Working languages:
English to Turkish
Turkish to English
German to Turkish
Turkish (monolingual)

Özden Arıkan
I talk Turkey... and so will you!

Hamburg, Hamburg, Germany
Local time: 13:35 CET (GMT+1)

Native in: Turkish Native in Turkish
  • PayPal accepted
  • Send message through ProZ.com
Feedback from
clients and colleagues

on Willingness to Work Again info
7 positive reviews

Sample translations

English to Turkish: MARKETING - Advertisement & Promotion
Source text - English

Optics Store Campaign Brochure


Your ears and eyes are two very important senses and you need to take care of them. At [Brandname], we advise everyone to have their eyes checked every two years. But [Brandname] is more than an optician; we also offer hearing services. Nowadays, you can combine your eye test with a hearing test in practically all of our stores.

[…]

From now on, you can also visit [Brandname] for professional hearing service. Have your ears tested for free by a certified audician to make sure that you hear everything properly. At [Brandname], if you need a hearing aid, you will receive two hearing aids for the price of one from the digital [Brandname_Series Name] series.
Translation - Turkish

Optik Mağazası Kampanya Broşürü - 2008


Gözleriniz ve kulaklarınız, en önemli duyu organlarınızdır. Onlara iyi göz kulak olun! [Marka] olarak tavsiyemiz, herkesin iki yılda bir göz muayenesinden geçmesidir. Ama [Marka] yalnızca bir optik merkezi değildir; işitme ile ilgili hizmetler de sunar. Artık hemen hemen bütün merkezlerimizde, göz muayenesinin yanında işitme testi de yaptırabilirsiniz.

[...]

Artık profesyonel işitme cihazları için de adresiniz [Marka]. Kulaklarınıza inanamıyor musunuz? Sertifikalı işitme uzmanımız eliyle ücretsiz işitme testi yaptırın. İşitme cihazına ihtiyaç duyduğunuz anlaşılırsa, [Marka]’da bir cihaz fiyatına dijital [Marka_Seri Adı] serisinden iki işitme cihazı birden alabilirsiniz.

English to Turkish: INFORMATION TECHNOLOGY - Applications Website
Source text - English
Introduction to Application Webinar

[Event] is an advisory workshop in which you will learn how to take advantage of [Application] to optimize the performance of your existing stateful web and Java applications, increase the scalability and reliability of your IT infrastructure and develop a roadmap to leveraging [Application] across your entire enterprise. We will conduct a complete knowledge transfer to your team so that they can immediately take full advantage of [Application]’s clustering and high-availability capabilities.


[...]

*Consolidate systems to reduce both costs and complexity
*Develop new applications quickly and easily
*Improve performance and application response time for end users
*Provide unlimited scalability on demand *Guarantee business continuity through powerful monitoring and diagnostic tools
Translation - Turkish
Uygulama Webineri Tanıtımı - 2008

Bilgilendirici bir atölye çalışması niteliği taşıyan [Etkinlik] aracılığıyla, [Uygulama]'dan yararlanarak elinizdeki durumlu Web ve Java uygulamalarının performansını optimize etmeyi, IT altyapısını ölçeklenebilirlik ve güvenilirlik açısından daha da geliştirmeyi, [Uygulama]'yı işletme genelinde yaygınlaştırmak için bir yol haritası oluşturmayı öğrenebilirsiniz. Ekibinize eksiksiz bilgi aktarımı sağlayarak [Uygulama]’nın kümeleme ve yüksek kullanılırlık yeteneklerinden sonuna kadar yararlanmaya hemen başlamanıza yardımcı oluyoruz.

[...]

*Sistemleri birleştirerek maliyeti ve karışıklığı azaltın
*Çabuk ve kolay bir şekilde yeni uygulama geliştirin
*Son kullanıcılar için performansı artırın, uygulama yanıt süresini azaltın
*İstek üzerine sınırsız ölçeklenebilirlik sağlayın
*Güçlü izleme ve tanı araçlarıyla işletmede sürekliliği garanti altına alın

English to Turkish: MEDICAL - Newborn Health
Source text - English

Cystic Fibrosis Information Leaflet


What is CF?
CF occurs on average in one in 4,000 newly born children. In children who suffer from CF, the mucous in their bodies becomes thicker and tougher in some parts of their bodies than is normally the case. These changes cause problems in the airways and in the gastrointestinal tract. Early treatment may help reduce these problems.

Heredity
CF is one of the most widespread hereditary disorders in the Netherlands. ‘Hereditary’ means that children who have the disease were born with it. A child with CF has 2 “diseased” CF genes. This means they received one “diseased” gene each from both their parents, causing the disease. Some children receive a single “diseased” gene and one “healthy” gene. These children do not become ill and are called ‘carriers’ of the disease. CF heel prick tests do not test for carriers of a single CF gene.

Translation - Turkish

Sistik Fibroz Bilgi Broşürü - 2007


CF nedir?
Ortalama olarak, yeni doğan her 4.000 çocuktan birinde CF görülür. CF’den etkilenen çocuklarda, vücudun belli bölgelerinde mukoza normalden daha kalın ve serttir. Bu durum, solunum yollarında ve mide-bağırsak kanalında sorunlara yol açar. Erken tedavi, bu sorunların azalmasını sağlayabilir.


Kalıtım
CF, Hollanda’da en sık görülen kalıtsal hastalıklardandır. “Kalıtsal” ile kast edilen, çocuğun hastalığı sonradan alması değil, bu hastalıkla doğmuş olmasıdır. CF taşıyan çocukta 2 tane “hastalıklı” CF geni vardır. Yani ana babanın her birinden bir tane “hastalıklı” gen almıştır. Bazı çocuklarda ise bir “hastalıklı”, bir “sağlıklı” gen bulunur. Bu çocuklarda hastalık ortaya çıkmaz, ancak hastalığın “taşıyıcısı” kabul edilirler. Topuktan alınan kan üzerinde CF testi, tek CF geni bulunan taşıyıcıları saptamamaktadır.

English to Turkish: SOCIAL SCIENCES - Support Groups
Source text - English

Children's Domestic Violence Support Group



Why have this programme?

There can be no doubt that domestic violence does harm children.
Children and young people often feel:

*Powerless because they can't stop
the violence
*Confused because it doesn't
make sense
*Angry because it shouldn't be happening
*Guilty because they think they've done something wrong
*Afraid because they may be hurt
*Sad because they see someone they love hurt
*Alone because they think it is only happening to them.


Group Aims:
To provide a service that gives children who have lived with domestic violence opportunities to share their experience in an environment, which is safe.
Translation - Turkish

Aile İçi Şiddette Çocuklara Destek Grubu - 2008


Bu programa neden gerek duyduk?

Aile içi şiddetin çocuklara verdiği zarar tartışılamaz.
İşte çocuklar ile gençlerin yaşadığı duygular:

*Şiddete karşı bir şey yapamadıkları için kendilerini güçsüz hissederler
*Şiddetin anlamsızlığı karşısında kafaları allak bullaktır
*Öfke duyarlar, çünkü bu böyle olmamalıdır
*Suçluluk duyarlar, çünkü kendilerinin yanlış bir şey yaptığını sanırlar
*Korku içindedirler, çünkü kendi canları da yanabilir
*Sevdikleri birinin acı çektiğini görmek onları üzer
*Ve yapayalnızdırlar, çünkü sanırlar ki bu bir tek onların başına geliyor

Grubun Amacı:
Aile içinde şiddete tanık olan çocuklara, deneyimlerini güvenli bir ortamda paylaşma fırsatı sağlayacak bir hizmet sunmak.
English to Turkish: LITERATURE - Verse Fiction
Source text - English
Christopher Columbus Has Words from the Other Side of Death for Captain John Whyte, Who Rebaptized Saddam International Airport as His Troops Rolled into It


I know something about names, Captain.
Those who conquer must always have a name ready.
Even before the sword, before the gun.

I saw the island and called it
San Salvador.
San Salvador because we had been
saved.

I did not ask the natives
they were friendly, they were almost naked, they were brown under the tropical sun
I did not ask them what they called that place themselves
I did not ask them what they called their home

And I did not tell them that they would all die
I did not tell them that nobody would ever know
what they spoke
how they spoke
the words would be swallowed
like boats are swallowed in the tempest
of a sad sea
like bodies are swallowed in a mine

Now they teach me their words and their songs
here in the dark of forever
I study what they called the moon and love and good-bye
I listen to their Carib whispers
and I purse my lips and I whistle and I soften the air
with the language no one has spoken on that island
for over five hundred years

This is my penance

[…]

they wait for you, John Whyte,
here in the glorious dust of words
they once scrolled on paper parchment stone
here in the dark light of death

they wait for you
the poets of Iraq

Aby Nawas and Sa'di
Mutanabbi and Buhturi
waiting like the rugs they used to sit on
waiting like the founts they used to drink from

all the words you did not think to use
Captain John Whyte
all the names you did not know
not even your own
white barq like a flash of
lightning
barq, yes, and also barakah
the word for blessing

you will have to learn
pronounce as I have had to pronounce
word for word

the Arabic you did not care to know
like the Nahuatl I never knew
like the Cherokee I never knew

you will have to learn

starting with the hundred words
that pour forth from Allah

Rahman The Compassionate
Rahim The Merciful

Rahman International Airport
Rahim International Airport

can you hear them
even now as you advance towards Baghdad
can you hear their voices

Rahman the Compassionate
Rahim the Merciful

Rahman Rahim
and Salam

Salam
Peace

one of the attributes of God

your penance
John Whyte John Barq
did you never think

they will treat you with mercy
on the other side

that the people of Iraq
might want to call their
land
with the names of Salam
the many names of peace?

your penance
oh white one

it will take you
and your leaders forever
and forever
and forever
it will take you forever

to learn the word for peace



Copyright © Ariel Dorfman, 2003
First published at OpenDemocracy.com in April 2003. Excerpt taken from the book Other Septembers, Many Americas. Selected Provocations, 1980-2004, Seven Stories Press, New York, 2004, and published here by the kind permission of the author.
Translation - Turkish
Birlikleri Ülkeye Akın Ederken, Saddam Uluslararası Havaalanı’nın Adını Değiştiren Yüzbaşı John Whyte’a, Öte Taraftan Kristof Kolomb’un Bir Çift Sözü Var


Şu isim meselesini bilirim, Yüzbaşım, ben.
Fethe giden, yedeğine üç beş isim almalı
önceden.
Kılıçtan önce, toptan tüfekten önce, isim.

Ben de bir ada görmüştüm birinde, ve San Salvador koydum ismini.
San Salvador, “Kurtarıcı”, çünkü kurtulmuştuk artık.

Oranın yerlisine sormadım bir şey
–dost canlısıydılar, gerçi çıplaktılar da, kahverengiydi tenleri
tropikal güneşin altında–
sormadım oraya ne isim verirler diye kendileri
Sormadım neydi kendi dillerinde memleketleri

Hepiniz öleceksiniz de demedim onlara
Demedim ki bir daha kimse bilmeyecek
ne konuşurlardı
nasıl konuşurlardı
yutulup gidecek bütün sözleri
nasıl tekneleri yutarsa fırtınalarda
bir kederli deniz
nasıl canları yutarsa madenler dehliz dehliz

Şimdi bana sözlerini, şarkılarını öğretiyor onlar
burada, sonsuz karanlıkta
mehtaba ve aşka ve elvedaya ne dediklerini belliyorum
Karib fısıltılarına kulak veriyorum onların
ve dudaklarımı büzüp ıslık çalarak esintileri yumuşatıyorum
o adada bir daha kimsenin konuşmadığı
dilde
tam beş yüz seneden beri

Benim kefaretim bu

[…]

seni bekliyorlar, John Whyte,
burada, lafların şanlı şerefli tozları arasında
bir zamanlar kâğıda, parşömene, taşa yazılmış
laflar, şimdi ölümün kapkara ışığında

seni bekliyorlar seni
Irak’ın şairleri

Ebu Nüvas ile Sadi
Mütenebbi ile Buhturî
üstüne bağdaş kurdukları halılar gibi
kana kana su içtikleri çeşmeler gibi bekliyorlar

gün olup kullanacağını hiç akıl etmediğin sözleri
Yüzbaşı John Whyte
hiçbirini bilmediğin kelimeleri
kendi adın bile olsa, Whyte gibi
“white”, yani “beyaz”, göğün aldığı renk, çakarken bark
bark, evet, şimşek, ve sonra ba’raka da
bolluğun adı, bereketin

sen de belleyeceksin
benim gibi sen de
tek tek telaffuz edeceksin

asla öğrenmeyi aklından geçirmediğin Arapçayı
benim asla öğrenmemiş olduğum Nahuatl gibi
asla öğrenmediğim Çeroki gibi

sen de oturup öğreneceksin

önce ilk yüz kelime
kaynağı Allah olan

Rahman, Merhamet Eden
Rahîm, Esirgeyen

Rahman Uluslararası Havaalanı
Rahîm Uluslararası Havaalanı

işitebiliyor musun bunları
şimdi olsun, yürürken Bağdat üzerine
kulak veriyor musun hiç seslerine

Rahman, Merhamet Eden
Rahîm, Esirgeyen

Rahmanü’r-Rahîm
Ve’s- Selam

Selam
Barış

Allah’ın isimlerinden biri

senin kefaretin
John Whyte John Bark
düşündün mü hiç

merhamet edeceklerini sana
öte tarafta

Irak halkının
kendi toprağına Selam’dan bir isim koymak isteyebileceği
barışın adlarından biriyle anılmak isteyebileceği
geldi mi hiç aklına?

senin kefaretin
ey “beyaz” adam

ah sonsuza dek sürecek
senin ve liderlerinin
sonsuza
sonsuza
sonsuza dek sürecek

barış nasıl denir, öğrenmeniz



Copyright © Özden Arıkan, 2005
Nice Eylüller, Başka Amerikalar. Seçme Provokasyonlar, 1980-2004
Agora Kitaplığı, İstanbul, 2005
ISBN 975-8829-80-7