Çevirmenlikten memnun musunuz?
Thread poster: Espio
Espio  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:17
Turkish to English
+ ...
Oct 24, 2014

Son sınıf bir ingiliz dili edebiyatı öğrencisi olarak, bu bölüme girmeden önce her ne kadar kendi kendime sürekli eğitim ve tercüme alanlarından uzak dur, bir şekilde pazarlama/dış ticarete kapak atarsın diye düşünsem de gerçek dünyadaki şartları gördükçe bu fikirlerimin pekte uygulanabilir olmadığını kavramaya başlamış bulunmaktayım. Bölüm ismi olarak edebiyat CV'de durduğu sürece marka firmalar sadece tercüman olarak görüyor mezunları ne yazık ki (tabi boğaziçi damgası olanlar farklı bir tepkiyle karşılaşabilir).
İşin daha da ilginci, kısa sürelide olsa ilk gerçek özel sektör tecrübemde, alanında hiç daha önce tecrübe ve bilgi sahibi olmadığım elektronik/medikal alanda yaptığım çevirilerin kabul edilebilir - iyi seviyede değerlendirildiğini (en azından kendi değerlendirmem) görmek oldu. Yakında tamamlayacağım 4 aylık stajımda, ilk defa yaptığım bu çevirilerde 1200-1500 sayfa veya 200.000+ karakter tamamlamış olacağım. Bu stajın yarısında, önceden içimde olan çeviri nefreti yavaş yavaş yerini alışmaya bırakmaya başladı ve benim öğrenmek istediğim bu işi profesyonel yapan sizlerin çevirmenlik konusunda neler hissettiğiniz.
Elbette edebi çeviri yapanlar bu işten zevk alabilir ama kısıtlı süreler içinde teknik çeviri yapan insanlar olarak işinizden zevk alıyor musunuz? Bu işe ilk başladığınızda, bu iş benim hayatım boyunca yapmak istediğim bir iş dediniz mi?


Direct link Reply with quote
 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:17
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
Memnunum Oct 24, 2014

Ben part-time olarak çeviri yapiyorum. Genel olarak çevirmenlikten memnunum diyebilirim. Zevk almaya gelince, iki enstantanede zevk aliyorum: 1. Herhangi bir çeviri bitince, 2. Ödememi aldigim zaman. Ayrica, bu ise ilk basladigimda benim yasamim boyunca yapmak istedigim bir is, demedim. Beni çeken tarafi, part-time olmasi idi. Haftada 45 saat bir is yerine kapanmaktan bikmistim. Tabii bir de evden yapilabilir olmasi. Ben çevirmenlige uzun vadeli bir is olarak bakiyorum.

Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:17
Dutch to Turkish
+ ...
Memnuniyet ve sessiz gemi Oct 25, 2014

Merhabalar,

Çeviri işleri genelde soğuk benizli. Yani çok sevimli, sempatik ve çok sosyal bir iş değil.

Bence sessiz gemi şiirini bir defa daha okumak lazım.


Bu memnuniyetin bir çok nedeni olabilir:
- Nakdi sermaye gerektirmiyor
- Siz istediğiniz zaman çalışıyorsunuz, istediğiniz kadar iş alıyorsunuz.
- Mekan bağımlı değil. Bulunduğunuz yerden, gezerken, trende, uçakta, köyde veya kentte çeviri yapabiliyorsunuz.
- Müşteriniz her yerde olabilir. Çok olabilir veya hiç olmayabilir.
- Müşteriniz her gün kapınızı aşındırmıyor. Hatta 5 yıl birlikte işler yaptığınız halde, hiç görüşmeden, hatta telefonda bile konuşmadan çalışabilmeniz mümkün.
- Patronunuz yok ama daha (tehlikeli) sevimli müşteriniz var.
- Kendi zamanınızı iyi yönetebiliyor ve planlayabiliyor iseniz, bu sizin için daha kolay bir iş olabilir.
- Heyecanlı değilseniz ve de çabuk motivasyon kaybetmiyorsanız, çeviri yapmayı makul bir gelir kaynağı olduğu sürece devam etmeyi, bunun bir iş ekmek kapısı olduğunu düşünüyorsanız, uzun süre devam edebilirsiniz.

Bu gerekçeler listesini daha fazla uzatmanız mümkün.

Dediğim gibi insanlar memnun olmalı ki, arada bir dert yansalar dahi bu işe devam ediyorlar.

Sağlıcakla kalınız,

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 15:17
Member
English to Turkish
+ ...
Serbest mızrak olmak iyidir Oct 26, 2014

Freelance kelimesi eskiden ücretli mızrakçılara verilen addan geliyor. Bu ücretli savaşçılar kim para verirse onun ordusuna mızrağı ile katılırmış. Yani özgür ve profesyonel serbest mızrakçılar.

Bir kariyer olarak çevirmenliği hiç düşünmemiştim ama çeviri her yerde karşıma çıktı. Askerde ve daha sonra çalıştığım iş yerinde "hadi çevir" diye önüme konulan metinleri önce gönülsüzce çevirdim. Sonra çeviriye karşı bir bağlılık ve sevgi oluştu.

Şimdi gelelim iyi yanlarına. Nizamettin Bey'in yazdıklarına aynen katılıyorum. Fazladan şunları ekleyebilirim:

- İyi bir çevirmenseniz ve yurt dışı ile çalışıyorsanız çorbayı kaynatmanız zor olmaz.

- Yurtdışındaki müşteri ile çalışmak zevklidir. Para vermelerine rağmen her zaman nazik bir şekilde teşekkür ederler. Potansiyel iş olmadığı zaman size geri dönüp bilgi verirler. Bizim öküzlerin tersine her mailde hal hatır sorarlar. Genelde ödemelerine sadıktırlar ve bizim iki yüzlü ahlak anlayışımızın tersine TİCARİ AHLAKA sahiptirler ama sizden de tam bir profesyonellik beklerler. Profesyonel oldukları için makul taleplerle gelirler, 10.000 kelimeyi iki günde çevirmenizi beklemezler.

- Eşofmanla, şortla, belediye otobüsünde, denize karşı vs. çalışabilirsiniz

Olumsuz (dikkat edilmesi) yönler:

- Meslek olarak görülmemesi. Çeviriden kazandığım parayı söyleyince herkesin "Aaaa ben de yapayım, bana da iş versene" demesi sinir bozucu.

- Uzun süreli dikkat gerektirir.

- Çoğu metin sıkıcıdır

- iş akışı düzensizdir. bazen sinek avlarsınız bazense başınızı kaşıyamazsınız.


Sonuç olarak bu işi yapmayı düşünüyorsanız özünde içe dönük bir insan olmanız gerekli. Çok sosyal, insanlarla içli dışlı olmayı seven biriyseniz çeviri işi sizi sıkabilir.


Direct link Reply with quote
 

Halil Ibrahim Tutuncuoglu "Бёcäטsع Լîfe's cômplicåtعd eñøugh"
Turkey
Local time: 15:17
Turkish to English
+ ...
Proz'daki tartışmaları incelerseniz Nov 5, 2014

sonuca yaklaşırsınız fakat varmazsanız zira hayatın sizin karşınıza hangi yönünü çıkaracağı ve sizin tercihleriniz daha belirleyici olacaktır. Çevirmenlik çok fazla çalışma şekli ve alanına sahip olduğu için buradaki fikirler Mevlâna'nın "fil" hikâyesi ile özetlenebilir:

Fillerinden çok gururlanan Hintliler, hayatlarında hiç fil görmemiş olan grup insana fil göstermek istediler.
Fili karanlık bir ahıra koydular, görmek isteyenleri çağırdılar. Bir sürü insan küçük ahıra doluştu. Ama ahır öyle karanlıktı ki, kimse doğrudürüst bir şey göremiyordu.
Bu yüzden insanlar ellerini filin orasına burasına sürmeye, dokunarak tanımaya çalıştılar.
Dışarı çıkanlar da fil hakkında öğrendiklerini anlattılar.
Biri, filin hortumuna dokunmuştu. "Bu fil dedikleri, kocaman bir hortuma benziyor." diye anlattı.
Birisi filin kulağına dokunmuştu. "Fil, yelpaze gibi bir hayvan." dedi.
Bir başkası sadece bacağına ulaşabilmişti. "Kalın bir direk." dedi.
Aralarında biri daha meraklı çıkmış, filin gövdesinin büyük bir bölümünde elini dolaştırmıştı. "Büyük bir kayaya benziyor." dedi.
Mevlâna hikâyeyi şöyle bitiriyor. "Herkes filin neresine dokunduysa fili öyle bir şey olarak anlattı."


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Çevirmenlikten memnun musunuz?

Advanced search







Across v6.3
Translation Toolkit and Sales Potential under One Roof

Apart from features that enable you to translate more efficiently, the new Across Translator Edition v6.3 comprises your crossMarket membership. The new online network for Across users assists you in exploring new sales potential and generating revenue.

More info »
PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search