düzeninde on parmak Türkçe yazan birisinin, F düzeninde yazana ulaşması epeyce zordur.


Direct link Reply with quote
 

Koral Özgül  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
Member
English to Turkish
+ ...
Müziksiz (değil aslında, ritm saz) piyano çalalım... May 16, 2007

Üniversite'nin ilk yıllarında, 10'larca sene önce bir zaman... henüz PC, hatta kasetle çalışıp TV'ye bağlanan ilkel bilgisayarlar veya Commodore 64 bile yokken, o zamanki hayat arkadaşım, okulda açılan bir daktilo kursuna gitmişti. Eve geldiğinde öğrendiklerini bana da öğretir, ben de daktiloda çalışırdım.

Böylece, aslında belirli bir şeye gerekmediği bir zamanda öğrenmiş oldum. Sonra bundan dolayı defahaten çok memnun oldum; hayatta çok işime yaradı. Tiyatro klübünde dramaturji metinlerini yazmaktan tutun da para kazanmak için yapılan faaliyetlere kadar. Hatta PC çağında, chat'te bile gayet faydalı oluyor!

Mekanik daktiloda alıştığımdan, uzun süre hep o tadı aradım. Bilgisayar klavyelerinin tuşlarına da çata çtonk diye kuvvetli vurdum. Eski IBM klavyeleri haricinde, hele son zamanlarda yapılan klavyelerde "click" olmadığından, uzun süre bilgisayarda çalışan, tuşlara basıldığında daktilo sesine benzer sesler çıkaran TSR programlar kullandım. Her türlü demode eğilimler işte... Biraz nostaljik zevklerim var galiba. Ama sırf o değil. İnsiyakî olarak, parmaklarımdan çıkan sesler üzerinden, yazdığım kelimeleri takip ediyorum. Gözlerim ekranda kalıyor. Ama sesler sayesinde, çift vurulacak bir harfi tek mi vurdum, tek vurulacağı yanlışlıkla çiftledim mi, onu izleyebiliyorum. Böylece, elime bakmadan, hatta yazdığıma bile bakmadan, o tür bir yazım hatası yaptığımda anında fark edip hemen düzeltebiliyorum. Neyse, insan daha az ses çıkaran yeni tip klavyelere de alışıp aynı şeyi yapabiliyor.

Fiziksel görünüm olarak Q klavye kullanmaya özen gösteriyorum. Niye? O da çoğunlukla eski bilgisayar oyunlarından kalma bir alışkanlık. Çünkü bazı programlar (özellikle oyunlar), sistemin kullandığı klavye düzenini kale almayacak şekilde yazılmış. Ne klavye kullanırsan kullan benim oğlum bina okur... Q'ya göre davranıyor. Bense 10 parmak F yazdığımdan, piyano çalar gibi rahat ve düşünmeden bilmediğim klavye düzeni Q. Dolayısıyla, onu kullanmak gerektiğinde tuşların üzerindeki etiketler yardımcı olsun istiyorum. E, F klavye yazarken zaten bakılmıyor, herkes (parmaklar) yerini, işini biliyor. Düşünme değilse de konuşma hızına yakın yazınca, bence hata olasılığı düşüyor. İnsan cümlelerin bütünlüğünü kolay kaybetmiyor. Velhasıl, iyi oluyor.

Bazı sektörlerde (noterlikten başka benim bildiğim gazeteciler de öyledir mesela) hem hızlı yazılıyor hem de ama ne hikmetse işaret parmakları ağırlıklı, gezer koşar bir yazma şekli benimsenegelmiş. Bunu hiç anlayamadım şahsen. Gazetecilerdeki, belki de işin sonradan nasılsa tashihten geçeceğine yaslanmaktandır (o işi de yaptım bir ara; gazeticiliği değil, musahhihliği). Ben öyle çalışmayı sistemsiz buluyorum ve güvenilir de gelmiyor doğrusu.

Bu faydalı alışkanlığı henüz edinmemişlere şiddetle tavsiye ederim. Bir an önce Logo'nunki gibi bir 10 parmak çalışma programı bulsunlar. Biraz sebat edip düzenli olarak çalışsınlar ve Şadan (Sadan değildir herhalde) arkadaşın dediği gibi, muhakkak sonuna kadar götürsünler. Sonunda pişman olmayacaklar; hem eklem sağlıklarını, hem bir sürü vakitlerini, hem de bir nebze daha zihinsel sükunetlerini kurtaracaklar.

[Edited at 2007-05-16 22:25]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 19:32
Member
English to Turkish
Eklem sağlığı? May 16, 2007

Bunda ciddi misin?
Sonunda pişman olmayacaklar; hem eklem sağlıklarını, hem bir sürü vakitlerini, hem de bir nebze daha zihinsel sükunetlerini kurtaracaklar.


Ben tam tersine bir etkisi var sanıyordum. Yani artrit falan gibi sorunlara yol açmıyor da, iyi mi geliyor, diyorsun? Bazen parmaklarım şişiyor benim, (bazen de parmaklarımın kas yaptığı hissine kapılıyorum gerçi) ve kollarımda, dirseklerimde ağrı oluyor falan (ama o, bilimsel oturmayı beceremediğim içindir herhalde). Klavye kullanmanın eklemlere iyi geldiği doğru mu yani gerçekten?


Direct link Reply with quote
 

Koral Özgül  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
Member
English to Turkish
+ ...
Eklemler May 16, 2007

Hiç klavye kullanımı eklemlere iyi gelir mi! Hayır, onu demek istemedim. Nitekim piyanistleri de bekleyen meslek hastalıklarının başında eklem (omurga ve el, kol) sorunları gelir. Yani, sürekli oturarak, sabit pozisyonda, klavyeyle, mouse'la, tekrarlayan hareketler yapan kişilerin eklemleri elbette hep (ve zamanla artarak) tehdit altında.

Ben şöyle akıl yürüttüm: Madem çevirmensek, n'asılsa öyle veya böyle bu sandalyede bilmem kaç saat oturup, 10 veya 2 parmakla tekrarlayan hareketler yapmayacak mıyız? Eğer âletlerimizi daha efektif kullanırsak, aynı miktar işi daha kısa sürede tüketiriz diye düşündüm. Geri kalan zamanı da artık kişi nasıl isterse öyle kullanabilir. Ama onu da o sandalyede biraz daha fazla oturmaya harcayıp kendini daha hareketli faaliyetlere atmayacaksa, sadece eklem değil, yağlanma (kalp), akciğer (hele benim gibi, çeviri yaparken sigara içmekten de vazgeçemeyenlerde) ve dahi zihin sağlığı tez elden tıbbi yardıma hacet gösterir herhalde.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 19:32
Member
English to Turkish
Anlaşıldı :-) May 17, 2007

Bu benim ikinci Mahmutabi vakası oldu galiba (bilmeyenleri uyandırmayalım!)
Koral:

Hiç klavye kullanımı eklemlere iyi gelir mi! Hayır, onu demek istemedim. Nitekim piyanistleri de bekleyen meslek hastalıklarının başında eklem (omurga ve el, kol) sorunları gelir. Yani, sürekli oturarak, sabit pozisyonda, klavyeyle, mouse'la, tekrarlayan hareketler yapan kişilerin eklemleri elbette hep (ve zamanla artarak) tehdit altında.


Aslında şöyle bir durum da olabilir tabii: İki parmak yazan, ya bu işten bezeceği ya da verimi çok düşük olduğundan piyasada kalamayacağı için yazma işini tamamen bırakır. Sonuç: Eklem sağlığı kesin biçimde korunmuş olur!




Neyse, asıl şunu soracağım: F klavye çok zor bulunur hale gelmiş. (Tersine deneyimi olan varsa, bana nereden bulacağıma dair bir bilgi geçmesini önemle rica edeceğim. İstanbul, Ankara... başka herhangi bir şehir olur.) Demek ki herkes Q ile yazıyor. Bunun sebebi nedir? Sonuçta klavye düzenleri rastgele değil. F klavye Türkçenin yapısına göre oluşturulmuş; en sık kullanılan harfler (işaret parmağı grubu A, Ü, T, K ve orta parmak grubu İ, E, L, Y) en güçlü parmaklara denk geliyor; X, Y, W, J gibi en az kullanılanlar narin serçeye düşüyor, falan. Peki, hele 15-20 sene gibi kısa bir zaman dilimi içinde bir dildeki sesler değişmiş olamayacağına göre niye herkes Q klavye kullanır oldu? Arz olmadığı için talep yok, gibi bir ilişki kurulabileceğine inanmıyorum - nedir bunun sebebi?



[Edited at 2007-05-17 11:47]


Direct link Reply with quote
 

Koral Özgül  Identity Verified
Turkey
Local time: 20:32
Member
English to Turkish
+ ...
Ammeeericaa ammeeeericaa! May 17, 2007

Amaan, ne olacak... Bildiğin kültür emperyalizmi. Ben buna gayet kaniyim. Geçen gün benim kızoş telefonda birşey anlatıyor, okulda yapacağı İngilizce sunumun parçası olarak "And now AMERICAN will perform a presentation about..." gibi birşey söyledi... "Ne? Ne?" dedim, birkaç defa tekrarladıktan sonra anlaşıldı ki "Ömer Akan" adlı arkadaşının hazırladığı sunum seyredilecekmiş! Yani meğer o "american", "Ömer Akan" imiş!!! Tabii ben dalgamı geçtim, o da gerçek sunum günü geldiğinde sahnede takır takır Türkçe telaffuzla, okunaklı şekilde "Ömer Akan" dedi.

Amerikan sinema endüstrisinde çizgi filmlerde (ve dahi çizgi romanlarda) Miki Fare'leri falan beş parmak yerine üç parmakla çizivermeyi genel bir tavır olarak seçerek zamandan tasarruf yapan, aceleci tüketim toplumunda yeni nesiller, kolay ve hızlı olmayan herşeye karşı neden uzak ve sabırsızsa,... neden chat'leşirken "mrb, nbr (gerçi virgülleri yahut soru işaretlerini koymaya da üşenirler), asl?" diye konuşuyorlarsa, neden Microsoft'a ve diğer işletim sistemi ve yazılım tröstlerine başvuru, ısrar, baskı yaparak Unicode toplantılarından da önce, ANSI tablolarında boş bırakılan veya ıvıra zıvıra harcanan üç beş haneyi kullanarak bize de yer açılmasını ve Türkçe karakterlerin her ortamda rahatça kullanılmasını dayatmaya çalışmaktansa ne buldularsa onu kullanıp, mevcuda uyum gösterme yolunu seçiyor ve "bu isten cok sikildim, adi neyse ogrenemedim" gibi seyler yazıyorlarsa, işte o sebepten bence.

Yani zorlayıp ille arz taleple ilişkilendirilecekse, bana kalırsa, her türlü meta ve medya meyanında Amerikan merkezli, belirli bir zihniyetteki arz o kadar bol, yoğun ve ısrarcı ki, ister istemez (mi bile isteye mi) geriye kalan alternatifleri ezip geçiyor. Özel bir çabayla direnç gösterme eğiliminde olmayanlar kendilerini "main current"a bırakıverdiklerinde kendilerini buldukları yer, aslında taleplerinin ne ve nasıl olacağını/olmayacağını da hazin bir şekilde belirlemiş oluyor.

F klavyeye gelince, bulunuyor, merak etme. Büyükçe dağıtımcıların hepsinde vardır. En kötü ihtimalle, bugün söylersin, yarına getirirler. Fiyatı Q klavyeden 2-3 dolar daha fazla olur. Ama artık standart klavyeler çok ucuzladı (gerçi kalitelerinin de çok düştüğünü eklemek gerek), daha pahalıca olanlar, alengirli modeller. Üzerinde multimedia, browsing vb. tuşları olan, kablosuz modeller. Creative'in, ön bölümde piyano klavyesi, yanda da ses kontrol düğmeleri falan olan modeli bile var. Artık çoğu yanında mouse'uyla birlikte set olarak satılıyor.

Not: Mahmutabi abu dabi vakasını anlamadım. Buradaki forumları daha yeni fark etmemdendir herhal. Ama uyandırılmayası durumlar var madem, deşmeyeceğim.


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2 3] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Klavyeye Ne Kadar Hakimsiniz?

Advanced search


Translation news in Turkey





Across v6.3
Translation Toolkit and Sales Potential under One Roof

Apart from features that enable you to translate more efficiently, the new Across Translator Edition v6.3 comprises your crossMarket membership. The new online network for Across users assists you in exploring new sales potential and generating revenue.

More info »
Wordfast Pro
Translation Memory Software for Any Platform

Exclusive discount for ProZ.com users! Save over 13% when purchasing Wordfast Pro through ProZ.com. Wordfast is the world's #1 provider of platform-independent Translation Memory software. Consistently ranked the most user-friendly and highest value

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs