Pages in topic:   [1 2 3 4] >
Çeviri kalitesi
Thread poster: Attila Azrak

Attila Azrak  Identity Verified
Germany
Local time: 01:17
German to Turkish
+ ...
Sep 5, 2011

Merhaba,

sık sık Almanca tanıtım filmleri ya da eğitim filmleri de seslendirdiğimden, önüme koyulan çevirileri gördükçe tüylerim diken diken oluyor. En son örneği büyük bir elektrikli cihaz üreticisinin hizmet içi eğitim filmi. Çevirmene belki bunun "duyulan" bir metin, yani insanların yazılı olarak ellerine tutuşturulmayacak, internet ortamında görsel elemanlarla zenginleştirilmiş, kendilerinin yalnızca duyabilecekleri bir metin olduğu söylenmemiş olabilir. Dolayısıyla çevirmen cümleleri uzun uzun çevirmiş. Yani bunu bir kez duyan kişi büyük bir olasılıkla ilk kez duyduğunda anlamayacak.
Ama Türkçesi önümdeki bağlamda "sipariş" olan "Auftrag" (Almanca) kelimesini bile "iş emri" olarak çevirmek ya da otomobil kulüplerinden Alman ADAC'nin (Türkçe'de de kullanılan şekli) yıllık arıza istatistiğini "yolda kalma istatistiği" olarak çevirmek ne kadar kötü.

Bu durumlarda Siz ne yapıyorsunuz? Elinize tashih edilecek metinler geçtiğinde ya da hatta bir yerde okuduğunuz, çevirmenini bilmediğiniz metinlerde bir yerlere bildiriyor musunuz? Vallahi benim içimden gelmiyor değil. Almanya'da resmi makamların yayınladığı ve tonlarca hata içeren o kadar çok Türkçe broşür var ki, okudukça sinirleniyorum.

Bundan birkaç yıl önce Almanya Ulusal Uyum Planı'nın türkçe çevirisini, kısmen düzeltmem istendi. Ancak metin elime geçtiğinde çevirilerin birçok kişi tarafından yapıldığı, aynı terimlerin, kavramların farklı çevrildiği gözüme çarptı. Müşteriye bunu bildirdiğimde de biraz panik oldular, bana o güne dek gönderdikleri kısımları bitirmemi istediler, diğer bölümleri de başkasına verdiler. Basıldığı zaman kitaba baktığımda ise hataların büyük bir kısmının kaldığını gördüm. Yani kısacası müşteri benim uyarılarımı hem ciddiye almadı, hem de bana başka işler de vermedi.
Sizin başınıza da geliyor mu bunlar?

Selamlar


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 02:17
English to Turkish
Yalnız değilsiniz Sep 5, 2011

Attila Bey, anlaşılan "Sizin de başınıza geliyor mu bunlar?" sorunuzun yanıtını Eşşek Arısı başlığı altında bulmuşsunuz.
Son zamanlarda epey redaksiyon yaptım. Hayattan bezdirecek kadar feci metinlerle uğraşıyorum.
Benim canımı en çok sıkan şey, dil yanlışlarından da öte, genel kültür sorunları. Aynı metinden iki örnek vereyim, yeterli:

Damaskus (Damascus, yani Şam'ın Uydurca dilindeki karşılığı).
Bu gün (Bugün demek istiyor arkadaş).




[Değişiklik saati 2011-09-05 19:15 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Haluk Erkan  Identity Verified
Turkey
Local time: 02:17
German to Turkish
+ ...
genel kültür mü? wallahi gülesim geldi :) Sep 5, 2011

Sadan Oz wrote: Benim canımı en çok sıkan şey, dil yanlışlarından da öte, genel kültür sorunları.


şadan bey, heriflerde kültür denen bişey yok ki genel kültür olsun!
güldürmeyin beni...

_____________________________________________________________________

Almanya'da (ah ah, adam gibi vasıflı eleman yetiştiren alamanya...) yeminli tercüman olmak istediğiniz zaman, dil bilgisinin yanı sıra, sizin genel kültürünüzü de ölçen yazılı bi sınav yapılır. o da yetmez, sözlü mülakatta yine sizin tarih ve kültür birikimlerinizi sorgulayan bir denetlemeden geçersiniz. diyelim dili çok iyi biliyorsunuz -kültürü zayıf olan birinin dili ne kadar iyi olabilir, o ayrı- ancak genel kültürünüz, çevirmenlik işini yapmaya el vermiyorsa, sınav komitesi (yaa... komite, aga, öyle dandik bi sınav değil bu) seneye yapılacak sınava tekrar gelmenizi rica edip, nazikçe size genel kültürden çaktığınızı dile getirir.

_____________________________________________________________________

adam 2 üniversite bitirmiş, senelerce alamanya'da, ingiltere'de vs. yaşamış/çalışmış/okumuş olabilir. gel gelelim, bu genel kültür denilen şey ne üniversitelerde okutuluyor ne de medresede. kanımca bu olgu bir birikim, duyarlılık ve algılama/irdeleme meselesi. sizlerin de bildiği gibi ölye şıppadanak elde edilmiyor yani.

ne yapmalı? bugün mesnevi'de okudum:

AHMAKLARDAN UZAK DURACAN!
ÇÜNKÜ ONLARI Hz. İSA PEYGAMBER BİLE ISLAH EDEMEMİŞ



[Bearbeitet am 2011-09-05 20:55 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Attila Azrak  Identity Verified
Germany
Local time: 01:17
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Sadece genel kültür olsa... Sep 5, 2011

Sevgili Haluk Bey,

ne kadar haklısınız. Yahu adamlar tam olarak bilmedikleri kavramları, terimleri kafadan uydurup, yeni kelimeler icat edip çeviriyorlar. Müşteriyle ilişkiye geçip, ne kastettiğini sormak ya da biraz araştırma yapmak yerine...

Geçenlerde otomotiv sanayi ile ilgili bir tanıtım filminin metnini çevirdiğimde, İstanbul Oto Sanayi sitesinde babamın arabasını yıllarca tamir eden bir ustanın telefonunu babamdan alıp, adamı tatilinde rahatsız ettim. Ama çeviri de doğru oldu, hem de çocukken tamirhanesinde saatler geçirdiğim ustayla az biraz da sohbet etme fırsatı yakaladım.

Bunlar güzel şeyler. Ama tabi her çeviride yapılabilecek şeyler olmadığının da farkındayım...

Selamlar


Direct link Reply with quote
 

Attila Azrak  Identity Verified
Germany
Local time: 01:17
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Sözlük vs. yatırımı Sep 5, 2011

Sadan Oz wrote:

Bu gün (Bugün demek istiyor arkadaş).



[Değişiklik saati 2011-09-05 19:15 GMT]


Şadan Bey,

bazı çevirmen (diye geçinen) arkadaşların ellerinin altında bir yazım kılavuzu bile yok. Bazen düşünüyorum, o kadar yatırım yapıyorum sözlük, yazım kılavuzu gibi şeylere, eh bunu yapmadan da para kazanılabiliyor...

Bu arada "Uydurca" lafı çok hoşuma gitti. ;o)

Selamlar


Direct link Reply with quote
 
Silifke
Local time: 02:17
Mit fröyndlişen grüsen Sep 6, 2011

Dostane selamlarımla.

Sorun, kültürün genelinde değil, olmamasında.
Gariptir, ancak Türkiye'de -özellikle ticari- çeviri macerası, "harbiden" vasıfsız işçi göçünün geri dönüşü (ya da tepmesi) ile başlar. Mesleki kaygılar ile özellikle bir kesimi küstürmekten çekinmem söz konusu olamayacağından açıkça vurgulamak zorundayım. Kronolojik açıdan bakıldığında şöyle özetlenebilir:
1. Osmanlı İmparatorluğu
2. Cumhuriyet
3. Osmanlı İmparatorluğu Özentiliği
4. Cumhuriyet Diktası
5. Osmanlı Demokrasisi Özentiliği
6. Ilımlı Cumhuriyet Diktası
7. Ilımlı Osmanlı Demokrasisi Özentiliği
8. Sert Cumhuriyet Diktası
9. Sert Osmanlı Diktası Özentiliği
10. Ergenekon
Yukarıdaki sıralamadan da anlaşılacağı üzere Cumhuriyet hiçbir zaman "kadrosunu" yetiştirememiş; dahası buna izin verilmemiştir. Ayakta kalmak için teknoloji, tabii bilimler vb. kaynakları kıt olan "sığ" devlet, elindeki tek kaynağı hoyratça kullanmakla kalmayıp, "trenler" doldurabilmek için ülke topraklarını "canlı işgücü çiftliği" gibi kullanmayı "milli" politika olarak benimsemiştir.
Evet, kültür diyorduk. Ülkemizde olmadığından "bugüne" kadar bakanlığı da olmamıştır. Olan bakanlık da çok anlamlı olarak "turizm" olgusuyla birlikte düşünülmüş ve her ne hikmetse ve ne alakaysa "Kültür ve Turizm" Bakanlığı gibi bir yapılanma karşımıza çıkmıştır. "Milli Eğitim, Gençlik ve Spor" Bakanlığı gibi dahiyane yapılanmalar da bunu takip edince "Milli" olmasından gerek, eğitim bakanlığı "yüksek" mekteplerle uğraşamayacağından lök gibi bir "YÖK" peydahlanmış ve "Milli" kadroların oyuncağı haline getirilmiştir.
Gelelim çeviride kaliteye; Osmanlıca bil"e"meyen Türkler ve Türkçe bil"e"meyen Alamancılar (yurtdışındaki Cumhuriyet nüfusu) nedeniyle "Elhamdülillah aypodlarından tvit atıp, İslami arkadaşlık sitelerinde gezinebilmek için" yeterince "özgün" jargona sahip bir nesil yetiştirdiğimizden ve fiili yaşamda da "pek fazla" Rusça bilmeye gerek olmadığından bu topiğin açılmasını son derece yersiz bulduğumu itiraf etmeliyim.
Uff gene kimse alınmasın diye kıvıracam ayağına acayip kalitesiz bi "tercüme" şeysi oldu.


Direct link Reply with quote
 
Mehmet Ali Bahıt
Local time: 01:17
English to Turkish
+ ...
Kültürden önce... Sep 6, 2011

Yukarıda yazılanlara gülüyorum.

Giriş cümlem dikkatinizi çekti mi? Güzeeel. Bir kere o cümlenin uygun yerine bir "acı acı" yerleştirelim ki, aynı dertten muzdarip olduğum ve söylenenlere katıldığım ortaya çıksın.

Kültürden de önce, ancak sağduyu sahibi insanlardan beklenecek bir yaklaşım daha var. Bir insan çevirmen olduğunu düşünüyorsa, ya da bir şekilde yazma-çizme işlerinden ekmeğini çıkarmaya çalışıyorsa şu basit soruyu kendine sorup cevabını arayabilmeli:

"Bu cümle anlamlı mı?"

Ferhan Şensoy'un deyimiyle "ipe sapa eziyet" bir çeviri ortaya çıkartan, sonra da bir adım geriye çekilip metne şöyle bir bakmayan insan kendini nasıl çevirmenden sayabilir ki?

Bir önceki paragrafta sigorta konularından bahsedildiği için bir sonraki paragrafta "Bed covers"ı "Sigorta yatak kapsamı" diye çeviren arkadaş, sana söylüyorum...
(Yakın zamanda kafamı bozdukları çok mu belli oldu?)

Piyasa böyle adamlarla dolu, biz de onların arasından sıyrılıp kendimizi göstermeye çalışıyoruz. En çok da o emeğe acıyorum. Keşke sadece "dengimiz ve üstümüz" olanlarla rekabet edebilsek.


Direct link Reply with quote
 
Post removed: This post was hidden by a moderator or staff member because it was not in line with site rule

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 02:17
Member
English to Turkish
+ ...
İlk taşı hiç günahı olmayan atsın Sep 6, 2011

Ben de zamanında feci çeviri hataları yaptım ve hala da yapıyorum Uzun bir süre çeviri yaptıktan sonra "beyin sıvılaşması" (brain fludization) semptomu meydana gelince neler neler yazdım, yazıyorum ve yazacağım. Allahtan CAT araçları var, onlar bir nebze yardımcı oluyor. Kontrol ettiğim metinlerde de çevirmenin beyin sıvılaşması eşiğini geçtiğ anı hemen fark ediyorum. Eh işte beşer şaşar.

Direct link Reply with quote
 
Mehmet Ali Bahıt
Local time: 01:17
English to Turkish
+ ...
Kültür ile Agrikültür Sep 6, 2011

Uysa da yazdım, uymasa da... Tarım çevirisi bahsi geçince kendimi tutamadım, ne yapayım.

Adnan Bey, hafif Leman dergisi tadındaki cevabınız pek leziz olmuş.

Herkes hata yapar, hatasız kul olmaz, errare humanum est, "ve saire... ve saire... ve de saire" (bunu hatırlayan var mı?). Bunda bir beis yok.

Bence asıl mesele bu kadar kör satıcı/kör alıcının bir arada bulunduğu bir piyasanın yarattığı hayal kırıklığı. Örneğin metnin çevirmene ulaşmasından dublajı yapılmış filmin/dizinin yayına girmesine kadar bir sürü göz ve kulak devreye girer, bütün bu zincir içinde bir kişi bile durumun farkına varmaz/varmak işlerine gelmez/varma lüksleri yoktur, sonuçta kulaklarımız tırmalanır. Öğrenmenin %60'ı görsel/işitsel yolla gerçekleştiği için dublajda yapılan yanlışlar dile yerleşir, dili takla atmış Murat 124'e çevirir. Biz de burada hop oturur, hop kalkarız.

Özen göstermek, tek anahtar bu.


Direct link Reply with quote
 
Post removed: This post was hidden by a moderator or staff member for the following reason: Upon the request of the user.
Mehmet Ali Bahıt
Local time: 01:17
English to Turkish
+ ...
... Sep 6, 2011

Adnan Özdemir wrote:

Yazınca buralara daha verimli çevriliyormuş (yalanımı yemek serbes)


Ayrıca Facebook'a politik durum mesajı yazınca bütün memleket meseleleri çözülüyor, onu da unutmayalım.

(Bu konudaki en güzel espri bir arkadaşımın arkadaşından geldi. Sözkonusu kişi Facebook üzerinden atıp tutan, sonra "Niye bizim fikirlerimiz dikkate alınmıyor" diye dövünenleri eleştiren bir yazının altına şöyle bir yorum yazmış "Depreme hayır!")


Direct link Reply with quote
 

Haluk Erkan  Identity Verified
Turkey
Local time: 02:17
German to Turkish
+ ...
Konuya dönüş Sep 6, 2011

Bir de Almanya'nın DIN'den esinlenerek önce Avrupa çapında, sonra da 9 Nisan 2009 tarihinde Türkiye'de yürürlüğe giren TSE EN 15038 "Çeviri Hizmetleri - Hizmet Gerekleri" var.

Okuyan var mı? Varsa içerik hakkında görüşleriniz nedir? Teşekkürler...


Direct link Reply with quote
 
Post removed: This post was hidden by a moderator or staff member because it was not in line with site rule

Yigit Ati  Identity Verified
Turkey
Local time: 02:17
English to Turkish
+ ...
Daha geçenlerde komik bir hata yaptım Sep 6, 2011

@Adnan Özdemir

Yok mudur aranızda başka çeviri yanlışı yapan, yapabilen, yaptığını sanan?

Korkmayın hiçbir büroya yetiştirmeyeceğim


Mutlaka birçok hatam olmuştur; bunların kimisi müşteri tarafından iletildi, kimi ise iletilmedi, ancak geçen aylarda yaptığım komik bir hatayı yazmak istedim.

Elena, yorgunluktan bitip tükendi şeklinde çevirmem gereken bir cümleyi şu şekilde çevirdim:

Elena'nın pili aşırı kullanım sonucu bitti.))

Metin Rusça idi. Elena'yı oyunda geçen bir robot gibi bir şey sandım ve cümleyi kelime kelime çevirdim))

P.S. Bu ayın başında kendi kendime umarım bu aralar işlerim artar da, kurban bayramında İtalya'ya gezmeye giderim demiştim. Şimdi ise yeni bir iş daha gelecek korkusundan e-postama girmeye korkuyorum:)

Konu ile alakasız oldu ama hayat hep böyle... Keşke başka bir şey dileseymişim=)))


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2 3 4] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Çeviri kalitesi

Advanced search







TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »
Anycount & Translation Office 3000
Translation Office 3000

Translation Office 3000 is an advanced accounting tool for freelance translators and small agencies. TO3000 easily and seamlessly integrates with the business life of professional freelance translators.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search