Ahi esnaf geleneği ya da profesyonel etik. Kural 1: Dürüst ol
Thread poster: Emin Arı

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
Member
English to Turkish
+ ...
Mar 12, 2015

Sanal dünya, giden gelen e-postalar, kullandığımız CAT programları falan filan her şey yeni ama değişmeyen bir şey var: "Müşteri Velinimettir" ilkesi.

Geçenlerde yaptığım bir çeviri işinde proje yöneticisinin bulduğu ödeme rakamı bana abartılı geldi ve kontrol ettim. Benim yaptığım hesaba göre toplam tutar 500 dolar daha az olması gerekiyordu. İşin ilginci, uyarmama rağmen PM bunu kabul etmedi ve kendi hesabı üzerinden faturalandırmamı istedi.

Hesabın yanlışlığı çok sayıda olan tablolardaki sayıları kelime olarak kabul etmelerinden kaynaklanıyordu. CAT programı bunları otomatik olarak dolduruyor, yani ben bu parayı hak etmiyorum. Yani ses çıkarmasam fazladan 500 dolar kadar bir para gelecekti ama bu kabul edebileceğim bir şey değildi.

Farklı CAT istatistik seçenekleriyle bulduğum iki farklı kelime sayısını ve uzun bir açıklamayı PM'ye gönderdim. Sonunda yaptığı yanlışlığı kabul etti, 500 dolar kadar eksik yeni PO'yu gönderdi ve teşekkür etti.

İlk bakışta 500 dolar kaybettim gibi gözüküyor ama haketmediğim bir 500 dolar zaten yoktu. Yani ortada bir kayıp yok.

Bunları yazmamım nedeni kendime pay çıkarmak veya dürüstlüğüm için övgüler almak değil.

Sadece şu değişmeyen Ahi esnaf ilkesinin altını çizmek için: "Müşteri velinimettir".

Dürüstlük kısa vadede kaybettirir ama uzun vadede her zaman kazandırır.


Direct link Reply with quote
 

Halil Ibrahim Tutuncuoglu "Бёcäטsع Լîfe's cômplicåtعd eñøugh"
Turkey
Local time: 09:47
Turkish to English
+ ...
Tebrikler Emin Bey Mar 12, 2015

Böyle çalışınca insanın pabucu dama atılmaz yine Ahilik geleneğince.

(Örneğin bir teknomarket sahibi 2gb'lık flash belleği 4gb diye satamaz, bir tekstilci yüzde yüz pamuk kazağı, ipek diye kimseye yediremezdi. bire aldığını ona satamaz, kaliteden ödün veremez, halkın sağlığını hiçe sayamazdı. Eğer ki bu gibi cingözlüklerden birine girişirse, bağlı bulunduğu loncanın bütün üyeleri dükkanının önünde toplanır, başkan bu cingöz'ün sağ ayakkabısını alır ve dükkanın çatısına atardı. Loncaya veda eden bu Kurnazın dükkanının kapanması gibi bir şey söz konusu değildi ama şöyle diyalogların yaşandığı kayıtlara geçmiştir :
- hanım gel de şurdan 5+1 ses sistemi alalım. kaç zamandır istiyordum zaten.
+tamam alalım da burdan almayalım bey.
- Niye?
+sahibinin pabucunu dama atmışlar.
-ha tamam o zaman. )


Direct link Reply with quote
 

Haluk Erkan  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
Partial member (2011)
German to Turkish
+ ...
Sefa-Vefa Meselesi Üzerine Mar 12, 2015

Bence bu davranışınız takdire şayan. Sizi gerçekten tebrik ediyorum Emin Bey. Bravo!

Benim asıl merak ettiğim konu, acaba kasasına sizin sayenizde 500 USD gibi yüklü bir meblağı ARTI olarak kaydeden bu Çeviri Bürosu, sizin gösterdiğiniz aynı dürüstlüğü çeviri siparişini veren asıl müşterisine gösterip göstermeyeceği… Bence adamlar fazladan 500 USD’nı paşa paşa kasalarına koyup, sizin almaya tenezzül bile etmediğiniz bu parayı çatır çatır yiyip, sefasını sürecekler.


Direct link Reply with quote
 

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
Member
English to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
valla bilemem Mar 12, 2015

Haluk Erkan wrote:

Bence bu davranışınız takdire şayan. Sizi gerçekten tebrik ediyorum Emin Bey. Bravo!

Benim asıl merak ettiğim konu, acaba kasasına sizin sayenizde 500 USD gibi yüklü bir meblağı ARTI olarak kaydeden bu Çeviri Bürosu, sizin gösterdiğiniz aynı dürüstlüğü çeviri siparişini veren asıl müşterisine gösterip göstermeyeceği… Bence adamlar fazladan 500 USD’nı paşa paşa kasalarına koyup, sizin almaya tenezzül bile etmediğiniz bu parayı çatır çatır yiyip, sefasını sürecekler.


valla bilemem... yabancı çeviri bürosu, öyle bir şey yapacaklarını sanmıyorum ama tabi ki bilinemz. Esas olan benim içimin rahat olması.

Birkaç arkadaşım da sizin söylediğinize benzer bir şey söyledi. İşin kötü tarafı aklımıza hemen bu tür bir ihtimalin gelmesi. Toplum olarak nereye geldiğimizin acı bir göstergesi sanırım.


Direct link Reply with quote
 

Yigit Ati  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
English to Turkish
+ ...
Dürüstlük Mar 12, 2015

Benzer bir olay 2 yıl önce başıma gelmişti. CAT aracı kullanmayan bir firmadan düzenli olarak Word ve Excel biçiminde iş geliyordu. Daha sonra bu gelen dosyaların birbirine çok benzer olduğunu fark ettim. Üstelik bir seferinde 10 gün arayla aynı Word dosyası, yalnızca oyundaki karakterlerin adları değiştirilerek çevirmem için gönderilmişti. Ben de o dosyayı otomatik CAT aracımdan geçirip yarım saat içinde teslim ettim ve durumu müşteriye anlattım. Büro, kendi müşterisini bunun için ücretlendirdiğini ve bana da ücret ödemesi gerektiğini söyledi. Bir İsveç firmasıydı. Sizin müşteriniz de aynı dürüstlüğü sergilemiş olabilir.

Şartlar ne olursa olsun kişisel prensiplerimizden vazgeçmemiz gerekmesine rağmen; karşımdaki firma Çin, Japonya veya Hindistan'dan olsaydı aynı tutumu sergilemez ve tam ücret keserdim.


Direct link Reply with quote
 

Cagdas Karatas  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
English to Turkish
Kişisel yorumum Mar 13, 2015

Öncelikle Emin Bey'den söyleyeceklerimi kendi davranış tarzına bir gönderme ya da eleştiri olarak almamasını rica ediyorum ve olaya farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum.

Ben, bunun gibi bir durumda aynı hesaplama yöntemini izlemezdim. Bugüne kadar, genellikle tablo içi rakamsal değerlerden kaynaklı, şişik hacimler karşılığında birkaç kez ödeme aldığım olmuştur ve bununla ilgili herhangi bir vicdan azabı duymuyorum. Neden mi?

İşimiz yeryüzündeki en emek yoğun işlerden biri. Geriye dönüp çeviri gerektirmeyen rakamsal değerler vb.nden kazandığım paralarla, muhtelif işlerin öngörülemeyen gizli zorluklarını aşmak için sarf ettiğim ve karşılığında herhangi bir ücret talep etmediğim emek toplamını karşılaştırdığımda, arada bir uçurum görüyorum diyebilirim.

Bence bırakalım, bunlar da birçok şeyden mahrum olan ya da bırakılan serbest çevirmenin ödülleri olsun.

Selamlar...


Direct link Reply with quote
 
Ali Bayraktar  Identity Verified
Turkey
Member (2007)
English to Turkish
+ ...
Dürüstlük Mar 15, 2015

Dürüstlük olayın baş aktörüne fayda sağlamışsa bir anlamı olur.
Olayda 3 taraf var. 1-Müşteri, 2- Büro, 3-Çevirmen

Siz bu parayı dürüstlük ilkesi gereği almadığınızı söylüyorsunuz.
Ancak ben büronun müşteri karşısında imajına zarar vermemesi açısından bunu müşteriye yansıttığını sanmıyorum.

Bu durumda çeviri hizmet ve emeği için ödenen 500 dolar, çeviriyle en az alakası olan tarafa, yani aracıya gitmiş oldu.

Son müşteriler sektörden değilse rakamlar ve tekrarlar metinden çıkarılmaz.

Bunları hesap etmek isteyen büyük şirketler bünyesinde çeviri departmanları kuruyor zaten.

Bu ücret ya müşteriye geri dönecekti, ya da size gelecekti. Dürüstlük açısından bu ikisi olsa haklısınız.
Ama ikisi de olmadı. Ücret aracıya, simsara gitti.

Bu konuda yanlış yapmışsınız Emin Bey.

İyi niyetli bir yanlış.

Benim düşüncem böyle, kişisel algılanmasın lütfen.

Saygılar,

M. Ali


[Edited at 2015-03-15 21:27 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
son müşteriye yansıdığını düşünmüyorum Mar 15, 2015

Yıllardır çeviri yaptıkları bir müşteriye "ya pardon, biz yanlış hesaplamışız" demezler. Aksi takdirde kaç yıldır yaptıkları tüm işlerde bu tür hesap hataları olduğu ortaya çıkacaktır.

Benzer durumu çevirilerde de yaşıyoruz, bazen müşteriden gelen TM'de yanlış çeviriler oluyor, bunları düzeltmemiz lazım, aynı yanlışa devam etmemeliyiz dediğimde belki 10 bürodan 9'u bunu kabul etmiyor. Geçmişte yaptıkları hataları müşterinin bilmesini istemiyorlar.

Ama tüm bunları bilmeme rağmen yanlış hesaplamaları ben de müşteriye bildiririm, boğazımdan, çocuğumun boğazından haksız kazanılmış parayla alınmış bir şey geçsin istemem.

Yanlış hesaplama derken rakamlar kelime olarak sayılır benim hesabımda. En azından nokta-virgül değiştirmek gerekiyor, para biriminin yeri değiştiriliyor. Çeviri hızımı yavaşlatan, dikkatimi tamamen dağıtan bu rakamlar için şüphesiz para almalıyım.



[Edited at 2015-03-15 16:07 GMT]


Direct link Reply with quote
 
erkehan  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
German to Turkish
+ ...
Hatasız kul olmazmış.. Mar 17, 2015

Elbette büroların zaman zaman hata yapıp kâh lehimize kâh aleyhimize yanlış hesaplamalar yaptıkları olmuyor değil ..
Bu durumda, insanlık hâlidir, deyip hemen durumu karşıya bildirmek hem vicdani hem de mesleki bir asgari ilkedir.
Bu arada Selçuk Beyin belirttiği nedenlerden dolayı ben de rakamları kelime olarak sayanlardanım.
Ancak sonuç olarak Emin Beyin iyi niyetli ve iyi kalpli davranışı neticesinde aradaki 500 Dolar, aslen tüm "aracıları" ortadan kaldırarak "doğrudan demokrasi", "doğrudan iletişim" (örn. yılların TV-Radyo monoloğuna karşıt sosyal medya), "doğrudan ticaret" gibi birçok imkânı beraberinde getirme gücünü içinde barındıran şu epey ilerlemiş internet ve genel iletişim teknolojisi çağında, hâlâ bu nimetlerden genelde yeterince veya yeterince iyi yararlanıl(a)mamasından doğan"belli boşluk ve fırsatlar"dan istifade, müşteri ile bizler arasına girerek çoğu zaman hak etmedikleri ebatta mangırlarla çabucak ceplerini dolduran "aracıların" cebine inivermiş yine, anlaşılan ..

Aslında Emin Beye böyle güçlü, geniş ve mesleğimizin can damarını oluşturan bir başlık açmış olmasından dolayı müteşekkirim ..
Çoktandır kafamı epeyce kurcalayan şeyler bunlar ..
Çağdaş Bey "dürüstlük" gibi büyük bir söz bağlamında bence meslek dalımızın fevkâlade büyük önemi haiz bir meselesi, hâtta "durmadan kanayan yarası" denilebilecek bir konuda haklı olarak "..İşimiz yeryüzündeki en emek yoğun işlerden biri...kazandığım paralarla, muhtelif işlerin öngörülemeyen gizli zorluklarını aşmak için sarf ettiğim ve karşılığında herhangi bir ücret talep etmediğim emek toplamını karşılaştırdığımda, arada bir uçurum görüyorum diyebilirim.." şeklinde serzeniş ve tespitte bulunuyor. Buna yüzde yüz katılmakla birlikte "hâtta biraz çekingen bile ifade etmiş" diyebilirim. Zira bence ifadesi iktibasa dahil etmediğim bölümüyle okununca bile "UÇURUM" gerçeğinin uygun olduğu bazı istisnalar dışında rahatça söylenebilir.

Öncelikle hepimiz cari kapitalist ekonominin uluslararası çarkının içinde bir yerde, hem de çok önemli olan, bu kapitalist kazançların diller ve sınırları aşarak çoğaltılmasına EN büyük katkılardan birini yapan bir yerde yuvalanıyoruz.. Kanaatim şu ki, bir çevirmenin bu önemli konumunun farkında/bilincinde olmamasının doğal bir neticesi olarak, hakikatte bu çarkta büyük bir öge iken kendisini "küçük bir adam" sanmasıyla Çağdaş Beyin bahsettiği o "UÇURUM" doğru orantılı bir şekilde ortaya çıkıyor.

Evet "..EN emek yoğun işlerden biri..". Örneğin bir yazar veya herhangi bir metni yazan kişi sadece kendi dilini, kültürünü,örfünü adetini veya yazıyı yazdığı özel alanı bilmek zorunda olduğundan genelde alışık olduğu bu kulvarlarda alışkanlığın verdiği rahatlıkla yazısını yazar. Oysa bir çevirmenin aynı metinle bir diğer dilde ve kültürde satılıp paraya tevil edilebilmesini sağlamak için uğraş verdiği mal/meta ile ilişkisinde dikkat etmesi gereken noktaların ne kadar çok ve ne kadar hassas olduğunu hepimiz pek iyi biliriz. Burada tek tek saymaya gerek yok sanırım ..
Çünkü o genelde "..karşılığında herhangi bir ücret talep etmediği ve etmesine de alışılmadığı.. muhtelif işlerin öngörülemeyen gizli zorluklarını aşmak için sarf ettiği emek toplamını" ezcümle yüklü ve yoğun bir düşünme, karşılaştırma, edebi ve güncel ifadeye uyarlama, bağlam içerisine uygunluğunu ölçme gibi bir sürü süzgeçten geçirerek kreatif/yaratıcı, sanatsal, hatta belli ölçüde edebi ve felsefi bir zihin çalışması yaparak elde etmektedir.
Onun yaptığı bu işi ancak zihni ve entellektüel çalışmanın ne olduğunu biraz bilenler hakkıyla anlayabilir. Diğerleri asla !.
Zihnen çalışmak zaten bedenen çalışmaktan her zaman daha ağır ve daha fazla sinir sistemini, dimağı ve psikosomatik olarak hatta beden ve organları da yorucu olduğundan, bugüne kadar zihni faaliyettekilerin aksine henüz bedenen çalışarak hiç kimsenin bir gecede tüm saçlarının bembeyaz oluverdiği görülmemiştir.

Zaten sadece sayıların, maddenin, nesnel şeylerin bir para ve kıymet eder görüldüğü bu ekonomik sistemde çevirmenin, hakikatte o çevirici insanın (bir makinenin değil) çevirisi sayesinde bir malı başka insanlara satılabilir kılan asıl İŞ/EMEK/ÇABA olan o sayılamaz, gayrimaddi, düşünsel, zihnî, entellektüel "kreatif/yaratıcı, sanatsal, hatta belli ölçüde edebi ve felsefi çalışma" bu arada, kelimenin tam anlamıyla "gümbürtüye" gitmiyor mu?!..
Zaten bir yerde emek ile kazanç arasında "UÇURUM"lar söz konusu ise, eğri oturalım doğru konuşalım ve cesurca aynaya bakalım: bunun adı "sömürü" değil de nedir?.

Evet, dürüstlük, hakkaniyet, iş ahlakı, topluma karşı sorumluluk, Ahilik, bunların hepsi çok hoş ve çok güzel sözler.. Hepsine katılırım..

Fakat maalesef günümüze bakarsak hem yüz yıl öncesinin o Ahi esnaflarının (geleneğin) hem aynı gelenekle uyum içindeki "Ahi" üreticinin hem de "Ahi" tüketicinin/müşterinin bugün artık proleterleştirilmiş olduğunu görmek zorunda kalırız.

Keşke o gelenek baki kalabilseydi.
İnsanların çoğunun ruhsuz işlerde, adeta makineler gibi çalıştığı bir çağda sadece büyük psikanalist ve düşünür Erich Fromm'un şu sözleri aklıma geliyor:
"Geçmişte insanlar için en büyük tehlike köle olmaktı, şimdi ise robot olmaktır."

..Ve böyle ruhsuzlaştırılmış bir çağda siz eğer ruhlu, yani "düşünsel, zihnî, entellektüel kreatif/yaratıcı, sanatsal, hatta belli ölçüde edebi ve felsefi" bir iş yapıyorsanız, tüm diğer benzer alanlarda çalışanlar gibi ücretlerinizin de ruhsuz, robot/makine işi gibi yemlendirilmesi, en azından o tür işlerle karşılaştırılması gibi bir büyük sorunla karşı karşıya kalırsınız; ve burada "hayır, olamaz!" diye haykırıp hakkınızı almayı bilmediğiniz müddetçe, yaptığınız maddi iş haricindeki yaratıcı (ve hiçbir robotun, makinenin yapamayacağı asıl önemli) iş başkalarının cebini şişiren (bir malı satılabilir kılan) asıl iş/emek olmasına rağmen size HİÇBİR getiri sağlamaz!..

O zaman da Türkiye'deki bürolarımız gibi, size "daktilocu kız" muamelesi yapılarak:

"1000 vuruş için ücretiniz ne kadardır?" diye sorarlar.

Burada çevirmenin kelimelerin harflerini/"vuruş" değil, anlamlarını çevirdiğini, sağ olsun her defasında dillendiren Atıl Kayhan Beyin de kulaklarını çınlatmak isterim ...

Saygılar.


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Turkey
Local time: 09:47
Dutch to Turkish
+ ...
Ödeme yöntemi May 9, 2015

Merhabalar

İnsan bazen iş bazen de müşteri kazanır.
Emin beyin yapmış olduğunu müşteri kazanmak olarak da görmek mümkün.
Neticede de öyle olduğunu zamanla görecektir.

Ben bir hususa dikkat çekmek istiyorum.
Excel dosyaları, tablolar ve tekrar metinlerin çok olduğu dosyalar hiç rastlanılmadık bir durum değil.

Sektör tercüme, düzeltme, vs için ayrı fiyatları belirlemiş. Tekrarlar için de. Hatta tekrarların benzerlik oranlarına göre de fiyatlandırmış.

Mütekerrir metne ücret ödemek istemeyen şirket tekrar eden kısımları çıkarır ve kalan metni gönderir mi diye düşünelim bir an. Bu olmaz. Hiç kimse metinler içinden bir bölümü çıkarıp sonra geri yerlerine yerleştirme gibi bir yolu takip etmiyor, etmeyecek de.
Neden mi? Kikimse bunun oluşturacağı riski üstlenmez de ondan.

Ben bana gelen işlerdeki tekrarları ücretlendiriyorum ve ücretini de alıyorum. Kimse de niye demiyor.
Bu metinler isterse sayısal kısım olsun.

Bir kıssa:
Vaktiyle bir genç dedesinden kalma bir kılıcı eline alıp oraya buraya sallarken eğmiş.
Sonra pişman olup dedemin kılıcını tamir ettireyim öylece saklarım demiş. Almış kılıcı kasabaya gitmiş. Demirci bakmış. Kılıç güzelmiş. Ben yapamam uğraşırım kılıç kırılır yazık olur demiş. Bunu kazaya götür.
Genç adam eline almış kılcı yola düşmüş. İlçe demirci pazarına gitmiş. Birkaç kişi bakmış. Gğzel kılıcımız. Ama kırılması riskini alıyorsan deneriz demişler. Adam kabul etmemiş. Onlar da tarihi kılıca dokunmamışlar.
Genç adamı vilayete göndermişler. orada bir ustanın adını vermişler.

Çocuk kılıcı almış yola koyulmuş. O ustanın yanına varmış.
Usta bakmış. Güzel kılıç değil mi demiş.
Genç adam gülümsemiş. Evet demiş.
Usta eklemiş. Yanlış kullanılmış demiş.
Gençten ses yok.
Düzeltebilir misin usta diye sormuş genç adam.
Usta evet demiş. Ama üç altın lira isterim demiş.
Genç çaresiz vermiş üç altını. Adam kılıcı birazcık ısıtmış. Örsün üzerine koymuş üç çekiç vurmuş. Kılıç düzelmiş.
Al demiş ama dikkatli kullan.

Genç adam itiraz etmiş. Bir şey yapmadın üç altınımı aldın
Usta istersen eski haline getireyim demiş.
Bu kılıcı ben tanıdım demiş usta. Zira yapan usta benim dedemdi. Bak yaptığı kılıç kaç nesildir kırılmamış duruyor. Sen o üç çekiç darbesini boş sayma. Onun için çocukluktan beri bu örsün başında çekiç salladım. Dedemden öğrendim. Demire su verdim. Demir dövdüm kendim dövüldüm. Normalde kırılabilecekti ama ben doğru yere vurmayı öğrendim. Bu zamana kadar onlarcasını kırdım.
Vurduğum üç çekiç darbesi için bir şey almadım zaten. Aldığım bir ömür boyu vermiş olduğum emeğin karşılığıdır demiş.


Sağlıcakla kalınız


Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Ahi esnaf geleneği ya da profesyonel etik. Kural 1: Dürüst ol

Advanced search







PerfectIt consistency checker
Faster Checking, Greater Accuracy

PerfectIt helps deliver error-free documents. It improves consistency, ensures quality and helps to enforce style guides. It’s a powerful tool for pro users, and comes with the assurance of a 30-day money back guarantee.

More info »
CafeTran Espresso
You've never met a CAT tool this clever!

Translate faster & easier, using a sophisticated CAT tool built by a translator / developer. Accept jobs from clients who use SDL Trados, MemoQ, Wordfast & major CAT tools. Download and start using CafeTran Espresso -- for free

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search