Düzensiz yaşamak bu işin "kaderi" midir? Bol çay bol kahve, uykusuzluk nereye kadar?
Thread poster: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
Nov 4, 2012

Sık sık öğün atlıyorum. Bazı projelerde gecem gündüzüme karışıyor. Çay tiryakisiyim. Yürümeyi severim ara yürüyemiyorum bazı günler.

Bu iş hep böyle midir? Düzenli yaşayan/yaşamayan kim ne der. Düzenli yaşanabilir mi? Çevirmenlerin yaşam beklentisi ne kadardır bilen var mı? Yaşamın neresindedir bu işi yapan insanlar. Yazarak mı öleceklerdir...

Krallar gibi yaşıyorum, sırrı budur diyen var mı?...

Selamlarımı sunuyorum, okuyan, yorum yapan, yapmayan herkese.


Direct link Reply with quote
 
Ali Bayraktar  Identity Verified
Turkey
Member (2007)
English to Turkish
+ ...
Göreceli Nov 4, 2012

Düzenli ve Düzensiz gibi ifadeler görecelidir.
Yani kime göre neye göre olduğu değişir ve tartışılır.

İnsanlığa fayda sağlamış insanların yaşam tarzlarına bakarsanız, tavsiye edilenlerle alakası olmadıklarını görürsünüz.

Zaten herkese öğütlenen şeyler dikkat ederseniz yukarıdan gelir.
İnsanları yönetenler, kullananlar onlara bu öğütleri verirler.
Düzenli uyku, spor vs faydalıdır derler.

Ne için faydalıdır?
Üretim için.
Ne tarz bir üretim?
Söyleneni yapmaya yönelik bir üretim, fiziksel bir üretim.
Sizin bunlarla alakanız var mı?
Yok. Çünkü siz sanat alanındasınız. Tasarım ve yaratıcılıkla ilgili şeyler sizin uğraşlarınız.

Siz çocuk musunuz ki her gün düzenli uyuyasınız?
Siz sporcu musunuz ki her gün spor yapasınız.

Düzenli yaşam dedikleri şey düşüncelere şekil verenler için geçerli değildir.
ABD Başkanı sizden farklı mı yaşıyor sanki?
Evlatlarıyla doğru düzgün yemek yiyemiyor.
Senato tamamen öyle.
Türkiye'de cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlar, meclis tamamen öyle.
Sanatçılar öyle.
Yazarlar öyle.
Aktif olarak bilimsel çalışmalar yürütenler öyle.
Bilişim sektöründe tasarım ve geliştirmede bulunanlar böyle.
NASA'dakiler öyle.
Askeri yönetim kadroları (Generaller) öyle.
Yani bahsettikleriniz sizle alakalı kurallar değil.
Normal yaşamanız gereken yaşam bu.
Bunu diğer yaşam şekliyle kıyaslayıp kötü demek göreceli.

Yine de bir sistem, düzen olsun istiyorsanız kendinize bir üniforma tasarlayabilirsiniz.
Pilot tulumları veya alt üst takımlar (Startrekteki gibi), tişörtler önerimdir.
Üzerine istediğiniz amblemleri veya yazıları yazdırabilirsiniz.
Bu psikolojik olarak size bir fark yaratır.

Siz olması gerekeni yaşıyorsunuz ve inanın o tavsiyeler size yönelik değiller.
Tarihe bir geri dönüp bakarsanız görürsünüz.
Maraton, yürüme, şınav, bol bol uyku ve sağlıklı beslenme ile uğraşmış yazar, bilim adamı, sanatçı, lider bulamazsınız
Hepsi insanların büyük çoğunluğuna göre düzensiz yaşadılar.
İnsanların büyük çoğunluğuna fayda sağlayan herkes düzensiz yaşıyor.

Kader gibi bir şey.

Selamlar ve Saygılar,


Direct link Reply with quote
 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
Düzensiz yasamak bu isin kaderi degildir. Nov 4, 2012

Aman Adnan bey. Kendinize dikkat edin lütfen. Yasam tarzinizi sadece ve sadece siz belirlersiniz. Seçtiginiz yasam tarzi da muhtemelen sizin ömrünüzü belirler.

Tibbin günümüzde artik tartismasiz dogru olarak kabul ettigi birtakim davranislar var. Her gün fiziksel egzersiz yapmak bunlardan birisidir. Biliyor musunuz, ben hemen her gün (sabah ile öglen arasinda) yaklasik bir saat kadar yürüyüs yapiyorum. Her ne kadar yürüdügüm parkur artik bana monoton gelse de buna ragmen yürüyorum. Bu yürüyüsü yaptiktan sonra kendimi manevi olarak da daha iyi hissediyorum. Bu is için spor giysilerine bile gerek yok. Ben günlük kiyafetlerle yürüyorum. Size de siddetle bunu mutlaka günlük programiniza almanizi tavsiye ederim. En azindan bir hafta bir deneyin, neden önerdigimi daha iyi anlayacaksiniz.

Ben de çay degil ama (instant) kahve meraklisi sayilabilirim. Ama bir gün boyu içtigim kahve adedi üçü pek geçmez. Hemen herseyin fazlasi zararlidir, derler. Ben üstelik bu kahveleri sekersiz içiyorum. Dilerseniz siz de çayi sekersiz içmeyi bir deneyebilirsiniz. Böylesi çok daha saglikli imis.

Uyku aliskanliklari da yine sizin seçiminize baglidir. Eger kendinizi belirli saatler arasinda uyumaya alistirirsaniz vücut da buna alisir. Düzene girmesi belki biraz zaman alabilir ama sonunda mutlaka girer.

Bakmayin bu yazdiklarima... Aslinda benim de öyle çok düzenli bir yasantim yok denebilir. Ama buna ragmen belirli prensiplerim var. Örnegin, ben hiç ögün atlamam, hemen her gün yürürüm, elimde oldugunca düzenli uyumaya çalisirim. Bütün bunlari inanin siz de yapabilirsiniz. Yeter ki isteyin...


Direct link Reply with quote
 

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member
English to Turkish
+ ...
Haklısınız Adnan bey Nov 5, 2012

En son bayramda çalışırken isyan ettim. Ne hafta sonu var ne de bayram seyran. Bir de kendi kendime koyduğum hedef kelime sayıları var ki cehennem azabından beter. Bu hedefe ulaşmadan uyursam acayip huzursuz oluyorum. Ancak ve ancak hedefe ulaşabilirsem biraz rahatlıyorum. Yine de düzenli olarak bisiklete binmeye çalışıyorum. Çay ve sigara ise mola babında vazgeçilmezler.

Bunun yanı sıra her yazdığıma para gözüyle baktığım için msn de biri ile konuşmak bile bana sanki para kaybı gibi geliyor. Şu metin bile en azından 200 kelime eder. Adnan bey paypal ile ödeme yapabilirsiniz

Yine de çok şikayetçi değilim. Bu kadar çalışan beyin alzheimer olmaz diyorum. Olsa olsa en büyük mesleki sağlık riski çok oturmaktan dolayı basur olabilir

Acı yok Rocky, acı yok!


Direct link Reply with quote
 

Özgür Salman  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2011)
English to Turkish
+ ...

Moderator of this forum
güzel konu Nov 5, 2012

Evden serbest çalışarak belli bir düzeni tutturmayı başarmış arkadaşlarımız varsa saygılarımı iletmek isterim. İnsan beyni serbest kalınca kendini kolay kolay belli sınırlara (çalışma saatleri, miktarı vs.) kolay kolay sokamıyor; müthiş bir disiplin gerek. Örneğin benim 4-5 günlük teslim süresi olan 1 saatlik işi, "nasıl olsa 1 saatlik yav, yaparım" deyip vaktinden birkaç saat geç teslim etmişliğim vardır.

Orhan Pamuk'un bir röportajını okumuştum. Ofisinde her gün uyguladığı çok katı bir disiplin olduğunu söylemişti. Aklımda kaldığı kadarıyla, hangi saatlerde çay koyacağı, ne zaman ara vereceği falan hep belliymiş. Ayrıca kendini her gün belli bir sayfa sayısı kadar yazmaya şartlamış ve buna katı bir şekilde uyuyormuş. Stephen King'in de böyle bir ifadesi var galiba. Gerçi o yazdıklarının hepsini kullanmadıkları açık, yoksa ayda en az bir kitap yazmış olurlardır. Ama disiplin açısından kendilerini böyle bir disipline sokmaları, ilham perisini de adeta kendilerine gelmeye zorlamış gibi görünüyor.

Spor konusuna gelince, aslında sağlık için tavsiye edilen şey egzersizdir; Atıl Bey'in her sabah düzenli olarak yürümesi gibi. Spor deyince biraz daha sınırları zorlamaya veya rekabete dönük bir kavram akla geliyor. Uzun vadede çok sağlıklı olmadığı durumlar da olabilir bu manada sporun. Ancak egzersiz hem beynin hem de vücudun düzgün çalışması için şart denebilir.


Direct link Reply with quote
 

Gamze Sari Yucel  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
English to Turkish
+ ...
Asıl sorun, düzensiz yaşamın getirdiği zorlukların karşılığını alamamak Nov 6, 2012

Yaşar Bey'in sıraladığı şikayetleri uzun süredir ben de hissediyor ve kişisel ve profesyonel çevremde dile getiriyorum. Bu sıkıntılar ne yazık ki çevirmenliğin "de facto" iş tanımında yer alıyor. Asıl sorun ise bu sıkıntılara - çoğu zaman başkasının yerine - katlanmamıza rağmen, değerinin dikkate alınmaması ve maddi veya manevi takdir getirmemesi. Bu nedenle Ali Bey'in verdiği örneklerin getirdiği "zoraki kabul" mekanizması, beni hiçbir zaman rahatlatmadı.

Aylık yayınlanan bir derginin içeriğini tamamlamak için bir önceki teslim tarihinden itibaren dört haftası olan en az 5 kişilik bir departmanın, bu sürede dergiyi hazırlayamadığı, parça parça göndermeyi akıl edemediği bir sürecin sonunda, bir Cuma akşamı gelip de çeviriler Pazartesi sabahı istendiğinde... İlk tepkim tarihe bakıp insanlığa katkı sağlamış biliminsanları, düşünürler, aktivistleri değil, Cuma akşamı dergiyi verip haftasonu için Ege'ye kaçacak olan ama çevirileri (çoğunlukla yeniden yazılacak metinleri) Pazartesi sabahı neden alamayacağı söylendiğinde hala şaşıracağını bildiğim "profesyonel" çalışanı anmak oluyor.

"Çevirmeniz, işimiz bu" mantığıyla yaklaşacaksak, bu işin risklerinin bir karşılığı olması gerektiği konusunda hiç değilse bizler anlaşalım aramızda. Çoğumuz böyle acil, gece veya haftasonu mesaisi gerektiren veya normalden fazla araştırma isteyecek işler için ilave ücret istemeyi de normal olarak gördüğümüz zaman, "buna herkesin yaşam kalitesini yükseltmek için katlanıyorum" diyebiliriz.

"Bir çevirmenlik, bir de maden işçiliği" demiyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen. Yine de emeğimizin değeri layığını bulana kadar aynı sıkıntıları dile getirmek bile ortak bir bilince ulaşmak için bir adımdır.


Direct link Reply with quote
 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
Erken Kahvalti Nov 8, 2012

Bende son haftalarda farkli bir davranis basgösterdi. Eskiden gece uyanip (afedersiniz) tuvalete kalkardim. Sonra tekrar yataga yattigimda misil misil uyurdum. Simdi ise gecenin bir saatinde yine tuvalete kalkiyorum. Ancak, bu kez tekrar yattigimda bir türlü uyuyamiyorum. Ben de ne yapiyorum? Tekrar uyuyamayacagimi bildigimden artik yataga yatmaktan vazgeçtim. Onun yerine (saat 3:00 bile olsa) mutfaga gidip kahvaltimi yapiyorum. Ardindan da bilgisayarin basina geçiyorum. Söylememe gerek yok, biraz zor bir gün oluyor benim için ama yatakta uyumaya çalismaktan daha iyi geliyor. Özetle benim yasantimda da düzensizlikler var, yok degil. Ben bunlarla yasamaya çalisiyorum.

Direct link Reply with quote
 

Gulay Baran  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2007)
English to Turkish
+ ...
bilinenin aksine düzensiz yaşam dopdoludur, görebilene... Nov 8, 2012

Adnan Yaşar ÖZDEMİR wrote:

Yaşamın neresindedir bu işi yapan insanlar. Yazarak mı öleceklerdir...



Şu iki cümleye çok güldüm. Hem gözümde birebir canlandırabildiğim hem de çok içten bulduğum için. Yorum yazan diğer arkadaşlara da teşekkür ederim, onlarınkileri de çok büyük keyifle okudum.

Ben bu işi yaparken kendimi, gölün kıyısındaki bir ağacın en tepedeki dallarından birine uzanmış bir leopar gibi hissediyorum. Bazen aşağılara mağrurca bakışlar atıp, yaptığım işlerin entellektüel tatminiyle başka meslekten arkadaşlara yukarıdan bakıyorum. Tembel tembel uzanıp, "kendimin ayarladığı" ama aslında tamamen müşterilere bağlı olan esnek çalışma saatlerimin keyfini çıkarıyorum. Kimi zaman güneşin doğuşunu tam da o en tepedeki daldan seyredip "ne kadar şanslı olduğumu" hissediyorum, içimi bir mutluluk kaplıyor.

Aynı o leoparın yukarından göle su içmeye gelen hayvanları dikizleyip "bugün gün ne yesem" gibilerinden iç geçirirken, ben de yemekle alakasız bir zaman diliminde, o an canım ne çektiyse internetten bir dakikada verdiğim yemek siparişinin zevkini yaşıyorum. Ve bir kez daha mesaili bir çalışan olmadığım için Tanrı'ya şükrediyorum.

Bazense özellikle de işler üstüste yığıldığında, o mağrur leopar yerini dalda tutunmakta zorlanan dengesiz bir yavru leopara bırakıyor. Nasıl çıkmış ki zaten o yüksek dala? Hangi akla hizmet teslim tarihi bu kadar kısa olan o büyük işi almaya cesaret etmiş? Er ya da geç o iş teslim ediliyor ama bir de küçük leopara sormak lazım, günlerce hiç durmadan bir avı kovalamış gibi mi hissediyor kendini yoksa güneşin altında mayışmış yatarkenki gibi mi?

Özetle, küçük ama anlamlı mutluluklar yaşıyorum ben bu işi yaparken... Düzenli bir yaşamım var denemez ama dışarıdan insanların "tam olarak algılayamadıkları" ve bir o kadar da özendikleri bir yaşam biçimim var diyebilirim.

Sağlık konusunda ise bir ara fazlaca oturmaktan kaynaklanan bel ağrıları çektim. Sonra baktım olmayacak eski dostuma hafiften bir geri dönüş yaptım. Aynı gerçek eski dostlar gibi, sporu eskiden neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha anladım. Vefasızlığımı bir kenara bırakıp halimden hemen anlayıverdi, derdime derman oluverdi birkaç günde. Bu yüzden herkese de zevk aldığı sporu yapmasını öneririm, hem bedenen hem psikolojik olarak ilaç gibi geliyor. Bileklerde fazla yazmaktan dolayı oluşan ödeme de piyasada B1 (250mg), B6 (250mg), B12 (1mg) vitamini kombinasyonundan oluşan ismi B... ile başlayan tableti öneririm. Ara ara kısa süreli kürler halinde kullanıyorum, anti-enflamatuar etkisiyle hemen bileklerdeki sıkıntıyı gideriyor:)

Herkese selamlar, saygılar.


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 17:11
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Evde oturan erkek sorunsalı + işin nerede başlayıp nerede bittiğinin farkına varamamak Nov 13, 2012

Değerli zamanlarından özveride bulunarak düşüncelerini, önerilerini, eleştirilerini yazma güzelliğinde bulunan tüm Prozdaşlara teşekkür ederim.

Emin bey üstadım Skrill'den ödeme işini hallederiz Paypaldan vaz geçer gibi oldum.
------

Bizim toplum "günboyu evde oturan" erkeklere pek olumlu bakmıyor galiba. Karşı komşumlar bana çok kötü bakıyorlar, bazen yakalıyorum. Şansımdan mıdır bilemiyorum ama ne iş yaptığımı anlatamıyorum ya da anlaşılamıyorum. Özellikle son yıllarda evde çalışmaktan bazen çok sıkılıyorum. Sanki insanı içine kapatan bir havası, kasveti var bu işin zamanla daha da artan.

18-20 saat çalıştığım günler oldu, oluyor da. Bazen işe doymuyorum, reddedemeyeceğim müşterilerimin işini alıp ekstra çalıştığım da oluyor açıkçası. Paradan ziyade iş hırsı diyelim. Evet işin karşıdan yüklenen "angaryalar, emrivakiler" bölümü yoğun bir gerçek bu işte. Kendi adıma konuşacak olursam "ben de az değilim", Japonsal çalışma temposunu yakalayınca hiç bitmesin istiyorum.

Komşularımın "Erkek dediğin gün boyu evde mi otururmuş, vardır bişeyler, kafayı üşütmüş işte okuya okuya" dediklerini duyar gibi oluyorum. Canım komşularım! Dileğim ileride bir gün teknolojinin daha da ilerleyip, beni etkilediği kadar sizleri de etkilemesidir. Gün boyu evde kocalarınızla oturakalmanızdır! Bir tercüman vardı şimdi anlıyoruz dersiniz inşallah 3 vakte kadar.

"Erkek dediğin gün boyu evde mi oturur" öyle mi?






[Edited at 2012-11-13 23:39 GMT]


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Düzensiz yaşamak bu işin "kaderi" midir? Bol çay bol kahve, uykusuzluk nereye kadar?

Advanced search







LSP.expert
You’re a freelance translator? LSP.expert helps you manage your daily translation jobs. It’s easy, fast and secure.

How about you start tracking translation jobs and sending invoices in minutes? You can also manage your clients and generate reports about your business activities. So you always keep a clear view on your planning, AND you get a free 30 day trial period!

More info »
Wordfast Pro
Translation Memory Software for Any Platform

Exclusive discount for ProZ.com users! Save over 13% when purchasing Wordfast Pro through ProZ.com. Wordfast is the world's #1 provider of platform-independent Translation Memory software. Consistently ranked the most user-friendly and highest value

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search