Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34] >
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
Thread poster: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Türkiye'nin büyük utancı" (Hollanda'nın...?) Dec 18, 2017

--Alıntıdır--
Yazı: Yusuf Yavuz
Odatv
18.12.2017 14:00
-------------
Ayva üretiminde dünya lideri olan Türkiye’den aldığı ayvaları ambalajlayıp daha yüksek fiyatlarla pazarlayan Hollanda, hiç ayva üretmediği halde ihracatta dünya birincisi oldu…

Türkiye dünya ayva üretiminde ilk sırada yer alıyor ancak ürettiği ayvayı değerlendirmede sınıfta kalıyor. Buna karşılık hiç ayva üretimi bulunmayan Hollanda, Türkiye ve diğer ülkelerden aldığı ayvaları ambalajlayıp satarak ihracatta dünya lideri oldu. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada artık pazarlamanın en az üretim kadar önemli olduğunu bildirerek, “pazarlamanın önemine güzel bir örnek ayvadaki durumdur. Ayva üretiminde dünya birincisi olan Türkiye, ihracatta birinciliği Hollanda’ya kaptırdı. Hiç ayva üretmeyen, Türkiye dahil çeşitli ülkelerden ithal ettiği ayvayı, ambalajlayıp cazibe kazandırıp, pazarlama kanallarını da etkin olarak kullanarak yeniden ihraç eden Hollanda, ihracatta 5 yılın 4’ünde birinci oldu” dedi.

Türkiye’nin, Çin ve Özbekistan ile birlikte dünya ayva üretiminde ilk üç sırayı aldığını belirten Bayraktar, üç ülkenin dünya üretiminin yarısından fazlasını karşıladığını söyledi. Üretimde dördüncü ve beşinci sırayı alan İran ve Fas da dahil edildiğinde, 5 ülkenin toplam üretimdeki payının yüzde 70’i aştığına dikkati çeken Bayraktar, buna karşın Türkiye hariç diğer üretici ülkelerin ayva ihracatında önemli bir pay elde edemediğinin altını çizerek şöyle konuştu:

HİÇ AYVA ÜRETMEYEN HOLLANDA İHRACATTA DÜNYA LİDERİ OLDU

“Ayvanın cefasını Türk, Çin, Özbek, İran, Fas çiftçisi çekiyor, sefasını Hollanda sürüyor. Hiç ayva üretmeyen, Türkiye dahil çeşitli ülkelerden ithal ettiği ayvayı, ambalajlayıp cazibe kazandırıp, pazarlama kanallarını da etkin olarak kullanarak yeniden ihraç eden Hollanda, ihracatta 5 yılın 4’ünde birinci oldu. Hollanda, 2012-2016 döneminde ayvanın kilogram birim fiyatını, Türkiye’den yüzde 31,9 daha fazla fiyata ihraç etti. İki ülke ihraç birim fiyatları arasındaki fark, 2013’te yüzde 73,75’e kadar çıktı. O yıl Hollanda’nın kilogram ihraç fiyatı 1 dolar 55 cente kadar çıkarken, Türkiye’ninki 89 centte kaldı.Yine Hollanda gibi hiç ayva üretmeyen Avusturya 2016’da ihracatta beşinci, Fransa altıncı sırada yer aldı. 2016 yılında Hollanda 11,6, Türkiye 10,7, Avusturya 3,3, İspanya 2, Yunanistan 1,25, Fransa 0,76 milyon dolarlık ihracatla ilk 5’i oluşturdular. Ayva ihracatında dünya toplamı da 32,8 milyon dolar oldu.”

TÜRKİYE EN ÇOK AYVAYI RUSYA’YA SATIYOR

Türkiye’nin 64 bin 579 dekar alanda 126 bin 400 ton ayva ürettiği bilgisini veren Bayraktar, “ayva ihracatımızda 3 bin 500 tonla Rusya ilk sırada yer alıyor. Bu ülkeyi 2 bin 263 tonla Almanya, 950 tonla Hollanda, 728 tonla Suudi Arabistan izliyor” dedi.

HOLLANDA SAKARYA’NIN AYVASINI KEŞFETTİ

Ayva üretiminin yüzde 57’sinin Sakarya ilinde yapıldığını bildiren Bayraktar, “Sakarya’nın ilçeleri olan Geyve ve Pamukova’nın Türkiye’nin toplam ayva üretimindeki payı yüzde 54 ile yarıyı geçiyor. Bu çok büyük bir potansiyeldir. Sakarya’da özellikle taban suyu yüksek arazilerde yetiştirilen ayva, kalite özellikleri ve lezzet açısından diğer ayva çeşitlerine göre çok daha üstündür. Sakarya’da yetişen ayvanın ayırt edici özelliğiyle ön plana çıkması ve bulunduğu bölgeyle özdeşleşmesi nedeniyle coğrafi işaret tescilinin yapılması gerekir. Bu bilinirliğini daha da artıracaktır. Hollanda, Sakarya’da üretilen ayvanın kalitesini ve üstünlüğünü keşfetmiş ve son yıllarda ülkemizden ithal ettiği ayva miktarını artırmıştır” diye konuştu.

TÜRKİYE PAZARLAMA SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN NELER YAPMALI

Üretimde dünya birincisi olan Türkiye’nin ihracatta da liderlik için pazarlama kanallarının etkin olarak kullanılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, dünya pazarlarında daha fazla pay alabilmek için pazarın talep ettiği kalite ve standartta ürün üretilmesi gerektiğini belirterek, “Modern kapama bahçelerinin sayısının artırılması gerekmektedir. Bunun için kapama bahçe tesis desteğiyle üretici teşvik edilmeli, üretim artırılmalıdır. Bu artışın paralelinde depolamaya önem verilmeli, soğuk hava deposu yatırımları teşvik edilmelidir. İhracatta ürüne katma değer sağlayacak yatırımlara önem verilmelidir. Tasnif ve paketlemenin yanında reçel, jöle, marmelat ve meyve suyu olarak da değerlendirilerek ürüne katma değer kazandırılmalı ve ihracat payı ve değeri artırılmalıdır” görüşünü dile getirdi.

Kaynak: https://odatv.com/turkiyenin-buyuk-utanci-1812171200.html
------
----------
i0a9yakytbwzfrspxznf.jpg

ADO_YORUM:
"Canı tatlıdır Batı'nın
Çikolatası, muzu, trüfü, kuşkonmazı kutsaldır
Salkım salkım kazanmayı sever
Ucuza alır
İşler
Ateş pahasına satar"


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Ruslar silinen dosyaları buldu" Dec 19, 2017

--Hürriyet gazetesinden alındı--
Mesut Hasan BENLİ - ANKARA 18.12.2017 - 21:46 | Son Güncelleme: 19.12.2017 - 01:15
---------

Karlov suikastına ilişkin Türkiye ile ortak soruşturma yürüten Rus heyeti, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın bilgisayarının harddiski üzerinde yaptığı incelemede silindiği tespit edilen bazı dosyaları saptadı. Soruşturma kapsamında Altıntaş’ın bağlı bulunduğu FETÖ’cü zümre başkanının kimliği de belirlendi.

Eski Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Cinayet sonrası Türkiye ve Rusya tarafından başlatılan ortak soruşturma kapsamında polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’ın bilgisayarının harddiski incelemeye alındı. Türk yetkililerin harddisk üzerinde incelemeleri tamamlandıktan sonra Rus heyeti de, ‘farklı bir yöntem’le incelemek istediklerini belirterek, harddiski ülkelerine götürdü. Rus heyeti harddisk üzerinde yaptığı inceleme sonucunda Altıntaş’ın sildiği dosyaları buldu.

SİLİNMİŞ DOSYALAR

Rus heyeti, Altıntaş’ın bilgisayarında “Fetullah Gülen” ibareli 2 dosya, “Hizmet” ibareli 690 dosya, “FETÖ” ibareli 4 dosya, “Nur Cemaati” ibareli 1 adet dosyanın silindiğini tespit etti. Rus heyeti, silinen dosyalar içinde “El –Kaide”, “El –Nusra” ve “DEAŞ” kelimelerini arattı. Ancak silinen dosyalar içinde bu adlarda herhangi bir dosyaya ulaşılmadı.

Rus heyeti, dün Ankara Başsavcılığı yetkilileriyle toplantı yaparak soruşturma hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Soruşturmanın Türkiye ayağını sürdüren Ankara Cumhuriyet Savcısı Adem Akıncı, Altıntaş’ın bağlı bulunduğu ‘Zümre Başkanı’nın kim olduğunu da belirledi. Eğitimci ve ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen şüphelinin, halen başka bir FETÖ davası kapsamında Ankara’da tutuklu yargılandığı tespit edildi. Savcılık, zümre başkanının tahliye olma ihtimalini göz önünde bulundurarak, hakkında yakalama kararı da çıkarttı.

‘FETÖ YAPTI’ TESPİTİ

Savcılık, “Dosya kapsamında saldırıyı gerçekleştiren polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’ın FETÖ mensubu olduğu ve olayın FETÖ tarafından gerçekleştirildiği belirlenmiştir” tespitinde de bulundu. Savcılığın bu görüşünü destekleyen en önemli delillerden biri olarak, olaydan sonra firari FETÖ şüphelisi Emre Uslu’nun yaptığı paylaşımlara da dikkat çekiliyor. Savcılık, suikast sonrası Emre Uslu’nun yaptığı paylaşımlara ilişkin olarak da şu tespitlere bulundu:

HEDEF SAPTIRDI

“Saldırının arkasındaki güçlerin ortaya çıkartılmasını engellemek amacıyla algı operasyonu yapıldığı ve bu şekilde hedef saptırılmaya, soruşturmanın başka mecralara çekilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda saldırganın Arapça slogan atması nedeniyle, saldırganın olaydan 2 ay önce El –Nusra terör örgütü ile iltisakı olan kişilerle günlük görüşmesi işlenmiş, çeşitli dini gruplar içinde yer alan saldırganın bu bağlantıları işlenmiş, saldırganın atmaya çalışmış olduğu ve tam olarak atamadığı slogan üzerinden El– Kaide örgüt algısı oluşturulmaya çalışılmış, yine saldırganın ikâmetinde ele geçirilen ve olaydan önce dağıttığı El-Kaide terör örgütü bağlantılı yapılar üzerinden algı oluşturulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.”

EL–KAİDEYİ ELEŞTİRMİŞ

Soruşturma kapsamında Altıntaş’ın telefonundaki icloud hesabına erişilmişti. İcloud hesabı üzerinde Altıntaş’ın yaptığı WhatsApp yazışmaları da bulundu. Suikast esnasında EL Kaide lehine slogan atmasına rağmen Altıntaş’ın cinayetten bir hafta önce ‘Sosyal doku’ isimli WhatsApp grubuna, “El–Kaide lideri eylem çağrısı yaptı. El–Kaide tehlikeli bir örgüt” şeklinde mesaj paylaştığı iddia edildi. Kasım ayının sonlarında Altıntaş’ın kız arkadaşıyla yaptığı bir yazışmada ise “Şahadet istiyorum” yazdığı da belirlendi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ruslar-silinen-dosyalari-buldu-40682538


 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
Who is Helen? Jan 22

Ben dün asagidaki e-posta mesajini aldim. Bozuk bir Türkçe ile yazilmis. Ekinde fotograflar da var. Önce gerçek oldugunu düsünüp bir yanit verdim ama sonra da verdigime pisman oldum. Baska bu mesaji alan var mi?

"Merhaba sevgili, mutlu pazar

Benim adım Bayan Helen Grace. Ben bir tıp doktoruyum ve General Cerrahi uzmanıyım, ben Manhattan New York'lıyım, 27 Nisan 1968'de doğmuşum. halihazırda devlet acil durumuna karşı bir tıp doktoru olarak BM ile birlikte çalışıyor ve halihazırda Suriye'de şu an Birleşik Devletler Hükümetine gönderdikleri son acil durum nedeniyle biz Suriye'deki mülteci kampı hastanesinde görev yapmadığımız için görevlendirildik. Yaralıları tedavi etmek için mülteci kampı hastanesine gelip çalışmak.

Sanki tanıştığımız halde iyi bir kalp ve basit gibi duruyorsun, sanki yıllardır tanıdığım gibi ve hala beni şaşkına çeviriyor. Ben basit bir kadınım ve tekliğim, sözleşmeden sonra bir zamanlar kalbimle kalbime güvenebileceğim iyi bir insanı arıyorum. Sadece kalpten korktuğum halde mutlu bir aileye ve mutlu bir eve gitmek istiyorum, çünkü kocamı kaybettiğimden beri bekarım ve başka bir erkeğe nasıl başlayacağımı düşünemiyorum, sahip olduğum halde arkadaşlar ilişki hakkında konuşurken ve erkekler kalbini en çok kırdıklarını duymuşlardı ... Bunu hayatımda gerçekten yaşamak istemiyorum, geç kocam sadece evlendiğim 4 yıl öncesine ait olan adamdı, Ne yazık ki beni çok seven kocam birdenbire kalp krizi geçirerek öldü. 6 yıl önce ve ölümünden beri yalnızım. Benim mutluluk kaynağı ve dünyam şu an kızım Jennifer sadece 13 yaşında. Ekli resim görmek için resmim. Bana hakkında daha çok şey söyle.

Sevgiler,
Helen."


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"FETÖ'nün 'izdivaç ablası'nın şok mesajları ortaya çıktı!" Feb 5

--Alıntı--
05.02.2018 11:55 | Son Güncelleme:05.02.2018-14:18 İSTANBUL (AA)
----

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) avukat yapılanması kapsamında hakkında 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan avukat Özge Elif Hendekçi'nin örgütün "izdivaç ablası" olduğu belirtilerek, sanığın tutuklanmamak ya da tutuklanması durumunda mağduriyet algısı oluşturmak için hamile kaldığının değerlendirildiği kaydedildi. Dava dosyasında yer alan sanık Hendekçi'nin diğer örgüt üyeleri ile ByLock yazışmaları ise şoke etti.

FETÖ'nün 'izdivaç ablası'nın şok mesajları ortaya çıktı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca, FETÖ'nün avukat yapılanması kapsamında avukat Özge Elif Hendekçi hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan ve gönderildiği mahkemece kabul edilen 25 sayfalık iddianamede, sanığın FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında 17 Ağustos 2017'de gözaltına alındığı, 23 Ağustos 2017'de ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlatıldı.

Sanık Hendekçi hakkında 2017 yılı içerisinde emniyete gelen ihbara yer verilen iddianamede, ihbarda, "Hendekçi'nin FETÖ'cü olduğu, örgüt evlerinde kaldığı ve ByLock programı kullandığı" bilgisine yer verildiği belirtildi.

Soruşturma sürecinde sanık Hendekçi'nin annesi adına kayıtlı hat ile 26 Aralık 2014'ten itibaren ByLock programını kullandığı anlatılan iddianamede, soruşturmada yer alan başka bir şüphelinin, Hendekçi hakkındaki beyanlarına da yer verildi. Söz konusu şüpheli, Hendekçi'nin örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'i savunur nitelikte söylemlerde bulunduğunu, ByLock programını kullandığını söyledi.

İddianamede, Hendekçi'nin ifadesinde, ByLock programını kullanmadığını ve örgütle iş ilişkisi dışında irtibatının olmadığını iddia ettiği kaydedildi.

Örgütün hamile taktiği

Ülke çapında FETÖ soruşturmaları kapsamında, kadın şüphelilerin çoğu kez operasyon ve soruşturma zamanlarında hamile olduklarının tespit edildiği aktarılan iddianamede, örgütün insani ve vicdani bir durum olan hamilelik olgusunu kullanarak, evli olanlara, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinden kurtarmak yahut daha hafif şekilde atlatmalarını sağlamak amacıyla hamile kalmaları talimatı verdiği vurgulandı.

Sanık Hendekçi'nin gözaltına alındığında hamile olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, şüphelinin nüfus kaydı incelendiğinde 22 Ocak 2017'de evlendiği, 10 Mart 2017'de ise yaklaşık 1,5 ay sonra boşandığının tespit edildiği anlatıldı.

Hendekçi'nin evlenip hamile kalmasının ByLock programını kullanması nedeniyle ağır soruşturma tedbirlerinin uygulanmamasına, uygulanması halinde de mağduriyete dair örgüt propagandasına yönelik (tutuklama) örgütsel taktik ve strateji kapsamında gerçekleştiğinin değerlendirildiği vurgulanan iddianamede, dava dosyasında sanığın ByLock yazışmalarına ve gruplarına ilişkin bilgilerin yer aldığı belirtildi.

İddianamede, sanık Özge Elif Hendekçi'nin, söz konusu ByLock yazışmalarında, avukatlık görevi yanında aynı zamanda irtibatlı olduğu şahıslara ilişkin örgütsel evlilikleri organize misyonunun da kendisine verildiği, yazışmaların çoğunlukla bu minvalde olduğunun görüldüğü kaydedildi. İddianamede, sanığın bu nedenle üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Şüphelinin ByLock yazışmaları

Dava dosyasında yer alan sanık Hendekçi'nin diğer örgüt üyeleri ile ByLock yazışmalarından bazıları şöyle:

- ''Bu kızımız çok iyi bir kız...ama malum yaşı biraz büyüdü. Artık evlenmesi lazım''

- ''Başörtüsünü açar mı ? Açarsa tc lazım açamazsa benim bulmam zor Özge''

- ''Yine aklımda bulunsun ama Ankara'da şakirt biri varmış. Abiyle bi konuşacaklar ne dersin''

- "Reyhanın eşi birimde''

- ''Başörtüsü açmayacaksın bölgede olan biri olu mu demiş''

- ''Rimeli sürüp pantolonumu giyip gelirim''

- ''Merhaba Özge, Konya'dan olan biri var. Sana bahsettiğim vardı ya o küçük''

- ''Çocuk birkaç yaş küçük olsa diyo''

- ''Zamanın şakirdi işte..''

- ''Başını açarsa ve maddiyat önemli değil derse birime sorabilirim.''

- ''Kakaodan beni ekle kimliğim, kutakilu''

- ''Sana bir kurban gönderiyorum''

- ''Boy, kilo, ve resim ayrıntılarını yollayacağım''

- ''Abla bu arkadaşı bölgeye versen...başını açamaz ama izdivacı önemli. Ailesi bastırıyormuş dışardan biri olsun istemiyormuş''

- ''Meslek farketmez, vazife yapmış biri''

- ''Gönderdiğin kızı verdim birşey çıkar....''

- ''Erzincanlı, Hukuk mezunu, doğulu Kürt olabilir sıkıntı yok. Başörtüsü açılması gerekiyorsa olur''

- ''Esmer olursa iyi olurmuş illa kriter istenirse bu olsun dedi''

- ''Ceza notu simli dökümanın tüm avukat abiler ile tüm tutuklu sanıklar ile paylaşılması gerekmektedir''

Dava dosyasında, sanığın ByLock'ta bulunduğu grupların yanı sıra aralarında avukat, polis ve kamu görevlilerin de bulunduğu ''ByLock arkadaşları'' da yer alıyor.

Bu arada sanık Hendekçi, bir dönem FETÖ'nün yasa dışı dinleme davasında sanık polislerin avukatlığını da yapıyordu.

Kaynağı: http://www.milliyet.com.tr/feto-nun-izdivac-ablasi--gundem-2604123/


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"İtirafçı asker deşifre etti: MÜTHİŞ İTİRAF!" Feb 5

--Alıntı--
Hürriyet Haber05.02.2018 - 15:25 | Son Güncelleme: 05.02.2018 - 15:33
___________
zosvinobm838puya7unu.jpgnbtpkvt4limszsvncdz2.jpgowd6pv0sdahzeujveoty.jpg

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Kara Harp Okulundaki eylemlere ilişkin görülen davanın sanığı eski kursiyer teğmen İ.T, karar duruşmasından önce etkin pişmanlık hükümlerinden yaralanmak istediğini bildirerek, mahkemeye itiraf içeren 12 sayfalık dilekçe verdi. İtirafçı eski kursiyer teğmen İ.T., örgüt mensubu kişilerin halen Genelkurmay'da ve diğer kurumlarda çalıştığını deşifre etti


Sanık İ.T., FETÖ'nün bilişim yapısını detaylı olarak anlattığı 12 sayfalık dilekçeyi Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sundu.

Askeri okuldan mezun olduktan sonra Ankara'ya atandığını, buradaki görevi boyunca Tuzluçayır semtinde FETÖ üyelerince kiralanan eve sohbete gittiğini ifade eden İ.T., sohbetleri düzenleyen Emin kod adlı örgüt abisinin ise Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Bilgi Evlerinde öğretmen olarak görev yaptığını açıkladı.

FETÖ'nün hükümete yönelik 17/25 Aralık kumpas davalarından sonra örgüt evlerinde siyasi konuların yoğun bir şekilde konuşulduğunu aktaran İ.T., bu süreçten sonra sohbetlere eskisi kadar sık gitmediğini iddia etti.

İ.T., astsubaylıktan subaylığa geçiş yapmak için sınavlara hazırlanmaya başladığını, örgüt abisi Sezai'nin de kendisini desteklediğini, sınavda başarılı olduktan sonra subaylık eğitimi için Ankara'ya geldiğini, burada da örgütün kendisine ulaştığını kaydetti.

Örgüt abisiyle son görüşmeyi 15 Temmuz kalkışmasından kısa bir süre önce yaptıklarını bildiren İ.T., kendisine darbe girişimine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini öne sürdü.

Mahrem yapılanma

Örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) "mahrem yapılanması" hakkında da bilgi veren İ.T, sohbet grupların iki ya da üç kişiden oluştuğunu aktardı.

Bunların başında alt düzeydeki imamın sohbetlerin planlanmasından sorumlu olduğunu kaydeden İ.T., bu imamın bağlı olduğu üst imamın ise grupların oluşturulması, kontrolü ve örgüt mensubu askerlerin evlilikleri gibi konularda yetkili olduğunu anlattı.

İ.T., "Bu üst düzey imam birkaç ayda bir sohbetlere şahsen katılarak görevini yerine getirir. Gurupların planlanmasında statü farkı dikkate alınır. Farklı statülere haiz gruplar aynı imamda tutulmaz. Evli olan askerler evli olan imamlarca sohbetlere alınır. Eşleri de asker eşlerinin sohbetlerini yapar" ifadelerini kullandı.

Örgütün üst düzey imamlarında, FETÖ mensubu askerlerin bilgilerinin bulunduğuna dikkat çeken İ.T., "Bu imamlar, (askerlere ilişkin) sahip oldukları bütün bilgileri 'truecrypt' isimli programla şifrelenmiş mikro SD hafıza kartlarında muhafaza ederler" bilgisini paylaştı.

Dilekçenin talep kısmında örgüt tarafından dini duyguları suistimal edilerek kandırıldığını savunan İ.T., "FETÖ, 15 Temmuz hain girişiminde dehşet verici gerçek yüzünü bütün ülkeye gösterdiği gibi bana da gösterdi. FETÖ'nün ortaya çıkartılan gerçek düşünce ve amaçlarını bilmiyordum, benzer amaçlara sahip olmadım. Hiçbir zaman bu yapının bu kadar gözü dönmüş şekilde hareket edebileceğini tahmin edemedim" değerlendirmesini yaptı.

Verdiği bilgiler ışığında etkin pişmanlık talebinin kabul edilmesini isteyen İ.T., "örgüt üyeliği" suçundan beraatini istedi.

İsmi geçenler görevde

İ.T.'nin dava dosyasına giren itirafları, hakkında adli işlem yapılması için mahkeme tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Sanığın itiraflarında ismi geçen birçok örgüt mensubunun Genelkurmay Başkanlığı'nın yanı sıra başka kamu kurumlarında görevli olduğu belirlenirken, bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Öte yandan darbe girişimi sırasında Kara Harp Okulu'nda yaşanan eylemlere ilişkin İ.T.'nin de aralarında odluğu 164 sanığın yargılandığı davanın görülmesine Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.

Davanın 7 Şubat Çarşamba günü yapılacak duruşmasında karar çıkması bekleniyor.

Aldığım yer: http://www.hurriyet.com.tr/itirafci-asker-mahkemede-desifre-etti-halen-genelkurmayda-40732080

[Edited at 2018-02-05 23:07 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"PKK'nın katil füzeleri ABD'den" Feb 6

--Alıntıdır--
Aydınlık 3.2.2018 11:45
---------------

PKK/PYD, Kilis ve Reyhanlı'daki vatandaşlarımızı ABD'nin füze ve roketleriyle vuruyor. Son 12 günde yapılan 88 saldırıda 7 kişi öldü, 107 kişi yaralandı

Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı ilk günlerden itibaren 88 kez roket, bir kez füze ve bir defa da havan mermisini Türkiye'de yaşayan halka yönelik ateşleyen teröristlerce Kilis şehir merkezine 34, Hatay'ın Reyhanlı, Hassa ve Kırıkhan ilçelerine ise 56 saldırı düzenlendi. Sivilleri hedef alan saldırılarda 2'si Suriye uyruklu 7 kişi hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu 107 kişi yaralandı.

Roketli saldırılarda Reyhanlı'daki 17 yaşındaki Fatma Avlar ile Suriyeli sığınmacı Nadir El Fares, Rıfat Sinirli ve Ahmet Şanverdi, Kırıkhan'a atılan havan mermisi nedeniyle de TEDAŞ işçisi Şahin Elitaş yaşamını yitirdi, yaralanan 68 kişi hastaneye kaldırıldı.

Terör saldırılarında Reyhanlı'da 320 ev ve iş yeri hasar gördü, 33 araç ise kullanılamaz hale geldi. Hasarın, ağırlıklı olarak cam kırığı şeklinde olduğu belirlendi.

Harekat süresince Kilis kent merkezi de terör örgütü PYD/PKK'lı teröristlerin hedefinde yer aldı. Teröristlerin attığı 34 roket, aralarında caminin de bulunduğu kentteki farklı noktalara düştü.

Kilis'e yönelik Afrin'den düzenlenen terör saldırılarında terzi Muzaffer Aydemir (72) ve Suriye uyruklu Tarık Tabbak (28) yaşamını yitirdi, 39 kişi yaralandı.

Atılan roketler sonucu 9 ev, bir cami ve 12 araçta hasar oluştu.

ABD MENŞELİ

Terör örgütünün sivillere karşı kullandığı mühimmat ve silahlar ABD menşeli veya ABD’nin İsveç, Rusya, Almanya’dan gibi ülkelerden temin ederek terör örgütüne verdiği envanterde. ABD, Nisan 2016’dan bu yana PYD/PKK’ya verdiği silahlar arasında; çok namlulu roket atarlar ve füze rampaları, havanlar, MK19 bomba atar, M4 Cabrine ve M16 piyade tüfekleri, BGM-71 TOW-Anti tank füzeleri verdi.

TOW antitank füzesi

Star'ın haberine göre, bu silahlar arasında Türkiye’nin parasıyla satın almak istediği, ancak ABD’nin satmaya yanaşmadığı FGM-148 Javelin Anti-tank füzeleri de bulunuyor.

FGM-148 Javelin

ABD’nin terör örgütüne verdiği İsveç Saab yapımı AT4 yeni nesil tanksavarlar ve Rus menşeli SPG9 geri tepmesiz toplar, Mehmetçiğin Kato Dağı operasyonlarında da ele geçirildi.

SPG-9
Geçtiğimiz gün terör örgütü PYD/PKK mensupları, Afrin’in Şengal köyünde ÖSO’ya ait araca ABD yapımı TOW füzesiyle saldırı düzenledi. Afrin operasyonunda teröristlerden ele geçirilen silahlar arasında SA-18 omuzdan atılan ısı güdümlü hava savunma füzesi de yer aldı. Terör örgütü PYD/PKK önceki gün Hatay/Kırıkhan’a gerçekleştirdiği saldırıda da Rus yapımı antitank füzesi 9M113 konkurs kullandığı tespit edildi.

bgnsvumfyjhzrfxqjjpm.jpgkxvjdbnhieayadaurfph.jpgpndu4do18gvy5qy1ary8.pngoc6xohmpmeaako2ypjsa.jpges1g70peuky35s199xlf.jpg

Haberin kaynağı: https://www.aydinlik.com.tr/pkk-nin-katil-fuzeleri-abd-den-turkiye-subat-2018-3


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"İşte ABD'nin Türkiye'ye karşı hazırladığı ordu" Feb 12

--Alıntı--

ODATV 12.02.2018 12:14

Habertürk gazetesi yazarı Serdar Turgut köşesinde, Pentagon’un ABD Kongre’sine sunduğu Suriye raporunu yazdı.Turgut SDG içinde yer alan Suriyeli Hıristiyan Syriac Military Council, Deyrizor bölgesinden ayrılıp Afrin’e, YPG’ye yardım için geçme kararı aldığını da aktardı.

Turgut yazısında raporda Pentagon’un YPG ile ilişkileri hakkında detayların yer aldığı ve ABD’nin YPG için ayırdığı bütçeye yer verdiğini belirtti.

“‘KESİLECEK’ DENİLEN İLİŞKİ İÇİN 70 MİLYON DOLAR DAHA FAZLA PARA İSTENMİŞ”

Habertürk yazarı Turgut şu ifadeleri kullandı:

“Pentagon’un ‘inspector general’i (IG, başmüfettiş) bütçe gereği Kongre’ye sunmak zorunda olduğu Suriye raporunu yazdı. Raporda ABD’nin hakkında sürekli çelişkili açıklamalar yaptığı YPG ile ilişkisi hakkında ilginç tespitler var. 1 Ekim’de başlayan yeni bütçe yılında YPG’ye yönelik 500 milyon dolar para ayrılmış görünüyor. Geçen yılın bütçesinde bu miktar 430 milyon dolardı. Yani bazı açıklamalarda ‘kesilecek’ denilen ilişki için 70 milyon dolar daha fazla para istenmiş bu yılda.

Müfettiş, bu bütçe kapsamında gönderilecek askeri malzemenin yapısında bir değişim olmasının doğal olduğunu, çünkü henüz tam bitirilmemiş de olsa DEAŞ ile mücadelenin ilk şiddetli aşamasının geçildiğini ve şimdiki aşamanın daha çok kurtarılmış bölgelerin tutulması, istikrarlaştırılmasına yönelik olduğunu, bu yüzden de gönderilecek silahların niteliğinin bu yeni duruma uygun olması gerektiğini söylüyor. Gönderilmesi planlanan malzemeler arasında askeri araçlar, füzeler, anti-tank füzeleri ve makineli tüfekler sayılıyor.”
.
.
.

Kaynak: https://odatv.com/iste-abdnin-turkiyeye-karsi-hazirladigi-ordu-12021820.html
--------------
_____________

ADO_YORUM: DEAŞ-MEAŞ hikaye.Türkiye'ye ne kadar zarar verebilirsem o kadar iyi hesabı. ABD burada, Rusya burada, İran burada.. Yakında Çin de karışmaya çalışacakmış. İşte emperyalizm budur sayın seyirciler. Yani diyor ki AMERİKA: Eskisi gibi her dediğimi yaparsan, modası geçmiş eski silahlarımı alırsan, sınırında seni doğrudan etkileyebilecek olaylar silsilesine karışmazsan ASLANSIN TÜRKİYE... Yoksa uğraştırırım diyor. O değil de Vietnam'dan nasıl kaçmıştın ey GRİNGO onu bi annatsana bana... Meksika-Teksas sınırında bir grubu eğitsem donatsam, beslesem büyütsem, size saldırtsam, dünya kadar silah versem ne yapardınız ey ABD yöneticileri? (Güzel Amerikalıları tenzih ederim).

1) Video: İşbirlikçileri ile birlikte USA'lıların Saigon'dan kaçışı 30 Nisan 1975 (4 dakkalık) -> https://www.youtube.com/watch?v=xIIWo5SihF4

2) Bu vidyo kaçmaz -The fall of Saigon- Büyük kaçış (CBC News 5 dakkalık) https://www.youtube.com/watch?v=og6bi3cgf5g

3) ABC News - America's Final Hours in Vietnam (51 dakkalık) -> https://www.youtube.com/watch?v=nnAvoF31HOY

4) Vietnam savaşı (Viki) -> http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVmlldG5hbV9TYXZhxZ_EsQ

5) Vietnam War (Wiki) -> http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVmlldG5hbV9XYXI

6) Vietnamkrieg (Wiki) -> http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly9kZS53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVmlldG5hbWtyaWVn
-----
TEKSAS-MEKSİKA SINIRI
vggwdaz0nrsbgxipused.png

VİETNAM-SAYGON
lisc43dcfwltjovfaqt3.jpg

[Edited at 2018-02-13 02:56 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Hastaların mahrem bilgilerinin eski milletvekiline satıldığı kesinleşti" Feb 16

--Alıntı--

ODATV 16.02.2018 10:50

Yargıtay; SGK’nın hastaların mahrem bilgilerini eski Batman Milletvekili Burhan İsen’e ait Datamed isimli şirkete 65 bin TL’ye sattığına hükmetti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir televizyon programında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nın hastaların mahrem bilgilerini 65 bin TL karşılığında sattığını, bu firmalardan birinin de eski milletvekili Burhan İsen’e ait Datamed Bilgi Yönetimi Limited Şirketi olduğuna ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Bunun üzerine İsen, Özel aleyhine 50 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. Özel, avukatı Deniz Çakır aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na ilişkin Sayıştay Denetim Raporunu ve SGK’nın 2013 yılı faaliyet raporunu mahkemeye sundu. Özel, mahkemeye, dönemin bakanları Mehmet Müezzinoğlu ve Faruk Çelik’in konuşmalarından bazı bölümler de sundu.

SAYIŞTAY RAPORUYLA SABİT

Sayıştay raporunda, Genel Sağlık Sigortası verilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması işleminin bir paylaşım değil satış işlemi olduğu, kurulun söz konusu veri taleplerini ücret mukabili karşılanmasına karar verebileceği belirtilirken, “Sağlık verilerinin üçüncü şahıslar ile paylaşılmasına yönelik süreçte yaşanan belirsizliklerden bir diğerini ise söz konusu verilerin fiyatlandırılması hususu oluşturmaktadır. Kurum tarafından genel sağlık sigortalıları ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere ait kurum bilgi işletim sisteminde kayıtlı sağlık verilerinin ücret mukabili paylaşılmasına yönelik raporumuzun düzenlendiği tarihe kadar beş farklı firma ile sözleşme akdedilmiş ve bu sözleşmeler kapsamında yapılan veri paylaşımları sonucunda bugüne kadar kurum toplamda yaklaşık 65 bin TL gelir elde edilmiştir” ifadeleri yer aldı. SGK’nın faaliyet raporunda da veri paylaşımı sözleşmesi imzalanan firmalar arasında İsen’e ait Datamed Bilgi Yönetimi Limited Şirketi’nin ismi yer aldı.

YARGITAY ÖZEL LEHİNE KARAR VERDİ

Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Özel lehine verdiği kararın ardından, İsen’in başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi temyiz itirazını reddetti. Kararda, “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verildi” denildi.

Özel, “İddialarımızı TBMM Genel Kurulu’nda Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı’nda bir kere daha ifade ederek, tehlikelere dikkat çekmiştik. Ancak AKP milletvekilleri tepki göstermişti. Haklılığımız mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Siyasette zaman zaman ‘hodri meydan’ denilir. Bunun sonucu bazen birkaç yıl sonra da olsa, bu davada da görüldüğü gibi er geç gerçekler ortaya çıkıyor. Davanın bütün süreçleri tamamlandı. AKP iktidarının 65 bin TL’ye hastaların mahrem bilgilerini sattığı Yargıtay kararıyla da tescillenmiş oldu” dedi.

Yeri: https://odatv.com/hastalarin-mahrem-bilgilerinin-eski-milletvekiline-satildigi-kesinlesti-16021802.html


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"ÖSYM'deki 'sır cihaz' davasında flaş gelişme! Sınavları böyle kazanmışlar" Feb 16

--Alıntı--

Hürriyet/Özkan ARSLAN/DHA 16.02.2018 - 18:20 | Son Güncelleme: 16.02.2018 - 18:40

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, FETÖ/PDY üyelerinin sınav sorularını önceden çalmak için, ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığındaki bilgisayarlara kurduğu ’Sır Cihazı’na yönelik yapılan soruşturma tamamlandı. 6’sı eski ÖSYM çalışanı 10 kişi hakkında dava açıldı.

dbde3kydcdqajzsnmweo.jpg

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianameye ilişkin paylaşılan bilgi notunda, FETÖ’nün ÖSYM Başkanlığındaki yapılanması ve ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ait soruların sınavlardan önce ÖSYM’de çalışan örgüt üyeleri tarafından hukuka aykırı olarak bilişim sistemine müdahale etmek suretiyle sızdırılarak örgüt mensuplarına ulaştırıldığının tespit edildiği belirtildi. ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığında Başsavcılık tarafından adli arama ve imaj alma işlemi yapıldığı, ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı sistemleri üzerindeki sunucular üzerinde 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeler sonucunda 3 adet inceleme raporunun düzenlenerek dosyaya ibraz edildiğini ifade edildi.

YAZILIMI FETÖ ÜYESİ MÜHENDİSLER YAPMIŞ

Bilgi notunda, "Yapılan soruşturma sonucunda ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ait soruların sızdırılmasının ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığında olduğu, kurumda çalışmayan bilgisayar mühendisi olan örgüt üyesi şüphelinin hazırlamış olduğu bir yazılımı ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığındaki bilgisayarlara kurduğu, ÖSYM’de görevli örgüt üyesi olan şüphelilerin bilgisayarlara sanal bir sunucu kurdukları, sınav sorularının basım işlemi için METEKSAN’a götürülmek üzere Sır Cihazına yükleme işlemi yapıldığı sırada bir kopyasının da sistem üzerinde usulsüz olarak tutulduğu ve daha sonra sınav sorularının ÖSYM’de görevli örgüt üyeleri olan şüpheliler tarafından sanal sunucudan alınarak FETÖ mensuplarına verilmek üzere cemaat abisi olan şüpheli tarafından FETÖ üyelerine götürüldüğü ve örgüt mensuplarına dağıtımının sağlandığı tespit edilmiştir" denildi.

Soruşturma kapsamında 6’sı eski ÖSYM çalışanı olmak üzere toplam 10 şüpheli hakkında, ’Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’, ’Silahlı terör örgütüne üye olmak’, ’ÖSYM Başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkındaki kanuna muhalefet’, ’Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama’ ve ’Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ suçlarından dava açıldı.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/osymdeki-sir-cihaz-davasinda-flas-gelisme-sinavlari-boyle-kazanmislar-40744489

_______
____________
ADO_YORUM: Şaşırdım mıı??? Hayırrrrrrricon_biggrin.gif Biz bunları anlatırken ne ulusalcılığımız kalmıştı ne de faşistliğimiz eskiden (özellikle 2007-2014 arası dönem). Türk ordusuna Fetullahçı-Amerikancı-Natocu tuzak kuruluyor, vatansever subaylar uydurma şeylerle içeride çürütülüyor diyenlerdendim uyduruk Ergenekon, Casusluk, Balyoz, Bülent Arınç'a sözde Suikast... ve açılan onca ota-boka davaları sırasında. AKP seçmeni akrabalarımdan biliyorum: Kös kös dinlemişlerdi... Şimdi haklıymışsın be Atlan gardaşım deyiyorular... Kitlelerin Gezi çıkışı da onca yıl yapılan haksızlıklara/baskılara toplu bir tepkiydi... Bu gözler ulusal bayramlarda Atatürk anıtına çelenk koymak isteyenleri engelleme görevi üstlenen alaycı gülümsemeli üniformalı Fetullahçı emniyetçileri de gördü o dönem... Kimsenin ahı kimsede kalmaz.

[Edited at 2018-02-16 19:20 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Peynir" diye yediğinizin içinde aslında ne var Feb 21

--Alıntıdır-

Odatv 21.02.2018 18:21

vou9tibftrabdyjdp4zn.jpg

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki gıda terörüne ilişkin Odatv’ye konuştu. Kontrol dışı üretim alanlarındaki artışa dikkat çeken CHP’li Gürer, Gıda Tarım ve Hayvacılık Bakanlığı’nın bu konuda gerekli takibi yapacak ekibinin olmadığını ifade etti.

İÇİNDE SÜT OLMAYAN “PEYNİR”

Gıda Bakanlığı’nın kurulması konusunda öneri getirdiğini de hatırlatan CHP’li Gürer, içinde süt olmayan “peynir”in vatandaşa yedirildiğini ifade etti. Ömer Fethi Gürer konuyla ilgili, “Peyniri siz satış noktalarından satın alıyorsunuz ama bu peynir değil. Peki bu ne? Bu, 20 ton bitkisel margarin kullanılarak, 15 ton duru madde eklenerek (Bu genellikle kemik tozu), 5 ton nişasta ve 5 tonda piyasadan iade edilen peynirle 45 ton yeni bir peynir üretiyorlar. Yani bunda süt yok. Peynirdeki sorunun temeli merdiven altı ve denetimsiz ürünlerdir. Bunlar marketlerde dahi satılıyor. Bunun engellenmesi denetimle mümkün olur. İçinde süt olmayan peynir üretilen duruma geldik” ifadelerini kullandı.

“SÜT KRİZİNİN EŞİĞİNDEYİZ”

Çiğ süt fiyatının 140 kuruştan 153 kuruşa çıkarıldığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, normalde 450 ton çiğ sütten 45 ton peynir elde edildiğini söyledi. Çiğ süt fiyatının 140 kuruştan 153 kuruşa çıkarıldığını ancak, bu zammın 9 kuruşunun tüketiciye yansımadığını kaydeden CHP Milletvekili Gürer, “Sudan ucuz süt var. Süt inekçiliği yapanlar, girdi fiyatlarındaki artış nedeniyle, sütten para kazanamadığı için hayvanlarını kesimhaneye gönderiyor. Bu da süt krizini beraberinde getirecek gibi görünüyor” diye konuştu.

Kendisinin daha önce gıda gruplarında yöneticilik yaptığı için neler olduğuna ilişkin bilgisi olduğuna dikkat çeken CHP’li Gürer, önerisini ise şöyle dile getirdi:

“Artık her yurttaş ürün müfettişi olsun. Bu şöyle olacak. Yurttaş aldığı ürünün fiyatını kontrol edecek. Ürünün etiketini okuyacak. İmal edildiği yer ve içeriğini kabul edecek. Belediyeler yeniden yetkilendirilecek. Laboratuarlar belediyelerde yeniden arttırılıp şüphesi olan yurttaş onu götürüp kontrol ettirebilecek. Bununla ilgili cezada işleyecek.”


HÜKÜMET 2 YILDIR HİLELİ ÜRÜN SATANLARI AÇIKLAMIYOR

“Hükümet 2016’tan bu yana hileli ürünlerin açıklamayı bıraktı. Ondan önce 2011 yılında çıkarılan yasa ile hileli ürün satan firmalar kamuoyuna açıklanıyordu. Orada da bazı firmaların hileli peynir yaptığı belirtiliyordu. Onu 2016 yılından bu yana yayınlamıyor” diyen Ömer Fethi Gürer, geçmişte mahalle bakkalları olduğuna ve o mahalle bakkallarının mahalleye karşı iyi ürün satma sorumluluğu hissettiğini ifade etti. Gürer, AVM’lerle birlikte bakkalların son bulduğunu da ekledi.

TÜRKİYE'YE KAÇAK GDO’LU ÜRÜN MÜ GİRİYOR

Adana’da GDO’lu ekmek bulunduğuna ilişkin haberleri hatırlatan CHP’li Gürer, “GDO’nun Türkiye’de ürünlerde doğrudan kullanılması yasak. GDO’lu yem giriyor Türkiye’ye. Demek kaçak olarak Türkiye’ye GDO’lu ürünlerde sokuluyor ki bu ekmekte ortaya çıktı” dedi.

Kaynak: https://odatv.com/peynir-diye-yediginizin-icinde-aslinda-ne-var-21021825.html

__
______
ADO_YORUM: Yazıda "peynir kokusuna" değinilmemiş. Ayruca bu uyduruk peynirlerin içine öyle bir peynir kokusu basıyorlar ki parmaklarınızı da yiyorsunuz tıkınırkene...

[Edited at 2018-02-22 11:26 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Türkiye’de 1 milyon çocuk tarikatların elinde" Feb 25

--Alıntıdır--

SÖZCÜ/Can ÖZÇELİK 02:56 25 Şubat 2018

k8brubs6uflide8cqkv7.jpg

2017’de ‘Eğitimde tarikatların etkisini’ araştıran Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı, SÖZCÜ'ye konuştu. 1 yıl süren araştırmanın sonucunun vahim olduğunu vurgulayan Balcı: 1 milyon öğrenci tarikatların elinde. Sadece İstanbul’da 445 tarikat ve kolu faaliyet gösteriyor. Aileler, yoksulluk ve sahipsizlikten çocuğunu tarikatlara teslim etmiş halde...

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibi yaklaşık bir yıl boyunca sahada çalıştı. “Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği, 1 Milyon Öğrenci Tarikatların Elinde” başlıklı bir rapor yayımladı. 2017 yılında hazırlanan raporda, Türkiye'de tarikat ve cemaatlerin eğitim sistemindeki etkileri ortaya konuldu.

‘SONUÇLAR HAYRETE DÜŞÜRDÜ'

Rapora göre Türkiye'de 2.6 milyon kişinin bir tarikatla organik bağı bulunuyor. Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi sayısı ise 1.1 milyon. Sadece İstanbul'da 445 tarikat ve kolunun medrese ya da Kuran kursu adı altında binlerce çocuğa eğitim verdiği tespit edildi. Üstelik bu çocukların bir kısmı okul çağında bile değil… Rapordan çıkan sonuçları SÖZCÜ'ye değerlendiren Prof. Esergül Balcı, “Sonuçlar karşısında biz de hayrete düştük” ifadelerini kullandı. Balcı, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

‘DEVLET EĞİTİMDEN ÇEKİLMİŞ'

“Taşrada durum aslında daha vahim. Devlet eğitimden kademe kademe çekilmiş. Bazı bölgelerde okullar kapatılmış. Yoksulluk ve sahipsizlik nedeniyle aileler çocuklarını tarikatlara teslim etmiş durumda. Yarın bu çocukların hangi amaç için, nasıl kullanılacağı meçhul. Her türlü istismara açıklar. Bu durum terör kadar ciddi bir ulusal güvenlik sorunudur.”

Prof. Balcı şunları söyledi: “Doğu ve Güneydoğu'daki medreseler Irak, İran ve Suriye gibi sorunlu ülkelerdeki benzer yapılarla irtibat halinde. Biz bunun için Tarikat Erasmusu ifadesini kullandık.” Balcı, bu araştırmayı yapma fikrinin nasıl ortaya çıktığını ise şöyle anlattı:

‘TEHDİT OLARAK GÖRÜYORLARDI'

“Fikir Rusya'da olduğum dönemde başladı. FETÖ, burada yayılmıştı. Ruslar bunu bir tehdit olarak görüyorlardı. ABD'ye gittiğimde koruyup kollandıklarını gördüm. Bu yapının Türkiye için ne kadar büyük bir tehdit olduğuna şahit oldum. Üstelik tüm altyapılarını eğitim üzerine kurmuş bir yapıdan söz ediyoruz. Bu konudaki çalışmalar ise çok sığ.”

Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/turkiyede-1-milyon-cocuk-tarikatlarin-elinde-2246079/

_____________

ADO_YORUM: Dünyada insan kaynağını bu kadar heba eden devlet az bulunur. Dünyadaki diğer Türk topluluklarına bakıyorum (Azerbaycan, Kıbrıs, Tataristan, Başkurdistan, Kazakistan, Uyguristan-Çin...) bir de bize bakıyorum... En büyük kültürel yozlaşma Türkiye'de. Her yerde ezbercilik, her yerde ikircikli yaşam formları. Bunca cemaat-tarikat da ne demek oluyor. Bu böyle gitmez. Yazık bu çocuklara, çok yazık...

Geçenlerde seksi iç çamaşırları (ne demekse?) satan bir esnafla muhabbet ettik biraz. Satışları çok güzelmiş (muhafazakarı hiç de az olmayan bu kentte). Hadi seksi iç çamaşırı yatak odasında önem kazanıyor diyelim. Asortik kadın giysileri de iyi satıyormuş. Bunları kim giyiyor acaba dememe gerek yok. Yurdum kadınları, kızları evlerinin içinde giyiyor tabii ki...Bunları evlerinde giyenler keşke dışarıda da giyseler, giyebilselerdi (Giyenler zaten giyiyorlar, yazın Hollandalı sütyeni ve kısa donla gezen, normalde istediği gibi giyinen de çok doğrusu). Arap dostlar yanlış anlamasın lütfen. Bazı kimseler ve tarikatlar piyasada olmayan bir "Arap"lığa özeniyorlar. Günümüzde, artık bu şekliyle yaşanmayan bir "Araplığa" hayranlar... Olmayan hayali bir Osmanlı'ya hayranlar... Neyse buradan yırtıyorum has Karamanlıyım ve hiç Osmanlı olmadım. Eee kurtulabildik mi? Tabii ki kurtulamadık. Apartman sakini teknisyen Bülent mantolanan apartmana bir Osmanlı tuğrası siparişi vermiş yazın. Baktıkça bakıyorum, güldükçe gülüyorum... Eee tabi tarih kitapları Karamanoğullarının hıyanetleri (!) ile dolu...icon_biggrin.gif Bu yöredeki (Konya'dakiler dahil) tarihi yapıların %99,9'u Selçuklu ve Karamanoğulları + Türklerden önce burada yaşayan medeniyetlerin eserleridir. Osmanlı eserleri yok denecek kadar azdır. Cumhuriyete kadar cezalıymışız yani, gerçekten.

Bilindiği gibi eğitimde uzun yıllardır (en az 60 küsür yıldır) acınası durumdayız. Okullarda okutulan tarih kitapları bile ayrımcılığa/ötekileştirmeye hizmet etmekte. "Hee, koyun oyun Karaman" denklemini yanıtlarken canın çıkar örneğin... (Meraklısına koyun postunda iyi savaşçılarmışız o zamanlar...) Oyun moyun hepsi bu kadarcık işte. (Biraz da ayrılıkçılık yapayım: Tarihteki Karaman bir devletin, bölgenin, yörenin, eyaletin adıdır, tarihi haritalara bakılabilir. Şimdiki Karaman, il merkezi Larende'dir. Cumhuriyetimiz sağolsun, adımız yaşasın demişler ve Karaman adı çok da yakışmış. İl içinde has Karamanlı kim rekabeti vardır. Bu rekabette Ermenekliler (benim gibi) - Karamanlılar (merkez) anlaşamaz. Beylerimizin mezarları, türbeleri bile Toroslarda, o kültürü savunan, yaşatan biziz deriz ve sarp kayalıklardan hışımla haykırarak tartışmayı bitiririzicon_biggrin.gif ). Şehrin, yörenin reklamını yaptığımı sananlar çıkacak şimdi, en iyisi her yer Türkiye demek.

Bu tip şeyleri, yaşanan deneyimlerle anlatmak ayrıca daha gerçekçidir... Ben de bunu yaptım şu an.

Bana göre kültür emperyalizmine en çok uğrayan ülke ve insanların en başında Türkiye ve Türkler gelmekte... İnsanlar güçlüyü tutmayı da çok seviyorlar (torpil kurumunu da bi hatırlayıverin). Fetullahçılar FETÖ'ye evrilmeden önce malum çevrelerce desteklendiler örneğin... Sonuç ortada.

Çocukların başlarına tarikat-cemaat yurtlarında getirilenler de ortada...

Böyle eğitim olmaz. Herkes bunu anlayacak, ama ne zaman???



[Edited at 2018-02-25 23:31 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"TSK’da kripto temizliği sürüyor" Mar 1

--Alıntı--

SABAH/ERKAM ÇOBAN Giriş Tarihi: 2.3.2018

e2enftzstrk9boj0v3gg.jpg

FETÖ'nün mahrem imamlarının deşifre ettiği "ardışık arama sistemi" FETÖ'nün TSK'daki gizli yapılanmasının tasfiyesinde önemli rol oynadı. TSK'da 8 defa ankesörlüden araması olanlar FETÖ şüphelisi olarak değerlendirilirken, ardışık aramaya takıldığı tespit edilenler ise kripto FETÖ'cü olduğu gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Emniyet İstihbarat ve Terörle Mücadele birimlerinin ortaklaşa yürüttüğü TSK'daki kriptolarla ilgili çalışmalar derinleşerek devam ediyor. Mahrem imamların itirafları ve teşhisleri ile başlayan süreç, FETÖ'nün TSK'daki yapıları ile iletişim sağladığı "ardışık arama sistemi" üzerinden yürütülüyor.

TELEFONDA FETÖ İZİ SÜRÜLÜYOR
Girdiği sınavlar, iç ve dış görevleri, referansları, rütbe terfileri, birinci derece aile fertlerinde ByLock kullananlar ile Bank Asya'ya para yatıranlar, eğitim hayatı boyunca okuduğu okullar, örgütün kanallarının dijital televizyon platformundan kaldırılmasıyla aboneliklerini iptal edenler, ziyaretçi defterleri, sıralı komutanları, tayinleri, kanaat notları, devreleri, eşkal belirlemede olup olmadıkları, FETÖ'cü asker ile mahrem itirafçıların ifadeleri, patates hat kullanıp kullanmadıkları gibi 250'ye yakın "kripto analiz programı" ile FETÖ bulgusuna rastlanan kişilerin telefon geçmişlerinde FETÖ izi sürülüyor.

HÜCRE YAPILANMASI ÇÖZÜLÜYOR
En az 8 defa ankesörlü telefonla aranan kişi FETÖ şüphelisi olarak belirleniyor. HTS incelemelerinde birbirini takip eden sabit tarihlerde, farklı ankesörlü telefondan ve ardışık şekilde araması olup olmadığı inceleniyor. Şüphelilerin telefonlarıyla gerçekleştirdikleri görüşmelerin arayan, aranan; arama zamanı, arama süresi, arama yeri ve sinyal alınan baz istasyonları gibi bilgiler detaylı olarak ele alınıyor. Birbirini takip eden ayrı tarihlerde, her aramasında farklı ankesörlü telefondan aranan, aynı ankesörlüden ardı ardına farklı şüphelilerin arandığı belirlenirse FETÖ şüphesi ağırlık kazanıyor ve operasyona dönüşüyor. FETÖ'nün TSK'daki hücre yapılanması içerisinde oluşturduğu küçük örgüt grupları da deşifre ediliyor.

81 KİŞİ TUTUKLANDI
TSK'nın Ankara'daki merkez komutanlıklarında 5 bin civarında kripto örgüt üyesi olduğu değerlendiriliyor. Ardışık arama sistemi ile kriptolar çözüldükçe illere listeler gönderildiği ve gözaltı işlemi yapıldığı öğrenildi. Tutuklananların sayısı 81'e çıkarken, milyonlarca arama da inceleniyor.

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/gundem/2018/03/02/tskda-kripto-temizligi-suruyor

ADO_YORUM: Ben de bu devirde bu kadar ankesörlüyü kim kullanıyor hala diyordum, çocukların bile akıllı telefonlarla gezdiği bir çağda... "Çok akıllıyız biz, Atatürk anıtına çelenk bile koydurtmuyoruz, USA'da mehdimiz var bize bişey olmaz, Tüm ülkeyi parmağımızda oynatıyoruz kimse bize bişey yapamaz, Korkak bu halk darbe yaptık mı tüm zenginlikler bizim olacak, İranvari yeni sisteme de geçeriz-1000 yıllık mehdilik dönemine de..." gibi salaklıkları yapmayacaktınız... Hedef yalnızca Sayın Cumhurbaşkanımız değildi ki... Rejimi değiştirmek için ABD-NATO-AVRUPA destekli bir iç savaşı bile göze almışlardı. Ya rejim değişseydi. İşte o çok korkulan İran'daki rejimin 1000 beterini yaşatmaya çalışacaklardı. Başarılı olamazlardı ama çok kan dökülürdü, en az 20 yılımız uçar giderdi... Bu herkese ders olsun. Cemaatlar-tarikatlar tez elden kapatılsın.

Diğer yörelerimizi çok iyi tanımıyorum ama tanıdığım bir bölge var; TOROSLAR: Antalya, Konya, Mersin, Adana, Karaman, Niğde torosları... O toroslarda yaşam sürdükçe Mustafa Kemal'in yaktığı meşale hep parıldayacaktır. İçin rahat olsun TÜRKİYEM amma uyanık kalmanda yarar var.


[Edited at 2018-03-02 14:24 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Zekeriya Öz’ün ByLock’taki kod adı ‘limitsiz" Mar 2

SABAH/Giriş Tarihi: 2.3.2018

Zekeriya Öz astığı astık kestiği kestik günlerinde fors atarken
uqep2tnlh4zi3by8j28v.jpg

Bay Zekeriya Öz ve Bayan Nazlı Ilıcak mutlu günlerinde kartopu oynar(lar)ken...
gce97tlmutjv59jloh8k.jpg

FETÖ'nün firari savcısı Zekeriya Öz hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı. Öz'ün soruşturma dosyasına giren ByLock yazışmalarında "limitsiz" kod adını kullandığı belirlendi. Öz'ün yazışmalarında nargile düşkünü olduğu ve sürekli, "Nargile aldınız mı?" diye sorduğu görüldü. Öz'ün bir başka mesajında ise, "Eğer kaçmak yok sonuna kadar direnişe devam denseydi sorguda şov yapmayı düşünüyordum" dediği görüldü. Öz'ün, ByLock'a en son 13 Şubat 2016'da erişim sağladığı, kişi listesinde 16 FETÖ'cünün bulunduğu ayrıca ByLock'ta bir de grubunun olduğu belirlendi. Öz, Mehmet Karababa ile yaptığı başka bir konuşmada ise bir tane daha sahte pasaport yaptırmak gerektiğini söylüyor. ByLock mesajlarıyla Öz'ün, örgüt üyeleriyle lobide buluştuğu, dışarı çıkmak için de bir örgüt mensubundan izin istediği ortaya çıktı. Firari Öz'ün, FETÖ'den tutuklu avukat Yusuf Danyal Kılıçalp ile de ByLock'tan konuştuğu belirlendi.

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/gundem/2018/03/02/ozun-bylocktaki-kod-adi-limitsiz
+ İkinci foturaf internetten alınmadır. Foturaf yazılarını ben yazdım.
--------
ADO_YORUM: Büyük ihtimalle MİT kaynaklı bir habere benziyor. Eskiden olduğu gibi kahvede okey oynayan vatandaş Hayri amcayı önğmemeniz güzel... Afferim afferim işte böyle çalışmalısın MİT.

[Edited at 2018-03-02 21:45 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"ABD’nin ‘generali’ eli kanlı terörist" Mar 7

--Alıntıdır--
Milliyet 07.03.2018 01:30 | Son Güncelleme:06.03.2018-23:07

ABD’li sözcünün ‘General Mazlum’ dediği PKK/PYD’nin sözde sorumlusu ‘Mazlum Kobani’ kod adlı Ferhad Abdi Şahin, Türkiye’nin kırmızı listeyle aradığı çok sayıda saldırının faili

nneupryoibv6kvgivhzy.jpgvh99cdqhhcmf6hxrje5m.jpg

Pentagon Sözcüsü Manning’in “General Mazlum” olarak tanımladığı, “Mazlum Kobani” ve “Şahin Cilo” kod adlarını kullanan terör örgütü PKK/PYD/YPG’nin sözde sorumlularından Ferhad Abdi Şahin, Türkiye’nin kırmızı listesinde yer alan ve başına 4 milyon lira ödül koyduğu teröristler arasında yer alıyor. 29 yıldır PKK’nın dağ kadrosunda yer alan Şahin, 2005’te Kuşadası Kadınlar Denizi’nde altı kişinin öldüğü saldırısı, İstanbul Güngören’den 17 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla beş kişinin öldüğü Ankara Kumrular’a kadar Türkiye’deki bir çok katliam emrini veren terörist olarak aranıyor.

63 ŞEHİDİN DE KATİLİ

Bir dönem TAK’ın başında yer alan Şahin, sınır karakollarında 63 askerin şehit olduğu saldırıların da bir numaralı faili olarak biliniyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Rob Manning, önceki gün Suriye’ye yönelik bir soru üzerine PKK’nın sözde üst düzey yöneticisi “Mazlum Kobani” ve “Şahin Cilo” kod adlarını kullanan Şahin’i “General Mazlum” olarak tanımladı. Manning’in, “General Mazlum ve Suriye’de DAEŞ’ten alınan yerlerdeki yerel askeri konseyleri, DAEŞ ile mücadeleye devam ettikleri sürece desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Pentagon Ortadoğu Masası sözcülerinden Binbaşı Adrian Rankine-Galloway de Türkiye’nin YPG’ye ilişkin kaygılarını anladıklarını ancak kastettikleri kişinin ABD’nin desteklediği YPG/PKK’nın paravan örgütü olan SDG’nin komutanı olduğunu söyledi. Bu sözler büyük tepki çekti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, 25 Nisan 2017’de Sincar ve Karaçok’a gerçekleştirdiği hava operasyonlarının ardından ABD’li komutanların Şahin’le kameraların karşısına çıkması da büyük tepki toplamıştı.

'KIRMIZI'DAKİ CANİ

Şahin ve terör örgütü YPG/PKK’nın Suriye faaliyetleri, Irak-İran sınırında bulunan Kandil Dağı’ndaki sözde başkanlık konseyinden yönlendiriliyor. Yaklaşık 50 bin silahlı kişiden oluştuğu iddia edilen SDG kadrosunun yüzde 70’den fazlası ise YPG ve kadın unsurlar yer aldığı YPJ’den meydana geliyor. Türkiye’nin başına 4 milyon lira ödül koyarak aradığı teröristlerden Şahin de tüm talimatlarını Kandil Dağı kadrosundan alıyor.

Şahin, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan aranan teröristler listesinin “kırmızı” kategorisinde yer alıyor. Kandil kadrosunun öne çıkan isimlerinden olan terörist, kanlı terör örgütü PYD/PKK adına uzun süredir silahlı eylemlerin başında bulunuyor.

KATLİAMLARIN 1 NUMARALI FAİLİ

29 yıldır PKK’nın dağ kadrosunda yer alan ve şehirlerdeki katliamları gerçekleştiren TAK’ın başında bulunan terörist Şahin, 1991-1996 yıllarında Hakkâri kırsalında sözde Cilo Eyalet sorumlusu olarak da faaliyet gösterdi.

Sınır karakollarında 63 askerin şehit olduğu hain saldırıların bir numaralı faili olan Şahin’in talimatını verdiği saldırılardan bazıları ise şunlar:

- 16 Temmuz 2005: Kuşadası Kadınlar Denizi’nde bir minibüse yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu 2’si turist 6 kişinin ölümü.

- 29 Ağustos 2006: Antalya’da uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu 4 kişinin ölümü, 13’ü yabancı turist 87 kişinin yaralanması.

- 27 Temmuz 2008: İstanbul Güngören’de 5’i çocuk 17 kişinin ölümü, 154 kişinin yaralanması.

- 20 Eylül 2011: Ankara Kumrular’da 5 kişinin öldüğü, 34 kişinin yaralandığı bombalı saldırı.

- 20 Ağustos 2012: Gaziantep’te 9 kişinin öldüğü, 66 kişinin de yaralandığı bombalı saldırı

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/abd-nin-generali-eli-kanli-gundem-2622439/

___________
ADO_YORUM: Bu nasıl müttefiklik anlayan beri gelsin. FETÖ orada, herifler taa USA'dan burnumuzun dibine terör örgütü desteklemeye geliyor(lar). ABD halkına acıyorum, o kadar emperyalist elitleri var ki vergileri insanlığı mafetmek için harcanıyor. Ayrıca çoktan vakti geldi de geçti bile; ülkemizdeki USA üsleri tez elden kapatılmalıdır. Almanya'ya (siyasi anlamda bir tür ABD sömürgesi) Türkiye'den kaçan kaçak ve suçluları korumada işbirliği baskısı da yapmaktalar. Alman yöneticileri-siyasetçileri zaten bir alem... Sonra da demezler mi dünya bizden nefret ediyor diye.
Dünya sizi niye sevsin ki? Karıştırmadığınız coğrafya, bombalamadığınız toprak kalmadığı için olmasın bu USA nefreti?? Hollywood filmleriniz de eskisi kadar hayran kazandıramıyor size. Ne olacak bu USA'nın hali...

PKK terör örgütünün yukarıda bahsi geçen katliamları:

1) 2005 Kuşadası saldırıları -> http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvMjAwNV9LdcWfYWRhc8SxX3NhbGTEsXLEsWxhcsSx

2) 2011 Ankara Kumrular saldırısı -> http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvMjAxMV9BbmthcmFfS3VtcnVsYXJfc2FsZMSxcsSxc8Sx

3) 20 Ağustos 2012 Gaziantep saldırısı -> http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvMjAxMl9HYXppYW50ZXBfc2FsZMSxcsSxc8Sx

4) 27 Temmuz 2008 Güngören saldırısı -> http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvMjAwOF9Hw7xuZ8O2cmVuX3NhbGTEsXLEsXPEsQ

5) Antalya’da bomba: 4 ölü, 87 yaralı -> http://www.hurriyet.com.tr/antalya-da-bomba-4-olu-87-yarali-4995858


[Edited at 2018-03-07 22:56 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 18:14
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"Halkın parası yandaşlara böyle aktarılıyor" Mar 7

--Alıntıdır--

ODATV 07.03.2018 12:35

spcurobxbdv7jnmsdx30.jpgCHP'li vekil Gürer’in soru önergesini yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Kamu kurumlarının TV’lere verdiği reklam ve tanıtım giderlerinin, ‘tören ve organizasyon’ bütçelerinin içine dahil edildiğini açıkladı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu kuruluşları ve KİT’lerin televizyon kanallarına verdiği reklam ve tanıtım bütçelerini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine yanıt veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, analitik bütçede “reklam giderleri” şeklinde bir sınıflandırma olmadığını belirterek, bu giderlerin “tören”, “fuar” ve “ağırlama” gibi ekonomik kodlar içinde yer aldığını açıkladı.

HANGİ KANALA NE KADAR REKLAM VERİLDİ

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yazılı soru önergesinde kamu kurum ve kuruluşları ile KİT’lerde 2017 yılında TV kanallarına verilen reklam tutarları ve TV kanallarına göre dağılımının açıklanmasını istedi.

Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ yanıt verdi. Bekir Bozdağ, Anayasa'nın 165'inci maddesi uyarınca, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesine ilişkin usul ve esasların mevzuatta belirlendiğini ifade ederek, “yetkili kurum ve kurullarca denetlenerek sonuçlan yasama organı başta olmak üzere ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır” dedi.

ANALİTİK BÜTÇEDE TRİLYONLUK REKLAMLARIN SINIFLANDIRILMASI YOK

Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ve faaliyetlerinin tanıtımı amacıyla bütçelerinden yaptıkları harcamalarda Analitik Bütçe Sınıflandırması kullanıldığını anlatan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Analitik Bütçe Sınıflandırmasında ise ‘Reklam giderleri’ şeklinde bir sınıflandırma yer almamaktadır. Söz konusu harcamalar kurum ve kuruluş bütçelerinin ‘İlan Giderleri’ veya ‘Tanıtma, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri’ ekonomik kodlarına gider kaydedilmek suretiyle gerçekleştirilmektedir. ‘İlan Giderleri’ kapsamında mahkeme ilan bedelleri de dahil olmak üzere her türlü ilan ve reklam giderleri, ‘Tanıtma, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri’ kapsamında ise tanıtma amaçlı fuarlar, tören, toplantı, seminer vb. organizasyonlar ve bunlara ait araç gereç ve malzeme giderleri, ağırlama, konaklama ve bu işlemlerle ilgili her türlü hazırlıkların gerektirdiği giderler gibi çeşitli giderler yer almaktadır” ifadesini kullandı.

BOZDAĞ: “ REKLAM GİDERLERİ VERİSİ YOK”

Bozdağ, CHP Milletvekili Gürer’in soru önergesine verdiği yanıtta şu bilgileri de açıkladı: “Yukarıda belirtildiği üzere, anılan ekonomik kodlara gider kaydedilmek suretiyle idarelerce yapılan harcamalar sadece reklam giderleri ile sınırlı olmayıp başka mahiyetteki harcamaları da içermektedir. Dolayısıyla, bütçe sınıflandırmasında ‘Reklam giderleri’ şeklinde bir tasnif olmadığından merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin reklam giderlerine ilişkin veri üretilememektedir.”

GÜRER: “TRİLYONLAR KİMLERE AKTARILIYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise bir saniyelik gösterimi bile milyarları bulan TV reklamları için ayrılan bütçenin ne kadar olduğunun, analitik bütçe içinde sınıflandırılmamış olmasını eleştirdi. Hangi TV kanalına ne kadar reklam parası aktarıldığı konusunda açıklama yapılamadığına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Net rakamlar olmasa da trilyonlarca liralık tanıtım ve reklam bedeli ödendiği bilinmektedir. Bu miktarların ‘tören’ gideri kapsamına alınarak, kamuoyundan saklanması, ciddi devlet anlayışına yakışmamaktadır” ifadesini kullandı.

Kaynak: https://odatv.com/halkin-parasi-yandaslara-boyle-aktariliyor-07031838.html


===========
ADO_YORUM: Devlete verdiğim vergiler bir katır yükü para olmuştur. Var mı demezler, yok mu demezler.Vergi de vergi. Arkadaşım ben 1 tek kişiyim ve devlete yük olmuyorum, öte yanda sülalece devletten geçinenler var. Kimseyi sömürmüyorum. Vergi ver ey tercüman demek kolay memurlara-siyasetçilere. Bu paralar neliklerle kazanılıyor haberiniz var mı siyasetçiler ve onların memurları? Yok tabi. Bu vergileri oy depolarınızdan da almayı deniyor musunuz? Aklınızdan bile geçmez bu değil mi yaa. Yolsuzluklara harcanan vergiler ne kadardır acaba???

Asıl önemli konu toplanan vergilerin nerelere, nasıl harcandığıdır. Vergi veren yurttaşlar olarak, memura gözümüz gibi bakalım, gereksiz yatırımlara kaynak sağlayalım, har vurup harman savrulan projelere para akıtalım... Oooh ne ala gezegen şu dünya. Ne ala gezegen burası böyle suyun başını tutanlara (sakın ola "memurlar da vergi veriyor" falan demeyin -> onlarınki sanal vergi sanal). Yurttaşı yaşat ki devlet de yaşasın. Çok üstüme gelirseniz bilgisayarımın şifresini teslim eder, buyrun siz çevirin, kürem kürem kazanın şu dilendiğiniz vergileri demesini bilirim ben. Bakalım para nasıl zor kazanılıyormuş görebilecek misiniz. Çok pis sövesim geldi ama sövmeyeceğim. İnnallah ini massabirin deyiyorum...

Yandaş sendikalardan birinin yerel başkanlığını yapan ilahiyat mezunu öğretmen bir akrabam var. Adam azmetmiş herhalde o diyar senin bu diyar benim yurtdışı gezmelerde yıllardır. Kimin parasıyla geziyor? Vergilerimizle tabii ki. Ne demişler "milletin malı deniz yemeyen (yiyen) domuz"... Büyük baş yandaşların yeni parayla 100 milyonlarca liralık vergi borçları aniden silinir, size ise cüzi miktarlar için bile Eposta bildirimli adi tacizler uygulanır sık sık maliye tarafından.

Böyle bir sistemde yaşamak çok canımı sıkıyor. Şeytan, git toroslara yap dağa bir kulübe, geri kalan ömrünü özgürce yaşa diyor... Bıktım ulan maliye şu e-posta bildirimli tacizlerinizden artık.

Sofu bir insan değilim ama kursağıma haram lokma koymamaya, kul hakkı yememeye çalışan bir insanım. Bakıyorum ve görüyorum ki "dindarım" diyen insandan korkacan arkadaş. Hele bir de sonradan görmeyse...


[Edited at 2018-03-07 23:07 GMT]


 
Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search







BaccS – Business Accounting Software
Modern desktop project management for freelance translators

BaccS makes it easy for translators to manage their projects, schedule tasks, create invoices, and view highly customizable reports. User-friendly, ProZ.com integration, community-driven development – a few reasons BaccS is trusted by translators!

More info »
TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search