Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36]
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
Thread poster: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Akıncı Üssü davasında Nov 28, 2020

Akıncı Üssü davasında 79 kez müebbet alan FETÖ sanığı Harun Biniş mahkemeyi tehdit ederken neler yaşandı?

tr.sputniknews.com AKŞAM POSTASI
22:19 27.11.2020(Güncellendi 22:21 27.11.2020)

Yazarı Atilla Güner

15 Temmuz Davaları Platformu Başkanı Av. Mehmet Alagöz, Akıncı Üssü davasında 79 kez müebbet alan FETÖ sanığı Harun Biniş'in mahkemeyi tehdit ettiği anları anlattı.

15 Temmuz Darbe Girişimi’n
... See more
Akıncı Üssü davasında 79 kez müebbet alan FETÖ sanığı Harun Biniş mahkemeyi tehdit ederken neler yaşandı?

tr.sputniknews.com AKŞAM POSTASI
22:19 27.11.2020(Güncellendi 22:21 27.11.2020)

Yazarı Atilla Güner

15 Temmuz Davaları Platformu Başkanı Av. Mehmet Alagöz, Akıncı Üssü davasında 79 kez müebbet alan FETÖ sanığı Harun Biniş'in mahkemeyi tehdit ettiği anları anlattı.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin en büyük davası olan Akıncı Üssü davasında 4 'sivil imam' 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis alırken, bu kişiler arasında yer alan Harun Biniş isimli FETÖ sanığının mahkeme başkanını nasıl tehdit ettiği ortaya çıktı. 15 Temmuz Davaları Platformu Başkanı Av. Mehmet Alagöz RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası canlı yayınında yaşananları anlattı.

'Siz göreceksiniz'

“475 sanıklı bir dosya. Bu davada Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Otuç, Harun Biniş gibi 4 sivil imam dedikleri kimseler de vardı. Aynı zamanda Bekir Ercan Van gibi İncirlik’te görev yapan Tuğgeneraller de vardı. Bu dava aynı zamanda FETÖ örgütünün, TSK içerisindeki sivillerini deşifre etti. Mahkemede İnsanların akıllarıyla dalga geçer gibi bahaneler söylediler. Örneğin; beni toplantıya çağırdılar diyeni de var, birini ziyaret etmeye geldim diyeni de. Kamera önünde ateş eden sanıklar dahi, o kişilerin kendileri olmadıklarını ileri sürüyorlar veya ateş ettim ama ben vurmadım diyorlar. Örgüt, çok ilkeli bir örgüt değil yani yaptığının arkasında duran bir örgüt değil. Tamamen yaptığını inkar eden, gizleyen, algı yönetmeye çalışan bir örgüt. Mahkeme son sözlerini sorduktan ve sanıklar da söyledikten sonra mahkeme kararını açıklamadan önce yargılamayı uzatmak için söz almak isteyen sanıklar oldu. Son sözlerinde mahkeme heyetini tehdit eden sanıklar oldu. Tarla bakmaya gittiğini söyleyen Harun Biniş, son sözlerinde ‘’esas gülen, son gülen olacak. Ben son sözlerimi söylemiyorum, siz göreceksiniz’’ dedi.

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/aksam_postasi/202011271043304769-akinci-ussu-davasinda-79-kez-muebbet-alan-feto-sanigi-harun-binis-mahkemeyi-tehdit-ederken-neler/
----------

ADO_NOT: Eyy Fetöcüler! Allah akıl fikir versin; ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız ancak terbiyesiz şeytanlar sizi...
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Yeni yeni yöntemler, tapu seni gömtemler... Dec 6, 2020

-tümüyle alıntıdır--

"Son dakika... Akıl almaz yöntem... Tapu sahteciliğinde yeni dolandırıcılık"


AA Haber Giriş: 06.12.2020 - 12:56 | Son Güncelleme: 06.12.2020 - 14:24


Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Adlı, tapuda her işlemin artık internet üzerinden teyit edilmesiyle art niyetli insanların yeni yönteminin, tapu sahiplerine benzer kişileri "dublör" olarak kullanmak olduğunu belirtti.
Tapu ve Kadastro Genel
... See more
-tümüyle alıntıdır--

"Son dakika... Akıl almaz yöntem... Tapu sahteciliğinde yeni dolandırıcılık"


AA Haber Giriş: 06.12.2020 - 12:56 | Son Güncelleme: 06.12.2020 - 14:24


Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Adlı, tapuda her işlemin artık internet üzerinden teyit edilmesiyle art niyetli insanların yeni yönteminin, tapu sahiplerine benzer kişileri "dublör" olarak kullanmak olduğunu belirtti.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Zeki Adlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tapudaki dolandırıcılıkların genelde kimlik, vekalet, veraset intikal belgesi üzerinde oynanarak yapılmaya çalışıldığını söyledi.

Son yıllarda işlemlerin internet üzerinden yapıldığını anımsatan Adlı, şöyle konuştu:

"Artık birçok kamu kurumuyla biz manuel iş yapmıyoruz. Tamamen sistemleri konuşturarak bilgi teyit ediyoruz, bilgi akışı sağlıyoruz. Böyle olunca biz tapu işlemlerinde nüfus cüzdanı istemiyoruz artık. T.C. kimlik numarası yeterli oluyor. T.C. kimlik numarasına göre MERNİS'le bağlantı kuruyoruz. Kimlik bilgilerini orada teyit ediyoruz. Kişi vekaletle geldiyse bu sefer noterlerle bağlantı kuruyoruz, vekaleti orada teyit ediyoruz. İntikal belgesiyle ilgili olunca UYAP'la bağlantı kuruyoruz, Adalet Bakanlığı ile teyit ediyoruz. Bu alanlar daralınca bu sefer sahteciliğe meyilli art niyetli insanlar bu sefer farklı yöntemlere başvurmaya çalıştılar, dublör kullanıyorlar. Dublörle sahte vekalet tanzim edip onunla gelip işlem yapmaya kalkıyorlar."

"ZAFİYETİN OLDUĞU NOKTALARI MEMURLARIMIZ ZAMAN İÇİNDE ÇOK İYİ ÖĞRENİYORLAR"

Tapu müdürlüklerinde görevli personelin, alanında eğitimli kişilerden oluştuğunu ve ayrıca hizmet içi eğitimler aldığını belirten Adlı, "Zafiyetin olduğu noktaları memurlarımız zaman içinde çok iyi öğreniyorlar. Böyle olunca da bu tür art niyetli insanların, bu tür olaylarını ortaya çıkarabiliyorlar. Sadece bu sene 25 milyar lira değerindeki sahteciliğin önüne geçti arkadaşlarımız; çok büyük bir rakam. Ağırlıklı olarak dublör kullanmak suretiyle geliyorlar, kılık değiştiriyorlar, nüfus cüzdanında ona göre dublörün resmini kullanıyorlar." dedi.

Personelin dikkati ve yapılan bağlantılarla bu kişilerin tespit edildiğini belirten Adlı, emniyetle iş birliği yapılarak bu kişilerin yakalandığını ve ciddi oranda sahteciliğin önüne geçildiğine dikkati çekti.

Uzun zamandır el değiştirmeyen gayrimenkullerin tespit edildiğini veya yaşlı insanların gayrimenkulleri üzerinde sahtecilik yapılmaya çalışıldığını anlatan Adlı, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

"Tavsiyem, her halükarda bizdeki bilgilerini güncellesinler. Çünkü bizdeki bilgiler güncel olursa biz tapuyla ilgili bir işlem olduğu zaman hemen cep telefonlarına mesaj gönderiyoruz. Diyoruz ki 'şu anda şöyle bir işlem' var. O telefon numarası bizde yoksa bu haberleşmeyi sağlayamıyoruz. Onun için bu bilgileri güncellerlerse gayrimenkulleriyle ilgili bütün işlemlerden cep telefonlarına gideceği için haberdar olurlar. Dolayısıyla bu tür şeylerin önüne geçerler. Bu güncellemeyi e-Devlet kapısı üzerinden, çok rahat bir şekilde yapabilirler."

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/son-dakika-akil-almaz-yontem-tapu-sahteciliginde-yeni-dolandiricilik-41681204

[Editado a las 2020-12-07 04:54 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
___________________________________________ Dec 30, 2020

--Hepisi alıntı--

İnternetten buldukları perdeciler soyguncu çıktı

İHA -Hasan Zahid Ezim - Giriş:30 Aralık 2020 10:49

Fatih’te yabancı uyruklu şahısların evine perde takmaya giden şüpheliler, içeride bulunan ziynet eşyaların yerini tespit edip arkadaşlarını söyledi. Daha sonrada polisiz diye eve gelen perdecilerin arkadaşları ziynet eşyaları alarak kaçtı.
Olay, 30 Kasım Pazartesi günü Fatih Molla Gürani Maha
... See more
--Hepisi alıntı--

İnternetten buldukları perdeciler soyguncu çıktı

İHA -Hasan Zahid Ezim - Giriş:30 Aralık 2020 10:49

Fatih’te yabancı uyruklu şahısların evine perde takmaya giden şüpheliler, içeride bulunan ziynet eşyaların yerini tespit edip arkadaşlarını söyledi. Daha sonrada polisiz diye eve gelen perdecilerin arkadaşları ziynet eşyaları alarak kaçtı.
Olay, 30 Kasım Pazartesi günü Fatih Molla Gürani Mahallesi Guraba Caddesinde bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tunus uyruklu iki şahıs Oussama Z.B. (32) ve Ibtıssem R.E.A. (31) perde yaptırmak için internet üzerinden perdeci bulup evine çağırdı. Daha sonra evine gelen ve kendisini perdeci olarak tanıtan İbrahim A. (23) Tunuslu kişiler evlerinde istirahat etmek için ayrılırken İbrahim A ise evi kurcalamaya başladı. Daha sonra evden çıkan İbrahim A. arkadaşlarına evde ziynet eşyalarının nerede olduğunu söyledi. Daha sonra Volkan A. (26), Cengiz Ç. (22) ve Zeynal B. (21) Tunuslu şahısların kapısını çaldı, “biz polisiz” diyerek içeri girdiler. Tam o sırada Oussama Z. B. adlı kişinin yüzüne silahın kabzası ile vurarak darp ettiklerini daha sonra kendilerini yere yatırarak ev araması yaptıklarını, evde bulunan 500 TL, 200 Euro, 2 adet kol saati, bir adet cep telefonu, altın kolye ve çift altın küpeyi alarak olay yerinden kaçarken şüphelilerin havaya 6-7 el ateş ettikleri bilgisi elde edildi.

Kıskıvrak yakalandılar

İhbar üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, Volkan R.A. isimli şüpheliyi olay yerinde yakalayıp sorgulamak üzere Asayiş Şube Müdürlüğüne getirdi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ekipler, daha sonra bölgede bulunan güvenlik kamera kayıtlarını inceleyerek şahısların kaçtıkları yolu inceledi. Polis ekipleri, şüphelilerin önce eşkalini daha sonra kimliklerini tespit etti. Kimlikleri tespit edilen Cengiz Ç., Zeynal B. ve İbrahim H. isimli şüpheliler 5 Ocak Salı günü kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Alındığı bağlantı: https://www.iha.com.tr/haber-internetten-bulduklari-perdeciler-soyguncu-cikti-884825/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



Bal ve zeytinyağı hırsızlarının rahat tavırları ‘pes' dedirtti

İHA - Giriş:30 Aralık 2020 09:07

Gaziantep’in Nizip ilçesinde son günlerde artan bal ve zeytinyağı hırsızlıklarının şüphelileri polisin titiz çalışması sonucu yakalandı. Güvenlik kameralarına yansıyan hırsızlık anlarında şüphelilerin rahat tavırları pes dedirtti.

Edinilen bilgilere göre, son günlerde ilçeye dadanan 4 hırsız girdikleri ikisi ev dört farklı yerden kilolarca süzme bal ve zeytinyağı çaldı. İhbarlar üzerine polis ekipleri hırsızlığın yaşandığı bölgelerdeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan titiz çalışmayla 4 şüphelinin kimlikleri belirleyen ekipler, yaptıkları baskınlar ile çalıntı malzemeler ve hırsızlık şüphelisini yakaladı.

Güvenlik kameralarına yansıyan hırsızlık anlarında şüphelilerin rahatlığı ise pes dedirtti. Bazen yaya bazense araçlar ile gözüne kestirdikleri yere gelen şüpheliler, çaldıkları ürünleri kendi malıymış gibi araçlarına yükleyerek olay yerinden uzaklaştı.

Güvenlik kameralarının kayıtlarından kimlikleri belirlenerek gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Kaynak: https://www.iha.com.tr/haber-bal-ve-zeytinyagi-hirsizlarinin-rahat-tavirlari-pes-dedirtti-884794/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



Karı koca ve kız kardeşten iğrenç plan! Çıplak videolu şantaj…

İHA Haber Giriş: 30.12.2020 - 10:14 | Son Güncelleme: 30.12.2020 - 10:46

Adana’da bir kişi karısıyla birlikte plan yapıp, kız kardeşini yanında çalıştıkları çiftçinin yanına cinsel birliktelik için gönderip çıplak görüntüsünü çekerek şantajla 320 bin lirasını aldıkları iddiasıyla gözaltına alındı. Karı koca tutuklanırken, kız kardeş aranıyor.

Edinilen bilgiye göre olay, 16 Mart günü merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, çiftçilik yapan Rafet D. (62), yanında işçi olarak çalışan Kadir A. (31) ile birlikte çit çekmek için çiftliğe gitti. İşlerini tamamladıktan sonra çiftlikten ayrılan Kadir A., Rafet D.’ye “Çok yorulduk. Tanıdığım bir kadın var. Ona gidelim” diyerek, hayat kadınına gitme teklifinde bulundu. Kadir A.’nın teklifini kabul eden Rafet D., işçisiyle birlikte ayarlanan eve gitti. Kadir A. hayat kadını olarak eşi Betül I. (18) ve üvey kız kardeşi Kader A.’yı (18) çağırdı. Kadınlar gelince Kadir A. eşini alıp başka odaya giderken kız kardeşini de Rafet D. ile başka odaya gönderdi. Rafet D., burada Kader A. ile cinsel ilişkiye girdikten sonra evden ayrıldı.

Günler sonra Rafet D.’yi telefonla arayan Kadir A., “Elimizde Kader A. ile ilişkiye girdiğin görüntüler var. Eğer bize istediğimiz parayı vermezsen, görüntüyü eşine yollarız” diyerek şantaj yaptı. Bunun üzerine Rafet D., Kadir A. ile beraberindeki Betül I., Vedat G. (28), Mehmet Sait A. (26) ve Kader A.’ya toplamda 320 bin lira verdi. Daha sonra Kadir A., yeniden Rafet D.’yi arayarak, “Bize 3 milyon TL ya da tarlanı vereceksin” diyerek şantajda bulundu. Bunun üzerine durumu eşine anlatan Rafet D., 23 Aralık’ta polise giderek şikayetçi oldu.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin adreslerini belirledikten sonra harekete geçti. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatan polis, Kadir A. ile Betül I.'nın bir kiralık araçla seyir halinde olduğunu tespit etti. Kadir A. ile Betül I., merkez Seyhan ilçesindeki Regülatör Köprü üzerinde polis ekiplerince yakalandı. Polis, diğer şüpheliler Vedat G. ile Mehmet Sait A.’yı ise evlerine yapılan baskında gözaltına aldı. Kadir A.’nın üvey kız kardeşi olduğu öğrenilen Kader A.’yı ise arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Emniyete götürülen şüphelilerin, suçu birbirlerinin üzerine attığı, para almadıklarını öne sürdükleri öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Kadir A. ile Betül I., çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Vedat G. ile Mehmet Sait A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Şuradan alındı: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/kari-koca-ve-kiz-kardesten-igrenc-plan-ciplak-videolu-santaj-41701896



[Edited at 2020-12-30 08:24 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
___________________________________________ Dec 31, 2020

--Tümü alıntıdır--

En Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Yöntemleri

Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Yöntemleri
XXXX Turkey olarak önceliğimiz tüm bankacılık işlemlerinizi güvenle gerçekleştirmenizdir. Bankamızın aldığı önlemlerin yanı sıra siz değerli müşterilerimizin de kişisel güvenliğiniz için dikkat etmeniz gereken hususları hatırlatmak isteriz.

XXXX Turkey çalışanları sizi arayara
... See more
--Tümü alıntıdır--

En Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Yöntemleri

Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Yöntemleri
XXXX Turkey olarak önceliğimiz tüm bankacılık işlemlerinizi güvenle gerçekleştirmenizdir. Bankamızın aldığı önlemlerin yanı sıra siz değerli müşterilerimizin de kişisel güvenliğiniz için dikkat etmeniz gereken hususları hatırlatmak isteriz.

XXXX Turkey çalışanları sizi arayarak asla kart şifrenizi, cep telefonunuza gönderilen tek kullanımlık şifrelerinizi istemez. Bu bilgi size özeldir. Şifrelerinizi kimseye vermeyin, söylemeyin ve tuşlamayın.

Bankamıza verdiğiniz iletişim bilgilerinizi her zaman güncel olmasını sağlayın. Bilgilerinizi paylaşmanız ya da dolandırıcılığa maruz kaldığınızı düşündüğünüz durumlarda XXX XX XX numaralı telefondan bankamız ile hemen irtibata geçiniz.

Sizi arayan, e-posta ya da SMS gönderen kişilerin iyi niyetli olmayabileceğini unutmayın.

Sıklıkla karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerine dikkatinizi çekmek isteriz.

Sosyal Mühendislik Yöntemi ile Dolandırıcılık
Kendilerini savcı, hakim, polis olarak tanıtarak sizinle irtibata geçen dolandırıcılar hesabınızın terör örgütü tarafından kullanıldığını, terör örgütü ile bağlantınızın tespit edildiği gibi sözlerle sizi korkutmaya çalışabilirler.

Arkadaş ya da aile bireylerinizin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek onlarmış gibi davranabilirler. Sizi zor durumda olduklarına ikna etmeye çalışarak para transferi yapmanızı ve/veya kart ya da hesap bilgilerinizi isteyebilirler.

Banka çalışanı gibi sizi arayarak ücret, komisyon iadesi, faiz iptali, borç erteleme, aidat iptali vb. vaatlerle sizden kart bilgilerinizi (CVV, son kullanma tarihi, şifreniz) isteyebilir ve/veya telefona tuşlamanız için yönlendirebilirler.

Sizinle bu şekilde irtibata geçen kişilere itibar etmeyin ve bilgilerinizi kesinlikle paylaşmayın.

Sahte e-posta / Sahte SMS Yöntemi ile Dolandırıcılık
Bankamız adı ve görseli kullanılarak hazırlanan kişisel ve finansal (şifre, kart numarası vb.) bilgilerinizi isteyen e- postalara cevap vermeyiniz. Bu tür e-postalar aracılığıyla gönderilen linklerle İnternet Bankacılığına giriş yapmayınız.

Ödenmemiş fatura, yüksek tutarlı borç bilgileri, hesap bilgilerinizin ele geçirildiği, acil, kargo takibi vb. konularda gönderilen e-postalara karşı dikkatli olunuz. Bu e-postalara genellikle çok kullanılan, tanınmış firmalardan geldiği izlenimi verilmektedir. Bu sahte e-postalarda içinde yer alan linki tıklamanız ya da dosyayı indirmeniz istenerek zararlı yazılımların telefonunuza / bilgisayarınıza yerleşmesi sağlanır. Dolandırıcılar böylelikle kişisel ve finansal bilgilerinize erişebilirler.

Cazip kampanya, indirim kuponu, puan kazanımı vb. içerikli sms bildirimlerine karşı da dikkatli olunuz. Bu sms içeriklerinde yer alan linkler ile sahte internet bankacılığı sayfalarına yönlendirilebilirsiniz. Bu sayfalarda internet bankacılığı şifrelerinizi girmeniz için sizi yönlendirir.

Kaynağından emin olmadığınız e-posta ve sms’lere karşı dikkatli olunuz.

Sosyal Medya Üzerinden Dolandırıcılık
Sosyal Medya (Twitter, Instagram, Facebook vb.) üzerinden bankımıza ait gibi görünen sahte hesaplar ve reklamlar ile sahte internet sitelerine yönlendirme yapılıyor olabilir. Bu sitelerde sizden kişisel bilgileriniz, şifre, kart ya da hesap bilgileriniz istenebilir. Sosyal medya üzerinde yer alan aldatıcı reklamlara karşı dikkatli olunuz.

Sahte Alışveriş Siteleri Üzerinden Dolandırıcılık
Online alışveriş getirdiği kolaylıklar nedeniyle herkes tarafından sıklıkla tercih edilir olmuştur. Ancak alışveriş yaptığınız site dolandırıcılar tarafından hazırlanan sahte bir site olabilir. Gerçek bir alışveriş sitesinin sahtesi hazırlanmış ve bu sayfadan alışveriş yapıyor olabilirsiniz. Gerçek site adresine benzer ancak harf ya da rakamlar eklenerek oluşturulmuş taklit edilmiş sahte sitelere karşı dikkatli olunuz. Site adresinin başında “ https:// ” olduğunu ve sitenin SSL sertifikasına sahip olup olmadığını kontrol ediniz.

Bazı alışveriş sitelerinde ise aslında var olmayan ürün ya da hizmet satılmaya çalışıyor olabilir. Alışveriş yapmak istediğiniz site ile ilgili araştırma yapın. Sitenin iletişim bilgilerini kontrol ederek ulaşılabilir olduklarından emin olun. Arama motorlarında araştırma yaparken reklam listelerine dikkat edin. Sitenin ilk sırada yer alması güvenilir olduğu anlamına gelmeyebilir.

İnternet alışverişlerinizde ödemelerinizde sanal kart kullanabilir ya da 3D Secure ödeme yöntemini seçebilirsiniz.

Kaynak: https://www.proz.com/forum/turkish/188884-uyari_dikkat_scam-page36.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



İşte dolandırıcılık yöntemleri: Ava gidenleri böyle avlıyorlar

Ömer ERBİL Haber Giriş: 17.11.2020 - 07:00 | Son Güncelleme: 17.11.2020 - 07:14


Dolandırıcıların tuzağına düşen vatandaşların çok para kazanma düşüncesiyle sahte tarihi eserlerle nasıl kandırıldıkları Emniyet ve Jandarma raporlarıyla ortaya çıktı. Tarihi eserlerin kopyalarını üreten sahtekârlar, bunları toprak altına gömüp aylarca bekleyerek eskiymiş görüntüsü veriyor. Bir yöntem de define haritasıyla kazı yapıp önceden gömülmüş sahte eser bulmak.
Bugüne kadar çeşitli yöntemlerle vatandaşları dolandıranların son oyunu sahte tarihi eserler oldu. Elinde sahte eser bulunan ve yakalananlar, her ne kadar 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası’ndan işlem yapılsa da yasada bir karşılığı olmadığından ya serbest bırakılıyorlar ya da dolandırıcılık suçunun basit şekli kapsamında TCK’nın 157. maddesince yasal işlem görüyor. Bu madde 1 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezası öngörüyor olsa da genelde en alt sınırdan ceza aldıklarından, dolandırıcılar para cezası ile kurtuluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı eski eser dolandırıcılığının önüne geçmek için 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası’nda bu tip dolandırıcılığa yönelik yeni bir düzenleme yapmaya hazırlanıyor.

Dolandırıcılar avlarını genellikle definecilik sitelerinde yer alan meraklılardan seçiyor. İşte o dolandırıcılık yöntemleri:

TOPRAK ALTINA GÖMME

Antik dönemlere ait heykel, heykelcik, yağdanlık, lüle gibi eserlerin atölyelerde kalıpları alınarak döküm yoluyla pişmiş toprak ya da metalden sahte eserler elde ediliyor. Daha sonra bu taklit eserler toprak altına 5-6 ay süre ile gömülerek eskitiliyor. Akabinde tarihi eser kisvesi altında satılıyor. Alıcı kandırıldığını daha sonra anlasa bile eski eser satın almak suç olduğundan polise gidemiyor.

SURİYE’DEN GELDİ YALANI

Özellikle Suriye’de yaşanan içsavaş ortamından faydalanan dolandırıcılar sınır şehirlerinde ve büyük kentlerde Suriye’den kaçak yollarla geldiğini iddia ederek, başta İncil, Tevrat gibi kutsal kitaplar olmak üzere yine sikke, mühür, terrakota, damga gibi basit küçük pişmiş toprak veya metal sahte eserleri alıcılara pazarlıyor. Piyasa sahte Suriye kökenli eserle dolu.

SAHTE SİKKE ÜRETİMİ

Antik dönemlere ait özellikle tarihi ve kıymet değeri yüksek olan, müzelerde az bulunan sikkeleri araştırılarak, döküm ve darp yoluyla bunların taklitleri yapılıyor. Bunlar tarihi eser adı altında piyasada ciddi alıcı buluyor. Bu yöntemde genelde alıcıya önce orijinal birkaç değişik sikke gösterilip tavlanıyor ve daha sonra kendisine sahte sikkeler satılıyor. Müzelerimize bu yönde çok sayıda sahte eser getirildi.

HARİTA GÖSTERME

Sahte define haritaları kullanılarak dolandırıcılar tarafından daha önceden toprağa gömülen sahte eserlerle mizansen yaratılıyor. Bu yöntemde önce eser bulunacak arazi için araştırma yapılıyor. Maddi durumu yetersiz kişiler önceden ayarlanıp kendilerine bir miktar para veriliyor. Ardından alıcı ve arazi sahibiyle birlikte kazı yapılıyor. Bu sahte eserler yeni bulunmuş gibi alıcıya satılıyor.

BAĞLANTI TELEFON YA DA İNTERNET ÜZERİNDEN

Dolandırıcılık için seçilen şahıslara yanlışlıkla mesaj atılmış gibi yapılıyor. Mesaj içeriğinde bir define bulunduğu, definenin çıkarılması veya satılması konusunda yardım talep ediliyor. Dolandırıcı ağına düşürdüğü kişiye bundan büyük pay vereceğini belirterek önce kendisinden kaparo istiyor ve sonra o para buhar oluyor. Dolandırıcılar vatandaşlara eserlerin fotoğraflarını göndererek eserler için yüksek miktarda kaparo da topluyor.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/iste-dolandiricilik-yontemleri-ava-gidenleri-boyle-avliyorlar-41664205


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



Yargıtay: Hesaptan çalınan paradan banka sorumlu

Haber Giriş: 25 Eylül 2019 Çarşamba 12:52Son Güncelleme: 25 Eylül 2019 Çarşamba 13:49

Yargıtay, Bursalı bir eczacının hesabındaki paranın çalınmasında bankanın sorumsuz davrandığına hükmetti.
Bursa'da, bir eczacının adına kullanımda bulunan hat, kimliği belirsiz kişilerce iptal ettirilerek aynı numaraya yeni sim kart çıkarıldı.

Akabinde internet bankacılığı yoluyla eczacının özel bir banka şubesindeki kredili mevduat hesabından 49 bin 880 TL, aynı bankanın müşterisi olan bir kişinin hesabına transfer edildi.

Hesabındaki paranın bankanın sorumsuz davranması sonucu çalındığını öne süren eczacı, mahkemenin yolunu tuttu.

Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvuran mağdur eczacı, davalı banka ile GSM firmasının gerekli özen ve yükümlülüğü göstermeyerek zarara neden olduklarını, bu olaydan dolayı ticari itibarının sarsıldığını, maddi sıkıntılara girdiğini, transfer edilen paranın faizi ile birlikte ödenme zorunluluğu ile karşı karşıya kaldığını öne sürdü.

Banka ve GSM firması hakkında maddi ve manevi tazminat davası açan eczacı, kredili mevduat hesabına bağlı 49 bin 880 TL kredinin tamamen kapatılarak ödendiğinden davalı bankaya ödenen toplam 125 bin TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istedi.

Banka avukatı davanın reddini istedi

Davalı banka avukatı, bankaya husumet düşmediğini, diğer davalı firmanın ve onun bayisinin kusurunun olduğunu, bankanın gerekli tüm önlemlerini aldığını, herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, kurumsal internet bankacılığı hizmetinden yararlanan davacının şifre, parola, güvenlik kodu gibi bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmaması gerektiğini söyledi.

Sisteme giriş için gerekli tüm adımların güvenlik önlemleriyle korunduğunu, sisteme kayıtlı telefon numarasına onay kodu gönderilerek işlem yapıldığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi.

GSM firması avukatı ise, davacının abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının internet bankacılığına ilişkin şifrelerini gereği gibi koruyamadığını, gerekli özeni ve dikkati göstermediğini öne sürdü.

Mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti

Mahkeme, davalı bankanın mevduat sözleşmesi kapsamında müşterinin şifre ve bilgilerini koruma ve ilgili tedbirleri alma yükümlülüğünün bulunduğu, davalı GSM firmasının da sim kart değişikliğinden dolayı kusurlu olduğu ve zararın meydana gelmesine etken olduğuna hükmetti.

Davacının da şifre ve kimlik bilgilerinin saklama sorumluluğunu ihlal ettiğine dikkat çeken mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı her iki taraf da temyiz etti.

Bölge Adliye Mahkemesi, GSM operatörü davalıya bu davada husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı bankanın müşteri bilgilerini saklamak konusunda zafiyete düştüğüne dikkat çekti. Davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 56 bin 623 TL alacağın işleyecek yasal faiziyle davacıya verilmesine hükmetti.

Davacı yararına manevi tazminatın koşulları oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi geri çevirdi. Kararı banka avukatı temyiz etti.

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı. Kararda, ''Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir'' denildi.

Kaynak: İHA
Alındığı yer: https://www.trthaber.com/haber/turkiye/yargitay-hesaptan-calinan-paradan-banka-sorumlu-432696.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


Sosyal Mühendislik Yöntemleriyle Dolandırıcılık

Dolandırıcılar, sizden bilgi almak ya da istenilen işlemleri yapmasını sağlamak amacıyla taklit (polis, savcı, banka), etkileme (kampanya, chip puan, aidat iadesi) ve ikna etme kabiliyetleri kullanırlar.

Peki, tüm bunlar sizin başınıza nasıl gelebilir?
Dolandırıcı, kendini kamu çalışanı olarak (polis, savcı, hâkim vb.) tanıtır ve size terör örgütü ile ilişkinizin olduğunu ya da banka hesabınızın terör örgütü tarafından kullanıldığını ve bunun gibi söylemlerle sizi korkutarak para transferi yapmak, kart şifrenizi tuşlatmak, kimlik bilgilerinizi vermek için ikna etmeye çalışır.
Banka ya da kredi kartınızla ilgili bir problem veya bir para iadesi hakkında hiç beklemediğiniz bir telefon alırsınız.
Chip/puan kazanmak veya para iadesini alabilmeniz için, ödeme veya banka hesabı detaylarınızı teyit etmenizi isterler.
Çok ikna edici olabilirler ve kaçırılmayacak fırsatlar sunarlar.
Teklifin sadece sizin için geçerli olduğunu söyler.
Güveninizi kazanmak için dışarıdan elde edilen kredi kartı numaranızı ya da gerçekleştirdiğiniz bankacılık işlemlerinizden örnek verebilirler.
Sizi oyalamak için uzun süre telefonda tutarlar.

Bir an durun ve düşünün
Tanımadığınız numaralardan gelen, çok cazip görünen ve ısrar edilen bu teklifler ya çok risklidir ya da bir dolandırıcılıktır. Ayrıca hiçbir kamu veya banka görevlisi sizden kişisel bilgilerinizi istemez ya da sizden para istemez.

Ne yapmalısınız?
Kart ya da hesabınıza ilişkin bilgilerinizi istediklerinde hemen telefonu kapatın. Bu bilgileri hiç kimseyle telefondan kesinlikle paylaşmayın ya da tuşlamayın.

Akbank Direkt Şifre’niz ve SMS ile cep telefonunuza gönderilen Cep Şifre’leri ile kart şifreleriniz size özeldir, kimseye söylemeyiniz ya da tuşlamayınız.

Bilgilerinizi yanlışlıkla paylaşırsanız, derhal bankanızı arayın. Oltalama sahtekârları sizinle sahte görüşme yaptıktan sonra dahi, sizin yaptığınız çağrıları yakalayabilir ve bu çağrılara müdahale edebilir. Örneğin; siz durumu bankanıza bildirmeye çalışırken dolandırıcılarla konuşuyor olabilirsiniz. Bu nedenle de bankanızı ararken sizi arayan numarayı geri aramayın ve bankanızın çağrı merkezi/müşteri destek numarasını kendiniz tuşlayarak arama yapın. Unutmayın; Akbank çağrı merkezinin numaraları 444 25 25 / 0850 222 25 25 ‘dir. 444 ile başlayan numaraların önünde alan kodu bulunmaz.

Kendinizi sosyal medyada da koruyun
Dolandırıcılar sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kendilerini ilgili hesap sahibi gibi gösterebilirler. Hesaba girdikten sonra, gerçek hesap sahibinin arkadaşları ve ailesiyle irtibat kurabilirler ve onların dostluk ve yakınlık duygularından yararlanarak para, kredi kartı veya banka detaylarını paylaşma konusunda kandırabilirler. Bunun pek çok yolu olabilir. Örneğin;

Dolandırıcılar tanıdığınız bir kişinin ele geçirdikleri sosyal medya adresi üzerinden sizinle iletişime geçerek acil ve çok önemli bir sebeple paraya ihtiyaç olduğunu söyler.
Kaza geçirdiğini ve hastane faturasını ödemek için paraya ihtiyacı olduğunu söyler.
Sizden bu masraflar için bir hesaba para havale etmenizi ya da banka detaylarınızı paylaşmanızı ister.

Ne yapmalısınız?
Acil bir mesajın ele geçirilmiş bir hesaptan gelip gelmediğini daima kontrol edin. İsteğin gerçek olup olmadığını öğrenmek için doğrudan doğruya gerçek kişiyle konuşun, çünkü sizi arayan o kişi olduğu izlenimini veren bir dolandırıcı olabilir.

Sosyal medya profillerinizi güvende tutmanın yolları hakkında ek bilgi almak için, Facebook, LinkedIn ve Twitter websitelerinin güvenlik sayfalarını inceleyin. (Örneğin hesabınızı cep telefonu ile senkronize ederek farklı cihazlardan oturum açıldığında haberdar edilebilir veya hesap ele geçirildiğinde hızlı aksiyon alarak hesabınızı kurtarabilirsiniz.)

Kaynak: https://www.akbank.com/tr-tr/genel/akbankguvenlik/details/sosyal-muhendislik.html

[Edited at 2020-12-31 00:53 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
... Dec 31, 2020

BANKACILIKTA DOLANDIRICILIK EYLEMLERİ TESPİT ve ÖNLEME YÖNTEMLERİ

TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ YAYINI 78 SAYFALIK ÇALIŞMAYI PDF OLARAK BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ -> https://www.tbb.org.tr/gec/KTPV14.pdf

_________
ADO_NOT: Çok güzel bir çalışma olmuş... Ben beğendim, kesinlikle okunmasını öneririm...

[Edited at 2020-12-31 07:52 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
___________________________________________ Dec 31, 2020

--Alıntıdır--

Dolandırıcılık ve Yankesicilik


DOLANDIRICILIK

http://www.asayis.pol.tr/dolandiricilik

*-*2ÇL



DOLANDIRICILIK SUÇUNA KARŞI ALINACAK TEDBİRLER

(Bu suça karışan kişiye bir yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir)

Telefonla sizleri arayarak kendilerini güvenlik görevlisi (polis, asker) kamu görevlisi (Hâkim, Savcı) olarak tanıtarak “adınızın bir terör örgütü soruşturmasına karıştığını söyleyerek” sizden para ve ziynet eşyası talep edenlere itibar etmeyiniz.

İnternet üzerinden satılık araç ilanı verilen araçlar için emin olmadığınız kişilere kapora adı altında para göndermeyiniz.

Kendisini Vali veya Kaymakam olarak tanıtarak yardıma muhtaç veya hasta çocuklar için para talep eden kişilere inanmayın.

Aracınızı satarken paranızın tamamını almadan kesinlikle vekâlet veya noter satışını vermeyiniz. Noterlerde Güvenli Ödeme Sistemini kullanınız.

Ev ve arsa satışı yaparken mutlaka paranızı satış esnasında alınız veya Noterlerde Güvenli Ödeme Sistemini kullanınız, tanımadığınız kişilere satış amaçlı vekâlet vermeyiniz.

Banka, postane, hastane, vergi dairesi vb. yerlerde kendilerini görevli olarak tanıtan ve yardım vaadinde bulunan kişilere itibar etmeyiniz.

Bankamatiklerde işlem yaparken şifrenizi kimseye göstermeyin veya söylemeyin.

Üzerinizde büyük miktarda para taşımanız gerekiyorsa birkaç parça halinde emniyetli yerlerde taşıyınız. Adres sormak, para bozdurmak vb. bahanelerle size yaklaşan tanımadığınız şahıslara karşı dikkatli olunuz.

Para ile ilgili işlerinizi bizzat kendiniz takip etmeye, özellikle küçük yaştaki çocuklara paranızı emanet etmemeye dikkat ediniz.

Ucuz ve faturasız malları satın almayınız. Elden satılan eşyaların çalıntı veya kaçak mal olma ihtimali yüksektir. Çalıntı mal satın almanın suç olduğunu unutmayınız. Bu tür malları alırken kaynağını araştırınız.

Evinize gelerek “Yaptığımız çekilişten size hediye çıktı” şeklinde sözlerle kandırarak fahiş fiyatla mal satanlara inanmayınız.

Bankamatiklerde işlem yapmak istediğinizde tanımadığınız kişilerin yardım tekliflerini kabul etmeyiniz. Bankamatiklere kartınız sıkıştığında hiç kimseden yardım istemeyiniz. Şifrenizi banka yetkilileri dâhil kimseye söylemeyiniz. Sizi cep telefonuyla banka yetkilisi ile görüştüreceğini söyleyen kişilere itibar etmeyiniz.

Bankadan aradığını söyleyerek kartınızın şifresini veya bilgilerini isteyenlere bu bilgileri vermeyiniz.

Araç almak istediğinizde ruhsat sahibi ile yüz yüze görüşünüz. Araç üzerinde yazılı olan motor şasi numarası ile ruhsatta yazılı olan motor şasi numarasının aynı olmasına dikkat ediniz.

Kredi kartınız kaybolduğu veya çalındığında en kısa sürede ilgili bankayı arayıp iptal ettiriniz. Kredi kartı şifrenizi kimseye söylemeyiniz, kartınızın arkasına şifrenizi yazmayınız.

Kredi kartı ile yaptığınız alışverişlerde kredi kartınızın POS makinesi dışında başka bir makineden geçirilmemesine dikkat ediniz.

İnternet üzerinden alışverişlerde güvenilir olmayan sitelerden alışveriş yapmayınız. Kart bilgilerinizi kesinlikle paylaşmayınız.

Evlenme vaadi ile sizden altın veya para isteyenlere itibar etmeyiniz.

Fala bakmak veya büyü yapmak için ikametinize gelen ve içeri girmeye çalışan kişilere itibar etmeyiniz.

Alışverişlerinizde tanımadığınız kişilerden almış olduğunuz çeklerin çalıntı olabileceğini göz önünde bulundurarak ilgili bankaya sorunuz.


YANKESİCİLİK

*-*VB9

YANKESİCİLİK SUÇUNA KARŞI ALINACAK TEDBİRLER
(Bu suça karışan kişiye bir yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir)

Elde veya omuzda taşınan çantaların ağzının kapalı olmasına ve çantanın öne doğru çekilerek mümkünse fermuar kısmını elimizle kapatacak şekilde taşınmasına özen gösterilmeli,

Ara sıra cüzdan ve cepler kontrol edilerek bunun alışkanlık haline getirilmesi,

Toplu taşıma araçlarına binerken, inerken veya içindeyken dikkatli olunması,

Para bozdururken veya para üstü alırken mutlaka alınan paranın sayılması,

Paranın cepte değil, cüzdanda taşınması,

Cüzdan arka cepte taşınacaksa mutlaka düğmelerinin iliklenmesi,

Lüzumundan fazla paranın cüzdanda taşınmaması, eğer yüklü miktarda para taşınacaksa paraların bölünerek farklı yerlerde taşınması,

Cep telefonu, cüzdan, saat vb. değerli eşyaların masa üzerine bırakılmaması,
Pazar yeri, çarşı ve alışveriş merkezlerinde daha dikkatli olunması,

Alışveriş esnasında çanta, poşet ve kıymetli eşyalar tezgâhta bırakılmamalı, mutlaka elde taşınması,

Camide abdest alınırken çıkarılan ceketlerin göz kontrolünden uzak yere asılmaması, ceketin cebinde para veya cüzdan bulundurulmamalı,

Tanımadığınız kişilerin sarılmalarına, hayat hikâyelerini anlatmalarına, gereksiz yakınlaşmalarına ve bedene temas etmelerine müsaade edilmemeli,

Tanımadığınız kişilerin yiyecek ve içecek ikramlarının kabul edilmemeli,


Kaynak: http://www.asayis.pol.tr/dolandiricilik


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
"İkna Yoluyla Dolandırıcılık: Dolandırıcılık Faaliyetlerinde İkna ve Etkili İletişim Yö Jan 28

--Alıntıdır--

*-*Grafiği netten aldımvcf



İkna Yoluyla Dolandırıcılık: Dolandırıcılık Faaliyetlerinde
İkna ve Etkili İletişim Yöntemlerinin Tespiti Üzerine Bir
Araştırma

Çalışma: Atalay BAHAR Dr., İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İstanbul, Türkiye,

Çalışmanın tamamına buradan ulaşılabilir: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1175078

.
.
.

. . .
İkna Yoluyla Dolandırıcılığın Etkili İletişim ile İlişkisi ve Tipolojisi

Etkili iletişim, duygu ve düşüncelerin elverişli ortamlarda paylaşılarak, tarafların inandırılma
ve ikna edilme süreçlerini içermektedir. Etkili iletişim ile benzer ve kapsamlı metodoloji
izlediğinden, ikna yoluyla dolandırıcılık suçunun işlenmesinde ikna iletişimi kavramının
kullanılması uygun görülmektedir. İkna iletişiminin bileşenleri olan; etkileme, ilgi çekme,
benimsetme gibi duygusal ve bilişsel teknikleri kullanan örgüt üyeleri, ikna yoluyla dolandırıcılığın
geçekleşmesinde önemli paya sahiptir.

Doğal hayatın akışı içerisinde alınan iletilere karşı tutumların geliştirilmesi, rasyonel ya
da anlık tepkilerin verilmesi, genel iletişim döngüsünü oluşturmaktadır. Bu süreçte bireyler,
bulundukları yer ve koşulların gerektirdiği iletişim yöntemlerini kullanmaktadır (Yıldırım,
2018, s. 13). Etkili iletişim ile sürdürülen aktif bilgi alışverişi, bireylerin yaşamı paylaşma ve
algılama ölçütlerini belirlemektedir. İkna ise, iletişim teknikleri kullanılarak hedefin tavırlarında
istenilen değişikliğin oluşturulmasıdır. Ece Karadoğan Doruk’un (2015) belirttiği üzere ikna,
spesifik bir konuda muhataplarının inanmasını sağlamak için gerçekleştirilen etkin yöntemleri
kapsamaktadır ( s. 5). İknanın, etkili iletişim içerisinde kendine önemli bir yer edindiği
görülmektedir (Kurudayıoğlu ve Yılmaz, 2014, s. 85). Bu bakımdan etkili iletişim ve ikna
parametreleri hem subjektif çıkarımlarla insan ilişkilerinin merkezinde konumlanmakta hem de
sunduğu katkılarla onu tamamlayan bir olguyu çağrıştırmaktadır.

İkna, gücün etkili stratejiler ve iletişimsel çabalar ile toplumsal yaşamda kullanılmasıdır
(Naksawat, Akkakoson ve Loi, 2016, s. 4). İç içe geçmiş yapıları, süreçlerde kaynak, mesaj,
araç ve alıcı/hedef gibi temel öğeleri kullanmaları nedeniyle etkili iletişim ve ikna kavramları,
ikna iletişimi ortak paydası altında kodlanmaktadır. Tavır değişikliğini hedeflemeyen sıradan
anlaşmaya yönelik iletişim çabaları bir kenara bırakıldığında, etkili iletişim yöntemlerinin
başarısıyla, ikna sistematiği arasında yakın bir ilişki olduğu görülmektedir.

İkna iletişiminde kaynak, hedef bireylerle telefon irtibatı sağlayan sahte çağrı merkezleri örgüt
üyelerinden oluşmaktadır. Alıcılar, örgüt elemanlarından ikna dolandırıcılığı amacıyla çağrı alan
mağdur olabilecek bireylerdir. Mesajlar, örgüt elemanlarınca bireyde istenen etkiyi uyandırmak
için mobil telefonlar aracılığıyla iletilmektedir. İkna iletişiminin yoğun olarak yaşandığı bu
iletişimsel döngüde, bireylerin mağduriyeti ile sonuçlanan ikna yoluyla dolandırıcılığın iki
temel tarafı bulunmaktadır. Bunlar alıcı konumundaki kişiler ve dolandırıcılık eylemini
gerçekleştirmeye çalışan kaynak pozisyonundaki örgüt üyeleri olarak görülmektedir.

Bireyler doğal hayatın akışı içerisinde telefonları çaldığında, gereken dikkati gösteremeyebilir
ve hata yapabilmektedir. Diğer taraftan örgüt üyeleri, mağdur edecekleri bireyler hakkında
topladıkları bilgiler doğrultusunda planlı çağrılar yapmaktadır. İkna yetenekleriyle bireylerin
güvenini kazandıktan sonra, dolandırıcılık eylemini daha kolay gerçekleştirmektedir. İkna
iletişimi, mağdurlara düşünme fırsatı vermeden, örgüt üyesinin otoritesi ve yönlendiriciliği ile
sürdürülmektedir. Bireylerden rasyonel olmayan, duygusal cevaplar vermesi beklenmektedir.
Richard Petty, Thomas Ostrom ve Timothy Brock’un (2014) da işaret ettikleri gibi güçlü bir
senaryo ve kurum profiliyle bireyleri şüphelendirmeyen özel jargon ve terminoloji ön plana
çıkarılmaktadır (s. 6).

Bireylerin; korku, dikkatsizlik, hırs ve duygularının kötüye kullanımında, örgüt üyelerinin
iletişimsel yetenekleri belirleyici olmaktadır. Örgüt elemanlarının ilgi çeken korkutucu ya da
heyecan verici tekliflerine karşı duramayan bireyler, ikna iletişimi sonucunda dolandırıcılara
yenik düşmektedir. İkna iletişimini etkili bir biçimde uygulayan ikna dolandırıcıları farklı
tipolojilerde karşımıza çıkabilmektedir. Bu tipolojiler, deep web kullanımını, veri çöplüğü
analizini, insider faktörünü ve phishing yöntemini içermektedir.

Deep Web Kullanımı
Deep web, internette çeşitli teknik nedenlerle, açık hizmet veren geleneksel arama motorları
tarafından ulaşılamayan, kapalı ve özel bir ağ sistemidir. Bu ağa ancak The Onion Routing
sözcüklerinin baş harflerinden oluşan, Tor tarayıcısı ile anonim olarak ulaşılmaktadır (Spalevic
ve Ilic, 2017 s. 75). Tor tarayıcısıyla ağ katmanlarından oluşan çoklu sanal ortamda, tüm internet
kullanıcılarının ulaşamadığı web sitelerine ve verilere erişilmektedir.
Derin ağda yasal olamayan birçok içeriğe, internetin karanlık yüzünü betimleyen dark
web katmanından onion ve clos uzantılı domainlerle ulaşılmaktadır (Rudesill, Caverlee ve Sui,
2015 s. 6 ). Bu çoklu sanal ortamlar; kurum ve şirketlerin veri tabanlarına, kişisel verilere, kredi
kartı bilgilerine, sahte evrak ve belgelere yasa dışı ulaşımı mümkün kılmakta ve ikna yoluyla
dolandırıcılığın alt yapısını oluşturmaktadır.

Veri Çöplüğü Analizi
Bilişim sistemlerindeki veri transferinin gerçekleştirildiği alanlar çeşitlenmiş, bu doğrultuda
iletişim, davranışlarda farklılık oluşturan bir süreç olarak anılmaya başlamıştır (Karadeniz, 2010,
s. 35). Sanal platformlar olanaklar ve riskler çelişkisini eş zamanlı sunmaktadır. Bireylerin kamu
ve finans sektörlerinin yanı sıra alışveriş siteleri, sosyal medya platformları, forumlar ve bloglarda
bıraktıkları kişisel izler, yasa dışı örgütlerce sıklıkla pazarlanır hale gelmektedir. Mustafa Ünver,
Cafer Canbay ve Ayşe G. Mirzaoğlu’nun (2009) da belirttiği gibi sanal ortamın ve sosyal
ağların veri çöplerini toplayan yasa dışı örgütler, dolandırıcılık girişimlerinde bu materyalleri
kullanmaktadır ( s. 19).

Insider Faktörü
Insider kavramı, dijital ortamda faaliyet gösteren bankacılık, finans, üretim, hizmet, bilişim
gibi kurum ve organizasyonlardan çıkar amaçlı bilgi sızdıran, verilere ulaşma yetkisine sahip
kişiler için kullanılmaktadır. Bu kişiler organizasyon yapısını bilen, teknik olarak yetenekli, kritik
bilgilere erişebilen kurumsal casuslardır (Spitzner, 2003, s. 76). Köstebekler yasa dışı faaliyet
gösteren örgütlerce, gizli ve güncel bilgileri temin etmek için kurumlara özelikle yerleştirilen
kişilerdir. Köstebek temininde bir diğer yöntem de mevcut kurum çalışanlarıyla menfaat karşılığı
bağlantı kurularak, kurum paydaş ve müşterilerinin önemli verilerine ulaşılmasıdır. Kurumsal
ve ticari ilişkileri bulunan kişilerin detaylı bilgilerine bu yolla sahip olan örgüt üyeleri, ikna
süreçlerinde ve dolandırıcılık eylemlerinde inandırıcılığını arttırmaktadır.

Phishing Yöntemi
Phishing, kullanıcı hesaplarına e-posta gönderilerek gerçekleştirilen çevrimiçi saldırı
metotlarından biridir (Brody, Mulig ve Kimball, 2007, s. 45). Genellikle kullanıcı kimlik
bilgileri, şifreler, kredi kartı bilgileri, ağ kimlik bilgileri gibi hassas ve gizli bilgilere ulaşmak
amacıyla internet ortamında yapılan saldırılardır (Kirda ve Kruegel, 2006, s. 560). Bu saldırılarda
kandırılan kullanıcı, oltaya takılan bir balığa benzetildiğinden dilimizde oltalama sözcüğü ile
karşılık bulmaktadır.

Dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılabilecek bilgilere erişmek için bilinen ve güvenilen
banka, firma veya kurumların aslından ayırt edilemeyen imajlarıyla kullanıcılara e-posta
gönderilmektedir. Alıcılar iletilerin gerçek ve itimat edilir bir kaynaktan geldiğine inandırılmaktadır
(Fette, Sadeh ve Tomasic, 2007, s. 249). Kullanıcılar tarafından sahte oldukları fark edilemeyen
sitelerin, ek ve uzantılarına girilen tüm özel bilgiler saldırganların eline geçmektedir.


Amaç ve Yöntem
Araştırmanın Amacı
Bu çalışmanın amacı; sahte çağrı merkezleri tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen ikna
yoluyla dolandırıcılık suçlarına ve bu suçların mağduriyet oluşturmasına yönelik bir durum
tespiti ortaya koymaktır. Mağdurların özellikleri dikkate alınarak ikna yoluyla dolandırıcılık
yöntemlerinin, olay sayılarına göre dağılımları altı ana başlıkta toplanarak araştırma soruları
oluşturulmuştur. Bu doğrultuda araştırmanın amacı çerçevesinde belirlenen altı amaç sorusu
şunlardır:
1. Sahte çağrı merkezleri tarafından gerçekleştirilen ikna yoluyla dolandırıcılık,
mağdurlarının cinsiyetlerine göre nasıl şekillenmektedir?
2. Sahte çağrı merkezleri tarafından gerçekleştirilen ikna yoluyla dolandırıcılık,
mağdurlarının öğrenim durumlarında etkili midir?
3. Sahte çağrı merkezleri tarafından gerçekleştirilen ikna yoluyla dolandırıcılık suçlarında,
mağduriyet ve yaş ilişkisinde belirleyici unsurlar nelerdir?
4. İkna yoluyla dolandırıcılık suçunda kullanılan yöntemler nelerdir?
5. İkna yoluyla dolandırıcılık yöntemlerinde, mağduriyet oranlarının tespitine yönelik
veriler nelerdir?
6. Sahte çağrı merkezlerinin örgütsel sistematiği nasıldır?
Çalışmanın iki temel hipotezi bulunmaktadır ve bu hipotezler araştırma soruları kapsamında
sınanmıştır:
– Sahte çağrı merkezlerinin belirli bir sistematiği, örgüt şeması bulunmaktadır.
– İkna yoluyla dolandırıcılık suçu demografik özelliklere göre değişiklik göstermektedir.
Sınanan hipotezlere dair veriler, çalışmanın bulgular kısmında yer almaktadır.

Araştırmanın Yöntemi
Çalışma kapsamında, söz konusu alt amaç sorularından hareketle; İstanbul Emniyet
Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü kayıtlarında yer alan verilerin toplanması
hedeflenmiştir. Araştırmada; betimsel yönteme dayanarak içerik analizi tekniği ile elde edilen
veriler değerlendirilmiştir.

Gürol Cantürk ve Nergis Cantürk’e (2004) göre; suç eyleminden sorumlu bireylerin kişilik
özelliklerini gösteren yöntem olan suçlu profili kapsamında yapılan tanımlama çalışmalarında
suçlu kişiye dair birtakım veriler elde edilmektedir. Yine Cantürk ve Cantürk’ün (2004) Suçlu
Profili başlıklı çalışmalarında, Suçlu Kişilik Profili ile Elde Edilebilen Özellikler kısmında,
Geberth’in tasnifine göre; 22 özellikten 3’ü yaş, cinsiyet ve öğrenim durumudur. Bu nedenle, bu 3
özellik, çalışmanın analizi kısmında faydalı olacak verilerdendir.

01.01.2019 ve 01.12.2019 tarihleri arasında sahte çağrı merkezleri tarafından İstanbul’da
gerçekleştirilen, ikna yoluyla dolandırıcılık suçlarına ilişkin verilerin özellikleri Tablo 2’de
gösterilmektedir. Bu özellikler şu şekildedir: Araştırmadaki veriler, araştırmaya konu olan suç
kapsamına dair sayısal veriler ve araştırmanın demografik verileri olmak üzere iki temel eksende
konumlandırılmıştır. Araştırmaya konu olan suç kapsamına dair sayısal veriler kısmında, suça
maruz kalanların İstanbul içi ve dışında ikamet etmelerine göre belirlenen nicelik değeri, mağdur
sayılarının tespiti açısından önem arz etmektedir. Araştırmanın demografik verileri ise; yaş,
cinsiyet ve öğrenim durumu öğelerinin söz konusu suçun vuku bulmasında etken olup olmadığı,
öğrenim durumunun mağduriyette bir engel teşkil edip etmediği, cinsiyetin suça maruz kalmada
belirleyici bir öğe olup olmadığı sorularından hareketle elde edilmiş verilerdir (Tablo 2).
. . .

.
.
.

==========================
Çalışmanın tamamına buradan ulaşılabilir: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1175078




[Edited at 2021-01-28 20:09 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_____ Jan 30

--Alıntı--


DOLANDIRILDIM, SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNU NASIL YAPABİLİRİM?

Kaynak: https://www.goymen.av.tr/dolandirildim-savciliga-suc-duyurusunu-nasil-yapabilirim/

*-* Grafiği netten buldum1037-scaled

Savcılığa nasıl şikayette bulunabilirim? Dolandırıldım, ne yapmam gerekiyor? gibi soruların cevabını bu makalede örneklerle vermeye çalışacağız. Şimdi gelin hangi durumlarda savcılığa nasıl suç duyurusunda bulunulur bunları bir inceleyelim.

Şöyle ki ; dolandırıldığınız zaman, darp’a uğradığınız zaman, hırsızlığa maruz kaldığınız zaman vb. birçok durumda suç duyurusunda bulunabilir, hırsızlığa uğramışsanız size ait olanı almak için harekete geçebilir, darp’a maruz kalmışsanız karşı tarafın ceza almasını sağlayabilirsiniz. Fakat biz bu makalemizde dolandırıldığınız zaman savcılığa nasıl başvuru yapabilirsiniz, onu inceleyeceğiz. Şimdi dilerseniz bir örnekle bunu daha kolay anlaşılabilecek şekilde anlatalım.

Dolandırılma konusu da birçok husus gibi çok detaylı. Fakat elinizdeki belgeler ya da bilgilerle savcılığa yapacağınız suç duyurusu, karşı tarafa ulaşmanız ve size ait olanı almanız için elinizden geleni yapmanıza yardımcı olacaktır. Bir örnek üzerinden giderek ne yapabiliriz açıklayalım.

Son dönemlerde sosyal medya uygulaması instagram üzerinden birçok ürünün satışı gerçekleşiyor ve satıcılarla genellikle WhatsApp uygulaması üzerinden iletişime geçerek siparişiniz veriyor ve ödemenizi yapıyorsunuz. Diyelim ki ; instagram üzerinden bir butik sayfasından sipariş verdiniz, parayı hesaba geçtiniz ama ürününüz gelmedi, gelmiyor. WhatsApp’tan yazıyorsunuz, size agresif tavırlar sergiliyorlar, paranızı istiyorsunuz vermiyorlar. Ve en son sizi WhatsApp’tan engellediler. Bu durumda ne yapmalısınız ?

Bu durumda yapmanız gereken şey, bankaya havale ettiğiniz ya da kredi kartı üzerinden ödeme yaptığınız banka dekontunun çıktısını almak. WhatsApp konuşmaları var ise, bunları da okunacak şekilde yazıcıdan (mümkünse) sayfa sayfa çıkartmak olacaktır. Elinizdeki bu belgelerle adliyelerde bulunan müracaat savcısına giderek, orada size verilen ve tarif edildiği üzere yazabileceğiniz şikayet dilekçesini doldurmak olacaktır. Savcılığa yaptığınız başvuru ve verdiğiniz deliller neticesinde soruşturma başlayacak ve kişi ya da kurum hakkında yargılama süreci başlayacaktır. Yargılama süreci biraz uzun sürebilir. Birazdan kastımız 9-10 ay, fakat mutlak suretle cevap alacaksınız. Karşı taraf belki de ödemeyi size yargılamanın ardından ödeyip, davanızı geri çekmenizi isteyebilir. Böylece paranızı alabileceksiniz.

Eğer yaşadığınız olay çok detaylı ise, alanında uzman bir Ceza Avukatından yardım almanız sizin adınıza daha faydalı olacaktır.

Savcılığa Değil De Polise Ya Da Jandarma’ya Gidersem Ne Olur?

Polis’e ya da Jandarma’ya gitmenizde aslında fark etmeyecektir ama kesin sonuç almak istiyorsanız ve kısa sürede sonuca ulaşmak istiyorsanız, savcılığa suç duyurusunda bulunmanız sizin adınıza daha iyi olacaktır.


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



XXXXXX CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ : Adı Soyadı – T.C. Kimlik No
Adres : İkamet adresi
ŞÜPHELİ : Adı ve Soyadı( eyer şahıs biliniyorsa,bilinmiyorsa telefonla olmuşsa telefon numarası)yazılır.
SUÇ : Dolandırıcılık,Hakaret,Tehdid,Cinsel taciz.(olay neyse adı yazılır)
SUÇ TARİHİ : 05/11/2017
AÇIKLAMALAR :
1- Buraya meydana gelen olay neyse,aynen yazılır.

DELİLLER : Banka Dekontu, WhatsApp Konuşmaları
HUKUKİ NEDENLER : TCK. md. ve ilgili mevzuat.(maddeleri biliyor sanız yazarsınız bilmiyorsanız.buşekil yazarsınız)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda kısaca açıklandığı üzere şüpheli hakkında kamu davası açılmasına ve cezalandırılmasının sağlanmasına karar verilmesini saygıyla talep ederim. …/…/…

müşteki
Adı ve Soyadı
İmza

▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


BU SAYFADAKİ YAZILAR:

52 LİNKLEME “DOLANDIRILDIM, SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNU NASIL YAPABİLİRİM?”

EMRE KUTLU 10 ARALIK 2018REPLY
Slm abi para yattirsin sahahiz kişi telefonu açmıyor dolandirildim parami nasıl.ala bilirim

KENAN CAN 17 OCAK 2019REPLY
merhaba 38 kişi yurt dışı iş vaiyle kandırıp bu 38 kişide para aldılar ve 39 kişi vakıf bank o kişinin banka hesabına herkes para yatırdı hepsinin elinde yatırdıgına dahil dekontları var nasıl bi durum izlememiz gerek bu kişi hakkında paramızı almak icin kişiye ulaşılmı yor şu an da bi yol gözterirseni sevinirim saygılar

ANKARA AVUKAT Post author21 OCAK 2019REPLY
Kenan bey ceza avukatlarımız ile telefonda görüşerek konu hakkında bilgi edinebilir, vekalet vererek davanızın hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlayabilirsiniz. 0312XXXXXXX nolu telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.

ISA 22 MART 2019REPLY
Mrb ben engelliyim internetten alışveriş yaparken dolandırıldim suç duyurusunda bulundum fakat gelişmelerden haberdar olamıyorum bana avukat olarak yardımcı olursanız görüşmek isterim

AYNUR YILMAZ 27 MART 2019REPLY
Merhaba, 2012 yılında çalıştığım iş yeri bizlere mobbing uygulayarak bankalara vermek üzere hatır senetleri imzalattılar, bu senetlere karşılık banka kredileri kullanıldı, senetler ödenmedi ve icralar bize döndü, fakat senetlerin ödeme tarihleriyle aynı tarihlere bize senetler için makbuz imzaladı, bu makbuzlarla dolandırıcılık davası açabilirmiyiz , sahsın sahte senet davaları da var , makbuzlarda zaman aşımı varmıdır.

HABİBE KARAÇ 9 NİSAN 2019REPLY
Merhabalar.ınstagramda benim hesabimi çalıp benim adıma arkadaşlarımdan bir yere mesaj atmalarını istemişler. Halada devam ediyorlar. Mesaj atıp dolandirilanlar var. Ne yapabilirim yardımcı olur musunuz?

MAĞDUR 6 MAYIS 2019REPLY
merhaba
çalıştığım şirketten maaş ve tazminat alacağım var işler bitsin denilerek aylarca oyaladılar sonra vermeden çıkardılar. şirket para yok diyor ama tüm yapılan işlerden para alınmış şirket başkasının üstüne iş mahkemesinin yanında dolandırıcılıktan da dava açabilir miyim?

ANKARA AVUKAT Post author19 HAZİRAN 2019REPLY
Merhaba, iş hukuku alanında yaşanan problemlerde mahkeme süreci başlamadan önce arabulucu ile sorunun çözülmesi amaçlanmaktadır. Haklarınızın korunması ve davalarınızın takibi için konusunda uzman bir iş hukuku avukatına vekalet verebilirsiniz. Dilerseniz iletişim sayfamızda yer alan telefonlardan avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

İ[email protected]İL.COM 7 MAYIS 2019REPLY
Kredi vermek için 500tl aldılar ama sonuç yok mağdurun nasıl yardımcı olabilirsiniz

ANKARA AVUKAT Post author19 HAZİRAN 2019REPLY
Merhaba; mağduriyetinizle ilgili olarak iletişim sayfamızda yer alan bilgilerden avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

RANA KAPLAN 16 MAYIS 2019REPLY
çeşme de otel rezervasyonu yaptık . para yatırdık fakat şu anda muhattap yok telefonlar iptal savcılığa suç duyurusunda bulunduk bir gelişme yok. nasıl sonuçlanır. muhattap olmadan bulunurmu

ANKARA AVUKAT Post author19 HAZİRAN 2019REPLY
Merhaba Rana hanım; sizin bir muhatap bulamamanız davanızın durumunun olumsuz olacağı anlamına gelmez. Suç duyurusunda bulunduğunuz evrakla birlikte davanızın takibi için bir avukata vekalet verebilirsiniz. Yetkili merciler firma ve kişilere erişim sağlayacaklardır. Bu tür durumlarda süreç uzun olabilmektedir.

FERAT TÜRKOĞLU 6 TEMMUZ 2019REPLY
selam,,,ben bir şirkete kalfalık usulü üş yaptım,,,benden yaptığım işin teslimine kadar yüzde beş gibi bir kesinti yapıldı işin teslimini yapıldı ama firma beni sürekli oyalayarak,paramı ödemedi elimde resmi bir evrak yok ama şahitlerim var bu işle ilgili dökümanlarımda var bana yardıncı olurmusunuz ben ne gibi bir dava açmalıyım teşekürler

SEMA 11 TEMMUZ 2019REPLY
MRB ben internet uzerinden bır hocadan kolye almak icin siparis verdim fakat bankadan İbn ıle pra ytırdım bin turk lirası fakat 2 hafta oldu gelmedi benı engelemiş baska numaralardan mesaj atıyorum benı tehdit ediyor paramı nasıl geri alabılırım

İYİ NİYET 11 TEMMUZ 2019REPLY
merhaba,
bir alışveriş sırasında ürünü verdim. yarım saat sonra buluşup paramı alacaktım. ancak hem buluşma yerine gelmedi hem de telefonu açmadı. sıklıkla aramama rağmen telefonunu açmıyor. ne yapmalıyım.
saygılar.

ORHAN KARAKOL 22 TEMMUZ 2019REPLY
2017 yılında gittigidiyordan soba aldım beyenmeyerek iade ettim. Satıcı paramı iade etmedi. Dosya icrada bekliyor. Bir gelişme yok. Adamın parayi odemeye niyeti yok. Ne yapmaliyim.

ANONİM 26 TEMMUZ 2019REPLY
mrb ben ınstagram da sponsorlu diyerek önüme çıkan linke tıkladım alışveriş yaptım fakat ürünler başka geldi 170 liram boşa gitti. site den hicbir şekilde irtibat alamiorm ne yapmam lazm

ANKARA AVUKAT Post author30 TEMMUZ 2019REPLY
Merhaba; şikayetinizi tüketici hakem heyetlerine yapmanız gerekmektedir. Tüketici Hakem Heyetlerine yapılacak başvurularda, büyükşehir belediyesi statüsünde olan illerde değeri 5 bin 650 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri, yine büyükşehir belediyesi statüsünde olan illerde değeri 5 bin 650 Türk Lirası ile 8 bin 480 Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri ve büyükşehir belediyesi statüsünde olmayan illerin merkezlerinde ve bağlı ilçelerde değeri 8 bin 480 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir.

BATUHAN 1 AĞUSTOS 2019REPLY
Selamın aleyküm bi kitap evinden geldiler bana kitap satmaya çalıştılar ve sattılar ve dedilerki 14 gün içinde çaya bilirsiniz ve ben bunları almamaya karar verdim kitap evini aradım almıcam diye gelicez alıcaz dediler gelmediler ve dün aradılar ödeme yapmazsanız evraklar avukata verilcek dediler ne yapmam lazım

ANKARA AVUKAT Post author5 AĞUSTOS 2019REPLY
Batuhan bey merhaba; telefonlarımızdan bize ulaşabilirseniz avukatlarımız yardımcı olabilirler.

OMER 6 AĞUSTOS 2019REPLY
Merhaba,
Kredi kullamdiriminda daha önce komisyon karşılığı aracılık yapan vatandaş, kredi yapılandırması için bizimle tekrar kontak kurmuş ve bir dizi işlemler için ( banka kapamaları tapu harcı gibi) odeme almıştır. Daha once de aynı kişiyle islem yaptırdığımız için güvenerek havaleleri yaptık dekontlarımız mevcut. Fakat 4 ay geçmesine ragmen ne yapılandırma yapıldı ne de paramızı iade alabildik. Savcılığa suc duyurusunda bulunurken whatsaap mesajlarını, dekontlarını ve görüşme ses kayıtlarını vermemiz yeterli midir? Ayrıca hesaplarına tedbir niteliğinde bloke koydurabiliyor muyuz? Ve bu isi ortak yaptıkları banka çalışanlarını (bu konuda delil bulunmamaktadır sadece görüşme kayıtlarında isim veriyor) dahil edebiliyor muyuz?
Elimizde sadece TC kimlik numarası bulunun bu kişinin adres bilgisine sahip değiliz.

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Konuyu açıklayan bir dilekçe ve elinizdeki belgeleri savcılığa sunduğunuzda savcılık gerekli soruçturmayı yaptıracak ve dava açılmasını sağlayacaktır. Adres bilgisi kişi tespiti sonrası gerekli mercilerce yapılabilir.

EREN 9 AĞUSTOS 2019REPLY
Merhabalar instagram üzerinden 98 tl dolandirildim elim ayagim titriyo ne yapmam lazım?

ANKARA AVUKAT Post author3 EKİM 2019REPLY
Merhaba; olayı anlatır dilekçeniz, banka dekontunuz ve internet kayıtlarınızla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılık gerekli soruşturmayı yaptıracaktır.

ŞÜKRÜ MEDİK 9 AĞUSTOS 2019REPLY
ben türkiyede yaşıyorum yurt disindan bir bayan dolandırdı postane dekontlarim var elimde ne yapmam lazım bir bigi verirmisiniz

ANKARA AVUKAT Post author3 EKİM 2019REPLY
Merhaba; olayı anlatır dilekçeniz, ptt dekontunuz ve telefon kayıtlarınızla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılık gerekli soruşturmayı yaptıracaktır.

MELTEM 15 EYLÜL 2019REPLY
Merhaba birine yuklu miktarda borc verdim 33bin senetli gerisi banka transfer olmak üzere 70bin Odeme günü maalesef ortadan kayboldu hemşire Kiz arkadasi aradi kaza geçirdi dedi Ulaşmaya çalıştım fakat engelledim WhatsApp tan. Suç duyurusunda bulunmak istiyorum Ne yapmam gerekiyor?
Teşekkürler

ANKARA AVUKAT Post author23 EYLÜL 2019REPLY
Meltem hanım merhaba;
Savcılığa şahsi müracaat yapabileceğiniz gibi davanızın takibi sürecinde destek almak isterseniz bir ceza avukatına vekalet vererek suç duyurusu yapabilirsiniz. Dilerseniz büromuza bağlı ceza avukatlarımızdan konu hakkında bilgi almak için iletişim sayfamızda yer alan telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

GÖKHAN BACAKSIZ 8 EKİM 2019REPLY
Merhabalar 1 hafta kadar önce İnternet aracılığıyla dolandırıldım dolandıran kişinin hesabına attığım ücretin dekontunu bankamatik vermedi elimde delil olarak messenger yazışması var telefon görüşmeleri var bununla savcılığa gidip suç duyurusunda bulunsam haklı çıkarmıyım bi türlü cesaret edemiyorum.

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Olayı anlatır bir dilekçe ve elinizdeki belgelerle savcılığa müracaat ederseniz savcılık gerekli incelemeyi başlatacaktır. Ödeme yaptığınız banka hesap bilgisinden savcılık yaptığınız ödemeyi bankadan talep edebilir.

SELÇUK 10 EKİM 2019REPLY
Merabalar ben yurt dışından oto parçası aldım ve dolandırıldım ne yapmalıyım acil yardım lütfen

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Selçuk bey merhaba, bankanızla görüşerek harcama itirazında bulunabilirsiniz. Yurt dışı olduğu için satın aldığınız eticaret sitesinin güvenli alışveriş seçeneği varsa iade ya da itiraz süreçlerini başlatabilirsiniz.

AYSE 10 EKİM 2019REPLY
Merhabalar biz evimize pencere ve Laminat yaptırmak için tadilatçılarla anlaştık sözleşme yaptık 20 günde teslimdi fakat siparişi geç verdik deyip 40 gün bizi oyaladılar peşinat 13 bin verdik 10 tane senet ne yapmamız lazım senetlerin tarihi geliyor burada jandarma var oraya gidip suç duyurusu yapsam araştırdım dava açmam için ödeme yapmam lazımmış şu anda mümkün değil buradaki jandarmaya başvursam ücretsiz avukat tutabilirmiyim ne yapmam gerek

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Bölgenize Jandarma bakıyorsa Jandarmaya müracaat ederek soruşturma başlatılmasını sağlayabilirsiniz. Şikayetiniz sonrası karşı tarafın da ifadesi alınarak durum savcılığa intikal edecektir. Sonraki süreçte dava durumununuzu UYAP Dava Sorgulama ekranından yapabilirsiniz.

MURAT 10 EKİM 2019REPLY
Merhaba ben calistigim is yerine gelen kndini gomruk memuru olarak tanitim isterseniz ucuza telefon getirebilirim diye dolandirdi parayi elden verdim sonrasinda hep oyalidi yok bole boyle diyip adliye ye gidip sikayetci oldum adamin telefonlari hala acik ama ne parami verdi nede telefon kac aydir bekliyrm savciliktanda da olayla ilgili hic bir cevap gelmedi tarafima baya zaman gecti nasil takip edebilirim sureci ve ne yapabilirim yardimci olursaniz bi fikir veririsrniz cok memnun olurum

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Davanızın açılıp açılmadığını turkiye.gov.tr üzerinden e-devlet Uyap Dava Sorgulama ekranından öğrenebilirsiniz.

İREM 10 EKİM 2019REPLY
Merhaba, instagram üzerinden arkadaşımın hesabını çalmışlar, ben bilmiyordum bana hediye kuponu göndereceğini söyledi tel no ve banka kartı istedi. Hem bankadaki 500 liramı çekti hemde faturam 400 tl geldi. Arkadaşım şuan mail, instagram, Facebook hiçbir hesabına giriş yapamıyor. Daha sonra ödeme yapılan siteyi buldum konum olarak Amerika gösteriyor paravan sayfa yani. Bu durumda ne yapmam gerekir?

ANKARA AVUKAT Post author14 EKİM 2019REPLY
Merhaba İrem hanım durumunuzu açıklayan bir dilekçe ve elinizdeki belgeler(banka dökümü, cep telefonu kayıtları vb.) ile savcılığa bizzat müracaat ederek dava açabilirsiniz.

DENİZ 6 OCAK 2020REPLY
Merhaba 2018 in 7 ci 8in ve 9 uncu aylarını arkadaşıma yurt paramı ödemesi için yatırdım fakat ödeme yapmamış üzerinden 4 ay geçtikten sonra fark ettim ve kendisine suç duyurusun da bulunsam birşey elde eder miyim? Karşı taraf kendisini savunabilir mi yurt parası değil bana borcu vardı onu ödedi diye. İşin içinden çıkamıyorum yol gösterir misiniz ?

RESUL KAYA 8 OCAK 2020REPLY
Merhaba kolay gelsin buğün kargoyla PlayStation 3 gönderdim bursaya ama gönderdiğim şahıs parayı göndermedi elimde yazışmalar tc kimlik numarası telefon numarası var ne yapabilirim

ULAŞ 8 OCAK 2020REPLY
Merhaba, ben 4-5 gün önce instagram üzerinden yaptığım kulaklık alışverişinden dolandırıldım.Elimde telefon numarası,yazışmalar ve kapıda ödeme aldığım için kargo poşedi var. Ne yapmalıyım?

RECEP 9 OCAK 2020REPLY
Bugün İnstagram hesabı üzerinden bir sayfayla whatssapla görüşüp İddaa kuponu yapması İçin ücret gönderdim dekontlar ve Mesajlar duruyor nasıl bir yol izlemem gerekiyor lütfen yardımcı olun.

EMRE CAN ÖZGEÇ 10 OCAK 2020REPLY
Merhaba. Ben 3 ay önce aracımı sattım ve karşılığında çek aldım sordurdurarak sağlam olduğunu öğrenince aldım ve ben o çek ile malzeme aldım malzemecide fabrikaya gönderiyor ve çek takasa gönderiliyor ordan çek sahte ikiz çek olduğu çıkıyor ortaya diğer çek çıktığı için sahte olduğu çıkıyor ortaya ve malzemecinin mağduriyetini giderdim ve şuan ben mağdurum dolandırılmış ikiz çek ile nasıl dava açabilirim?

ALİ 11 OCAK 2020REPLY
Sahibinden sitesinden bir şahıstan oyun karakteri aldım şehir dışıydı almadan önce şahıs ehliyetini kendini ve bir kağıda kendi el yazısıyla oyun karakterinin bütün haklarının şahsıma devrettiğini ve hiç bir şekilde baglanmayacagini söyleyen bir kağıt yazdırdım ad soyad imza attırdım sonra verdiği hesaba parayı aktardım ama satıcı sözünde durup oyun karakterini vermedi elimde bu söylediklerim ve çok daha fazla belge mevcut 2 tane de numarası var ben ne yapılması gerekiyorsa yapılsın istiyorum bu durumda nasıl hareket etmem gerek yardımcı olur musunuz

MEHMET ALİ ONAN 11 OCAK 2020REPLY
Merhaba instagramdan ücretsiz bahis var diye bende iletişime geçtim. Watsap tan mesaj attım önce çok iyi karşıladılar sonra kuponlarımız ücretlidir beni güvenebilirsiniz dedi. Bende tamam dedim. Kupon ücreti 50 TL dir iban gönderdi bu hesaba parayı atıp bana makbuz atınız dedi bende hemen attım sonra 6180 TL kazandınız 618 TL atarsanız hemen parayı hesabınıza göbderecem dedi benim o kadar param olmadığını söyleyince ne kadar var hesabınız da dedi bende 410 TL var dedim o arada sürekli mesaj attı efendim ne zaman atacaksınız parayı vb. gibi sonra benim bi işim vardı parayı orda harcadım ismi Ferhat efendim siz benle dalgamı geçiyorsunuz dedi sonra bu 11/01/2020 bu gün sabah aradı siz gülün dedi ben dava açacam bu ücreti ödemezseniz hemen işlemleri başlatacam dedi bana birde benim annemi küfür etti bende benim paramı geri iade edin istediğiniz yere şikayet edin dedim elimde makbuzlarım vardır TC kimlik kartıda bulunmakta gereğinin yapılmasını arz ederim

SADIK 14 OCAK 2020REPLY
3 ay önce birisiyle iş yeri acacaktik 9 bin bankadan çektim 16 bin de para verdik toplam 25 bin verdim paraları alıp kayıplara karıştı tlfnda 3 aydır beni oyalıyor şimdide beni tlf da engeledi msj konuşmalari adamın TC numarası herşey var bende ailesinde hepsini tanıyorum ne yapmam lazım

DEVRAN 25 MART 2020REPLY
Merhabalar ben üniversite öğrencisiyim yabancı uyrukluyum tatilde istanbulda bir taşeron da çalıştım taşeron da bana 1 haftalık paramı vermedi nasıl alabilirim elimde çalıştığıma dair evrak falan yok ama whatsapp görüşmeleri ve tanıklar var

BARIŞ 7 NİSAN 2020REPLY
Merhaba yatırım şirketi adı altında nitelikli dolandiricilik yapanlar taraftın dan mağdur olduk şahısların iban isim yada diğer bilgiler var face üzerinden dolanriyiyolar çok kişinin canı yandı ne yapılabilir

RECEP 9 MAYIS 2020REPLY
Arabam.com dan tarım aracı aldım araç teslim edilmedi sahipsin tc ve iban no su var parayı da yatırdım 12 bin TL karakolala gidip sıkayet te bulundum ama daha hızlı nasıl sonuc alabilirim yardıma ihtiyacım var

ANKARA AVUKAT Post author9 MAYIS 2020REPLY
Recep bey merhaba; polis tutanağına istinaden olay savcılığa intikal edecektir ve kovuşturma yapılacaktır. Kovuşturma sonrası savcılık sanık veya sanıklar hakkında iddianame hazırlayıp mahkeme açılmasını sağlayacaktır. Bu süreçte bir avukata vekalet vererek işlemlerinizin takibi ve haklarınızın korunmasını sağlayabilirsiniz.

MERAL 11 MAYIS 2020REPLY
İyi günler. Az önce dolandırıldım. Yardımcı olur musunuz. Hesabımdan benim iznim olmadan fazla para çekimi oldu. Ne yapabilirim. En kısa zamanda dönüş yapmamızı bekliyorum.

ANKARA AVUKAT Post author12 MAYIS 2020REPLY
Meral hanım merhaba; öncelikle bu durumla ilgili bankanızla iletişime geçmenizi öneririz. Konu hakkında avukatlık hizmeti almak için iletişim kanallarımızdan mesai saatleri içerisinde bizlere ulaşabilirsiniz.

-----------

Kaynak: https://www.goymen.av.tr/dolandirildim-savciliga-suc-duyurusunu-nasil-yapabilirim/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄



--Alıntı--


*-*Resmi netten aldımf9fb7


TÜKETİCİ HUKUKU

Tüketici Hukuku, 6052 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kamu çıkarı gözetilerek, tüketicilerin sağlığı, güvenliği ve zararının geri ödenmesini, çevredeki tehlikelerden korunmasını sağlayan hukuk dalına verilen isimdir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan yasanın tüketicilere sağladığı hakları şu şekilde sıralayabiliriz :

AYIPLI MAL
Ücretini ödeyerek satın aldığınız bir mal hatalı çıktığı zaman ürünün 15 gün içerisinde değiştirilmesini, paranızın iadesini, ücretsiz tamir edilmesini, sorunun neden olduğu değer kaybının malın ücretinden düşürülmesini talep edebilirsiniz.

Eğer sorun gizliyse ve tüketici bunu belli bir zaman sonra fark ediyorsa, yasal süreç 15 günden 2 yıl’a çıkıyor. Fakat özürlü olduğu bildirilerek satışa sunulan mallar için bu durum söz konusu olmuyor.

ETİKET
Satışa sunulan mal ve hizmetlerin ambalajları üzerinde “Menşei, Cins ve Fiyat” bilgileri yazmak zorundadır. Bu nedenle etiket bilgisi olmayan satıcıları uyarabilirsiniz. Uyarıya aldırmayanları ilgili belediyelere şikayet edebilirsiniz.

GARANTİ BELGESİ
Üretici firmalar ve ithal ettiği ürünleri satışa sunan firmalar, satışını yaptıkları ürünler için en az 1 yıl garanti vermek zorundadırlar. Ürünler için verdikleri bu garanti, ürünün tüm parçalarını kapsamak zorundadır. Satışa sunulan ürünlerde istedikleri parçayı garanti altına alıp, istemediklerini garanti altına almama gibi bir durum söz konusu olamaz.

Üretici firmalar, satışa sunduğu bu malların garanti belgelerini müşterilerine vermek zorundadır. Garanti belgesi ile üretici firmaya gelen müşterinin isteği ilgili firma tarafından ücretsiz olarak yerine getirilmelidir. İlgili ürün ya da cihaz için tüketiciden para talep edilmez.

Üretici firmalara tamir için bırakılan mallar en geç 30 gün içerisinde onarıp tüketiciye teslim etmelidir. Aksi takdirde tüketici, ürünün yenisini talep edebilir.

Garanti kapsamındaki cihaz aynı arızayı birden fazla kez tekrarlarsa, cihaz üretici firma tarafından ücretsiz olarak değiştirilmelidir. Garanti kapsamındaki ürünler için tüketiciler, nakliye, montaj, servis ya da bakım adı altında bir ücret ödemezler.

TAKSİTLİ SATIŞLAR
Satıcı firma taksit şartlarını içeren sözleşmenin bir örneğini size vermekle yükümlüdür. İmzaladığınız taksit sözleşmesinde aldığınız mal veya hizmetlerin toplam satış fiyatı, vadeye göre faiziyle birlikte ödenecek toplan satış fiyatı, ödeme plânı, faiz miktarı ve faiz’in hesaplandığı yıllık oran yer almalıdır.

Sözleşmede bildirilen mal veya hizmetin toplam satış fiyatı sonradan kesinlikle değiştirilemez.

KAPIDAN PAZARLAMALAR
Kapıdan pazarlama hizmetini sunan kuruluşlardan alacağınız ürünleri 7 gün boyunca deneme/kıyaslama hakkına sahipsiniz. Bir haftalık bu süre içerisinde ürünü almaktan vazgeçerseniz yapmanız gereken ilk şey satıcı firmaya Noter aracılığı ile İhtarname çekmek olacaktır. Bunu yaptığınız takdirde satıcı sizden aldığı ücreti ve senetleri size geri iade etmek zorunda kalacaktır. 7 gün’ün ardından ürünü iade etmezseniz ürünü kabul etmiş sayılırsınız.

Bazen uyanık satıcılar, tüketicilerin dikkatsizliğinden faydalanarak tüketicilere imzalattırdığı sözleşme tarihine 1 ay öncesinin tarihini atıyor. Burada sözleşmedeki tarih bu yüzden çok büyük önem taşıyor.

TÜKETİCİ KREDİLERİ
Banka veyahutta finans kuruluşlarından almış olduğunuz kredinin mutlak surette bir kopyasını isteyin. İmzaladığınız sözleşmedeki şartlar ileride aleyhinize olarak hiçbir şekilde değiştirelemez. Borcunuzun tamamını ya da bir kısmını ödemek istediğinizde banka ya da ilgili finans kuruluşu gerekli indirimi yapmak zorundadır.

Kaynak: https://www.goymen.av.tr/tuketici-hukuku/


[Edited at 2021-01-31 21:32 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_____ Jan 31

--Alıntı--

Üfürükçü 11 bin lirayı alıp kayıplara karıştı

Afyonkarahisar’da bir kişi, psikolojik rahatsızlığı olan oğlunu iyileştireceğini söyleyen üfürükçü tarafından 11 bin TL dolandırıldı.

*-*//Bahtsız yurttaşımız///1a

Sozcu.com.tr - Güncellenme: 23:50, 31/01/2021

Şuhut ilçesinde uzun süredir psikolojik sorunları olan oğlu Uğur K.'yi (22) tedavi için Afyonkarahisar Devlet Hastanesine götüren baba Salim K., (61) iddiaya göre burada tedavi için başka bir servise gelen ve isminin sadece Niyazi olarak bildiği şahıs ile tanıştı. Baba Salim K., şahısla bir süre konuşarak oğlunun hastalığından bahsedince Niyazi isimli şahıs baba Salim K.'ya, Yaşar S., (48) Atakan isimli biri ile tanıştıracağını, onun kendisine yardımcı olacağını söyledi.

Salim K., bunun üzerine Yaşar S. ile telefon üzerinden irtibata geçti. Yaşar S., Salim K.'nın oğlunun hastalığı hakkında bazı bilgiler aldıktan sonra kendisini birkaç gün içinde arayacağını söyledi. Telefon görüşmesinin üzerinden 3 gün geçtikten sonra Yaşar S., Salim K.'yı tekrar arayarak 6 bin TL'si peşin 3 bin TL'si ise çocuk iyileştikten sonra verilmek üzere anlaştı. Salim K., şahsın söylediği 6 bin TL'yi çevresindeki insanlardan borç para bularak Yaşar S.'nin söylediği ve sonrasında Perihan U. isimli kadına ait olduğu anlaşılan banka hesabına yatırdı.

MAHKEME TUTANAKLARINDA İLGİNÇ İFADELER

Yaşar S., Salim K.'ya oğlunun hastalığındaki cinlerin fazla olduğunu ve bu yüzden tedavinin uzun süreceğini, malzeme alınacağını söyleyip 3 bin TL daha istedi. Salim K. ise o kadar parasının olmadığını söyleyip aynı hesaba 2 bin 500 TL daha yatırdı.

İddiaya göre, Yaşar S., bir süre sonra Salim K.'yı bir kez daha telefon ile arayıp sözde hocanın Şuhut ilçesine geleceğini ancak uçak bileti parası ve yol parası lazım olduğunu söyleyerek parça parça 2 bin 500 TL daha para yatırmasını istedi. Bunlara da inanan Salim K., yine aynı hesap numarasına belirtilen rakamları yatırarak beklemeye başladı. Bir süre sonra Yaşar S. ve üfürükçüden haber çıkmayınca Salim K., dolandırıldığını anlayarak şahıslar hakkında şikayetçi oldu.

Salim K.'nın şikayeti üzerine Antalya Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılırken, sonrasında ise mahkeme olaya yetkisizlik kararı vererek dosyayı Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesine sevk etti. Salim K., şimdi dosyanın Afyonkarahisar'da görülmeye başlamasını bekliyor.

“DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIRMIŞ”

Olayın ardından nasıl dolandırıldığını anlatan Salim K., şöyle konuştu:

* Denize düşen yılana sarılırmış. Çocuğumun rahatsızlığından dolayı oğlumu Afyon Devlet Hastanesi'nde psikolojik bölümüne yatırdım. Orada bize dediler ‘Sandıklılı bir arkadaşın hastası varmış, iyi olmuş'. Bunlar 1 hafta sonra bize numarasını verdiler. Biz de orayı aradık Yaşar S. diye bir arkadaşla temasa geçtik biz. Yaşar S., bana dedi ki ‘ben hoca ile görüşeyim gerekli şeylerle ilgili bize yardımcı olur.'

* Daha sonra Yaşar S., beni arayarak ‘ben hoca ile görüştüm bir miktar para istiyor. Bunu verirsen hoca ilgilenecek. 21 günde iyi olacağını' söyledi. Bizden 6 bin lira para istedi biz de 6 bin lirayı yatırdık daha sonra bizi tekrar aradı ‘bize bu para yetmiyor 5 bin lira daha yatıracaksın' dediler. Biz de düşündük taşındık ve sağa sola danışarak zaten paramız yoktu, benim de işim yok çalışamıyorum. Komşulardan altın aldık altınları biz bir buçuk milyara bozdurduk. Komşular şu anda borç olarak aldığımız altınları geri istiyorlar gücüm yok alamıyorum.

Varını yoğunu dolandırıcılara kaptıran Salim K., şimdi borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Salim K.'nın oğlu Uğur K.'nın ise hastanede gördüğü tedavi sonrası durumunun iyiye gittiği belirtildi. (İHA)

Yeri: https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/ufurukcu-11-bin-lirayi-alip-kayiplara-karisti-6237593/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

Cinci hoca, kadını eşinin yanında istismar etmiş

KÜTAHYA’da Halil Aka adlı cinci ve üfürükçü hoca üç kadına karşı cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklandı.

*-*2a

İsmail SAYMAZ - Güncellenme: 01:18, 05/10/2020

Aka'nın bir kadını eşinin yanında taciz ederken, aynı kadının halasını ise “Şifa bulacaksın” diye istismar ettiği ortaya çıktı. 44 yaşındaki iki çocuk annesi G.A., ifadesinde, uğradıkları cinsel istismarı şöyle anlattı: “27 Ağustos'ta ben, yeğenim H.U. ve H.'nin eşi S.U. ile beraber hocaya görünelim dedik. Hoca Halil Aka bizi kapıda karşıladı. Evinin yakınındaki kulübeye beni, H. ile eşi S.'yi davet etti. “Şikayetiniz nedir?” diye sordu. Kiminle konuştuğunu bilmediğimiz birilerine, “Bu kızımız ve oğlumuza şifa verin, bu suya ve şekere okuyun” dedi. Sonra H.'ye, “Sende cinler ve nazar var” dedi, başını sallayarak bir şeyler okudu. H.'yi çağırdı. Ellerini H.'nin vücuduna dokunarak gezdirdi. H.'nin ellerinden tuttu, sürekli “Titriyor musun, ayakların üşüyor mu?” diye sordu.

CİNLER KARIN BÖLGENDE

“Bak cinler karın bölgende, birazdan çıkaracağım onu” diyerek H.'yi taciz etti. H.'nin bacaklarına dokundu, Bu arada, “Bak, çıktı, dizime geçti” diyordu. H.'ye “Hepsi bitmedi, üç gün sonra bir daha gel, yalnız gelebilirsin” dedi. H'nin eşi S., hocaya “Ne kadar borcumuz var” dedi. O da “Durumuna göre” dedi. S'nin 20 TL verdiğini duydum. “Kalk ayağa” dedi, kalktım. Omuzlarımdan başlayarak göğüslerimi, karın bölgemi, mahrem yerlerimi elledi. Vücudunu vücuduma yaklaştırdı. Sol elimi tuttu ve mahrem yerine dokundurdu. Bana, “Tedirgin olma, şifa bulacaksın” dedi. Sürekli nefesini ağzıma veriyordu. Ağzını dudaklarıma değdiriyordu. Hemen şikayetçi olduk.”

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/cinci-hoca-kadini-esinin-yaninda-istismar-etmis-6066904/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Üfürükçü kadın 136 kişiye virüs bulaştırdı

Doğu Karadeniz'de salgından korunmak için yatalak bir hastaya dua okumaya gelen üfürükçü kadının, üç köyde 136 kişiye virüs bulaştırdığı belirlendi.

ntv.com.tr 05.12.2020 - 06:38

*-*XoKWVirgWkar73emgSJd_g


Corona virüs vakaları Türkiye'de son dönemde büyük bir tırmanışa geçerken, evlere ziyaretçi kabul edilmemesi ve kalabalık ortamlardan uzak durulması gibi önlemler her fırsatta dile getiriliyor. Ancak en çok bulaş hala evlerde yaşanıyor.

Filyasyon ekiplerinin tespit ettikleri bazı corona virüs vakaları salgının yayılışındaki bilinçsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Buna tanık olan filyasyon ekipleri ise ilginç vaka örneklerini sosyal medyada paylaşıyor.

Milliyet gazetesinden Cihat Aslan'ın haberine göre Doğu Karadeniz'de 3 ailenin turşu buluşmasında çok sayıda kişinin corona virüse yakalandığını twitter hesabından paylaşan doktor, şahit olduklarını anlattı;

TURŞUYA 21 VAKA

"Karadeniz'in küçük bir köyünde üç aile geçtiğimiz hafta "Vaka sayıları yoğunlaştı, en doğalından turşumuzu kuralım da bağışıklığımız gelişsin" diye köydeki büyüklerinin yanına lahana ve fasulye turşusu yapmaya çıkmışlar. Evlerine geri döndüklerinde birinde semptomlar çıktı. Saha çalışması yaptık. 1-2 pozitif vaka derken, çalışmalarda vakaların kaynağı ve yayılımını bulduk. Temaslılar karantinaya alınıp test yapıldı. Bir turşu yüzünden üç aile bulaştırdıkları kişilerle birlikte 21 pozitif vaka çıktı. İçlerinde kamu kurumunda müdür, banka çalışanı da vardı. 'Eğitimli insanlarsınız neden bu dönemde toplandınız' diye sorduğumda, "Turşu bağışıklığı güçlendiriyor o da corona virüsü yememizi sağlıyor o yüzden toplandık" dediler.

"3 KÖYÜ ÜFÜRDÜ"

Bir de 80 yaşında kör ve yatalak bir amcanın hastaneye kaldırılmasıyla ilginç bir vaka yaşandı. Yaşlı amca pozitif çıkınca herkes şaşırdı. Çünkü evden hiç çıkmamıştı ve yanına da kimse gitmemişti. Öğrendik ki amcanın durumu kötüye gidince köye üfürükçü şifacı yaşlı bir teyze çağırılıyor. O teyzenin yaklaşık 120 temaslısını tespit ettik. Bu kişilerden test sonuçları pozitif çıkanların temaslılarıyla birlikte toplamda 136 pozitif vaka çıktı. 3 farklı köyde pozitif vakalarla temaslı yaklaşık 280 kişiyi karantinaya almıştık. Okuyup, üfledikleri arasında çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da vardı.

DÜĞÜNE KATILMIŞ

Eylül ayının başlarında ise daha vahim bir olay yaşadık. Bölgemizdeki bir düğün sonrası damadın babasının testi pozitif geldi. Filyasyon çalışması sonrası 14 farklı ilden toplamda 178 temaslı ve gelin-damat da dahil olmak üzere toplamda 53 pozitif vaka tespit ettik. Vaka kaynağını araştırdığımızda ise normalde İç Anadolu'da bir ilde evinde izole olması gereken pozitif bir vakanın, yakınlarına ayıp olmasın diye kimseye haber vermeden kendi özel aracıyla düğüne geldiğini belirledik. İki farklı akrabasınnda gece konaklayan, düğün öncesi ve sonrası toplu yemeklere, kaılan pozitif vaka, ilk başta saklanmıştı. Ancak yaptığımız çalışmada düğün fotoğraflarından edindiğimiz bilgilerle temaslıları eklerken kişiyi listeye ekleyemediğimizi fark ettik. Düğünden iki gün önce PCR testi pozitif çıkmış ama düğün yeğeninin olduğu için gelmiş. Tutanaklar tutuldu, cezai işlem uyguladık.

OKEYİN DÖRDÜNCÜSÜ

Temmuz ayında da 4 kişi yaylada kaçak olarak çalıştırılan bir kahvehanede kumar oynamışlar. İçlerinden biri pozitif çıkınca utana-sıkıla iki kişinin ismini verdi. İlk başta kumar masasındaki dördüncü kişiye ulaşamadık. İlk iki gün tespit ettiğimiz 28 pozitif vakanın ardından kumar masasının 4. kişisine de ulaştık. Tanınmış esnaflardan olan kişi, işyeri zarar görmesin diye kendisine saklamış. Tabii semptomları başlayınca hastaneye başvuruyor ve pozitif. Diğerlerinden 2-3 gün sonra tespit edebildiğimiz bu dördüncü kişi, biz tespit edene kadar yaklaşık, 16 çalışanı ve onların da aile içi temaslarıyla birlikte 27 kişinin pozitif olmasına sebep olmuştu."

Yeri: https://www.ntv.com.tr/turkiye/ufurukcu-kadin-136-kisiye-virus-bulastirdi,Pv2DjUKsAk2DyM8DG-YMeQ


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄




UYARI::::: ADO_NOT: AMAN HA PROZ MİLLETİ, BEN BU EN SON ŞEYİ İBRETLİK OLSUN DEYE ALDIM BURAYA. İŞLERİNİZ FİLAN DURGUNSA İŞLER AÇILSIN DEYİ ŞEYE ŞİYAPIP PARA FİLAN KAPTIRMAYIN, NEYSE NE İŞTE İNANMAYIN VE PARA KAPTIRMAYIN. NE OLUR NE OLMAZ. BELKİ PROZDAN FİLAN DA ŞAŞANLAR OLUR.. BELLİ Mİ OLUR... AMAN HA AMAN UZAK DURUN!
---------


--Alıntı--

Kimler nelerle şiyapıyor ibret alınabilmesi için aşağıdakı yazının yeri: https://www.ilkmedyum.com/en-iyi-cinci-hocalar

EN İYİ CİNCİ HOCALAR
İnsan oğlu dünyaya Allah tarafından sınanmak için gönderilmiştir. Her insan sıkıntılarla karşılaşır bu karşılaştığı sıkıntılar onun imtihanıdır. Her sıkıntının elbette bir çözümü vardır ve her insanın da bu yaşadığı sıkıntıları çözmek ve rahata ulaşmak için denediği farklı yöntemler vardır. Her insan birbirinden tamamen farklı, yaşadığı hayatlar bile uç uça farklıdır. Kendi iç dünyaları farklıdır, yaşadıkları ve sıkıntı çektikleri konular da o kadar farklıdır ki. Belki form olarak sıkıntılar birbirine yakındır ancak gene de çok fazla fark vardır o sıkıntı ile ilgili.Gene kişilerin bu sıkıntılara yaklaşımı bu farklılıklardan dolayı çok değişkendir. Aynı formda bulunan bir sorunu kimi kişi a şeklinde yaklaşırken kimi kişi aynı tür probleme b şeklinde yaklaşır. Ancak bazen insanlar sıkıntılarının çözümüne kendi çabalarıyla ulaşamaz. O zaman medyum ve dolayısıyla cinci aramaya girişir. İşinde iyi cinci ve medyum bulmak içinse en iyi cinci hocalar gibi aramalar yaparlar. Benim bu makaleyi yazma sebebim de aslında tam olarak bu sebepten.

EN İYİ CİNCİ HOCAYI NEREDEN ANLARIM?

İşinde gerçekten iyi cinci hocalar vardır. Bu şahıslara internet üzerinden kolayca ulaşabilirsiniz. Şimdi isim verip reklam yapıyormuş gibi algılanmak istemem. Bu şahıslar hem yüz yüze işlemler yaparlar hem uzaktan işlemler yapabilirler. Çünkü en iyi cinci hocalar yapacağı iş için mekânı önemsemez. Çünkü işi öbür dünya ile ilgilidir onun. İnsanlar en iyi cinci hocalar kimler ararlarken internet yorumlarını göz önünde bulundurarak seçim yapıyorlar. Bu yorumların hiçbir değeri olmadığını belirtmek isterim. Çünkü birçok gerçek medyum ve cinci hoca olsa da medyumluk piyasası birçok sahte medyum ve cinci kaynamaktadır. Bu sahtekâr kişiler gerçek sahte demeden tüm medyumlara, cincilere çamur atarak değerlerini düşürür insanların gözünde kötülerler.Onlara olan inancı ve güveni düşürmek için yaparlar bu işlemi. Bunu da o kişilerden cayıp kendisine gelmenizi sağlamak için yapar. İşte bu sahtekâr medyumlar o kadar adidirler. Siz değerli din kardeşlerim de durumdan bihaber o yorumlara inanarak seçimler yaparsınız. Yaptığınız seçimler sonunda zararlı çıkarsınız. Bu yüzden en iyi cinci hocalar araması yaptığınızda seçiminizi daha düzgün kişilerden yana kullanmalısınız. Şimdi biliyorum ki peki gerçek medyumları cincileri nasıl anlarım nereden bulurum diye soruyorsunuz. O konuda sizlere verebileceğim birkaç ipucu bulunmakta.

En iyi cinci hocalar ve gerçek medyumlar nasıl anlaşılır, kimleri seçmeliyim?

Para iadesi yapan medyumlar ve cinciler işlerine güvendikleri için böyle bir topa girerler. Eğer yaptıkları işlere güvenmeseler böyle bir şey yapmazlardı. Sizlere verebileceğim bir diğer ipucu ise ruhsatlı ve vergi levhalı medyumları seçmeniz yönünde olacak. Ruhsatlı medyum olmak ülkemiz koşullarında kolay değildir. Bu yüzden sertifika sahibi medyumlara güvenmeniz sizlere verebileceğim bir diğer tavsiyedir. Bunların dışında gerçek medyumları anlamanın pek bir yolu ne yazık ki yoktur.

Yeri: https://www.ilkmedyum.com/en-iyi-cinci-hocalar

-----

UYARI::::: ADO_NOT: AMAN HA PROZ MİLLETİ, BEN BU EN SON ŞEYİ İBRETLİK OLSUN DEYE ALDIM BURAYA. İŞLERİNİZ FİLAN DURGUNSA İŞLER AÇILSIN DEYİ ŞEYE ŞİYAPIP PARA FİLAN KAPTIRMAYIN, NEYSE NE İŞTE İNANMAYIN VE PARA KAPTIRMAYIN. NE OLUR NE OLMAZ. BELKİ PROZDAN FİLAN DA ŞAŞANLAR OLUR.. BELLİ Mİ OLUR... AMAN HA AMAN UZAK DURUN!


//Bu foturafı netten buldum///maxresdefault


[Edited at 2021-02-01 18:08 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Nihayet ben de dolandırıl... Feb 1

//Netten buldum///xxx

//Netten buldum///*-*mev

//Netten buldum///*-*nmh

//Netten buldum///14


Bu sevdiğim başlıklara sürekli oradan-buradan alıntı yaparken kendimle ilgili de bişey yazmak istiyorum. İtiraf ediyorum ben de dolan dolandı dolandırıla dolandırılayazıyordum diyelim.

Yukarıda, Emniyette görevli Dr. unvanlı akademisyenin çalışmasında da değinildiği gibi benim için anahtar kelime "kişisel zaaflarım" oldu. Neydi bu zaaflarım; akrabalıktan ötürü bir gence aşırı değer vermekti sanırım. Tabii işini ilerletsin diye para da cabası. Yıllar geçtikçe ilgili kişiyi bayağı bi tanıdım, karakter olarak tüm harcamaları kendi bencilliklerine yönelik, alacağını-vereceğini bilmeyen bir tip. Empati 0, borca sadakat da ohooo yine sıfıra yakın...

Neyse ki dolan bardak son damla ile taştı ve hukukumuz da bitti. Şimdi taksitle alacaklarımı almakla meşgulum. Nasıl alıyorum alacaklarımı konusuna ise hiç girmeyelim...

Anlatabileceklerim bu kadar.




[Edited at 2021-02-02 00:56 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_____ Feb 4

--Alıntı--

Dolandırıcılıkta kargo yöntemi! 75 bin TL'si buhar oldu

AA Haber Giriş: 03.02.2021 - 18:38 | Son Güncelleme: 03.02.2021 - 20:00



Dolandırılan dertli adam anlatıyor: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/dolandiricilikta-kargo-yontemi-75-bin-tlsi-buhar-oldu-41732126

*-*bh

*-*çl

Dolandırıcıların yeni yöntemi herkesi şaşırttı. Afyonkarahisar'da, "internet üzerinden verdiği ilaç siparişini almadığı için firmayı zarara uğrattığını" söyleyen kişilere 75 bin lira göndererek dolandırılan Halil Balcı, kandırıldığını damadına anlatınca anladı.

Bolvadin ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Halil Balcı, bir alışveriş sitesinden kişisel kullanım için bir ilaç siparişi verdi.

Bir süre sonra Balcı'yı arayıp kendisini "avukat" olarak tanıtan kişi, ilacı kargo şirketinden almadığı için firmayı zarara uğrattığı gerekçesiyle Balcı'dan 75 bin lira istedi.

Komşusundan borçlanıp bankadan da kredi çekerek 75 bin lirayı bulan Balcı, kendisine verilen hesap numarasına parayı yatırdı.

Balcı, bir süre sonra damadına olayı anlatınca dolandırıldığını fark edip polise başvurdu.

Balcı, kendisini arayan kişinin avukat olduğunu, firmayı zarara uğrattığı için kendisinden para istediğini söyledi.

Kendisini arayanın 132 bin lira istediğini ancak 75 bin lirasını gönderdiğini ifade eden Balcı, "Bana ilacı almadığım için firmayı zarara uğrattığımı, geciken sürenin 5 bin gün olduğunu ve 132 bin lira da para cezamın olduğunu söylediler." dedi.

Komşusundan ve bankadan kredi çekerek parayı banka hesabına gönderdiğini anlatan Balcı, şunları kaydetti:

"Parayı gönderdikten sonra telefonla arayanlar, 'Abi süreyi 5 dakika geçirdin, 25 bin lira daha yatıracaksın. Parayı 100 bin liraya denkle' dedi. Parayı denkleştirmek için durumu anlatıp damadımdan yardım isteyince dolandırıldığımı anladım. Polise gidip dilekçe verdim."

Balcı, böyle bir tuzağa düştüğünü anlayamadığını, şu anda ise olayla ilgili savcılıktan gelecek haberi beklediklerini dile getirdi.


----------
Dolandırılan dertli adam anlatıyor: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/dolandiricilikta-kargo-yontemi-75-bin-tlsi-buhar-oldu-41732126



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Fetö itirafçısı general: Rütbemi Gülen taktı


Haber: Asuman ARANCA - Yayınlanma Tarihi:05:30, 4 Şubat 2021 - Güncellenme: 02:52, 04/02/2021


Tuğgeneral Atasoy, Fetullah Gülen’in kendisine teğmenlik rütbesini taktığını ve kurmaylık sınav sorularının kendisine verildiğini itiraf etti.

nhj

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve itirafçı olunca ‘etkin pişmanlık'tan yararlanarak serbest kalan Kara Kuvvetleri eski İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Serdar Atasoy'un ifadesi ortaya çıktı. Savcılık ifadesinde örgüt bağlantılarını tek tek anlatan Atasoy, lisede okuduğu dönemde cemaatle tanıştığını, ‘Servet' kod ismini kullandığını 2015'e kadar örgüt içerisinde faaliyet gösterdiğini ifade etti.

SINAV SORULARINI VERİLDİ

Atasoy, örgüt tarafından iki kez katalog evliliğine yönlendirildiğini ancak adaylarla uyuşamadığı için örgüt dışından biriyle evlendiğini belirtti. 2003 yılında girdiği kurmaylık sınav sorularının örgüt tarafından kendisine verildiğini ve sınavı kazanarak kurmay olduğunu itiraf eden Atasoy, 1996 yılında teğmen olduğunu ve rütbesini İstanbul Altunizade'de bulunan FEM dershanesinde Fetullah Gülen'in taktığını, kendisinin de Gülen'in elini öptüğünü anlattı. Atasoy, hem operasyonel hatlar kullandığını hem de ankesörlü telefonlar üzerinden mahrem imamlarıyla görüştüğünü de kabul etti. Atasoy, piyade kurmay albay rütbesindeyken 2020'deki son Yüksek Askeri Şura'da alınan (YAŞ) kararla tuğgeneralliğe terfi ettirilmişti. Ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na atanan Atasoy'un, hakkındaki istihbarat nedeniyle bu göreve başlamadan emekliliği istenmişti.

Yeri: https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/feto-itirafcisi-general-rutbemi-gulen-takti-6242417/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


FETÖ itirafçısı general: Rütbemi Gülen taktı, ben de elini öptüm



Haber Giriş: 3 Şubat 2021 Çarşamba 10:00 - Son Güncelleme: 3 Şubat 2021 Çarşamba 12:29 Kaynak: TRT Haber

*-*lo

Fetullahçı Terör Örgütü irtibatı nedeniyle gözaltına alınan ve itirafçı olan emekli tuğgeneral Serdar Atasoy'un ifadelerine TRT Haber ulaştı: "Teğmenlik rütbemi Fetullah Gülen taktı, ben de onun elini öptüm."

Ankara’da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 2’si eski tuğgeneral 3 şüpheli yakalandı. Örgütün gizli sorumlusu olduğu belirlenen sivil tutuklanırken eski tuğgenerallerden biri etkin pişmanlıktan yararlandı.

MİT'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na "FETÖ ile irtibatı var" diyerek bildirdiği generallerden biri itirafçı olan emekli tuğgeneral Serdar Atasoy'du... TRT Haber Atasoy'un ifadesinin ayrıntılarına ulaştı.

FETÖ soruşturmasında eski tuğgeneral itirafçı oldu
Atasoy, Ağustos 2020’de yapılan Yüksek Askeri Şura'da tuğgeneralliğe terfi ettirilerek, Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na atandı. Ancak FETÖ’nün gizli sorumluları ile ankesörlü telefonlar üzerinden geçmişte görüştüğü tespit edilince göreve başlamasına izin verilmedi ve emekli edildi.

Kod adı: Servet
Atasoy ifadesinde FETÖ içinde “Servet” kod adını kullandığını, 1988'de lisede okuduğu dönemde girdiği örgütte 2015 yılına kadar kaldığını anlattı. Atasoy, örgütün kendisini iki kez katalog evliliği yapması amacıyla yönlendirdiğini, görüştüğü örgüt mensuplarıyla uyuşmadığından evlenmediğini, mevcut evliliğinin katalog olmadığını öne sürdü.

Atasoy sorgusunda FETÖ içinde bağlı olduğu gizli sorumluyu ve daha pek çok örgüt üyesini teşhis etti.

Kurmaylık sınav soruları servis edildi
Emekli tuğgeneral, 2003 yılında girdiği kurmaylık sınav sorularının örgüt tarafından kendisine verildiğini ve operasyonel hatlarla örgütün gizli sorumluları ile irtibatta olduğunu ifade etti.

Rütbesini FETÖ elebaşı taktı
Atasoy 1996 yılında teğmen olduğunu ve rütbesini İstanbul Altunizade’de bulunan FEM dershanesinde FETÖ elebaşı Gülen’in taktığını, kendisinin de Fetullah Gülen’in elini öptüğünü itiraf etti.

15 Temmuz'da yurt dışındaydı
Atasoy, darbe teşebbüsü sırasında görevli olarak yurt dışında bulunduğunu, herhangi bir faaliyette bulunmadığını anlattı.

Diğer tuğgenerale ev hapsi kararı
Serdar Atasoy adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan diğer eski tuğgeneral Celalettin Çoban'a ise sulh ceza hakimliğince ev hapsi kararı getirildi.

Bir tuğgerenal aranıyor
Bu iki ismin örgüt içindeki sivil sorumlusu Yaşar Özdemir ise tutuklandı. FETÖ şüphelisi, eski Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanı emekli Tuğgeneral Nuri Cankıymaz ise halen aranıyor.


Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/gundem/feto-itirafcisi-general-rutbemi-gulen-takti-ben-de-elini-optum-553205.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


Tehlike geçmedi! Hala kritik birimlere sızıyorlar

Giriş 28.01.2021 07:26 - Güncelleme 28.01.2021 07:28

FETÖ’ye dün yapılan operasyon örgüt üyelerinin ihraçlar, gözaltılar, yargılamalar ve sıkı güvenlik soruşturmalarına rağmen hala devletin en hassas birimlerine sızabildiğini ortaya koydu.

*-*htyuı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün mahrem imamlarıyla sabit hat ve operasyonel hat üzerinden haberleştikleri gerekçesiyle, kritik görevlerde bulunan üç eski tuğgeneral ile bir sivil imam hakkında gözaltı kararı verdi. Gözaltına alınan isimlerden birinin geçtiğimiz günlerde emekliye sevk edilen eski Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Serdar Atasoy olduğu, bir diğerinin eski Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Nuri Cankıymaz olduğu öğrenildi. Gözaltındaki üçüncü isim ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ’nün sözde atama listesinde ismi yer aldığı gerekçesiyle hala yargılaması süren eski Tuğgeneral Celalettin Çoban.

2020 YAŞ KARARIYLA TERFİ ETTİ
Alınan bilgiye göre, şüpheli Atasoy, 2. Ordu Komutanlığında Harekat Başkanı olarak görev yaparken, 2020 YAŞ kararıyla tuğgeneralliğe terfi ettirildi. 5 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca da Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığının başına getirildi. Ancak Atasoy, hakkındaki FETÖ iddiaları nedeniyle söz konusu göreve hiç başlatılmadı.

3 AY SONRA EMEKLİLİĞİNİ İSTEDİ
Atasoy’un söz konusu atama kararından kısa süre sonra Harekat Başkanlığı, ardından ise 4. Kolordu Komutanlığı emrine verildiği kaydedildi. Şüpheli Atasoy, söz konusu terfi kararından yaklaşık 3 ay sonra, yani Kasım 2020’de de emekliliğini istedi. Söz konusu operasyonla yakalanan Atasoy’un durumu, FETÖ tehlikesinin hala devam ettiğini ve örgüt üyelerinin yapılan güvenlik soruşturmalarına rağmen kendini hala gizleyebildiğini bir kez daha ortaya koydu.

DARBECİLERİN SÖZDE ATAMA LİSTESİNDE
Şüphelilerden Celalettin Çoban’ın ise darbe girişimi sırasında MSB Milli Mayın Faaliyet Merkezi Başkanı olarak görev yaptığı öğrenildi. Çoban’ın adı, darbecilerin sözde atama listesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı olarak yer alıyordu. Bu kapsamda hakkında darbe suçundan dava açılan Çoban, yaklaşık 2 yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Çoban’ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanmasına devam ediliyor.

Darbe girişimi sonrası emekli oldu

Şüpheli Nuri Cankıymaz da kurmay topçu albay rütbesindeyken 2011’de YAŞ kararıyla tuğgeneral oldu. Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanı olarak görevlendirilen Cankıymaz, darbe girişiminin ardından emekliye ayrıldı. Öte yandan, operasyonda kapsamında gözaltına alınan mahrem imam Y.Ö.’nün de özel bir şirkette çalıştığı öğrenildi. *Yenişafak


Yeri: https://www.haber7.com/guncel/haber/3061737-tehlike-gecmedi-hala-kritik-birimlere-siziyorlar



[Edited at 2021-02-04 09:47 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
__ Feb 4

--Alıntı--


‘15 Temmuz’u FETÖ ABD ile yaptı’


Nedim Şener
68
4 Şubat 2021

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir televizyon programında söylediği “15 Temmuz’u FETÖ yapmadı” ifadesi duyulur duyulmaz sosyal medyada yine bildik rüzgârlar esti. Soylu’nun FETÖ’yü temize çıkardığı yorumları yapıldı. Elbette yorumlar bilgisizlikten değil, kötü niyetten kaynaklanıyordu.

Bana da o dakikada soranlar oldu, kesilip kırpılmış görüntüye bakıp, “kastettiği Amerika” dedim. Çünkü aynı sözleri 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından da söylemişti. Kendini zeki zanneden algı operatörleri yine de boş durmadı. Ben de gerçeği merak edenler için ve ola ki 'aklı karışanlar' vardır diye Bakan Soylu’ya ne kastettiğini sordum. İşte cevabı:

BEN BUNU DEFALARCA SÖYLEDİM

“Ne kastettiğim belli, yaptığım açıklamanın hemen arkasından söylüyorum. Orada söylediğim çok açık bir şey var, ben bunu defalarca söyledim. 15 Temmuz’un hemen ardından 24 saat geçmeden 16 Temmuz günü saat 16.00-17.00 gibi Kahraman Kazan’a, şehitlerin cenazesine giderken, telefonda televizyonlara açıklama yaptım. ‘Bu darbenin arkasında Amerika vardır’ dedim. Biz 1960 darbesinin arkasında Amerika olduğunu uzun yıllar sonra dönemin İngiliz belgelerinden öğrendik. 1980 darbesinin arkasında Amerika olduğunu, ‘Bizim çocuklar başardı’ sözünden sonra anladık. 28 Şubat’ın arkasında kimler olduğu belli. Ben 20-30 yıl geçmeden bu darbenin arkasında Amerika olduğunu söyleyip tarihe bir not olarak bıraktım. Bugün değil, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 24 saat geçmeden söyledim. Ondan sonra ben İçişleri Bakanı oldum. İçişleri Bakanı olduktan sonra Amerika’nın etkin olduğu her yerde FETÖ olduğunu gördüm.

‘15 Temmuz’u FETÖ ABD ile yaptı’

Orada bir başka şey söylüyorum: Bir, FETÖ şeytani bir örgüttür. İki, istihbari bir örgüttür. Üç, bir terör örgütüdür. Dört, bir iletişim aygıtıdır. Dört özelliğini söylüyorum. Bunun bir başka özelliğini söylüyorum: FETÖ İslam’ı başkalaştırmak için icat edilmiştir. İki, PKK da İslam’ın en güçlü olduğu alanlardan birisi olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden İslam’ı kazımak için icat edildi. Ayrıca DEAŞ da İslam’ı tahrip etmek için icat edilmiştir. Ve bunların hepsini icat eden aynı unsurdur. Şimdi LGBT’yi ortaya koyuyorlar. Bu bizim topraklarımızın bir değeri değil.

TOPLUMU UYARMAK

Şimdi 15 Temmuz meselelerini anlatırken, 15 Temmuz ile, FETÖ ile ilgili izahat yapıyorum. Belki bu örgütlerin hangi kulvarlarda koştuğunu bilmiyorsunuz. Bunların iç yönetimlerini, eğilimlerini, hangi iletişim dilini kullandıklarını bilmiyorsunuz. Mesela dedim ki, PKK elebaşlarından Cemil Bayık, üç gün önce HDP’ye kasten dedi ki, ‘Gerillanın üzerinden yükü alacaksınız’... Bunu ben okuyorum ve biliyorum. Benim burada yapacağım, toplumu bu konuda uyarmaktır. Benim görevim bu, önleyici hizmet. Ben bunları açıklayarak önleyici hizmet görevimi yerine getiriyorum.

15 Temmuz’un arkasında sadece FETÖ mü var, sadece o mu yaptı, hayır. Sadece 15 Temmuz olarak değil, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nde ne işi var, ne yapıyor? Kim kimin ülkesine böyle bir yapıyı sokar? Ha, bizi aldattılar, ‘Müslümanlık’, ‘Türkçe’, ‘bayrak’ gibi kelimelerle, herkesin hoşlanacağı söylemlerle faaliyette bulundular ve bunu Amerika iyi yönetti, Avrupa da bu işe teşne oldu, neticede 15 Temmuz’u yaptılar.

ADAMINI KORUYOR

Amerika’nın 15 Temmuz’un arkasında olduğu apaçık ortada. Onların talimatıyla bunu icra eden de FETÖ idi. Uluslararası desteğe örnek vereyim: Interpol bir tane başvurumuzu kayda almıyor. Yüzlerce başvurumuzu kabul etmediler. Biz de artık Interpol’e yazmıyoruz bile çünkü onları koruyorlar. Uluslararası sistem bunun arkasında olmasa, bunu korumasa ayakta kalabilirler mi? Cinayete kim azmettirdiyse katili de o korur. Azmettiren adamını koruyor.”

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/nedim-sener/15-temmuzu-feto-abd-ile-yapti-41732285



[Edited at 2021-02-04 10:00 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_____ Feb 5

--Alıntı--

FETÖ, Bank Asya'nın içini boşaltmış

Ekonomi - Haber Giriş: 05.02.2021 - 13:53 | Son Güncelleme: 05.02.2021 - 13:59

*-*nbjk

*-*kkl


İflas eden Bank Asya'dan FETÖ'nün yurt dışı yapılanması için kredi çekildiği tespit edildi. Çekilen kredilerin Türkiye'ye harcanmadığı ortaya çıktı.

FETÖ'nün yurt dışı yapılanması Bank Asya'dan çekilen kredilerle finanse edildi. Olağanüstü Hal işlemleri İnceleme Komisyonu, para transferlerinden oyunu deşifre etti.

KULLANILAN KREDİLERİN TEK KURUŞU TÜRKİYE'DE HARCANMADI
Komisyonun yıl sonu raporuna göre, FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasındaki okul, dernek, vakıf gibi 30'dan fazla kuruluşa, 2007-2014 yılları arasında Bank Asya'dan usulsüz kredi kullandırıldı.

Kredi kullanmak için kuruluşlar 2010 yılında Türkiye'de vergi mükellefi oldu. Ancak kullanılan kredilerin tek kuruşu Türkiye'de harcanmadı. Aynı gün ya da kısa süre sonra yurt dışındaki ilişkili kuruluşlara gönderildi.

Bu kredilerin geri ödemesi ise kredi işlemiyle ilgisi olmayan Türkiye'deki kişi ve kuruluşlar tarafından yapıldı. Bu durum MASAK, BDDK ve TMSF'nin raporlarında da yer aldı.

FETÖ'CÜLERİN HİLELİ TRANSFERLERİ
TRT Haber'in haberine göre olay, İçişleri Bakanlığı'ndan ihraç edilen bir memurun, OHAL Komisyonu'na başvurusu ile ortaya çıktı. Bank Asya’daki hesap hareketlerine bakıldı.

FETÖ'nün ABD'deki Brooklyn Amity School isimli kuruluşun, 2013-2016 yılları arasında Bank Asya'dan kullandığı 16 bin 977 doları Amerika'daki hesabına gönderdiği ortaya çıktı.

Kredinin geri ödemesinin bir kısmının ise ihraç edilen memur tarafından yapıldığı belirlendi. Ardından onun taktiği ile FETÖ'ye yardım eden çok sayıda kişi tespit edildi.

MİLYONLARCA DOLAR ÖRGÜTÜN YURT DIŞI YAPILANMASINA GÖNDERİLDİ
Diğer işlemlerde olduğu gibi burada da amaç FETÖ ile iltisaklı yurt dışı kuruluşlarının finanse edilmesiydi.

Usulsüz kredi kullanan kuruluşların hesaplarına 4 bin 80 kişi ve 79 kuruluş toplamda 115 milyon lira, 44 milyon dolar, 34 buçuk milyon euro gönderdi.


Yeri: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/feto-bank-asyanin-icini-bosaltmis-41733577


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

FETÖ şüphelisi yarbayın ifadesine TRT Haber ulaştı


Haber Giriş: 21 Ocak 2021 Perşembe 06:25 - Son Güncelleme: 21 Ocak 2021 Perşembe 11:26 Kaynak: TRT Haber

*-*download

İzmir'de yapılan FETÖ operasyonunda gözaltına alınan muvazzaf subaylar arasında bulunan bir yarbay, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istedi ve örgütle ilgili bilgiler verdi. Yarbayın ifadelerine TRT Haber ulaştı.

Savcı Can Tuncay'ın yürüttüğü İzmir merkezli FETÖ operasyonunda albay, yarbay, binbaşı ve daha yüzlercesi gözaltına alındı.

Halen görevde bulunan muvazzaf askerlerden bazıları etkin pişmanlık talep etti.

O isimlerden biri, Yiğit kod adlı bir yarbay...

'Getirilen sorularla sınavda çıkanlar büyük oranda benzerdi'

Örgütle ortaokul yıllarında tanıştığını anlatan yarbay, askeri okula da onların yönlendirmesiyle girdiğini söyledi

"Ortaokulda birkaç arkadaşım aracılığı ile sonradan FETÖ’ye ait olduğunu öğrendiğim Şişli ilçesinde üniversite öğrencilerinin kaldığı eve gidip gelmeye başladım. Bizden sorumlu kişi olarak bildiğim Mehmet'in yönlendirmesi ile Kara ve Deniz Kuvvetleri astsubaylık ve subaylık sınavlarına girdim. Bu süreçte Mehmet'in getirdiği soruları çözüyorduk. Girdiğim sınavlarda, bizden sorumlu olan şahsın getirdiği sorular ile sınavda çıkan soruların büyük oranda birbirine benzediğini gördüm."

'Eşim görüşmeme karşı çıkıyordu'

Görev için gittiği illerde FETÖ yöneticileri tarafından arandığını belirten yarbay, boşandığı öğretmen eşinin, örgüt ile görüşmesini istemediğini de şu sözlerle anlattı:

"İlk eşim ile aramız iyi değildi. Kendisi FETÖ ile görüşmemi istemiyordu, bu sebeple beni sürekli 'sen FETÖ ile görüşmek istiyorsun, seni meslekten attırırım' diye tehdit ettiği için bu süreçte benden sorumlu olan şahıs ile görüşmek istemiyordum."

'Komutanı olduğum teğmenin sicilini bozmamı istediler'

Sonraki dönemde aralıklarla görüşmelerinin sürdüğünü ifade eden yarbay,
FETÖ'nün örgüt üyesi olmayan subaylara yönelik sicil bozma çalışmalarından da söz etti.

"Görüşmelerden birinde ismini hatırlamadığım şahıs benden Piyade Teğmen A.T’nin sicilini bozmamı istedi. Ben o teğmene sicil notu veremedim; çünkü psikolojik rahatsızlığımdan dolayı bölük komutanlığından alınıp karargahta görevlendirildim."

'Görev yaptığım askeri personel hakkında bilgiler istiyordu'

FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde fişleme ve bilgi toplama yöntemi de ifadede yer aldı

"Remzi (FETÖ'nün sözde yöneticisi) isimli şahıs ile Gaziantep’te görev yaptığım 3 yıl boyunca 9-10 defa görüştüm. Remzi görüşmelerimizde bazen birlikte görev yaptığım askeri personelin nasıl insanlar olduğunu soruyordu. Ben de kendisine iyi, disiplinsiz gibi şeyler söylüyordum. "

Yiğit kod adlı yarbayın da aralarında bulunduğu 218'i muvazzaf 238 şüpheli hakkındaki soruşturma sürüyor.


Yeri: https://www.trthaber.com/haber/gundem/feto-suphelisi-yarbayin-ifadesine-trt-haber-ulasti-549254.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


FETÖ'nün kirli oyunları bir bir deşifre ediliyor


Haber: Yiğitcan Karatepe - Haber Giriş: 30 Ocak 2021 Cumartesi 11:36Son Güncelleme: 30 Ocak 2021 Cumartesi 12:08 Kaynak: TRT Haber

*-*akin-ozturk-aa-1508511_2

FETÖ'nün bir kirli oyunu daha itirafçı beyanlarıyla ortaya çıktı. FETÖ'cü doktorların uçuşa elverişli olmayan örgüt mensuplarına 'sağlam' raporu verdiği belirlendi.

Kendilerinden olmayanları elediler, çürüklere ise sağlam raporu verdiler. FETÖ’nün askeri sağlık yapılanmasındaki kirli oyunları itirafçı ifadelerinde bir kez daha ortaya çıktı. Darbeci eski Orgeneral Akın Öztürk’e aktif görevdeyken, FETÖ’cü doktorlar tarafından uçuşa elverişlidir raporu verildiği belirlendi. İşte o itirafçı beyanlarına TRT Haber ulaştı.

Akın Öztürk bir gözü yüzde 20 görmesine rağmen 'elverişli' raporu aldı

FETÖ mensubu itirafçı doktor yaklaşık 20 yıldır örgüt içerisindeydi. 2020'nin sonunda yapılan operasyon ile yakalandı. İfadelerinden 15 Temmuz darbe girişiminin en önemli planlayıcılarından Akın Öztürk’ün aktif görevdeyken nasıl sağlık raporu aldığı ortaya çıktı.

İtirafçı doktor ifadesinden;

"2014 yılında dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk yıllık uçuş muayenesi için geldi. Muayeneyi takip ettiğimde Akın Öztürk’ün bir gözünün yüzde 40 gördüğünü öğrendim. Bunun üzerine Akın Öztürk "Çocuklar bir gözümün az gördüğünü biliyorum ancak benim uçmam gerek ve bu uçuşların çoğunu 2 kişi yapıyoruz." dedi. Ertesi sene görme keskinliği yüzde 20’ye düşmüştü. Ancak yine de uçuş için sağlam raporu verildi."

"Listeler FETÖ'cü doktorlardaydı"

Askeri öğrenci alımlarında da yine FETÖ’nün listeleri vardı. Sağlık komisyonlarından geçecek FETÖ üyelerinin isimleri kodlanarak içeri sızdırılmış FETÖ’cü askeri doktorlara verildi.

İtirafçı doktor ifadesinden;

"Ön mülakattan elenen örgüt mensubu öğrencilerin kodlama şeklinde isimleri veriliyor, sağlık mülakatlarından geçmeleri isteniyordu. Bu kodlamada sağlık raporunun üst kısmında harf ve rakamlardan oluşan kombinasyonlar bulunuyordu. Bu kombinasyonlar özel bir yöntemle çözülerek örgüt mensubu olan öğrenciler tespit ediliyordu."

FETÖ şifreli bellek kullandı

İtirafçı doktorun beyanlarına göre, FETÖ'cüler örgütsel dokümanlara ulaşmak için de şifrelenmiş özel flaş bellekler kullanıyordu.

İtirafçı doktor ifadesinden;

"Bana bir flaş bellek ile uzun ve karışık bir şifre verildi. Bilgisayarı açarken takıyordum, sonra üst üste 4-5 farklı ekranda daha şifreler giriyordum. Ardından örgütsel dokümanların bulunduğu menüye giriyordum. 15 Temmuz sonrası bu belleği kırarak yok ettim."

Alınan beyanlar doğrultusunda FETÖ'ye yönelik soruşturmalar sürüyor. Karanlık örgütün tüm kirli planları ortaya çıkıyor.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/gundem/fetonun-kirli-oyunlari-bir-bir-desifre-ediliyor-552110.html



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


FETÖ'nün Jandarma'daki gizli yapılanmasına operasyon: 66 gözaltı kararı


Haber Giriş: 29 Ocak 2021 Cuma 09:10Son Güncelleme: 29 Ocak 2021 Cuma 09:23 Kaynak: TRT Haber

*-*sadef

Ankara'da FETÖ'nün Jandarma Genel Komutanlığındaki gizli yapılanmasında faaliyet gösterdiği belirlenen 66 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin yakalanması için 25 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada; MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM ile SİBER Daire Başkanlıkları, FETÖ'nün Jandarma Genel Komutanlığındaki gizli yapılanmasını deşifre etti.

Örgütün gizli yapılanmasında yer aldığı belirlenen aralarında geçici olarak görevden uzaklaştırılmış ve ihraç edilmiş askerlerin de olduğu 66 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

Şüpheliler arasında 1 yarbay, 1 binbaşı, 4 yüzbaşı, 17 üsteğmen, 2 teğmen, 17 astsubay, 22 askeri öğrenci ile 2 sözde sivil sorumlu bulunuyor.

Şüphelilerin yakalanması için Ankara merkezli 25 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Şüphelilerin yakalanması için Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışması sürüyor.


Yeri: https://www.trthaber.com/haber/gundem/fetonun-jandarmadaki-gizli-yapilanmasina-operasyon-66-gozalti-karari-551788.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Bir babanın FETÖ isyanı: Kızım, kırmızı bültenle aranan dayısında kalıyor


Haber Giriş: 3 Şubat 2021 Çarşamba 09:56Son Güncelleme: 3 Şubat 2021 Çarşamba 11:25 Kaynak: TRT Haber


Mehmet Karakuş eşinden boşandı, mahkeme ortak velayet kararı verdi ancak eski eşi bu karara uymadı, kızını iki kez ABD'ye kaçırdı. Karakuş'un bir endişesi de kızının yanında kaldığı dayısının kırmızı bültenle aranan bir FETÖ'cü olması.
Mehmet Karakuş, 2012 yılında eşi Amine Kevser Karaca'dan boşandı.

Kızları Fatma Nur'un velayeti annesine verildi. Karakuş, kızını hafta sonları görebiliyordu; ancak 15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta önce eski eşi, kızını alarak ABD'ye gitti. Üstelik baba Karakuş'un haberi olmadan.

Eski eşi, kızını habersizce iki kez ABD'ye kaçırdı

2,5 yıllık hasretin ardından eski eşini ikna etti, kızı Fatma Nur Türkiye'ye döndü.

Karakuş bu kez eski eşi hakkında suç duyurusunda bulundu. Açılan davadan ortak velayet kararı çıktı.

3 ay sonra anne, 15 yaşındaki kızını, bir kez daha ABD'ye kaçırdı.

'Mahkeme kararına aykırı davrandı'

Eski eşinin yakınlarının FETÖ ile irtibatlı olduğunu söyleyen baba, kızının terör örgütü himayesine alınmasından korkuyor.

Baba Mesut Karakuş, "Kendisi mesaj göndermiş bilmediğimiz bir numaradan. 'Baba ben Amerika'dayım, annemle birlikte geldik sana haber veremedim, telefonumu anneannemin evinde bıraktım oradan alırsın' şeklinde bir mesaj göndermiş, tabi inanamadım. Gecenin o saati kendisini aradım ulaşmaya çalıştım mesaj yazdım hiçbir şekilde ulaşamadım" dedi.

Mesut Karakuş, bugünlerde yeni bir hukuk mücadelesi başlattı. Kendisinden habersiz ABD'ye kaçırılan kızının yeniden yurda ve yanına gelmesini istiyor. Bu konuda yetkililerden de yardım talep ediyor.

Avukat Murat Sefil, "Ortak velayet tesis edilse bile bir çocuğun yurtdışına çıkarılması için tarafların yazılı noterden tasdikli muvafakatnamesine bağlıdır. Müvekkilin böyle bir yazılı izin ve muvafakatname vermemesine rağmen bu çocuğun nasıl yurt dışına kaçırıldığını ve kimler tarafından çıkartıldığını bilmediğimizden ilgili kurum ve kuruluşların personelleri hakkında da ayrıca davacı ve şikayetçi olduk" diye konuştu.

'Dayısı kırmızı bültenle aranıyor'

Karakuş kızının, kırmızı bültenle aranan dayısının evinde kaldığını söylüyor.

O kişi, Muhammet Nurettin Karaca...

FETÖ'nün New Jersey'deki en önemli iki yöneticisinden biri olarak biliniyor.

Karaca, firari Hakan Şükür'ün ortağı olmayı düşündüğü kafenin de sahibi. O kafede, Fatma Nur'un da bir fotoğrafı bulunuyor. Bir diğer fotoğrafta ise FETÖ'cü Enis Kanter ile aynı karede görünüyor.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/gundem/bir-babanin-feto-isyani-kizim-kirmizi-bultenle-aranan-dayisinda-kaliyor-553208.html


Ünlü FETÖ elemanlarıünlü fet



[Edited at 2021-02-05 14:46 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Terörist Fetullah Gülen ve FETÖ örneğinde Türkiye'deki "cemaat"ların tehlikeli yönelimleri Feb 5

Yıllar yıllar önce Türkiye'nin bazı aydınlarınca yapılan uyarılar devlet kurumları, hükümetler, siyasal partiler ve halkın bir bölümü tarafından kulak arkası edilmişti. FETÖ örgütlenmesine kayıtsız kalınmasının sonucunu 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde kanlı bir biçimde hepimiz gördük.

Akıllı devlet yönetimleri kendilerine zarar verebilecek her türlü oluşumu engeller, yasaklar, gelişme yollarını tıkar (örn. Federal Almanya Cumhuriyeti'nin i
... See more
Yıllar yıllar önce Türkiye'nin bazı aydınlarınca yapılan uyarılar devlet kurumları, hükümetler, siyasal partiler ve halkın bir bölümü tarafından kulak arkası edilmişti. FETÖ örgütlenmesine kayıtsız kalınmasının sonucunu 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde kanlı bir biçimde hepimiz gördük.

Akıllı devlet yönetimleri kendilerine zarar verebilecek her türlü oluşumu engeller, yasaklar, gelişme yollarını tıkar (örn. Federal Almanya Cumhuriyeti'nin ilgili devlet kurumları -en azından Alman devletinin bekası konusunda- çok hassastırlar).

Akıllı devlet kendisine ortak kabul etmez.

Türkiye'deki "cemaatlar" politikacıların oy deposu olarak görülegelmiştir (malumun ilanı).

2021 Türkiye'sinde Diyanete bağlı kuran kursları, Milli Eğitime bağlı imam hatip okulları, İslami Bilimler fakülteleri açıktır ve devletten destek görerek çalışmalarına devam etmektedirler. İyi böyle. Bunların "alternatifleri" kötüdür ve kapatılmalıdır.

Ya bir de Atatürk döneminde tekke ve zaviyeler kapatılmasaydı halimiz nice olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu durumda 2021 Türkiyesinde herhalde her mahalle tekke ve zaviye cennetine dönmüş olurdu...

İleride tekrar başımızın ağrımaması için kendilerine "filanca cemaat", "falancanın talebeleri", "şu dinsel gurubun mensubu" diyen guruplaşmalar tez elden lağvedilmelidir.

Sonuçta bu tür guruplaşmaların devleti ele geçirmek için belli devlet kurumlarında yaptıkları yoğunlaşma çalışmaları da yukarılarca bilinmektedir.

Şıhlardan, tarikat başkanlarından, cincilerden medet umabilen ülke insanları artık çağdaş bilim ve eğitim olanaklarıyla donatılmalıdır. Hani korona aşısını ilk bulanlardan olacaktık? Olamadık gene. Üfürmekle olmuyor işte.

Akıllı davranalım; FETÖ yerine METÖ, KETÖ, HETÖ, ZETÖ filan gelmesin. Amin.


kmık

CuSMHHKWgAAxrWl

mj

nhy

cvf



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄
▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


Atatürk tekke ve zaviyeleri neden kapattı

Atatürk boşama hakkının sadece erkekte olduğu bir sistemi reddedip kadının da boşama hakkı olmasını sağladığı için mi din karşıtıdır?

*-*çöklj

Odatv.com - Yazı: Cemil Kılıç - 07.05.2019 02:55

//Cemil Kılıç’ın “Kur’an’ı aldatmak için kullananların hedefinde neden Atatürk var” başlıklı yazısının ikinci bölümü…///

----
Gelelim Tekke ve Zaviyelerin kapatılması konusuna…

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasını din karşıtlığı olarak görmek yahut göstermek tam bir aymazlık halidir. Zira tekke ve zaviyelerin herhangi bir İslamî dayanağı bulunmamaktadır. Dinsel ve kültürel tarihimiz içinde vücut bulan ve bir zamanlar bir eğitim ve dayanışma kurumu olarak işlev gören tekke ve zaviyeler zamanla işlevini yitirmiş ve yozlaşmıştır.

Bu gerçeği dile getiren Kuşadalı İbrahim Efendi 19. Yüzyılda tekkelere karşı görüşleriyle öne çıkmış en önemli mutasavvıflardandır. Onun hakkında merhum Yaşar Nuri Öztürk şöyle diyor:

“… Kuşadalı, Osmanlı saltanat çevrelerince de irfan ve din çevrelerince de Ariflerin kutbu, kutsal gönüllü mürşit gibi unvanlarla anılmış ve 19. Yüzyıl tasavvuf hayatının tartışmasız önderi kabul edilmiş bir büyük insandır. Bu Kuşadalı İbrahim Halvetî, Atatürk’ten yüz küsur sene önce, tekkelerden söz ederken şu mealde konuşuyor:

Tekkelerde artık hayır kalmamıştır. Bunların kaldırılması lazımdır. Bunlardan artık insanlığa da, İslam’a da hiçbir hayır gelmez. Çünkü tekkeleri, meyhane ve kerhaneye dönüştürdüler.

Onların yerine neyin konulması lazım? Kuşadalı buna da cevap vermiştir:

Yeryüzünü bir tekke haline getirmek ve bütün yeryüzünde insanlığın hizmetinde faaliyet göstermek lazımdır. Zaten Hazreti Peygamber’in de bize bıraktığı budur. Evaile dönmek yani ilk zamana, özgün İslam’a dönmek lazımdır.

Şimdi sormak lazım: Tekkeleri, şu sözlerin sahibi Kuşadalı mı kapattı, Atatürk mü? Gerçekte Kuşadalı kapattı, Atatürk bu işin resmî tescilini yaptı.” (Yaşar Nuri Öztürk, Allah İle Aldatmak, s.158- 159.)

Tekke ve zaviyelerin kapatılması noktasında bardağı taşıran son damla bildiğimiz üzere Şeyh Sait ayaklanması olmuştur. 1925’te Şeyh Sait’in elebaşılığında Doğu ve Güneydoğu’da başlayan ayaklanmada tekke ve zaviyelerin rolü büyüktür. Bu ayaklanma Cumhuriyet’e karşı halifeliği ve şeriatı savunmak için yapılmıştır. Yani tekke ve zaviyelerden ayrıca bölgedeki medreslerden büyük destek alan hatta oralarda başlayan bu ayaklanma tarihte, Emevî dinciliğinin en gerici yüzlerinden biri olarak yer almıştır.

Ayaklanma bastırılıp denetim yeniden sağlandıktan sonra 1925’te 677 sayılı Tekke, Zaviye ve Türbelerin Seddine, Türbedarlıklarla Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair kanun ile tekkeler kapatılmış ve onlarla ilişkili bir kısım unvanların kullanımı da yasaklanmıştır.

Büyücülük, üfürükçülük, muskacılık gibi akıl ve bilim dışı sapkınlıklarla mücadele edilmiş, uygar ve ileri bir toplum olma yolunda büyük adımlar atılmıştır.

677 sayılı yasa aslında bir başka açıdan Türkiye’de cemaat ve tarikatların da kapatılması, faaliyetlerinin engellenmesi sonucunu doğurdu. Bu son derece doğru ve isabetli bir düzenlemeydi. Cemaat cemaat, tarikat tarikat bölünmüş bir toplumun medeni / uygar bir toplum olduğu ileri sürülebilir mi? Elbette sürülemez.

Büyük Atatürk’ün bu konudaki meşhur sözü hala kulaklarımızdadır:

“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar, meczuplar memleketi olamaz. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”

Geriler ne derse desin şu bir gerçek ki büyük Atatürk, Kur’an’ı Türkçeye çevirterek ve tefsirini yaptırarak gerçek Müslümanlığın yolunu açan, Muhammedî İslam inancının yeniden inşası için uygun ortamın oluşmasını sağlayan büyük bir devrimcidir. Atatürk, din konusundaki bir yığın hurafenin teşhis ve tespiti için de hadis derlemelerini Türkçeye çevirtmiştir. Bu amaçla “Buhari Tercüme ve Şerhi” yaptırılmıştır.

ATATÜRK DÜŞMANLIĞI TEK KELİMEYLE YOBAZLIKTIR

Atatürk’e din üzerinden ve Kur’an ile aldatma yoluna başvurarak düşmanlık edenlerin mizacını ortaya koyması bakımından merhum Yaşar Nuri hocanın şu sözleri gerçekten manidardır:

“Kendi idrak ve bilgi çaplarını büyütemeyenler, İslam ile uyuşmak için onu küçültmek zorunda kaldılar. Ama işin böyle olduğunu itiraf haysiyetini gösteremediklerinden, eksiklerini, dinin yüceliklerini kirleterek kapatma yoluna gittiler.” (Yaşar Nuri Öztürk, age, s.165)

Atatürk’teki derin bilgi birikimini idrak edemeyenler kendi sığ düşünceleri çerçevesinde onun devrimlerini din karşıtlığı ile itham ettiler. Oysa büyük Atatürk Muhammedî İslam yolunda çığır açan işlere imza atmıştır. Ona düşmanlık edenler gerçekten sığ düşünceli, sığ inançlı, sığ amelli kimselerdir. Bu kimseler kendi sığlıklarına İslam’ı da çekmeye çalışmaktadırlar. Oysa İslam derin düşüncelerin, yüce inançların, ulvî hedeflerin dinidir. Onu 7. yahut 8. asra ve Arap çöllerine hapsetmek isteyenlerin büyük devrimci Atatürk’ü anlamaları olanaksızdır.

Atatürk düşmanlığı tek kelimeyle yobazlıktır. Peki, yobazlık nedir?

Yobazlık İslam’ı daraltmaktır. Evet, gerçekten böyledir. Nitekim bu gerçeği Tatar bilgin Musa Cârullah (ölm. 1949) şöyle ifadeye koymaktadır:

“Öz gönüllerini genişletemeyenler, İslamiyet’i daraltmaktan korkmadılar. Ahval-i siyasiye de buna müsaade etti.”

Merhum Yaşar Nuri Öztürk de Carullah’ın sözlerinden yola çıkarak yobazlığı şöyle tanımlıyor:

Yobazlık, kendini geliştirip büyütmek yerine, dini yozlaştırıp küçültmeyi yeğleyen hasta psikolojilerin dışa vurumudur. (Yaşar Nuri Öztürk, age, s.164)

Atatürk, gönlü büyük, idraki büyük, bakışı büyük bir dahidir. Dolayısıyla onun İslam konusundaki görüşleri de bu büyüklükle paralel bir biçimde idi. Onun görüşlerini yobazların sığ fikirleriyle kıyas etmek büyük bir haksızlık olacaktır. Bu nedenle ona yöneltilen din karşıtlığı ithamı zavallıca bir ithamdır. Ona din karşıtı demenin Ebu Cehil’in Hazreti Muhammed’i dinsizlikle suçlamasından farklı bir yanı yoktur.

Atatürk, yobazı yakamızdan düşürecek elin, Kur’an’ın eli olduğunu biliyordu. Bu sebepledir ki o, dini Kur’an, Kur’an’ı da din yapmak istedi. Bir kez daha belirtelim ki, Türk insanının kutsal kitabı kendi dilinde okumasını ve dolayısıyla anlamasını sağlamak için Kur’an’ı Türkçeye çevirtti. Bu, emsalsiz bir devrimdir. Bu devrimden rahatsız olanlar aslında Kur’an ile aldatmaya çalışanların ta kendileridir. Onlar kitleleri Kur’an ile aldatabilmek için onun anlaşılmaz kalmasını istediler. Kur’an’ı kendi heva ve hevesleri doğrultusunda eğip bükebilmek için Arap dilinde kalmasını özellikle yeğlediler.

Ne var ki Atatürk onların bu habis oyunlarını bozdu ve bozmaya da devam ediyor.

Atatürk’e yönelik din karşıtlığı ithamının nedenleri arasında gösterilen birkaç hususa daha değinmek istiyoruz. Bunlar; giyim kuşam devrimi, hafta tatili ve takvim meselesi, bir de dil devrimidir.

Önce giyim kuşam konusundan başlayalım…

İslam’da dinî kıyafet diye bir şey yoktur. İslam kıyafet konusunda temizliği ve örfe uygunluğu önemser. Bir başka ifadeyle İslam’da dinsel kisve söz konusu değildir. Ne var ki zamanla bu konuda da bir yığın hurafe devreye sokulmuştur.

Sarığı, cübbeyi, şalvarı dini kıyafet diye takdim edenler İslam’ı şekilciliğe boğanlardır. Bunların hiçbirinin İslamilikle ilgisi yoktur. Bunlar tümüyle kültürel unsurlardır. Her toplumun kendi kültürel kimliği çerçevesinde bir giyim kuşam biçimi vardır. Hazreti Muhammed de içinde yaşadığı Arap toplumunun gelenekleri doğrultusunda giyinip kuşanmıştır.

Sözün özü Ebu Cehil ile Hazreti Muhammed’in giyim kuşamı aynıydı. Zira ikisi de Arap’tı. Bu örnek aslında meselenin halli noktasında kâfidir. Lakin maksat İslam değil de Araplaşmak olunca dinci, ümmetçi güruh İslamî kisve diye bir şey tutturuyor. İslam şekil, şemal dini değil öz ve mana dinidir. Giyim kuşamdaki öz ve mana ise temizlik ve örfe uygunluktur.

Büyük Atatürk’ün gerçekleştirdiği giyim kuşam devriminde medeni toplumların evrensel bir kimlikle ürettikleri giyim kuşam biçimi esas alınmıştır. Şapka, ceket, pantolon bütün dünyanın giydiği kıyafetlerdendir. Bu kıyafetleri bir topluma mal etmek mümkün değildir. Uygar toplumların bu konuda öncü oldukları malumdur. Türk toplumu da Atatürk’le birlikte giyim kuşam konusunda uygar toplumları örnek almıştır. Sözgelimi, şapkaya gavur giysisi demek saçmadır. Zira biliyoruz ki şapkadan önce giyilen fes de aynı şekilde tepkiyle karşılanmıştı. Fese gösterilen tepkiler bu sefer şapkaya gösterildi. Kıyafet konusundaki yenilenme ve değişim bütün toplumların geçirdiği bir süreçtir. Batı toplumları da üç yüz yıl önceki gibi giyinmiyor artık. Türk toplumunun da böylesi bir değişim ve dönüşüm geçirmesi tabiidir. Bunun, dinle, imanla bir ilgisi yoktur.

KUR’AN’DA CUMA GÜNÜNÜN HAFTA TATİLİ OLMASI DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL

Fötr şapkayı Yahudi kıyafeti deyip karşı çıkanların bir Yahudi ve Hıristiyan kıyafeti olarak bilinen kara çarşafa sahip çıkmaları ise gerçekten büyük bir çelişkidir. Malum olduğu üzere Hıristiyan rahibeler kara çarşafa benzer bir kıyafet giymektedirler.

Öte yandan şapka giymedikleri için bazı kimselerin idam edildikleri yönündeki iddialar ise tümüyle yalandır. Vatana ihanetten idam edilenleri şapka giymemekten dolayı idam edilmiş gibi göstermek kesinlikle haksızlık, ahlaksızlık ve vicdansızlıktır.

Giyim kuşam konusunda en çok tartışılan nokta, aslında kadın kıyafetleridir. Kadınların tesettür zorunluluğunun kaldırılması yani başını kapatmadan da sokağa çıkabilmesi, devlette görev alabilmesi sanki başı kapatmanın yasaklanması gibi takdim edilmektedir. Oysa böyle bir kanunî düzenleme yoktur. Öte yandan başı kapatma anlamında bir tesettür emrinin Kur’an’da olmadığını, Kur’an’da olanın göğüsleri kapatmak olduğunu “Kur’an ile Aldatmak ve Kadınlar Konusu” başlığı altında işlemiştik. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiye “İslam Bu” kitabımızdan da ulaşmak mümkündür.

Kadınlarımız ister başlarını kapatırlar isterse kapatmazlar. Bunun giyim kuşam devrimi ile bir ilgisi yoktur. Başı kapatmak İslamî bir gelenektir. Hatta çoklarınca bir tavsiyeden ibarettir. Zira başı açık olmanın Kur’an’da hiçbir yaptırımı belirtiliyor değildir. Yani Kur’an’da başı açık olmanın bir cezası söz konusu değildir.

Büyük Atatürk giyim kuşam konusunda da kadınıyla erkeğiyle Türk toplumuna önderlik etmiş ve uygar toplumlar gibi giyinmek noktasında son derece isabetli düzenlemeler yapmıştır. Bunları dinsizlik yahut din karşıtlığı gibi sunmak dinden bihaber olmanın ta kendisidir.

Gelelim hafta tatili ve takvim meselesine…

Dünyanın bütün gelişmiş toplumları Güneş’i esas alan Miladî takvimi kullanmaktaydı. Osmanlı da Miladî takvime benzer Rumî takvimi kullanmak zorunda kalmıştı. Rumî takvim hicreti esas alan ama Güneş temelli bir takvimdir. 13 Mart 1840’ta kullanılmaya başlandı. Zira Hicri takvim uluslar arası ticaret ve diplomatik ilişkiler konusunda bazı sıkıntılara yol açmaktaydı. Ay’ı esas alan Hicri takvim sadece Ramazan ayı, dini bayramlar, kandiller gibi dinî gün ve gecelerin tespiti ve takibi için kullanılıyordu. Yani aslında takvim konusundaki düzenlemenin de kökü Osmanlı’da vardı. Dolayısıyla Osmanlı’daki uygulamayı güncelleyerek kullanıma sokmanın dinle, dinsizlikle bir ilgisi yoktur.

Hafta tatili konusu da önemli bir konudur. Hafta tatilinin cumadan pazara alınması yine dinci çevrelerce insanların Cuma namazına katılımını engellemek için yapılan bir değişiklik olarak yansıtılmaya çalışılmaktadır.

Kur’an’da Cuma gününün hafta tatili olması diye bir şey söz konusu değildir. Cuma namazının emredildiği Cuma Bölümü’nde namazdan sonra yeryüzüne dağılıp rızkınızı aramaya devam edin, denilmektedir. Dolayısıyla o gün tatildir, diye bir şey söz konusu değildir.

İlgili Kur’an sözlerine bakalım:

Ey inananlar, Cuma günü toplu yakarış yani namaz için çağırıldığınız zaman hemen Hakk’ı anmaya koşun ve işlerinizi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha iyidir.

Yakarış yani namaz bitince de işlerinizin başına dönün ve Allah’ın sunumundan payınıza düşeni isteyin. Hakk’ı çokça anın ki kurtuluşa erebilesiniz.

Görüleceği üzere bu iki Kur’an sözünde Cuma gününün tatil olması değil kesinlikle olmaması gerektiği belirtiliyor. İbadet bitince hemen işinizin başına dönün, deniliyor. Cuma gününün tatil ilan edilmesi kesinlikle Kur’an’a aykırıdır. Kur’an’ı ve Cuma Bölümü’nü refere ederek Cuma gününün Müslümanların tatili olduğunu savunmak apaçık bir biçimde Kur’an ile aldatmaktır.

Bütün gelişmiş ülkelerin hafta tatillerini Pazar günü yaptığı bir dünyada onlarla sıkı ekonomik ilişkiler içerisinde bulunan bir ülke olarak bizim de Pazar gününü hafta tatili olarak seçmemizden daha doğal ne olabilir? Bu nedenle, hafta tatili üzerinden bile Atatürk düşmanlığı devşirmeye çalışmak utanmazlıktır. Bu utanmazlığı deşifre ediyoruz ve daima da deşifre edeceğiz.

Gerçek şu ki, Cuma namazı İslam’ın en önemli ritüeli ve ibadetidir. Biz bu konuyu “Türkiye’de Cuma Namazı Kılınır mı?” başlıklı makalemizde genişçe ele aldık. Yazımıza Diyanet çok büyük tepki gösterip internetten kaldırılması için mahkeme kararı aldırdı. Yazımızı milli güvenliğe tehdit oluşturuyor şeklinde damgaladılar. Kafalarında millet mefhumu olmayanların milli güvenlikten bahsetmesi trajikomik bir vakıadır. Onların kafasında millet yok, ümmet var. Kafasında millet olmayanın milli güvenlik diye bir derdi olabilir mi? Elbette olamaz. Milli güvenliği dert eden biziz. Zira biz millet mefhumuna inananlardanız. Ta Oğuz Kağan’dan, Bumin Kağan’dan, Bilge Kağan’dan beri millet diyoruz. Milletimizin emsalsiz önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e millî duygularla bağlıyız. Dolayısıyla millet diyen, milli olan ve milli güvenliği dert edinen elbette bizleriz; onlar değil!

ATATÜRK’E ŞERİAT YASALARINI KALDIRDI DİYE SALDIRANLARA YANIT VERELİM…

Yıllarca Türkiye’yi “dar’ul- harp” görenlerin halkı Cuma namazına gitmekten alıkoymak adına neler yaptıklarını henüz unutmuş değiliz. Halkı, Cumhuriyet’in camilerinden koparıp dinci, gerici tarikat ve cemaatlerin kaçak tapınaklarına toplayanlar bilsinler ki biz o ihanetleri unutmuş değiliz. Biz Mustafa Kemal’in Türkiye’sine yürekten bağlıyız. Zira biz ikbalini Katar’da, Kuveyt’te, Suudî ailesinde ve bilumum Anadolu düşmanlarının kucağında arayanlardan değiliz. Biz iki Mustafa’ya bağlılıktan asla vazgeçmeyecek olan yurtseverleriz. İki Mustafa’mızın biri Muhammed Mustafa diğeri ise Mustafa Kemal’dir.

Şimdi biraz da dil devrimi konusuna değinelim…

Yazı devrimi ve dil devrimi aslında birbiriyle ilintilidir. Yazı devrimi konusuna bir miktar değinmiştik. Biraz daha değinelim:

Arap harflerinin Türk dilindeki sesleri karşılama konusunda başarısız ve yetersiz olduğu bilimsel bir gerçektir. Bu gerçeğe rağmen Türk dilini Arap harfleri ile yazma konusunda ısrarcı olmak elbette Arapçılıktan başka bir şey değildir. Nitekim Arap harfleri ile yazılamayan pek çok Türkçe sözcük zamanla unutturulmuş ve yerlerine Arapçaları ikame edilmiştir. Bir süre sonra da özellikle Osmanlı döneminde Türk dili tanınmaz hale gelmiştir. Osmanlıca denilen uydurma bir dil üretilmiş ve bu sözde dili Türk milleti hiçbir zaman anlamamıştır. Türk milleti tıpkı 8 yüzyıl önceki Yunus gibi Türkçe konuşmaya devam etmiştir. Osmanlıcayı temel alıp dil devrimi yüzünden ecdadımızın dilini anlamıyoruz diyen cahiller sürüsüne anımsatalım ki dil devrimi sayesinde Yunus’u anlıyoruz. Dil devrimi sayesinde 5 asır önceki Şah Hatayî’yi anlıyoruz, yine aynı şekilde Dede Korkut Öykülerini anlıyoruz ama Osmanlıca’yı anlamıyoruz. Zira Osmanlıca bizden değildi. Uydurma bir dil idi. Ama Yunus’un Türkçesi bizimdir, bizim Türkçemiz de Yunus’undur. Tıpkı Dedem Korkut’un Türkçesi gibi…

İşte dil devrimi dediğimiz devrim, Anadolu Türkmen halkının dilini devlet dili yapan bir devrimdir. Aynı zamanda bu devrimle Türkçeye gereksiz yere girip pek çok öz Türkçe sözcüğün unutulmasına yol açan bir yığın Arapça kelimeler de kullanımdan kaldırılmıştır. Kötü mü olmuştur? Asla! Son derece iyi olmuştur. Çünkü atalarımızın sözcüklerini yeniden dirilttik. Yanıtı öldürüp yerine cevabı yerleştirmişlerdi. Ama yüzyıllar sonra yanıt gibi güzelim öz Türkçe sözcük yeniden dirilmiştir. Bunun gibi yüzlerce sözcük diriltilmiştir. Ne var ki Arapçı kafa, Kur’an dilinin kelimelerine düşmanlık ediliyor, yaygarasıyla Türkçe sözcüklere karşı Arapça kelimeleri savunmuştur. Öz atalarının sözcüklerini aşağılayıp Arapların kelimelerini yücelten bir mankurtluktur bu!

Türkçeye, Kur’an’ın ve İslam’ın dili olan Arapçadan gelen kelimeleri yasakladılar; bunlar Kur’an düşmanı, din düşmanı, İslam düşmanı deme cüretini gösteren aldatıcı güruh, Türkçeye olan düşmanlıklarına Kur’an’ı kalkan yapmaya çalışmıştır. Tıpkı Sıffın Savaşında Muaviye’nin, mızraklara Kur’an sayfaları takması yaptığı gibi onlar da ağızlarından dışarıya sarkan dillerinin ucuna Kur’an sayfaları takmışlardır.

Yazı devrimini yaptı diye ve resmî dilimizi öz Anadolu Türkmen diline yaklaştırdı diye büyük Atatürk’e din karşıtı diyecek kadar bilincini yitirmiş azılı halk düşmanlarının aslında derdi ne dindir ne de iman. Onların derdi Türk kimliğidir. Onlar Türk kimliğinin ümmet adı altında eriyip Araplaşmasını hararetle arzulayan bir güruhtur.

Atatürk Türk diline büyük bir sevgiyle bağlıdır. Türk dilinin öz gücünü yeniden kazanması için canla başla çalışmıştır. O, Türk dili hakkındaki görüşlerini bazı sözlerinde şöyle açıklamıştır:

“Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir… Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız tehlikeli felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının kısaca bugün kendi milletini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”

“Türk dili zengin, geniş bir dildir. Her kavramı ifade kabiliyeti vardır. Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde çalışmak lazımdır.”

“Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın vasıtasından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmelidir. Konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hale getirmeliyiz.”

“Milli bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.”

“Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

Son olarak büyük Atatürk’e şeriat yasalarını kaldırdı diye saldıranlara yanıt verelim… Şeriat yasaları kaldırılmak zorundaydı. Zira insanlığın hukukî evrimi daha ileri bir noktaya varmıştı. Şeriat yasalarının çoğu da zaten dönemsel kuralları ifade eden düzenlemelerdi. Onların 20. Yüzyıl Türkiye’sinde uygulanması olanaksızdı. Şeriat kavramı ve şeriat yasaları konusunda yazımızın daha evvelki bölümlerinde daha ayrıntılı bilgiler vermiştik. Bu nedenle aynı hususları tekrar etmeyeceğiz. Ne var ki şunu ilave edelim ki, şeriat yasalarını dinle eşitlemek hem dine hem de insana yönelik büyük bir haksızlıktır. Zira din insan için vardır, insan din için değil. İnsanın mutluluğu, huzuru ve güveni her şeyden önemlidir. Din araç, insan ise amaçtır. Aracı amacın önüne geçirmek basiretsizliktir. Basiretsizlik ise; gericiliğin, yobazlığın, tükenmişliğin ve durağanlığın ana kaynağıdır.

Şeriat yasalarındaki dönemselliği görememek de basiretsizliğin en koyu hallerinden biridir. Büyük Atatürk’ü şeriat yasalarını kaldırdı diye dinsiz addetmek dini basiretsizliğe mahkum etmektir.

Atatürk, kadın erkek eşitliğini esas alan düzenlemeleri yaptığı için mi din karşıtıdır?

Atatürk, çok eşliliği yasaklayan medeni kanunu kabul etti diye mi din karşıtıdır?

Atatürk, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdiği için mi din karşıtıdır?

Atatürk, mirasta kadın ve erkeği eşit kıldığı için mi din karşıtıdır?

Atatürk, mahkemelerde ve her türlü hukukî meselede kadın ve erkeğin şahitliğini eşit kabul ettiği için mi din karşıtıdır?

Atatürk kız çocuklarının okula gitmesini, eğitim almasını sağladığı için mi din karşıtıdır?

Atatürk kız çocuklarının kendi rızaları dışında evlendirilmelerini engelleyen hukukî düzenlemeleri yaptığı için mi din karşıtıdır?

Atatürk boşama hakkının sadece erkekte olduğu bir sistemi reddedip kadının da boşama hakkı olmasını sağladığı için mi din karşıtıdır?

Sahi Atatürk’e ne hakla din karşıtı diyorsunuz?

Atatürk’ün kaldırdığı şeriatın ne demek olduğunu bir nebze olsun anlamak istiyorsanız yukarıdaki soruları düşününüz. Göreceksiniz ki bırakın din karşıtlığını, o dine büyük hizmetler yapmış emsalsiz bir önderdir.


Kaynak: https://odatv4.com/ataturk-tekke-ve-zaviyeleri-neden-kapatti-03051900.html



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Herkes biliyordu... Cezaevindeyken o generalle ilgili bilgiler bana bile geldi


Durum bu iken; en önce, “Bu bilgiler Erdoğan'a aktarıldı mı, aktarılmadı mı?” diye sorulması gerekmiyor mu?

Yazı: Müyesser Yıldız -- Odatv.com - 06.02.2021 14:37
mk

Geçen Ağustos'ta 45 dakikalık YAŞ toplantısında Tuğgeneralliğe terfi ettirilip, Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na atanan Serdar Atasoy'un “FETÖ'cü” çıkması şok etkisi yarattı. İktidar medyası başta olmak üzere herkes günlerdir, “Bu adamı kim korudu?” diye soruyor.

Hürriyet'ten Abdülkadir Selvi ile Nedim Şener, dün Serdar Atasoy'un ankesör soruşturması sayesinde tespit edildiğini bildirdi.

Abdülkadir Selvi'nin aktardığı bilgilerden başlayalım; Serdar Atasoy'un “özel bir mahrem” olarak korunması için tek imama bağlandığını, bu yüzden MİT tarafından ancak Ocak 2021'de tespit edilmesinden sonra gözaltına alınıp itirafçı olduğunu ve “FETÖ'yle ilişkisine dair önemli bilgiler verdiğini” aktardı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, “FETÖ’yle ilgili hiçbir dosya beklemez. Geldiği an inceler, işlem yapılması için hemen savcılığa sevk ederim.” şeklindeki sözlerini hatırlatan Selvi, şunları sorguladı:

“Serdar Atasoy’un, FETÖ soruşturması kapsamında 2017 yılında Erzincan’da gözaltına alınıp savcılık sorgusundan sonra serbest bırakıldığı bilgisi, tuğgeneralliğe yükseltildiği 2020 yılı Yüksek Askeri Şûra toplantısında gündeme gelmedi mi? Atasoy’la ilgili FETÖ soruşturması, dosyasında yer aldıysa buna rağmen nasıl terfi ettirilerek, Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine atandı?”

Selvi, Atasoy'un durumunun, terfi ettirilip KKK İstihbarat Başkanı olarak görevlendirildikten sonra “Bir anda fark edildiğini”, o yüzden bu göreve hiç başlatılmadığını da anlattı.

Nedim Şener'e geçelim. “Sabit hat” soruşturmalarının anlam ve önemine dikkat çeken Şener, “TSK içinde FETÖ unsurlarının bulunması, terfi etmeleri ve sonunda Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı’na kadar yükselmelerinin yaratacağı ulusal güvenlik riskini tahmin etmeye hayal gücümüz bile yetmez. Ve maalesef bizim hayal edemediğimizi FETÖ gerçekleştiriyor. FETÖ ile mücadelenin ne kadar önemli olduğunu gösteren bu olay herkese örnek olmalı. 'Bu adamı kim koruyor?' sorusunun cevabını mutlaka yetkililer bulmalı.” yorumunu yaptı.

Dört gündür olayın üzerine giden Yeni Şafak Gazetesi ise bir yandan 15 Temmuz gecesi “Ataşeler” isimli WhatsApp grubundaki yazışmaların Atasoy'un ifadesini yalanladığını belirtirken, öte yandan Atasoy’un sorgusunda mahrem imamların yanısıra hücresindeki FETÖ'cü askerleri deşifre ettiğini yazıp, bu isimlerden bazılarını açıkladı.

ÇELİŞKİLER

Önce bu bilgileri değerlendirelim.

En azından WhatsApp grubundaki yazışmalar konusunda yalan söylediği ortaya çıktıysa, diğer beyanlarına nasıl itibar edildi ve serbest bırakıldı?

Atasoy, ifadesinde birden fazla imamdan söz ederken Selvi'ye onun tek imama bağlı olduğu bilgisini kim/kimler verdi?

Atasoy'un “FETÖ'cü” olduğu, gerçekten terfi ettirilip Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na atandıktan sonra “bir anda” mı, yoksa MİT'in Ocak 2021'deki tespitiyle mi fark edildi?

2 ŞEHİDİN ADINI VERDİ

Serdar Atasoy'un “FETÖ'yle ilişkisine dair önemli bilgiler verdiği” ve hücresindeki FETÖ'cü askerleri deşifre ettiği bilgisine gelince; çoğu firari veya darbe davalarından ceza almış isimleri sıraladı.

Dahası, biri 1996'da diğeri 2017'de şehit düşen iki isim için “FETÖ'cü” dedi. Velev ki, öyleydiler. Onların isimlerini ifade tutanağına geçirmek, en önce ailelerine saygısızlık değil midir? Şehitler yargılanamayacağına göre, bunun “FETÖ'yle mücadeleye” nasıl bir katkısı olacak? Yoksa gazilerden sonra şehitlerde mi yargılanacak veya şehitlik de mi sorgulanacak?

İŞTE GERÇEKLER

Gerçekte neler olup bittiğini bir de biz anlatalım.

Bizzat Serdar Atasoy ifadesinde, 2 Kasım 2020 tarihinde emekli olduğunu belirtti.

Peki emekli mi oldu, olmak zorunda mı kaldı? Ve soruşturma için Kasım'dan Ocak'a kadar neden beklendi?

İddialara göre, Atasoy terfi ettirilip üstüne Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı'na atanınca, onunla çalışmış olan önemli bir general, Komutanlık koridorlarında, “FETÖ'cü birisini nasıl böyle bir göreve getirirsiniz?” diye bas bas bağırdı. Bunun üzerine İstihbarat'tan alındı, ama bir diğer önemli birim olan Harekât Başkanlığı'na verildi.

İş saklanamaz boyuta gelince, Komutanlık bünyesinde bir soruşturma açıldı. İtirafçı oldu. Halen görevde olan 4 generalin ismini verdi. Ancak, “İstihbarat Başkanlığı’na getirilen isim FETÖ'cüymüş.” dedikodusundan çekinildiği için işlem yapılmayıp, emeklilik dilekçesini vermesi istendi.

Yine iddialara göre sonrasında, kimilerine göre henüz terfi ettirilmiş ve önemli bir görevdeki generale operasyon yapıldığı manzarasının yaşanmaması için, kimilerine göre ise Odatv'nin olayı duyurmasından sonra, hakkında emekliliğini verdikten sonra soruşturma açıldı.

Serdar Atasoy'un, 15 Temmuz'da Bangladeş'te askeri ateşe olduğunu, döndükten sonra 3. Ordu Komutanlığı'nda görev yaptığını, 2017 Ağustos Şurasında 2. Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı’na, buradan da Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat ve Harekat Başkanlığı'na atandığını hatırlatıp, şuna da dikkat çekelim:

Özellikle son görev yerleri -Suriye harekâtları başta olmak üzere- çok önemli bilgi ve belgelere haiz birimler. Atasoy'un çocukluğu, evliliği, imamları, örgütdaşları vs. her şey konuşuluyor da bu görevleri sırasında edindiği bilgi ve belgelerin, bunların bir yerlere aktarılıp aktarılmadığının da sorgulanması gerekmez mi? Buna ilişkin hiçbir şeyin sorulmaması da Atasoy'un hâlâ “korunduğu” anlamına gelmez mi?

O BİLGİLER HER YERE ULAŞTIRILDI

Olaydaki en can alıcı nokta ise şu:

Malûm, Haziran-Kasım arasında cezaevindeydim.

YAŞ'tan önce Serdar Atasoy'la ilgili hazırlanmış TSK'ya ait istihbari bilgi niteliğindeki not bana bile ulaştı, ancak cezaevi şartlarında araştırma imkânım olmadı.

“Bana bile” diyorum; çünkü söz konusu bilgiler, bugün bu haberleri yazan gazeteciler dahil devletin hemen tüm birimlerine gitti. Anlaşılan o ki, herkes kulağının üstüne yatmış!

O bilgi notunda neler mi vardı?

Günlerdir anlatılan, 15 Temmuz'dan sonra gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakıldığı... “Ataşeler” WhatsApp grubunda darbeci Sinan Sürer'in talimatı üzerine “Emredersiniz” diye karşılık verdiği... Cumhurbaşkanlığı yaver seçimi için belirlenen 139 kişilik listede adı yer aldığı için hakkında soruşturma açıldığı...

Ayrıca; hakkındaki adli evraklar istendiğinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı) kararı verildiği... Bu evrakların Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderildiği... Malatya Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan hakkında ilave bilgi, belge olup olmadığının sorulduğu; herhangi bir bilgi olmadığının teyit edildiği... Ve Atasoy'un adli ve idari durumunun takip edildiği...

İşte bu bilgiler YAŞ'tan önce hemen herkesin elinde olduğu halde 700 subay bir kalemde tasfiye edilirken, o terfi ettirildi.

Durum bu iken; en önce, “Bu bilgiler Erdoğan'a aktarıldı mı, aktarılmadı mı?” diye sorulması gerekmiyor mu?

İkincisi; soruşturma süreci Atasoy'un, sadece geçmişte değil, bugün de “korunduğunu” göstermiyor mu?

“Daha kaç tane Atasoy var?” sorusuna, “Daha çoook var” cevabı verildiğini,

Ve Atasoy olayının ayyuka çıkmasından sonra TSK'da herkesin topu birbirine attığını da kaydedelim.

Özetle; TSK'da çok ilginç şeyler oluyor. Devam edeceğiz.



Yazının yeri: https://odatv4.com/cezaevindeyken-o-generalle-ilgili-bilgiler-bana-da-geldi-06022138.html



[Edited at 2021-02-06 22:34 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:56
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_ Feb 28

--Alıntı--

Çalışanları 150 yıllık kebapçıdan 7 milyon lira vurgun yaptı


Güncellenme: 28/02/2021 -- 13:47

Bursa'da, yaklaşık 150 yıllık tarihi İskender kebapçısının 4'üncü kuşak temsilcisi Oğuzhan ve
Kayhan İskender İskenderoğlu, işletmede çalışan bazı personelin yolsuzluk yaptığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayhan İskenderoğlu, çalışanların, çeşitli yöntemlerle 12 yıld
... See more
--Alıntı--

Çalışanları 150 yıllık kebapçıdan 7 milyon lira vurgun yaptı


Güncellenme: 28/02/2021 -- 13:47

Bursa'da, yaklaşık 150 yıllık tarihi İskender kebapçısının 4'üncü kuşak temsilcisi Oğuzhan ve
Kayhan İskender İskenderoğlu, işletmede çalışan bazı personelin yolsuzluk yaptığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayhan İskenderoğlu, çalışanların, çeşitli yöntemlerle 12 yılda yaklaşık 7 milyon liralık vurgun yaptığını iddia etti.

Adı Bursa’yla anılan İskenderoğlu Kebap’ın sahipleri ile çalışanları adliyelik oldu. Bursa’da, 1867 yılında Mehmet Oğlu İskender tarafından kurulan İskenderoğlu Kebap, yaklaşık 150 yıl boyunca aile fertleri tarafından işletildi. Günümüzde, firmanın 4’üncü kuşak temsilcisi olan Kayhan İskender İskenderoğlu ve Oğuzhan İskenderoğlu, çalışanlarının bir kısmının usulsüz yollarla müşteriden tahsilat yaptığı yönünde şikayet aldı. Bunun üzerine Kayhan ve Oğuzhan İskenderoğlu, restoran çalışanlarını takibe aldı.

k1

//Milyonluk vurgunu işletmenin 4. kuşak temsilcileri ortaya çıkardı.///
k2

k3


GÜVENLİK KAMERALARINI İNCELEDİ

İşletmeci İskenderoğlu kardeşler, mutfak ve kasa kısmındaki güvenlik kameralarını uzun süre inceledi. Görüntülerde, mutfaktan çıkışı yapılan İskender porsiyon tabaklarını tek tek sayıp, gelir ve giderleri hesapladılar. Yaptıkları kasa sayımında, bir gün içerisinde yaklaşık 5 bin liralık açık olduğunu fark ettiler.

Bunun üzerine Kayhan ile Oğuzhan İskenderoğlu kardeşler, polise ve adliyeye giderek çalışanları hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine işletmede 4 bin saatlik güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, usulsüz yollarla para aldıkları iddia edilen 12 çalışanı gözaltına aldı. İskenderoğlu ile ilgili savcılık soruşturmasının devam ettiği bildirildi.

LOKANTA HİLELERİYLE ZARARA UĞRATILDIK

Güvenlik kameraları ve şüphelilerin ifadelerinden yola çıkan Kayhan İskenderoğlu, elden hesap alma, adisyonu iptal gösterme, hayalet masa olarak tabir edilen ve masadan kalkan müşterilerin yerine yeni bir müşteri geldiği zaman yeni bir adisyon açmak yerine, aynı masaya servis yapıyormuş gibi devam ederek, pahalı yiyeceklerin hesabının elden alınması, adisyona ise sadece meşrubatların işlenmesi gibi yöntemlerle çalışanların iş yerinden para aldığını iddia etti. Yargılama sürecinde 5 yıl öncesine kadar olan kısmın araştırıldığını belirten Kayhan İskenderoğlu, yolsuzluğun yaklaşık 10-12 yıl boyunca devam ettiğini ve bu yolla 7 milyon liralık bir zararlarının olduğunu tahmin ettiğini iddia etti.

’80 BİN ADİSYON İPTAL EDİLMİŞ’

İnceleme ve araştırma sürecine, bir müşterilerinin kendilerini uyarmasından sonra başladıklarını belirten Oğuzhan İskenderoğlu, şunları söyledi:

* Adisyonlara bakarken iptaller gözümüze çarptı. Çok fazla iptal edilen siparişler gördük. Garsonlara sorduğumuzda kaçak cevaplar aldık. Sonrasında içimizde şüphe oluştu.

* Bir sonraki gün İstanbul’daki dükkanımızın açılışına gittik. Açılışta bir müşterimiz, dostane bir şekilde uyardı. Bize, yıllardır müşterimiz olduğunu söyleyen kişi, Sanki sizin orada bir şeyler dönüyor diyerek uyardı.

* Açılıştan döndükten sonraki gün kardeşimle tam bu konuyu konuşurken, camdan baktığımız sırada elle hesap verildiğini gördük. Bu önemliydi, çünkü biz de elle hesap verilmez. Her şey bilgisayar sistemi üzerinden yapılır.

* Hemen yanımıza çağırdık. Sorunca eli ayağı titremeye başladı. O dakikadan itibaren kafamızda bir şüphe kalmadı. Sonrasında iptal olan adisyonları araştırmaya başladık. Bir şıra ya da suyla kapatılan adisyonların olduğunu gördük. Yenmiş ve her şey silinmiş, sadece bir su bırakılmış.

* Bu tarz adisyonların hepsini çıkardık. Bir baktık ki rakamlar çok büyük. Sadece beş yılda neredeyse 80 bin adisyon iptal edilmiş. Ayrıca birkaç masa tek adisyon içerisinde gösterilmiş.

’10 YIL BOYUNCA KURBAĞA GİBİ KAYNATILMIŞIZ’

Muhasebe kayıtlarını ve güvenlik kameralarını izledikten sonra personele konuyla ilgili sorular sorduklarını söyleyen Oğzuhan İskenderoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Direnenler oldu. Daha sonra 2si suçlarını itiraf etti. Kimisi Biz bunu 10 yıldır yapıyoruz dedi. Kimisi de Biz geldiğimizden beri yapılıyor diye ifade etti. Yıkıldık ve perişan olduk. ‘Nasıl anlayamadınız?’ diye soranlar oluyor.

* Suç örgütü olmanın gerektirdiği sonuçlar bunlar. Çünkü her noktada, her türlü unsurla oynamışlar. Pişme süresi, gramajı, meşrubattaki stok sayısıyla bile oynamışlar. Kasadan sadece parayı fiziki çalma meselesi değil. Her noktaya girmişler.

Kurbağayı pişirirken soğuk sudan sıcak suya kaynatırlar. Soğukkanlı olduğu için sıcağı hissetmesin diye. Bizde 10 yıl boyunca kurbağa gibi kaynatılmışız. Etrafımız ısınmış ve biz maalesef farkına bile varmamışız. Gerçekliğimizle oynamışlar.

‘USTAYKEN ÇIRAK OLMUŞUZ’

Suçunu itiraf eden çalışanlardan birinin günde 5-10 bin lira arası parayı kendilerine ayırdığını söyleyen Kayhan İskender İskenderoğlu ise şunları kaydetti:

* Masada iskender yiyen 4 kişi zannediyoruz. Belki masada 40-50 kişiye siparişi açık bırakarak ürün çıkartılmış. Biz 4 kişilik yemek yendi diye görürken aslında daha fazla kişiye yedirip aradaki parayı zimmete geçirmişler.

* Bizdeki kayıtlar 5 sene bu şekilde olduğunu gösteriyor. Ancak çalışanların ifadelerine göre 10-12 senedir bu işin böyle olduğu. İşin ustasıyken çırağı haline gelmişiz. İptal raporlarına baktığımızda, kasaya giren rakam 5 bin lira, ancak 7 bin liralık iptal gördük.

* Ayrıca ağabeyimle birlikte kamera kayıtlarına da baktık. Ocak diye tabir ettiğimiz mutfaktan çıkan tabakları saydık. Fark ettik ki raporda 100 tane kebap gözüküyor, ama ocaktan çıkan kebap sayısı 150. Arada yazılmamış olan 50 adet kebap var. Bu kebapların, bize gelmediği başkasına gittiği belli. Bu sayede çözemediğimiz soruların cevabını aldık ve çözdük.

* İtiraflarında ‘Günde en az 5-10 bin lirayı kendimize ayırıyorduk’ diye bir cümle de var. Bizden çaldıkları parayı, kendi aralarında rütbe derecesine göre dağıttıkları söyleniyor.

* Kimisi günde 600 lira alırken kimisi bin liraya kadar alıyor. Kimin ne kadar aldığını bizde bilmiyoruz. Tam emin olmamakla birlikte 10-12 yıldan bugüne değin 7 milyon lira civarında kaybımız var.

ÇOCUKLARIMIN UYARMASINDAN SONRA ÖĞRENDİM

Bursa’nın ünü ülke sınırlarına aşan işletmesinin 3. kuşak sahibi Yavuz İskenderoğlu, işleri iki oğlu Oğuzhan ve Kayhan İskenderoğlu’na bırakarak Muğla’nın Bodrum ilçesine yerleştiğini söyledi.

İşletmesinde yaşananları da oğullarının yaptığı araştırmanın ardından öğrendiğini belirten, Yavuz İskenderoğlu, “Pandemi döneminde 3 aylık kapanmadan sonra dükkanlarımızı açtık. Daha sonra Oğuzhan ve İskender Kayhan işin başına geçti. Açıldıktan sonra baba burada bir anormallik var dediler. Ben de seziyordum geliş ve gidiş arasındaki sıkıntıyı. Ama böyle bir şeyi kondurmamız mümkün değildi. 150 yıllık bir markayız. Bu markanın, o günden bu güne gelmiş olmasında, çalışanlarım aracın tekerleri gibiydi. Ancak çocuklar günde 8-10 bin liraya varan iptal olduğunu söyledi. Ben bilişim sistemine çok hakim değilim. Bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Hayalet sistemi denen bir şey oluyor. Paraları alıyorlar ve karşılığında bir içecek yazıp kapatıyorlar. Önce tasarlamış, sonra organize etmiş ve eyleme geçmişler. Kasiyerlere sorduk, korktuklarını söylediler. Sonunda iş buraya geldi. Bunun basit bir hırsızlık gibi günübirlik bir hadise olmasını ümit ediyordum. Ama gördük ki çetenin içindeymişiz. Araştırmalarımıza göre 5 sene geriye gidildiğinde de benzerlerini görüyoruz” diyor.

‘ADALETİN TECELLİSİNE İNANIYORUM

Adaletin tecelli edeceğine inandığını dile getiren Yavuz İskenderoğlu, “En az 10 yıldır aynı kişilerle çalışıyoruz. 80 yaşındaki babamın çırağı bile hala yanımızda. Bu, ahde vefadır. Anlatılanlardan ve kameralardan gördüklerimize şaşırdık. Bu gerçekle yüzleşmekten kaçındım. Bu beni çökertir. Adaletin de tecelli etmesi gerekir. Bilgisayarı, çökertip organize olup, eyleme geçmişler ve hala ortalarda dolaşırlarsa; sermayesi emek olan insanların yanında çalmaya devam ederler. Bu toplumu iyice yozlaştırır. Ben adalete inanıyorum dedi.

‘ÇALIŞANLARINA GÜVENDİ’

Yavuz İskenderoğlu’nun, yanında çalışan personeline güvendiğini ve bu sebepten dolayı yolsuzluğu fark edemediklerini belirten eşi Türkan İskenderoğlu ise şunları söyledi; “2000 senesine kadar ben de çalıştım. 3 kez beyin ameliyatı oldum. Eşim, o sırada benim yanıma çok sık gidip geldi. O sırada boşluk oldu. Eşim de çok da güvendiği için arkasına dönüp bakmadı.”

TUTUKSUZ YARGILANIYORLAR

F.A., İ.Y., M.K., E.Ç., E.Ç., G.G., İ.Y., K.K., M.E.Ç., M.K., O.K., Ö.G. isimli 12 kişinin halen tutuksuz olarak yargılandığı nitelikli dolandırıcılık olayı ile ilgili ilk duruşmanın 3 Mart tarihinde Bursa Adliyesi'nde yapılacağı belirtildi. (DHA)


Haberin yeri + vidyo görüntüleri: https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/calisanlari-150-yillik-kebapcidan-7-milyon-lira-vurgun-yapti-6286688/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Yalovalı iki vatandaş cep telefonlarına gelen mesajla 77 bin lira dolandırıldı

27.02.2021 -- 11:01

d1

Yalova'da SMS ile cep telefonlarına gelen linke giriş yapan Bekir Çakak 53 bin lira, Ercüment Tunçöz 24 bin lira dolandırıldı. Aynı yöntemle 2 gün arayla toplam 77 bin lira dolandırılan 2 kişi savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Yalova'da esnaf Ercüment Tunçöz (46), 2 Şubat'ta cep telefonuna 'Yazılım Güncellemesi' SMS mesajı olarak gelen linke tıkladı. Tunçöz'ün telefonu bir süre sonra da arızalandı. Telefonunun bozulduğunu düşünen Tunçöz, tamirciye götürdü. Burada tamir edilen telefonunu açan Tunçöz, bankadan gelen mesajı okuyunca şaşırdı. Kredi kartından 24 bin TL harcama yapıldığını öğrenen Tunçöz, telefonuna mesajla gelen linke girdikten sonra dolandırıldığını anladı. Tunçöz, savcılığa giderek, suç duyurusunda bulundu.Güncelleme mesajıyla dolandırıldığını belirten Ercüment Tunçöz, "Güncellemeyi yaptıktan sonra telefonum kapandı. Bir daha da açılmadı. Ertesi gün telefoncuya götürdüm. Telefon yapılınca bankadan aradılar ve 24 bin TL borcum olduğunu söylediler. Hemen bankaya gittim. Bir başka bankadan da aynı işlemi yapmak istemişler. Ancak o banka telefonumdaki virüsü fark etmiş ve hesaplarıma bloke koymuş ama diğer bankadaki kartımdan 24 bin lira almışlar" dedi.

AYNI YÖNTEMLE DOLANDIRILDI
Yalova'da aynı yöntemle 4 Şubat'ta, emekli Bekir Çakmak (66) telefonuna gelen mesajdaki linke giriş yapınca dolandırıldı. Çakmak, bir süre sonra banka hesabı üzerinden 53 bin TL kredi çekildiğini öğrendi. Paranın başka hesaplara aktarıldığını fark eden Çakmak, bankaya itiraz ettikten sonra savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.

"OLAYI BANKAYA BİLDİRDİKTEN SONRA, ŞİKAYETÇİ OLUN"
İnternet üzerinden yapılan dolandırıcılıkların arttığına dikkat çeken Tüketici Hakem Kurulu üyesi Avukat Aynur Tepe, uyarılarda bulundu. Vatandaşların bilmedikleri ve emin olmadıkları hiçbir mesajı dikkate almamaları gerektiğini söyleyen Avukat Tepe, "Pandemi nedeniyle artan internet alışverişleri güvenli sitelerden yapılmalı. Kredi kartı ve internetten yapılan işlemlerde dolandırıcılık her geçen gün artıyor. Vatandaşın rızası dışında hesabından para çekilmesi veya kredi kartının kullanılması durumunda önce bankaya olay bildirilmeli. Zararını ispatlayabilmesi açısından bu önem arz etmekte. Ardından hemen en yakın karakola, jandarmaya veya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmalı. Bu nitelikli dolandırıcılık kapsamına giriyor. Bankayı da zararını karşılayabilmek için gerçekleştirilen dolandırıcılık işlemiyle alakasının olmadığını kanıtlaması gerekiyor. Yasal süreç bu şekilde başlayabilir. Vatandaşların bu yolla uğradıkları zarar 11 bin TL'nin altında ise bulundukları ildeki hakem kurullarına da başvurabilirler" dedi.

Kaynak: DHA
Yeri: https://www.sondakika.com/haber/haber-cep-telefonlarina-gelen-mesajla-77-bin-lira-13956560/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Dolandırıcıya kaptırdığı aracını kurtarmak isterken yine dolandırıldı


09.02.2021 -- 01:44 (Güncellendi 09.02.2021 -- 01:51)

//Tongaya basan yurttaşımız///Tongaya basan yurttaşımız

Gebze'de yaşayan bir vatandaş, internet üzerinden satmaya çalıştığı otomobilini koruma olduğunu söyleyen bir kişiye kaptırdı. Aracını kurtarmak için yardım istediği bir başka kişiye de parasını kaptırarak dolandırılan vatandaş, "Benim tek suçum, insanlara güvenmek" dedi.

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan ve adli tercümanlık yapan 35 yaşındaki Mehmet Mintaş, yurt dışında yaşadığı bir sıkıntı için bir arkadaşından yardım istedi.

Bunun üzerine Mintaş’ın arkadaşı, kendisini tanıştıracağı kişinin sıkıntısını çözeceğini söyledi. Mintaş, tavsiye üzerine tanıştığı ve koruma olduğunu söyleyip sahte personel kartı göstererek güvenini kazanan Abdulkadir C.'ye satmak istediği otomobili için vekalet verdi.

60 bin liraya satmaya çalıştığı aracını 80-90 bin liraya satmak için vekaleti alan Abdulkadir C., otomobille beraber kayıplara karıştı.

Dolandırıldığını anlayan Mintaş, otomobilini kurtarmak isterken, kendisine yardımcı olabileceğini söylen bir başka kişiye de 17 bin lirasını kaptırarak dolandırıldı.

Vekalet verdiği arabasının parasını yaklaşık 7 ay boyunca alamayan Mintaş, dolandırıldığını anlayarak şikayetçi oldu.

Mintaş, yardım istediği avukat arkadaşının önerdiği İbrahim A. isimli kişiyle tanıştı.

Diğer dolandırıcı gibi sahte kimlik kartı gösteren İbrahim A., güvenini kazandığı Mintaş'tan işini çözebilmek için Libya’ya gitmesi gerektiğini söyleyerek 17 bin lira para istedi. Daha önce dolandırıldığından para vermeye çekinen Mintaş, hesabında para olduğunu bildiğini söyleyen İbrahim A.'dan korkarak istediği parayı yolladı.

Söylenen tarihte parasını geri alamayan Mintaş, İbrahim A.'nın kendisini ölümle tehdit etmesi üzerine yeniden dolandırıcıların tuzağına düştüğünü anladı. "Benim tek suçum, insanlara güvenmek" diyen Mintaş, olayların ardından yetkili mercilere giderek şikayetçi oldu.

Başından geçen talihsiz olayları anlatan Mehmet Mintaş, “Kendisinin eski koruma olduğunu söyledi, cebinden de kimliğini çıkarıp gösterdi. Bu şekilde bana güven vermiş oldu. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra da bu şahısla yeniden bir araya geldik. Daha önce internet ortamından 60 bin liraya satışa çıkardığım aracıma gelen mesajlara cevap veriyordum. O da mesajları gördü. ‘Aracını mı satıyorsun?’ dedi. Ben de ‘Evet’ dedim. ‘Sen bu kardeşinin dediğini yap, karlı çıkarsın. Bizim tanıdık arkadaşımız var, ona vekalet ver, 1-2 hafta içerisinde de 80-90 bin lira paranı alırsın’ dedi. Tamam diyerek verdim” dedi.

'Arabayı güvenerek sözleşmesiz verdim'
Arabasının vekaletini verdiğini söyleyen Mintaş, “Arabayı teslim ettiğimde orada bir arkadaşı da vardı. ‘Sözleşme olmayacak mı?’ diye sorduğum zaman sözleşmeye gerek olmadığını, paramı vereceğini söyledi. Ben de o şekilde güvenerek verdim arabayı. Araba gitti. Aradan 2 hafta geçtikten sonra bir dönüş olmadı. Ben aradım, hastalık o zaman Türkiye’de daha yeni yayılıyordu. Bir ay boyunca her gün aradım, bana yine vereceğini söyledi. ‘Şu anda bazı sıkıntılar var’ şeklinde ifadelerde bulunuyordu. Daha sonra bu şahsı araştırmaya başladım. Bu şahıs daha önce de böyle şeyler yapmış. Bunun en yakın tanıdıklarıyla tanıştım. Onlar da bu kişinin dolandırıcı olduğunu söylediler” diye konuştu.

'Korktuğum için parayı gönderdim'
Daha sonra bu kişiyi şikayet ettiğini kaydeden Mintaş, otomobilini kurtarmak isterken yeniden dolandırıcıların tuzağına düştüğünü anlattı.

Mintaş, “Bu bilgileri avukat bir arkadaşımla paylaşıyordum. O da beni birisiyle tanıştırdı. Tuzla’da oturduk, tanıştık. Onlar da dolandırıcıymış. Bu kişi benim arabamı alan şahsı takip ettiklerini, her şeyden haberdar olduklarını hatta benim bütün bilgilerime vakıf olduklarını söylemişti. ‘Arabayı alan kişiyi şikayet etme, biz halledeceğiz, senin paranı getireceğiz’ dedi. Aradan bir gün geçtikten sonra beni aradı. ‘Mehmet ben Libya’ya gideceğim, acil bana para lazım’ dedi. Ben de zaten dolandırılmışım, bu yüzden ‘Param yok’ dedim. Bunun çok önemli olduğunu, benim işimi takip ettiklerini, bu parayı gönderirsem daha güzel olacağını, hesabımda ne kadar para olduğunu da bildiklerini söyledi. Ben de korktuğum için istediği 15 bin lira parayı gönderdim. ‘2 bin lira daha lazım’ dedi. Ben de çekiniyorum tabii ki. Hesabımda para var ama bu kişiler nereden biliyor onu anlayamadım. Daha sonra 2 bin lirayı da gönderdim” şeklinde konuştu.

'Tek suçum insanlara güvenmek'
Bu kişilerin tam anlamıyla profesyonel birer dolandırıcı olduğunu ve birbirleriyle bağlantılı olduklarını düşündüğünü söyleyen Mintaş, “1 hafta sonra paramı vereceğini söylüyordu. 1 hafta geçti yok, 1 ay geçti yok. Daha sonra ise ‘Ne parası istiyorsun? Gelirim seni infaz ederim, seni gebertirim’ şeklinde ifadelerde bulunduktan sonra artık ben bütün resmi kurumlara, gerekli yerlere müracaatlarda bulundum. Bu kişilerin bir an önce yakalanıp adalete teslim olmasını canı gönülden istiyorum. Ben yandım başkası yanmasın. Benim tek suçum, insanlara güvenmek, güvenimin fazla olması. Bu yüzden kaybettim. İnşallah başkaları da bu şekilde dolandırılmaz” ifadelerini kullandı.

Yeri: https://tr.sputniknews.com/turkiye/202102091043764274-dolandiriciya-kaptirdigi-aracini-kurtarmak-isterken-yine-dolandirildi/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


25 kişiyi ucuz ilanla tuzağına düşürdü! Dolandırıcı "Hesabı alkoliğin üzerine açtım" dedi


Hande NAYMAN/İZMİR - DHA Haber Giriş: 27.02.2021 - 10:01 | Son Güncelleme: 27.02.2021 - 10:11

sz1

dek1

dek0

İzmir'de kendisine ait olmayan arsayı resmi belgelerde oynama yaparak kendisininmiş gibi gösteren dolandırıcı 25 kişiyi kapora alarak dolandırdı. Dolandırıcı mağdurlara "Ben dolandırıcıyım. 75 yaşında evsiz bir alkoliğin üzerine banka hesabı açtım. O hesaptan da paraları kendime gönderdim. Beni bulma şansınız yok" dedi.

İzmir’de başkasına ait arsayı değerinin çok altında bir fiyatla internet üzerinden satışa çıkaran kimliği belirsiz kişi, 10 saatte 25 kişiyi 20 ile 90 bin TL arasında kapora alarak dolandırdı. Olay, ertesi gün ilandaki numarayı arayan kişilere dolandırıcının, "Ben dolandırıcıyım. 75 yaşında evsiz bir alkoliğin üzerine banka hesabı açtım. O hesaptan da paraları kendime gönderdim. Beni bulma şansınız yok" demesiyle ortaya çıktı.

Menderes ilçesi Orta Mahalle’de bulunan 3 ortaklı 379 metrekarelik yaklaşık 1.2 milyon TL değerindeki bir arsa, geçen 22 Şubat günü, 580 bin TL bedelle internet ilanıyla satışa çıkarıldı. Villa imarı izinli arsa satışa çıkar çıkmaz, ilgi gördü. Pek çok esnaf ve müteahhit arsa sahibi olduğunu düşündükleri, ilanda yer alan telefon numarasını aradı. Telefondaki kişi, kendisiyle irtibata geçen kişilere arsanın tapusu ve kimlik fotokopisi gibi gerekli evrakları gönderip, güven sağlayarak, verdiği hesap numarasına 20 ile 90 bin lira arasında değişen rakamlarda kapora yatırılmasını istedi.

Olay, ertesi gün ilandaki kişiyi arayanların, "Ben dolandırıcıyım. 75 yaşında evsiz bir alkoliğin üzerine banka hesabı açtım. Beni bulamazsınız" cevabıyla karşılaşmasıyla ortaya çıktı. 10 saat içinde 25 kişiyi dolandırdığı belirlenen şüpheli daha sonra ilanı kaldırdı.

Şüphelinin mağdurlara gönderdiği tapu ve kimlik fotokopisi üzerinde oynama yapıldığı belirlendi.

Mağdurlardan Menderes’in Özdereli Mahallesi’nde müteahhitlik Kenan Dingil, "İnternette satılık arsa ilanını görünce, irtibata geçtim. Fiyatta anlaştık. 20 bin TL kapora gönderdim. Arsanın fiyatı uygun olduğu için benim gibi kapora gönderen 24 kişi daha olmuş. 80 bin lira, 50 bin lira gibi kapora verenler olmuş. Yazık oldu. Umarım, bizim yaşadıklarımız örnek olur, başkaları aynı mağduriyeti yaşamaz. Sonradan öğrendiğimize göre üç ortaklı olan söz konusu arsa satılık bile değilmiş. Araştırıp, fotoğraflarını bulup satılık gibi göstermişler" dedi.

’CAZİP OLDUĞU İÇİN PEK ÇOK KİŞİ DOLANDIRILDI’

Özdere’de bir emlak firmasının işletme sahibi olan Tahir Gergin, "İnternet portalı üzerinden bir ilan girilmiş. İlanın belediyedeki imar durumu çıkarılmış, ada ve parsel numarası öğrenilmiş. İsim ve tapu birbiriyle uyuşuyor fakat bunlar üzerinde oynama yapılmış. Değer olarak da arsanın yarı değerinde bir fiyat biçilmiş. Cazip olduğu için de pek çok kişi dolandırıcıyı aradı. 379 metrekarelik ikiz villa yapılabilecek arsanın normalde değerinin yaklaşık 1.2 milyon TL olması gerekiyordu ancak ilanda 580 bin TL’lik fiyat yazıyordu. Yarı yarıya fiyat girildiği için pek çok kişi aradı. Ben de esnaf arkadaşlarımdan bu durumu duymasaydım görüşecektim. Çevremizdeki arkadaşlarımızın çoğu maalesef kaparo göndermişler. Böyle bir durumun yaşanmaması için, elektronik ortamda kısa süreli yetkilendirme ile arsanın sorgulanabileceği web- tapu sisteminin kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bu sistemle alıcılar saatlik veya dakikalık yetkilendiriliyor ve arsa ile ilgili tüm bilgilere ulaşabiliyor" diye konuştu.

Yeri: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/25-kisiyi-ucuz-ilanla-tuzagina-dusurdu-dolandirici-hesabi-alkoligin-uzerine-actim-dedi-41750788


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Hastanede tanışıp arkadaş olmuştu! Hayatının şokunu yaşadı...


Ersan ERDOĞAN/MANİSA, (DHA) Haber Giriş: 17.02.2021 - 10:56 | Son Güncelleme: 17.02.2021 - 13:09

*-*Tong

Manisa'da yaşanan akılalmaz olayda hastanede tanışıp arkadaş olduğu kadına 1 milyon 400 bin lira kaptırdı. Fizik tedavi gördüğü hastanede Ş.B. adlı kadın tarafından 1 milyon 400 bin TL dolandırıldığını ileri süren Sabriye Patlar, savcılığa suç duyurusunda bulundu

Manisa'da, fizik tedavi gördüğü hastanede tanışıp arkadaş olduğu Ş.B. (48) adlı kadın tarafından 1 milyon 400 bin TL dolandırıldığını ileri süren Sabriye Patlar (54), savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ş.B.'ye acıdığı için para verdiğini ancak kendisinin acınacak duruma düştüğünü söyleyen Patlar, "Benim canım yandı. Başkalarının canı yanmasın" dedi.

Sabiye Patlar, 7 yıl önce fizik tedavi gördüğü Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde Ş.B. adlı kadın ile tanışıp, arkadaş oldu. İkili tedavilerinin ardından da arkadaşlıklarını sürdürdü. Ancak 2 çocuk annesi Sabriye Patlar, Ş.B.'yi dolandırıcılıkla suçladı. Borç para ve altın ile kredi çekip verdiği Ş.B.'nin kendisinin 1 milyon 400 bin Tl dolandırdığını öne süren Patlar, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Patlar, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Hastanede fizik tedavi görüyordum. Kolunda kırık olan Ş.B. de aynı hastanede tedavi görüyordu. Ş.B.'nin çocuklarının sürekli hastanede yemek yediğini görüyordum. 'Çocukların neden burada yemek yiyor, eviniz yok mu?' diye sordum, 'Abla sen annem yerindesin, benim elektrik ve suyum kesik' dedi. Bunu duyunca yanımda 200 lira vardı. 'Al yavrum bu parayı, elektriğini ve suyunu açtır' dedim. 'Ben sana bunu geri ödeyemem' dedi. 'Almak için vermiyorum, Allah rızası için veriyorum' dedim. İkna olup, kabul etti. Bu şekilde başlayan tanışmamız, arkadaşlığa dönüştü. Samimi olduk. Oğlumu evlendireceğimi ve birikimim olduğunu biliyordu. Taburcu olmamızdan sonra benden bir hafta içinde geri ödeyeceğini söyleyip, önce 5 bin lira borç istedi. Çocuklarımdan habersiz verdim. Bir hafta kadar sonra aynı miktarda tekrar borç istedi. 'Geri ödeyemezsen zor durumda kalırım' diye uyarıp, yine istediği parayı verdim. Ancak onu da ödemedi. Ödemediği gibi her istediğinde ona borç para vermeye devam ettim. O da aldı. Ancak hiçbirini ödemedi."

ARKADAŞINA PARA VERMEYE DEVAM ETTİ

Ş.B.'ye 1 yıl içinde 100 bin lira, 13 tam, 15 çeyrek altını borç olarak verdiğini belirten Sabiye Patlar, "Ancak hiçbirini geri ödemedi. Mal varlığı olduğunu borcunu mutlaka ödeyeceğini söyleyip, kendisi için kredi çekmemi istedi. Çocuklarımın borç verdiğimi duymasından korktuğum ve kendisine inandığım için kredi çekmeyi kabul ettim. Ş.B. için tam 14 kez kredi çekmişim. Ancak onları da ödemedi. Son olarak sıra evlerime geldi. Eşimden kalan emekli maaşı yeterli olmayacağı için bana iki evimin tapusu üzerinden kredi çekmemiz teklifinde bulundu. Krediyi çekince bana olan borcunu kapatacağını söyledi. Bu şekilde benim evlerimi teminat olarak göstererek, bir arkadaşına iki ayrı kredi çektirdi. O kişi de çekilen kredinin sadece 5 taksidini ödedi. Kalanını ödemedi. Borç bana kaldı. Emekli aylığıma el koyuldu. Ş.B. tarafından bugüne kadar toplam 1 milyon 400 bin lira dolandırıldım. 'Sen nasıl bu kadar borç yaptın' diye avukatım bile şaşırdı. Bu borçlar nedeniyle bana bugüne kadar toplam 14 kez icra geldi. Ş.B.'ye inandım, başıma gelmeyen kalmadı" dedi.

'OĞLUMUN EŞİNDEN BOŞANMASINA NEDEN OLDU'

İki oğluyla birlikte zor günler yaşadıklarını ve psikolojik olarak çöktüklerini belirten Patlar, "Çok zor durumdayım. Gelinimin bilezikleri de bendeydi. Evlendiği gece bana teslim etmişti. Ertesi gün Ş.B., gelip benden borç olarak bilezikleri istedi. Önce, 'Veremem' dedim. Ancak 'Gelininin haberi olmayacak, kısa sürede yenilerini alıp, yerine koyacağız' deyip, yemin etti. İkna olup, 2 bilezik verdim. 2 hafta kadar sonra gelinim ve çocuklarım bilezikleri verdiğimi öğrendi. Bu durum, oğlumun eşinden boşanmasına neden oldu. Mağdurum. Şu an ekmek alacak param bile yok. Kardeşlerim ve diğer yakınlarımın verdiği paralarla geçiniyorum. 'Benim canım yandı, başkalarınınki yanmasın' diye savcılığa suç duyurusunda bulundum" diye konuştu.

Sabiye Patlar'ın oğlu Halil Patlar (29) da annesinin borç para ve altın verdiğini, başkası için kredi çektiğini sonradan öğrendiğini söyledi. Patlar, "Annemi dolandıran bu kadının, hak ettiği cezayı çekmesi için ne gerekiyorsa yapacağım. Annemin hayatı ve geleceğimizi bitirdiler. Buradan yetkililere sesleniyorum. Bu kadın başka canları yakmasın" dedi.

Bu haberin yeri: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/hastanede-tanisip-arkadas-olmustu-hayatinin-sokunu-yasadi-41742505



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


Son dakika: Nuri Alço hacker kurbanı! Ünlü oyuncunun takipçileri dolandırıldı!


Buse Pehlivan -- Giriş Tarihi: 11.2.2021 10:05 - Son Güncelleme: 11.2.2021 10:53

Son dakika oalrak düşen habere göre; Nuri Alço'nun sosyal medya hesabı dolandırıcıların hedefi oldu. Hesabı 'hack'lenen Nuri Alço hayatının şokunu yaşadı. Oyuncu Nuri Alço'nun sosyal medya hesabını ele geçiren kimliği belirsiz kişiler, ünlü oyuncunun takipçilerine yönelik paylaşım yaparak bahis sitesi adı altında paranın işletileceğini ve daha fazla para kazanacaklarını söyleyerek dolandırdı.

nı

n2

Oyuncu Nuri Alço'nun sosyal medya hesabını ele geçiren kimliği belirsiz kişiler, ünlü oyuncunun takipçilerine yönelik paylaşım yaparak bahis sitesi adı altında paranın işletileceğini ve daha fazla para kazanacaklarını söyleyerek dolandırdı.

Hesabı ele geçirilen Nuri Alço ve 60 bin lira dolandırılan takipçisi Zehra Aslan Şahin, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Sosyal medya hesaplarının ele geçirildiğini belirten Nuri Alço, SABAH aracılığıyla şu çağrıda bulundu: "Herkes çok dikkatli olsun. Beni tanıyan insanlar sakın böyle bir şeye inanıp ödeme yapmasınlar."

Türk sinemasının usta oyuncularından Nuri Alço'nun sosyal medya hesabını ele geçiren hackerlar dolandırıcılık amacıyla takipçilerine paylaşım yaptı. Nuri Alço'nun hesabını ele geçiren dolandırıcılar yaptıkları paylaşımda bahis siteleri adı altında paranın işletildiği ve fazla para kazanılacağını söyleyerek kişileri dolandırdı. Olayın ardından dolandırıldığını fark eden Zehra Aslan Şahin ve Nuri Alço Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu.

BİR GÜNDE PARÇA PARÇA 60 BİN LİRA
Savcılığa ifade veren mağdur Zehra Aslan Şahin, "Nuri Alço'yu şahıs olarak tanırım, kendisini sosyal medya hesabından takip etmekteyim. 9 Şubat günü Nuri Bey'in sosyal medya hesabından 'Mehmet Ali Bey sayesinde bugün tekrar 69 bin lira kazandım. Gerçekten ihtiyacı olan arkadaşlar mesaj atsın. Mehmet Bey'e yönlendireceğim' şeklinde paylaşım gördüm. Nuri Bey'i tanıdığım ve güvendiğim için mesaj attım. Bana bir cep numarası atılarak irtibata geçmem söylendi. Aradım ve bana referansımın kim olduğunu sordular. Nuri Bey dedim ve bana hesap numarası yollayarak, para gönderdiğime dair dekontumu ve kendi hesap numaramı istediler. Bana finansal bir şirket (Western Union) üzerinden paramın işletileceğini, daha sonra bana daha fazla para geleceğini söylediler. Aralıklarla verilen hesap numarasına parça parça paralar yollamaya başladım. Neden benden bu kadar çok para istediklerini sorduğumda beni görüntülü arayarak ofis ortamı gösterdiler, inandırıcılık sağladılar. Bankadan kredi çekmemi söylediler onu da gönderdim. Neden hala para göndermediklerini ısrarla sordum, oyalamaya devam ettiler. Bugün bile beni bu numaralardan aradılar. Eğer para göndermezsem gönderdiğim paraların yanacağını söylediler. Sosyal medya hesaplarını kontrol ettiğimde Nuri Alço'nun hesabında yine benzer paylaşımlar yapıldığını gördüm. Beni yaklaşık 60 bin lira kadar dolandıran kişilerden şikayetçiyim" dedi.

HERKES ÇOK DİKKATLİ OLSUN İNANMASIN

Suç duyurusunun ardından konuşan Nuri Alço, sosyal medya hesabım ele geçirildi. Maalesef bunun yüzünden bahis sitesi karşımıza çıktı ve benim adıma bütün herkese şu kadar kazandıracağız diyerek bu kişiler kandırmış. Hanımefendi benim adıma güvenerek ve benim ağzımdanmış gibi yazılan yazılara inanarak 60 bin lira ödemiş. Çünkü güvendikleri bir insan var karşılarında. Herkes çok dikkatli olsun böyle sitelere inanmasın. Buradan sizin aracılığınızla duyurmak istiyorum. Beni tanıyan insanlar sakın böyle bir şeye inanıp ödeme yapmasınlar diyerek uyarıda bulundu.

Haberin yeri: https://www.sabah.com.tr/magazin/2021/02/11/nuri-alco-hacker-kurbani-hesabi-ele-gecirildi-takipcileri-dolandirildi

[Edited at 2021-03-01 00:44 GMT]
Collapse


 
Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36]


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search







CafeTran Espresso
You've never met a CAT tool this clever!

Translate faster & easier, using a sophisticated CAT tool built by a translator / developer. Accept jobs from clients who use SDL Trados, MemoQ, Wordfast & major CAT tools. Download and start using CafeTran Espresso -- for free

More info »
Wordfast Pro
Translation Memory Software for Any Platform

Exclusive discount for ProZ.com users! Save over 13% when purchasing Wordfast Pro through ProZ.com. Wordfast is the world's #1 provider of platform-independent Translation Memory software. Consistently ranked the most user-friendly and highest value

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search