Off topic: 18 Mart 1915 Çanakkale/Gelibolu
Thread poster: ATIL KAYHAN

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
Mar 18, 2015

Bugün bildiginiz gibi 18 Mart 1915 Kemal Atatürk liderligindeki Çanakkale/Gelibolu zaferinin 100. yildönümü. Bunun için ne kadar gurur duysak azdir.

Ben bu vesile ile yazilmis Ingilizce bir paragrafi izninizle buraya alinti yapmak istiyorum:
"Between 1915 and 1922, over three million Ottoman Muslims and Jewish were killed and displaced in concurrent Greek, French, and Italian invasions of western and southern Anatolia. Over 1.1 Million Ottoman Muslims and Jews were massacred and displaced in the Armenian revolts that facilitated the Russian invasion."

Bunun üzerine çok seyler söylenebilir ama ben dikkatlerinizi önemli bir noktaya çekmek isterim. Bu paragrafta 1915 ve 1922 yillari arasinda bati ve güney Anadolu'nun ayni anda Yunan, Fransiz ve Italyanlar tarafindan istila edildiginden bahsediyor.

Bu 3 ülkeye daha dikkatli bir bakalim. Her ne kadar Kibris istilasi nedeniyle Yunanlilarla aramiz biraz bozulmus olsa da, bunun disinda bence Yunanistan ile aramizda pek ciddi bir sorun oldugu söylenemez.

Fransizlar uzun seneler önce ülkemizde bir Renault fabrikasi kurdular. Bugün Renault Türkiye'de en çok satilan araçlardan birisidir.

Italyanlar da yine seneler önce ülkemizde bir Fiat fabrikasi kurdular. Tesadüfe bakin ki Fiat da Türkiye'de en çok satilan araçlardan birisidir.

1915 ve 1922 seneleri arasinda Fransiz ve Italyanlar sadece bati ve güney Anadolu'yu istila ettiler. O da tabii geçici bir süreyle...

Bugün Fransiz ve Italyanlar otomobil markalariyla eksiksiz tüm Türkiye'yi ekonomik olarak istila etmis durumdalar. Üstelik bu istila "alan da memnun satan da" edasiyla gerçeklesiyor.

Peki bahsettigimiz markalar, yani Renault ve Fiat, kaliteli ve güvenilir markalar midir? Maalesef hayir. Ben seneler önce Sahin ve Dogan'in salt parçasi ucuz diye müsteri buldugunu bilirim.

Geçen son yüzyil Türk halkina pekçok seyi unutturmus olsa gerek. Pek tabii ki affetmek bir erdemdir. Bu baglamda biz Yunan, Fransiz ve Italyanlari affedebiliriz. Bu dogaldir.

Ancak, dünyada üretilen bu kadar otomobil markasi varken neden özellikle Fransiz ve Italyan markalarinin Türkiye'de en çok satildigini açiklayabilmek bence pek kolay degildir.


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
Cesur markalar Mar 19, 2015

ATIL KAYHAN wrote:

Ancak, dünyada üretilen bu kadar otomobil markasi varken neden özellikle Fransiz ve Italyan markalarinin Türkiye'de en çok satildigini açiklayabilmek bence pek kolay degildir.


Bu iki markanın Türkiye'ye geldiği zamanki ekonomik koşullar ve izlenen kalkınma stratejileri buna neden olmuş olabilir. 1960-80 dönemi Türkiye'nin döviz darlığı ile boğuştuğu yıllardı. "İthal ikamesi" uygulanıyordu ve yerli sanayinin bu şekilde güçlendirilmesine çalışılıyordu. İşte o dönemde bu iki büyük marka Türkiye'ye geliyor. Fiat'ın o dönemde SSCB'de de büyük yatırımları olmuştur hatırladığım kadarıyla. Volkswagen gelseydi, Mercedes gelseydi daha iyi olabilirdi ama böyle olmuş.

Siyasi açıdan kalıcı düşmalık ve dostluklar zaten hiçbir çağda var olmamıştır. 2. dünya savası sonrasında Adenauer-De Gaulle ikilisi sayesinde Almanlarla Fransızlar bile barıştı.
Yine Atatürk-Venizelos öncülüğünde yapılan girişimleri de bu kapsamda görmek gerekir.

Otomobil konusuna dönersek: O dönemin devleri Türkiye'ye gelme cesaretinde bulunmuştur.

Şimdilik yazacaklarım bunlar.

----
* 1908'de askerliğe başlayıp, Yemen, Beyrut, Kurtuluş Savaşı ve diğer cephelerde 1922 eylülüne kadar çarpışmış bir dedenin torunu olarak tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun. O dönem öyle bir dönemdi, askerlikler de çok uzun ve çarpışmalı idi. Dedelerimiz-ebelerimiz böyle dönemler yaşamışlar...

[Edited at 2015-03-19 15:13 GMT]


Direct link Reply with quote
 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
TOPIC STARTER
Royalty Fees Mar 21, 2015

Muhtemelen o tarihlerde ülkemizi yönetenler bu iki markanin Türkiye'de fabrika kurup otomobil üretmesinin ülke çikarlarina uygun olduguna karar verdiler. Hatta bence daha da önemlisi bu iki firmaya cazip tesvikler verdiler. Onlar da bunun üzerine Renault ve Fiat fabrikalarini kurdular.

Her ne kadar Türkiye'de üretim yapan yabanci markali firmalar yerli isgücü, yerli yöneticiler, yerli malzeme, yerli enerji, vs. kullansalar da, marka sahibi firmaya (burada Renault ve Fiat) her sene ciddi meblaglarda "royalty fee" denen ücretler öderler. Otomotivde bu "royalty fee" üretilen (satilan degil) herbir araba için ödenir.

Bu "royalty fee" belirli bir hizmet veya mal için ödenmez. Hatta bunun pek bir karsiligi da yoktur. Sadece o markali arabayi ürettiginiz için "royalty fee" ödersiniz. Lisans sahibi firmadan (Renault ve Fiat) aldiginiz en küçük hizmet ve malin bedelini zaten fatura ile ödersiniz. Aldiginiz hiçbir sey bedavaya degildir.

O tarihlerdeki kosullar çok farkli olabilir. Seçenekler çok dar olabilir. Ben o tarihlerde verilen bu kararlari elestiremem. Elestirmiyorum da... Ancak, günümüz kosullarinda bu markalarin çok yanlis seçimler olduguna inaniyorum. Bu inancimi destekleyen hakli rasyonal nedenlerim var.

Bir otomobilin iyi mi yoksa kötü mü olduguna karar vermek için dünyada çesitli kriterler kullanilir. Bunlarin detaylarina girip sizleri yormak istemem. Ancak, sundan bahsedebilirim. Otomobil konusunda dünyada muhtemelen en bilinçli ülkelerden birisi ABD'dir. Burada hemen bütün dünya markalari son derece rekabetçi ve bir o kadar da bilinçli bir atmosferde adeta birbirleriyle yaris ederler.

ABD'de "iyi" bir otomobili belirlemek için çok önemli iki kriter kullanilir. Bu iki kriter:

- güvenilirlik ("reliabilty"),
- güvenlik ("safety")

olarak bilinir. Eger bir otomobil hem güvenilir hem de güvenli ise o otomobil ABD kriterlerine göre gerçekten "iyi" bir otomobildir. Otomobil tüketicileri bu konuda bilinçlidir.

Renault ve Fiat konusuna geri dönelim. ABD'ye çok uzun senelerdir Fransiz Renault markasi hiç girmiyor. Bunun nedenini yukarida yazdim, "reliability" ve "safety" konusu. Yine uzun senelerdir Italyan Fiat da girmiyordu ancak yakin geçmiste her nedense Fiat 500 modelini ithal etmeye basladilar. Onun satislari nasil gidiyor, bilmiyorum. Fiat markasinin neden ABD'ye girmedigi ile ilgili minik bir anekdot vereyim. ABD'de FIAT ne anlama gelir, biliyor musunuz? Fix It Again Tom.

Simdi diyeceksiniz ki, anladik Renault ve Fiat markalari pek güvenilir markalar degil, peki en güvenilir markalar hangileri? Hemen yanitlayayim: Japon otomobil markalari en güvenilir markalardir. Sunu ekleyebilirim, bence Suzuki hariç tüm Japon otomobilleri iyidir. Daha detayina da girilebilir belki ama hiç gerek yok.

Aslinda Japon otomobil markasi olup ülkemize gelmeyenler de var. Bu markalar sunlar: Honda tarafindan üretilen Acura, Nissan tarafindan üretilen Infiniti ve Toyota tarafindan üretilen Lexus. Bunlar artik iyinin de iyisi oluyor. Ama, fiyatlari da $40,000. 'lardan basliyor. Hem güvenilir, hem güvenli, hem de lüks. Artik, bunlarin özelliklerine hiç girmeyecegim.

Bizim ülkemizde maalesef saglikli bir otomobil bilinci hiç yerlesmemis. Tüketiciler hiç de rasyonal olmayan sebeplerle otomobil seçiyorlar. Ben otomobil gibi karmasik bir ürünü salt dis görünümüne bakarak seçen sayisiz insan tanidim. Adeta pazardan çilek alir gibi...

Az daha unutuyordum. Yukaridaki yazimda Fransiz ve Italyan markalarinin Türkiye'yi ekonomik olarak istila ettiginden bahsetmistim. Bu görüsümde kararliyim. Burada kasdettigim, her sene onlara ödenen bilmem kaç dolar "royalty fee" idi. Beni duymasinlar ama bence bu arabalara degmez.


[Edited at 2015-03-21 23:05 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
Tüketici davranışları, yedek parça fiyatları-bolluğu, ayağım yerden kesilsin yeter düşün Mar 21, 2015

Otomobil kullanıcısı değilim, bunu baştan söyleyeyim. İşte tüketici davranışlarında diğer birçok etken de pay sahibi oluyor.

Bizim Türk toplumuna kalsa herkes Mercedes, BMW, Volkswagen, Audi çekmek ister altına. Tüketici her zaman rasyonel davranmaz, bazen davranabilir. Bu iki marka sayesinde Türkiye'de zamanla bir otomotiv yan sanayii de oluştu. Parçaları bollaştı. Zamanla herkes otomobil sahibi olmayı bir ihtiyaç olarak görmeye başladı. İkinci el piyasası da çok yaygın ülkemizde sanırım. ABD-TR koşulları birbirinden çok farklı ülkeler sizin de çok iyi bildiğiniz gibi Atıl bey.

Piyasada tanınma, bilimum yedek parça, çakma parça bolluğu, sök-tak, ondan al buna tak olanakları vb.

50'li ve 60'lı yıllarda Chevrolet de çok tutulurmuş Türkiye'de forslu olması bakımından. Hala varsıl bir ülke olmadığımıza, reel gelir açısından yoksul bir ülke olduğumuza inanırım ben.

Biliyorum, bu iki markanın ürünleri ucuz filan sayılmaz Almanya piyasası ile karşılaştırılırsa örneğin.

Çevreme bakıyorum; işsizi, asgari ücretlisi, dar gelirlisi, memuru, varsılı herkes bir arabam olsun sevdasında. Ayağım yerden kesilsin mantığıyla hareket eden çok insan var. Fors atacak parayı bulan zaten Alman otolarına yöneliyor.

Bu iki markanın durumunu "piyasaya adamakıllı ilk giren olmanın kaymağını yemek" olarak özetleyip yazımı sonlandırayım ben.

[Edited at 2015-03-22 03:34 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Emin Arı  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member
English to Turkish
+ ...
cennet cehennem Mar 22, 2015

Çanakkale'de ödenen bedeli hayal bile edemeyiz. Kendi cenazen namazlarını kılan askerleri dinlerken gözlerim doldu.

Tomofobillere gelince...

Cennet, Fransızların aşçı, İngilizlerin polis, Almanların Mühendis,
Cehennem ise Fransızların mühendis, İngilizlerin aşçı, Almanların polis olduğu yermiş.

Hoş arabam bir capon ama bu söze can-ı gönülden katılıyorum.





[Değişiklik saati 2015-03-22 03:16 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Yigit Ati  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
English to Turkish
+ ...
Neden Renault ve Fiat? Mar 22, 2015

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü, yanlış hatırlamıyorsam Şehitler Günü olarak değiştirilmişti. İnandıklarına uğruna canını veren herkesin huzur içinde yatmasını dilerim. Kimin şehit olup, kimin olmadığına devlet başkanlarının karar verdiği bir dünyada güç sahiplerinin kişisel hırsları yüzünden can vermek çok talihli bir ölüm olmasa gerek... Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz aylarda çarşıda vurularak can veren Astsubay medyanın anlattığına göre şehit sayılmamış. Bir başka örnek verecek olursak; Kurtuluş Savaşı'nda ve 1. Dünya Savaşı'nın çeşitli cephelerinde Türk askerlerinin arasında Yahudi ve Hristiyan askerlerin de yer aldığı biliniyor. Bu süreç boyunca tüm gayrimüslimler bize karşı olmadığı gibi, tüm müslümanlar da bizim yanımızda değildi.

Neden Renault ve Fiat tercih ediliyor sorunun yanıtı aslında gözümüzün önünde, gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye'de gelir dağılımı eşit değil. Nüfusun büyük kısmı kısıtlı maaşı ve küçük hayallerini gerçekleştirmek için başvurduğu kredi kartı ve kredilerle hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bu grupta yer alan bir kişi, araç satın alırken kendince bazı kriterleri dikkate alıyor. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1- Yakıt tüketimi - Çevremdeki tüm emekliler altına sıfır bir clio çekiyor:)

2- 2. el pazarı - Renault ve Fiat'ın 2. el pazarı hızlıdır.

Orta sınıftan bir kişi araç almadan önce, almayı düşündüğü aracın yukarıdaki 2 kriteri sağlayıp sağlamadığına bakar. Daha sonra güvenilirlik, güvenlik, performans, vb. kriterleri dikkate alır.



[Edited at 2015-03-22 19:08 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Halil Ibrahim Tutuncuoglu "Бёcäטsع Լîfe's cômplicåtعd eñøugh"
Turkey
Local time: 11:53
Turkish to English
+ ...
Acı olan Mar 22, 2015

sadece 3 sene sonra 1918'de müttefiklerin elini kolunu sallayıp İstanbul'a girmesi ve ülkeyi savaşa sokanların kaçması. Alman-İngiliz emperyalistlerinin kendi aralarındaki savaşta ne işimiz vardı hala anlamış değilim. Neticede 2. Dünya Savaşına da girmedik.

Neden Renault ve Fiat?

Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim’in mimarlarından Yük.Müh. Şükrü Er, o günü şöyle anlatıyor:
“29 Ekim 1961 sabahı, standartlara uygun yol tecrübelerine bile yeterli zaman bulamadan, iki Devrim, gardan TBMM’ne devlet başkanını almaya gitmişti.
Rahmetli Gürsel’i alan Devrim’in 200 metre kadar gittikten sonra durması üzerine arkadan gelen ikinci Devrim’e binilmiş ve öteki Devrim, benzin ikmali yapılarak korteji takip etmişti...”“Olayı açıklamak üzere birçok defalar basın toplantıları yapmama rağmen, basının ‘yerli araba yolda kaldı’, ‘Devrim 200 metre gidebildi’ gibi sloganlarla ve karikatürlerle verdiği idam fermanının imajını silmek mümkün olmadı.”

Neden F14?

Türkiye'nin o dönemdeki demiryolu ağının büyük bölümünü, pek çok fabrikayı, havalimanını inşa eden vatansever Nuri Demirağ'ın bugünkü Atatürk Havalimanının bulunduğu araziyi satın alarak, uçak pisti bakım onarım atölyesi inşa ediyor, bugünkü Deniz Müzesinin bulunduğu yerde de üretim için bir atölye kurdui. Demirağ bunlarla da yetinmeyip , pilotları yetiştirmek için havacılık okulu, buraya öğrenci yetiştirmek üzere de Divriği'de havacılık ortaokulu faaliyete geçirip, 1936'da tek motorlu ilk uçağı, 1938'de de çift motorlu 6 kişilik bir başka uçağın prototiplerini üretiyor 1938'de test uçuşunda uçak, çevredeki hayvanların piste girmemesi için açılan çukura düşüyor. Burada ne uçağı yapanın ne uçağı kullananın ne de uçağın hiç bir kabahati yok. Buna rağmen uçak siparişi iptal ediliyor. Buna rağmen Nuri Demirağ vazgeçmiyor. Uçak üretimi çalışmalarına devam ediyor. 1941'de İstanbul'dan Divriği'ye kadar bizzat kendisi uçakla uçuyor. Ancak tüm mücadelesine, çabalarına rağmen Nuri Demirağ'ın uçak fabrikasına ülke içinden hiç bir sipariş olmadığı gibi, yurt dışına uçak satma izni de kendisine verilmiyor. Satış dolayısıyla üretim yapamayan bu fabrikanın kapısına 1950'de kilit vuruluyor. Fabrikada bulunan mevcut uçaklar da hurdacılara satılıyor. "


Direct link Reply with quote
 

ATIL KAYHAN  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:53
Member (2007)
Turkish to English
+ ...
TOPIC STARTER
Trafik Yogunlugu Mar 22, 2015

Adnan Özdemir wrote:

Otomobil kullanıcısı değilim, bunu baştan söyleyeyim.


Ben Istanbul'da yasasaydim otomobil kullanir miydim, bilemiyorum. Biraz zor olurdu. Ben yasadigim sehir olan Izmir'den Istanbul'a gitmek istedigimde arabami kullanmiyorum. Onun yerine uçakla gitmeyi tercih ediyorum. Hemen her yere arabayla gidiyorum, sadece Istanbul hariç.

Bence tüm Türkiye'de trafik dejenere ama Istanbul trafigi ekstra dejenere. Bu da yüksek nüfustan kaynaklaniyor. Bence trafigi düzeltmek için ne yaparsaniz yapin, pek yararli olmuyor sanirim. Nedeni de alinan önlemler trafigin çok arkasindan geliyor, yani trafige yetisemiyor.

Izmir bile zaman geçtikçe trafigi yogun bir kent haline geliyor. Eskiden trafigin hiç yogun olmadigi yerlerde trafik allak bullak oluyor. Otopark büyük bir sorun haline geliyor. Ben geçtigimiz 14 Subat aksam üzeri Konak katli otoparkından arabamla disariya çikabilmek için bir saatten fazla bekledim.

Orada arabanin içinde beklemek yerine hemen disarida belediye otobüsüne binebilseydim çoktan varmak istedigim yere varirdim. Ama tabii arabamla gitmistim ve arabamla dönmek zorundaydim. Bilemezdim trafigin bu derece olacagini. Yani araba hem rahatlik hem de ciddi bir dert.


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

18 Mart 1915 Çanakkale/Gelibolu

Advanced search







BaccS – Business Accounting Software
Modern desktop project management for freelance translators

BaccS makes it easy for translators to manage their projects, schedule tasks, create invoices, and view highly customizable reports. User-friendly, ProZ.com integration, community-driven development – a few reasons BaccS is trusted by translators!

More info »
TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search