Mobile menu

Sektörün akreditasyon sorunu...
Thread poster: Karahan Sisman

Karahan Sisman  Identity Verified
Turkey
Local time: 07:23
Member (2010)
English to Turkish
+ ...
Jun 23, 2007

Merhabalar,

Öncelikle belirtmem gerekir ki; forumları aradım ancak akreditasyon sorunuyla ilgili başlık bulamadım. Umarım gözden kaçırmamışımdır, mükerrer başlık açtıysam affola.

Şu anda, hepimizin bildiği gibi, çevirmenlerin düzeylerini ve deneyimlerini öğrenmek için kendi sözlerine güvenmekten başka şansımız yok. Bazımız bu işin eğitimini almış, bazımız çekirdekten yetişmiş...

Benim sorum/sorunum şudur: ben çevirinin sayfasına x fiyat veriyorum, başka bir arkadaş x/2 fiyat veriyor, bir başka arkadaş 2x fiyat veriyor. Burada ben 2x fiyat veren meslektaşımın işine mani olurken, x/2 fiyat veren arkadaş benim işime mani oluyor. Şimdi bazı dostlar serbest piyasadır herkes istediği fiyatı verebilir diyecekler, ben de tam o noktaya değinecektim diyeceğim

Tam olarak yasal prosedürü bilmemekle birlikte, çevirmenlerin kendi aralarında bir akreditasyon/derecelendirme sistemi oluşturabileceğine inanıyorum.

Şöyle ki; belirli bir akreditasyon/sınav/değerlendirme aşamasından sonra (sıfatları tamamen atıyorum) Acemi Çevirmen, Normal Çevirmen, Uzman Çevirmen şeklinde bir sınıflandırmaya gidilse; işi veren kişiler çevirilerini teslim edecekleri çevirmenleri bu sıfatlara göre seçse, sizce de güzel olmaz mı??

Böyle bir durumda hem serbest piyasa koşulları karşılanır, hem de biz çevirmenlerin haksızlığa uğrama hissiyatına biraz olsun su serpilmiş olur. Buna benzer bir sistemde Acemi Çevirmen x/2 lira isteyebilir, Normal Çevirmen x lira isteyebilir, Uzman Çevirmen 2x lira isteyebilir, buna da kimse karışmaz.

Değerli görüşlerinizi bekliyorum...


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 07:23
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
sorun akreditasyon mu fiyatlar mı? Jun 23, 2007

Anladığım kadarıyla esas sorununuz fiyatlar ile ilgili.

Piyasada fiyatlar o kadar farklı, o denli birbirinden alakasız ki bu konuyu tekrar tekrar açmak neyi değiştirir bilmiyorum. Üstelik değişmesi de gerekir mi, o konuda bile kesin bir şey söylemek zor.

Sayfasını 3 YL'ye çeviren biri ile kelimesine 0.35 Euro alan (daha yükseğini duymadım) bir diğeri arasında nice farklı fiyatlar var. Bunca yıldan sonra tek söyleyebildiğim herkesin piyasası, müşterisi farklı. Kimse kimseye engel olmuyor.

Serbest piyasa var ve bence iyi ki var.


Direct link Reply with quote
 

Fulya Becer  Identity Verified
Turkey
Local time: 07:23
English to Turkish
+ ...
Ne akreditasyon isterim ne fiyat aralığı. Jun 24, 2007

Böylesine serbest bir piyasada (konu, piyasa, fiyat, vs.) insanları belli bir sınava tutup sonra da talep edecekleri birim fiyat için bir zorlama yapılabileceğine-aralık verilebileceğine inanmıyorum. Ben sadece tıbbi çeviri yapıyorum, bu konuda doğru düzgün bir terminoloji dahi oturmamış. Kim değerlendirebilir benim çeviri mi? Yanlış anlaşılmasın, kendini beğenmişlik değil bu. Yetkin birinin yaptığım iş konusunda bir değerlendirme yapmasını, böylelikle yaptığım işin niteliğini öğrenmeyi hep istemiştir. Ama gördüğüm, edindiğim tecrübelere göre böyle biri yok. Dolayısıyla da ne yaptığım iş konusunda değerlendirme yapabilecek ne de bana isteyeceğim fiyat konusunda bir önerme yapabilecek biri olduğuna açıkçası inanmıyorum. Yaptığımız işe, Darwin’in Doğal Seçimi çok uyuyor. Çok şanssız olmadığınız sürece, işinizi iyi yaptığınız takdirde seçiliyor ve hakkettiğinizi de alıyorsunuz. Basit aslında.

Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 07:23
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Re: Jun 24, 2007

Fulya Becer wrote:

Çok şanssız olmadığınız sürece, işinizi iyi yaptığınız takdirde seçiliyor ve hakkettiğinizi de alıyorsunuz. Basit aslında.


Konunun aslında şansla da pek alakası yok. Biz bir hizmet satıyoruz, pazarlamayı doğru yaparsak istediğimiz işi, talep ettiğimiz parayı alırız. Bir diğer nokta hak ettiğini almakla ilgili. Ben 5 aylık bebeğimle oynayabileceğim saatlerde, akşam Kordon'da oturabileceğim saatlerde, haftasonu hatta tüm haftayı Çeşme'de geçireceğime çalışıyorsam ve bu saatler, bu günler geri gelmeyecekse hakkımı asla almıyorum demektir. Yani konunun ben işimi yapıyorum, iyi tercümanım, kaliteye önem veriyorum falan filanla da ilgisi yok. Paris Hilton'un üç günlük hapishane anıları karşısında alacağı para benim bir ömür kazanacağım paradan kaç kat fazlayken, benim hakkım şu kadar diyemem. Dünyada en pahalı fiyata çeviri yapan çevirmen de olsam hakkımı alıyorum diyemem.
Zaten Paris de bence hakkını almıyor


Direct link Reply with quote
 

Karahan Sisman  Identity Verified
Turkey
Local time: 07:23
Member (2010)
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Fiyat mı akreditasyon mu? Jun 24, 2007

Tekrar merhaba,

Sanıyorum yine döndük dolaştık aynı yere geldik Fiyat çıkmazına sıkışmış gibi göründüğümüzün farkındayım, o zaman şöyle değişik bir açıdan yaklaşmaya çalışayım.

Sizlerin de başına gelmiştir, büro sizi arar ve "..... Bey/Hanım, elimizde bir iş vardı, bilmem ne tercümana verdik çeviri bir geldi ki allahlık, aman bir yardım lütfen!!" der. Bahsettiğim şey düzeltme değil. Çevirinin baştan yapılması.

Şimdi burada hata büronun mu, çevirmenin mi? Bence her ikisinin de değil. Çevirmen büroya özgeçmişini/fiyatını göndermiş, büro (yalnızca bunlar üzerinden değerlendirme yaparak) çevirmene işi vermiş. Ancak gerçek şu ki, çevirmen arkadaş özgeçmişini biraz şişirmiş, fiyatını da biraz düşük tutmuş iş almak için. Sonra da işi eline yüzüne bulaştırmış.

Bu noktada benim bahsettiğim derecelendirme devreye giriyor. Derecelendirmeden kastım, çevirmenin ne kapasiteye sahip olduğunun beyanıdır. Büro elindeki işe bakar, kendisi hesabını kitabını yapar ve diyebilir ki bu o kadar zor (ya da önemli bilemiyorum) bir iş değil, bunu acemi bir arkadaşa verebilirim. Ha keza aynı şekilde elindeki işe bakar, müşterisi çok önemlidir, işi sonradan hiçbir soruna yol açmamak için uzman bir arkadaşa verir.

Bu sistemde hiçbir şekilde fiyat kısıtlaması yok ki İsteyen yine istediği fiyatı verebilir. Ama derler adama, sen bugüne kadar 10,000 kelime çevirmişsin, 100,000 kelime deneyime sahip çevirmenle aynı parayı istiyorsun diye Fiyat sadece burada devreye giriyor...


P.S. Bu arada allah analı babalı büyütsün selçuk bey














[Edited at 2007-06-24 06:32]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 06:23
Dutch to Turkish
+ ...
Para mı akreditasyon mu Jun 26, 2007

Merhabalar,

Bu başlığın hangisini tartışmak için açıldığı tam net değil.
Birisi için açılıp sadece diğerinin ağır bastığı bir duru olmuş.
Her neyse ben akreditasyon sorununa bunun kreiterini bulmanın yokluğunu hatırlatayım istedim.

Diyelim ki Usta, kalfa ve çaylak çevirmen tanımını oluşturduk.

Şu senaryoya bakın o zaman:
Bir iş ilanı var. Zaten ustalığı tartışmasız Özden Usta olarak fiyat veriyor. Ben de fazla uzun süredir bu işle meşgul olmayan bir ecemi veya kalfa-çırak olarak fiyat veriyorum. Ama acemiyim demiyorum. Ustayım diyorum. Fiyatı da kırıyorum. Adam bana nerden ustasın diyor. Ben de diyorum ki şu kadar çeviri yaptım diyorum. Hem yalandan kim ölmüş...

Benim burgulamak istediğim ihmal ettiğiniz bir şey var. İnsan faktörü. Her gün ya işi geciktirdiği için ya da ödemeyi geciktirdiği için tonla yalanı söleyen bir endistriden bahsediyoruz... Hatta çoğu yeminli çevirmen olduğu halde yalan dolanla iş yapmaktan beis görmeyen bir nüfustan bahsediyoruz. Yani ne şekilde olursa olsun, hayalen bile düşünmeniz kolay değil.

Bir başlatın bakalım, sahte akreditasyon mektupları hazırlatanlar bile çıkacaktır...

Meslektaşım Becer lütfetmiş Doğal Seçim'i zikretmiş. O eskidendi. Bu gün doğal seçim yoktur. Zorla seçim var. Zira tabiatın kontrolü kendisinde değil insanın elinde... İnsanın yaptığı zorlamalara bir şekilde yanıt alıyor olabilirsiniz ama bu hiç de doğal değil...

Ben hala Selçuk beyin sözlerine katılıyorum. Serbest piyasa var. Ve bu piyasa ürünü de fiyatı da değerlendirmeye muktedir.

Sağlıcakla kalınız,


Direct link Reply with quote
 
abdullah erol
Local time: 07:23
English to Turkish
+ ...
Para Kazanmak Jul 13, 2007

Çeviri ile zengin olunmaz. En iyi ihtimalle elbisenizi kirletmeden sürünürsünüz! Para kazanmak için paraya dokunmak gerekir; biz tuşlara dokunuyoruz. Bu tercihi bilinçli olarak yaptık.

Akreditasyon konusu: İnternet dünyasında en az korsan müzik kadar korsan çeviri/çevirmen var! Fiyatları aşağı çekiyorlar ve daha da çekecekler. Sanatçılar hak ettikleri telifleri korsan nedeniyle kazanamıyorlar, çevirmenlerin ücretleri büyük kırıma uğruyor. Ve bu durum hiç bir zaman değişmeyecek. Ancak, kalite ve güvenilirlik sembolü bir referans politikası çevirmenin/tercümanın fiyatına olumlu yansıyabilir.

Benim düşündüğüm bir sistem var. Halihazırda çeviri sektöründen 6000 kişinin (tercüman/büro) email adresi var elimde. Aylık bültenimizin ve Forum sayfamızın üyeleri... Bir puanlama sistemi kullanarak bu kişilerden isteyenlere Referans Kartı vermeyi düşünüyorum.. Dört dörtlük olması imkansız tabi. Kimsenin işini aksatıp aksatmayacağı ile ilgili bir referans verilemez! Ama dil bilgisi test ve çevirilerle belli oranda ölçülebilir.

Bu şekilde kart vereceğimiz kişiler bürolara gittiklerinde, en azından büro sahibine geçerli bir kart gösterebilecekler ve belki CV vermeleri ve her defasında ön elemeden geçmeleri gerekmeyecek. Tabi kart sahipleri fiyat olarak avantaj sağlayacak kart sahibi olmayanlara göre. Tabi bu sistem Türkiye (piyasadaki bürolar) için geçerli olabilir ilk etapta.

Bu konuda (akreditasyon/referans sistemi) işbirliği yapabilecek kişilerle orta vadeli bir çalışma yapabiliriz.


Direct link Reply with quote
 
Baybars Araz  Identity Verified
Local time: 07:23
English to Turkish
+ ...
... Jul 15, 2007

abdullah erol wrote:

...Benim düşündüğüm bir sistem var. Halihazırda çeviri sektöründen 6000 kişinin (tercüman/büro) email adresi var elimde. Aylık bültenimizin ve Forum sayfamızın üyeleri... Bir puanlama sistemi kullanarak bu kişilerden isteyenlere Referans Kartı vermeyi düşünüyorum.. Dört dörtlük olması imkansız tabi. Kimsenin işini aksatıp aksatmayacağı ile ilgili bir referans verilemez! Ama dil bilgisi test ve çevirilerle belli oranda ölçülebilir.

Bu şekilde kart vereceğimiz kişiler bürolara gittiklerinde, en azından büro sahibine geçerli bir kart gösterebilecekler ve belki CV vermeleri ve her defasında ön elemeden geçmeleri gerekmeyecek. Tabi kart sahipleri fiyat olarak avantaj sağlayacak kart sahibi olmayanlara göre. Tabi bu sistem Türkiye (piyasadaki bürolar) için geçerli olabilir ilk etapta...


Abdullah Bey,

Sözlerim şahsınıza yönelik değil, ancak bu şekilde bir kart verdiğinizde ve kart sahibi tercüman bana geldiğinde ilk sorum... "Abdullah Erol da kimmiş?" olacaktır... Benzer uygulamayı bir başkası yaparsa, yine aynı soruyu bu sefer bir başkasının ismini zikrederek soracağıma emin olabilirsiniz. Neden? Çünkü bireysel olarak çıkıyorsunuz. Mesela ben sizin bu kartı verebilme yetkinliğinize nasıl güvenebilirim? "x kişi de kimmiş?" derkenki kastım odur. Böyle bir akreditasyon için akreditasyonu verecek kurumun güvenilir ve sektörün içinden kişilerden oluşan bir kurum olması gerekir. Kusura bakmayın ama bireysel çıkışlarla böyle bir sistemi oturtmanız imkansız.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 06:23
Dutch to Turkish
+ ...
Kart veremin evveli ahiri Jul 15, 2007

Kendisini tenzih ederim ama Abdullah Erol'a Baybars beyin sorduğu soru, yaygın sorulabilecek türden bir soru.

Ben daha önce buraya yazdıklarımda bu kurumdan bahsetmiş ve ayrıntı vermemiştimç Bugün kart vermek gündeme geldiği için hatırıma geldi ve internet sayfalarını buraya yazayım istedim.

http://www.ktv.rvr.org/

bu kurum Abdullah beyin ifade ettiği "kart verme" işini yapıyor. Devlet bu işi onlara yüklemişl ve kamu sektörü onları tanıyor. Hani kargadan başka kuş darb-ı meseli var ya.

Ancak önemli bir husus, bu kurumun kartı "Press Card" gibi bir şey. Bizim dış temsilciklerimiz dahil bütün her yerde geçiyor. Yani KTV den numara ve dolayısıyla kart almamış olanların çevirisi, kendileri ne kadar iyi, eski, uzman, kaliteli veya kalitesiz olursa olsun, yaptıkları evrak Hollanda dışında kullanılamıyor...

Dolayısıyla kart verme sorununa barnak basıp bu işe el atanlar, önce bu sorunu düşünmeli derim. O ortadan kalkınca gerisi kolay.

Sağlıcakla kalınız,

N. Yigit


Direct link Reply with quote
 
abdullah erol
Local time: 07:23
English to Turkish
+ ...
tercüman kategorizasyonu / kategorik kart Jul 18, 2007

bu tür bir işi illa bir derneğin, odanın vb. kurumun yapabileceği fikrine katılamam, zira şu anda otomobil ehliyetleri türkiye'de devlet tarafından veriliyor! devletin verdiği ehliyetleri alabilenleri düşününce, bu işi bir oda'nın derneğin nasıl yapacağını düşünmek bile istemem.

ancak, bu işin güvenilir bir ekip tarafından yapılması gerekir. ben çevirmenliğin / tercümanlığın test edilebileceğine inanmıyorum. tamamen subjektif bir alan çünkü. özellikle bizim ülkemizde kişilerin kafalarındaki doğru kabul edildiği için çeviri gibi tamamen yorum zenginliğine dayalı bir alanda köşesiz düşünebilecek pek fazla kimse yok!

elinde B sınıfı ehliyeti olan bir kişi makam şoförü veya formüla 1 pilotu olmak istediğinde daha başka şartlar ararsınız. ancak elinde en azından B sınıfı sürücü ehliyeti olması gerekir. ilk yapılması gereken, hak eden herkese B sınıfı ehliyet vermek. her büro kendine uygun insanı bu ehliyete sahip kişiler arasından seçer.

bunu yaparken de tercümanları sınıflandırmayı düşündüm:
mesela: stajyer tercüman, pratisyen tercüman, uzman tercüman, kıdemli tercüman.. kişileri eğitim, deneyim, referanslarına ve bir çeviri sınavı sonuçlarına göre bu "kategorilere" ayırmak mümkündür. herkesin sınıfı kartında yazar ve bürolar bu sınıfa göre belli bir fikir sahibi olurlar. bir insanın stajyer olarak da iş bulma (yetişme) hakkı vardır. ancak stajyer olabilmek için bile bir altyapı gerekir! kıdemli bir tercümanın da (ister karakola ister mahkemeye ister bir şirkete) nereye giderse gitsin artık kendini sembolik de olsa bir kartla tanıtabilmesi gerekir. 30 yıllık bir tercüman yolda trafik kazası geçirip ölse, cüzdanından bir tercüman kimliği çıkmadan ölüp gidecek. etraftakilerin en azından kaza yerinde kartı görüp "yeminli tercümanmış... vah vah..." deyip tercümana tercüman olduğunu bilerek ağıt yakmaları bile güzel olurdu! şimdi ölsek, insanlar "rahmetli bi işler yapıyodu ama ne yapıyodu biz de pek anlayamadık" diyecekler:)

avrupa birliği gibi bir yerden zorlama gelmedikçe bu işin türkiye'de oturacağına da pek inanasım gelmiyor açıkçası. zira tercümanlara "resmi bir yetki" verilmesi noterlik kurumunun rantını azaltacaktır ve siz türkiye noterler birliğini ikna etmeden (yemlemeden) tercümanlar için böyle bir yetki alamazsınız. onlar kendilerine bağlı olan tercümanların kendilerinden ayrılıp bağımsız olmalarını istemezler. bu işi bir şekilde biz yapacağız. akreditasyon devlet tekelinde olduğu için bizim yapabileceğimiz ancak (şimdilik) "resmi geçerliliği olmayan referans verme niteliğinde bir kart" verebilecek altyapıyı geliştirmektir. zaman içinde zaten bu kartı noterler de tanıyacaktır piyasa da. bunun fazla zaman alacağını düşünmüyorum. en çirkin kadın da en güzel kadın da makyaj sever. kart bu sektör için güzel bir makyaj olur. derneklere, odalara düşen ilk iş: eğitim, seminer, toplantı vb konular.

hala bu işle ilgilenecek, bu işe kafa yorabilecek kimse yok mu?
"olmaz" kelimesi benim lügatime hiç yaklaşmadı. bana "sen sadece evet de, sana oda kuralım" diyenler de oldu ama girmedim böyle şeylere. geçen sene başlasaydım, bu sene kurardım odayı falan. ama etki sahibi olmayı yetki sahibi olmaya tercih ederim! etkili bir yapı kurabilmeliyiz. resmi olması gerekmez ancak "tanınması" şarttır.

örneğin Proz resmi bir yer değil ancak şu anda kart dağıtmaya başlasa türkiye'de proz kartının eminim epey bir geçerliliği olur.
tercümanlar almak için gerekli şartları yerine getirmeye çalışırlar. proz kart verdiği kişileri sitesinde yayınlasa, bürolar buradan kontrol edip sizinle ilgili ayrıca bilgi sahibi olabilir, kartın gerçek ve geçerli olup olmadığına bakabilir ve en azından belgelerinizin bilgilerinizin uzman birilerince gözden geçirildiğini bilir. trados'un sitesinde trados lisanslı tercümanların bir listesi var örneğin. bu, hiç bir şey olmasa bile, bir referanstır. zaten amacımız da piyasada referans olabilecek bir kart sahibi olmak. okulundan yeni çıkmış bir avukatın bile baroya üyelik kartı var! bu onun iyi avukat olduğunu göstermez, sadece o camianın içinde iyi-kötü biri olduğunu gösterir. üstelik bizim kartımızda deneyim/eğitim tabanlı bir kategori de belirtilecek, ki bu da önemli bir gösterge olacaktır.

son olarak, örneğin XXX büro bir kart düzenlese ve üzerine bir tercümanın resmini koysa, altında da da şöyle bir yazı yazsa:

Yeminli Tercüman Referans Kartı
Adı Soyadı : Ali Hoşçevirir
Doğum Tarihi: 1970
Mezuniyeti : Hacettepe İngiliz Dili
Yemin Zaptı : Beyoğlu 1. Noter Tarih: 2003 Sayı: 3434
Dil Çifti : İngilizce - Türkçe
Uzmanlığı : Ekonomi-Hukuk

Yukarıda bilgileri yazılı kişi büromuz yeminli tercümanı olup, 2001 yılından bu yana büromuza serbest tercüman olarak hizmet vermektedir. Bu kartın resmi geçerliliği olmayıp, bilgilendirme amacı taşımaktadır. vesaire vesaire... biraz daha süslenir kart..

bu tür bir kartı alıp -en azından bir kez olsun- bakmayacak bir büro tanımıyorum! çoğu büronun kapıdan girenin yüzüne bile bakmadığı bir durumda bu bir başlangıç olabilir. bu kart ne kadar eften püften bişi bile olsa en azından bir kişiyi tanıtacaktır karşıdakine. gerisi size kalmış. bürolara yüzlerce kişi girer çıkar. bir tanesinin cebinde kart vb. tanıtıcı bir şey yoktur. CV getirir bırakırlar... bir büro/işyeri/kurum eliyle düzenlenmiş bir kart insanın kendi eliyle düzenlendiği bir CV'den daha değerlidir. bu sadece ilk adımdır zaten. kuş olmayanı hiç bir kart uçuramaz!

[Değişiklik saati 2007-07-18 03:43]


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Netherlands
Local time: 06:23
Dutch to Turkish
+ ...
kuş olmak Jul 18, 2007

Merhabalar,

Abdullah Erol son cümlesinde

Kuş olmayanı hiç kimse uçuramaz demiş.
Tabi kuş olmak kadar hangi kuşu olduğunuz da önemli.

Karabatak da
Kara karaga da
Kara kartal da kuş...

Ayrıntı vermeden olaya bir de teknik boyut kazandıralım.

Sözkonusu kartı, tam renkli, plastik, manyetik kodlamalı ve bar kodlu olarak tenzilatlı olarak ben tedarik edebilirim. Kart makinamız saatte 1000 siyah beyaz, 150 tam renkli kart üretiyor.
Türkiyede kart verilecek tercüman veya kart sayısı bir kaç saatlik bir iş anlayacağınız

Sağlıcakla,

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 
abdullah erol
Local time: 07:23
English to Turkish
+ ...
Kart Jul 18, 2007

Nizamettin Bey
Bu tür bir cevap aldığıma sevimdim. Ben aslında piyasadaki kart makinelerini falan da araştırmıştım daha önce ancak sadece bu iş için kaliteli bir makineye 3-5000 Euro vermek istemedim.

Benim düşüncem, en azından ilk etapta

-Diploması (Sertifikası / Üyelikleri + TOEFL-KPDS sonucu vb.)
-Noter Yemin Zaptı
-Tercüme Bürosu (veya Kitap) Referansı
olan tercümanlara/çevirmenlere referans kartı verilebileceği yönünde.

Türkiye'de bu alanda (akreditasyon) yol kat edilmesi beklenirse ortalama 5 sene daha beklenir gibi geliyor bana. Bu işi resmiyete bulaşmadan bu tür bir kartla bilgi amaçlı olarak çözebiliriz. ben daha önce yeminlitercuman.com referans kartı gibi bir şey düşündüm. Tercümanlardan kargo ile belge / bilgi / referans toplayıp, referans olan büroları tel ile arayarak kendileri ile çalıştığını ve durumunu/düzeyini teyit edip bir bilgilendirme kartı düzenlemek istiyorum.

Kart ücretli de olabilir, ücretsiz de. Ücretsiz olursa, tercümanlardan kendileri hakkında mümkün olduğunca tam ve eksiksiz bir dosya hazırlamalarını istemeyi düşünüyorum. Bu şekilde, biz daha az emek harcayarak değerlendirebileceğiz tercümanları. Sanırım bir ay içinde 1000 civarında stajyer/uzman vb. tercümandan talep alırım bu konuda.

Sizin de görüşünüzü alayım bu konuda. Bir kart örneği hazırlatıp gönderebilirim Photoshop Corel hangisi uygunsa.


Direct link Reply with quote
 
Ömer Aslım
Local time: 07:23
Turkish to English
+ ...
Akreditasyon Sorunu Jan 8, 2008

Sevgili Kardeşim Karahan,

Ben Akredite Tercüme'den Ömer Bu konu çok çetrefilli bişey. Nasıl sisteme konur bilinmez ama hem tercüme bürosu sahibi hem tercüman olarak gördüğüm kadarıyla tercüme bürolarının (en azından bu işi bilenlerin) kafasında zaten tercüman profili var, yani hangi tercümanın ücretinin ne olması gerektiği konusunda, ama bu işi bilmeyenler (ki piyasanın yarısından fazlası öyle) için bu problem söz konusu. Ama bu kişiler ve bürolar da zaten kaybolmaya mahkum. Çünkü müşteriden gelen "bu çeviride hatalar var gözden geçirin" ifadeleri sonraki konuşmalarda "çevirilerimize biraz daha özen gösterebilir misiniz", "lütfen daha deneyimli arkadaşlara yaptıralım" "glossary gönderelim ona göre yapın" "bu çeviriyi baştan yapın" ve sonunda "kusura bakmayın sizinle çalışamayacağız" şekline dönüşebilir, benzer arkadaşlardan bu tür duyumlar da alabiliyoruz.

Abdullah Erol bey'i yeminlitercuman.com dan a.erol olarak tanıyorum. Böyle bir girişim ilk aşamada olabilir. Ama tutar mı bilmem.

Selamlar,
Ömer F. Aslım


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Sektörün akreditasyon sorunu...

Advanced search


Translation news in Turkey





PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »
Wordfast Pro
Translation Memory Software for Any Platform

Exclusive discount for ProZ.com users! Save over 13% when purchasing Wordfast Pro through ProZ.com. Wordfast is the world's #1 provider of platform-independent Translation Memory software. Consistently ranked the most user-friendly and highest value

More info »



All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs