Çevirinizi müşteriye teslim etmeden önce bir başkasına okutuyor musunuz?
Thread poster: Özden Arıkan

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 22:16
Member
English to Turkish
Dec 17, 2005

Sorusunu sordum ve aslında başka bir şey yazmama da gerek yok galiba


Ama... yine de biraz açayım: Redaksiyonu değil, düzelti aşamasını kastediyorum, yani kaynak metne bakmadan yapılan ve öncelikle yazım hataları, ama belki çok belirgin (yani tartışmaya yer bırakmayacak) cümle düşüklükleri ve gramer bozuklukları açısından da metnin kontrolünü içeren bir okumayı kastediyorum. Böyle bir konuda işbirliği yaptığınız meslektaş(lar)ınız var mı veya en azından çok büyük projelerde oluyor mu?

Oluyorsa, deneyiminiz nedir? Yani böyle bir işbirliğine ne zamandır, nasıl girişmiş bulunuyorsunuz ve meslekî performansınız açısından önemli bir faydasını gördünüz mü? Olmuyorsa, bunun gerekliliğine inanıyor musunuz ve olmasını ister miydiniz?


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 23:16
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Genellikle müşterinin bile okumadığını söylemeye gerek var mı?! Dec 17, 2005

Tabii her iş için geçerli değil bu saptamam, bazen işin her kelimesini okuyan müşteriler veya böyle okunması gereken işler de var ama ... genellikle müşteriler bile okumuyor çevirileri. Bürokratik zorunluluklardan dolayı yaptırdıkları bir iş olduğu ve sadece dosyada yer alması gerekli görüldüğü için olsa gerek, çevirinin kalitesi, son sıralarda yer alıyor bile diyemeyeceğim, hiç önemli değil. Tabii bu durum Türk müşteriler için geçerli.

Önemli olan tek şey çevirinin jet hızıyla yapılması, çünkü bir dosyanın, bir yazının çevirisinin gerekli olduğu nedense son dakikada geliyor akıllarına. Zaten okumayacakları, kendilerince önemli ve gerekli bir iş de olmadığı için, çeviri akşam verilir sabah alınır, fotokopi çektirmekten pek de farklı olmayan bir iş onların gözünde.

Bu durumda, çevirmene verilen sürenin minimum olduğunu düşünürsek, bırakın başka birine okutmayı (ve tabii bu iş için ona ödeme yapmayı) çevirileri yazım hataları dışında kontrol etmemiz mümkün olmuyor.

Diyelim ki müşteri yeterli süreyi verdi. Bu durumda da işin bir diğer boyutu ortaya çıkıyor, alınan ücret çeviriye ekstra zaman harcamayı, çevirmen veya bir diğer kişi tarafından okunmayı 'ekonomik anlamda' karşılıyor mu?

Bazı işlerde, özellikle uluslararası tahkime giden hukuki meselelerle ilgili işlerde müşterilerimi uyarıyorum. Bakın diyorum ben bu işi sizin istediğiniz gibi bir günde çevirip veremem, bu bir... İkincisi, bana gerekli olan minimum süreyi verirseniz alacağınız iş de minimum kalitede olur. Tamam doğru olur, eksiksiz olur, elimden geleni yaparım ama sonuçta sadece elimden geleni yapabilmiş olurum. Bu durumda ya bu kadarı yeterli dersiniz, ihtiyacım olan minimum süreyi verirsiniz, ya da üçüncü alternatif olarak, bana ekstra bir süre daha verirsiniz ve alabileceğiniz en doğru, en iyi, en anlaşılır yani amacına hizmet eden çeviriyi alırsınız. Tabii ben sizin işinize ekstradan şu kadar süre harcayacağıma göre bu işin de ücreti çok daha yüksek olur.

İşin önemini anlayan müşteriler bile, zaman konusunda sıkıştıkları, çeviri işini son dakikaya bıraktıkları için, genelde bana verebilecekleri eksta zaman olmadığını söylüyorlar, ama sonraki işlerde zaman konusunda daha dikkatli davranmaya başlıyorlar.

Sonuç olarak, benim kendi deneyimlerime göre, müşterinin bilinçlenmesi lazım ve biz de bunun için çaba harcamalı, müşterileri bıkmadan usanmadan yönlendirmeliyiz.


Xola wrote:
Olmuyorsa, bunun gerekliliğine inanıyor musunuz ve olmasını ister miydiniz?


Kesinlikle, o günler de gelecek umarım


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Turkey
Local time: 23:16
Dutch to Turkish
+ ...
Okudukça hata ya da düzeltme Dec 17, 2005

Yayın işiyle içli dışlı olanlar bilir. Kısa bir yazıda dahi baskıya gitmeden önce defalarca kontrol gerekir. Zira her okuduğunuzda küçük de olsa bir şeyler bulursunuz.

Dileyen Time dergisini alsın okusun. Birkaç tane basit hata mutlak bulacaktır. Ben daima bu noktadan baktığımda kumanın gerektiğini düşünüyorum. Bunu ailecek çevürü yaptığımızdan yıllardır kendi aramızda uyguluyoruz. Bazan acil olan işlerde eğer İngilizceden çeviri ise bizim vatandaş öremeden metin uçup gidebiliyor ama.. bu yaygın değil. Son mizanpajı daima ben yapıp tekrar okuduğum halde, göndermeden önce mutlak eşim ve takım arkadaşım da okur. Çok nadiren de son metni birine gönderdiğim oluyor. Örnek: İlaç isimleri veya hastalık isimleri için kardeşime, ilahiyat meseleleriyle ilgili metinlerde o alanın uzmanı bir kaç tanıdık uzman dosta...

Bir kaç defa da müşteri metni başkalarına okuttu. Hele bir tanesi bunu sırf pisliğine yaptı. Arazi - tarla, kayıp - yitik gibi sadece yakın anlamlı kelimelerde oynanıdığını görüce, ve edit edilmiş şekli de bize geri gelince, siz en iyisi bu editörünüzü birkaç kursa gönderin, sonra da bir kaç sözlük alın ve bu işleri dışarıya yaptırmayın dedimdi de şaşakalmışlardı.

Hasıl-ı kelam, amaç kelimelerle oynayıp çevirmene dil uzatmak, sataşmak değil ise yapıcı olan bütün okumalara ve düzeltilere de sıcak bakan birisiyim.

Sonuçta bana gelen redaksiyon çalışmalarını da bu mantıkla yapıyorum.

dil ve üslup bakımından iyi çevirilerde bile "consistency" problemine rastladım. Benim çevirdiklerimi okuyanlar da düzelti bulabilirler. Ben bunun en düşük olmasına veya olmamasına gayret ediyorum.



[Edited at 2005-12-17 23:35]


Direct link Reply with quote
 
Leyal  Identity Verified
Local time: 22:16
German to Turkish
+ ...
Dört göz, iki gözden daha iyi görür... Dec 19, 2005

Başka bir arkadaşa baktırma fırsatına (kısıtlı zaman dolayısıyla) nadiren sahip olsam da, işi teslim etmeden önce, çeviriyi "dinlendirmeye" bırakmaya özen gösteriyorum...

Bir de tabii şöyle bir şey var: Düzenli çalıştığım ajansların hemen hepsi, çeviriyi müşteriye teslim etmeden önce, proofreader’e okutup, çevirmene, - yapılan değişiklikleri onaylaması için - geri gönderirler... Zaten en doğru yöntem de bu bence...


Direct link Reply with quote
 
shule  Identity Verified
Local time: 23:16
English to Turkish
+ ...
Çeviriyi okutacak bir başkasını bulmak... Dec 20, 2005

Doğrudan Özden'in sorusuna cevap vermem gerekirse sadece hedef dil Türkçe ve konu sosyal bilimlerden biriyse eşime okutuyorum. Özellikle hukuki metinlerde çok yardımı oluyor avukat olduğu için. Onun dışında sürekli bana yardımcı olabilecek, tüm çevirilerimi göndermeden önce okuyup/dinleyip düzeltme zahmetine katlanacak kadar nazımın geçeceği biri malesef yok. Zaten gizlilik sözleşmeleri de yabancı biriyle bu konuda işbirliği yapmayı engelliyor. Ama bu konuda işbirliği yapabileceğim biri olsaydı kesinlikle çok memnun olurdum. Çünkü her ne kadar çeviriyi dinlendirmeye bırakmak self-proofreading için en iyi çözüm olsa da benim kendimi dinlendirmeye bırakacak zamanım oluyor mu ki çeviriyi dinlendireyim?! Ama şu anda en büyük ayak bağım olan kızımı -bkz. şekil 1a- neden olduğu bu durumu telafi edecek şekilde yetiştirip işleri ona devredeceğim ve sadece onun çevirilerini redakte edeceğim günleri iple çekiyorum:)

Diğer arkadaşların değindiği hususlara da aynen katılıyorum. Açık sözlü olmak gerekirse; şirket Türk ise ve haliyle aldığım ücret yurt dışına oranla daha düşük ise ve radakte edileceğini biliyorsam benim de içimden "Bu paraya bu kadar olur kardeşim" demek geçiyor. Belki profesyonellik ile bağdaşmıyor ama gecelerimi feda edip uykusuz kalarak son bir kez daha kontrol ettiğimde birkaç hata bulabileceğimi bilsem de bazen içimden gelmiyor, değmeyeceğini düşünüyorum. Redaktörler niye var ki? Ama redaktör olmadığını, çevirinin doğrudan müşteriye gideceğini bilirsem tabii ki gerekirse gece-gündüz çalışıp 10 kez de kontrol edip öyle gönderiyorum.

Konuya geri dönecek olursam, Leyal'in dediği gibi dört göz kesinlikle iki gözden iyi, özellikle de o dört gözün ikisi işten anlayan bir başkasına aitse...





[Edited at 2005-12-20 12:41]


Direct link Reply with quote
 
Murat Yildirim
Local time: 23:16
Gereksizliği düşünüldü. Dec 21, 2005

Cevirmen Arkadaslar,

Bircogunuzun bildigi uzere, Turkiye'de cevirmenlere is verilir ve nedense hepsi cok acildir ve de kendiniz bile dogru durust bir goz atma firsatina sahip olamazsiniz, ise aracilik edenlerin ezici cogunlugu meslekten olmadiklarindan rakamsal veriler disinda ceviriyi degerlendiremezler, musteriler ise ekseriyetle bu cevirileri usul geregi yaptirmaktadirlar ve okumazlar/anla(ya)mazlar. Bir de bunlarin ustune, Turkiye'de cevirmenlere odenen sayfa basi ucretler trajikomiktir. Bu durumda, yaptigimiz isleri bir baskasina okutarak hata ve/veya eksikleri gidermek sadece bizlerin bireysel tatmininden oteye anlam ifade etmez. Bildigim kadariyla ve de tahmin ederim ki ozel durumlar disinda hicbir cevirmen baskasina okutturma/kontrol ettirme yoluna basvurmamaktadir. Niye basvursunlar ki?!

Herkese iyi calismalar.

[Subject edited by staff or moderator 2005-12-22 20:41]


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 22:16
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
Bir söze kaç çift göz lazım? Dec 22, 2005

Şöyle bir şey düşünebiliyor musunuz?

Yok, steril enjektör kullanmıyorum, zaten hekim ücretleri çok düşük, hastalar da bilinçsiz!



İsterseniz bir düşünün.



Çevirileri zaten kimsenin okumadığı doğru değil. Tersine, çevirilerin yüzde 99,99'u hedef kitlesi tarafından okunur: Eğer Türkçe Windows kullanıyorsanız, şu anda benim yazımı okurken bir çeviriyi de okuyorsunuz. Her gün gazete okurken, yabancı ajanslardan alınmış çok sayıda haber ve yazıyı okuyorsunuz. Televizyon, video, DVD izlerken, sinemaya gittiğinizde, kitap ve dergi okurken, sürekli çeviri okuyor ve/veya dinliyorsunuz. Satın aldığınız pek çok ürünün kullanım kılavuzunda da çeviri okuyorsunuz, bir yeriniz ağrıyıp ecza dolabına yöneldiğinizde de (ve özellikle bu son örnekte, umarım okumayacağınız varsayılmış olmuyordur). Hatta sokakta rastgele yürürken de çeviri okuyorsunuz: "Hayatın gerçek tadı!" gibi, "İşte Sony" gibi. Bunlar aslında çeviri değil adaptasyon tabii, ama yine çeviri sektörü gibi bir jenerik ad altında topladığımız uğraşlardan birinin ürünü olan sözler.

Yani ne çeviri uğraşı, usûlen çevirtildiğini söylediğiniz sözleşme, şartname vb metinlerinden ibaret, ne bunlarda uzmanlaşmış çevirmenlerin bile yaptığı tek çeviri türü bu, ne de internet kullanan, Proz ve benzeri sitelere üye olan bir çevirmen, yerel ajanslara mahkûm olmak zorunda.

Dört göz tabii ki iki gözden iyi görür, hatta bazı işlerde altı göz, sekiz göz, on göz yetmez. Ben en azından ender olarak da olsa İngilizceye çeviri yaptığımda mutlaka anadili İngilizce olan birine okutuyorum. Bu hatır işi de olabiliyor, ücretini faturaya ekleyerek de. Ama müşteri ajanssa, zaten bunu kendileri ayarlıyorlar. Türkçeye çeviride de, bazen Nuray'ın söylediği gibi oluyor, bazen ne olduğunu, ne yaptıklarını ben de bilmiyorum. Bazen de çok uzun, aslında böyle küçük küçük terimlerin liste halinde sıralanıp gitmesinden oluşan işler oluyor. Tabii bu işlerde CAT programı zaten büyük ölçüde tutarlılık sağlıyor, ama yine de bunlar, gözden kaçırma ve hatayı tekrarlama riskinin yüksek olduğu işler; o yüzden bir başka çift insan gözüne gerek duyuyorum ve müşterinin ek bir okuma sağla(ya)madığını bildiğim durumlarda, bunun için işbirliği yapabileceğim meslektaş arayışı içindeyim. Bu ikinci çift göz, benim hatalarımı yakalayabilir ve/veya "Şurasını şöyle yapsan daha iyi/ akıcı/ anlaşılır/ doğal olur" diyebilir. Ayrıca Şule'nin dediği gibi, bir metni konunun uzmanı olan birine okutmak çok ama çok faydalıdır.

Ayrıca çevirmenin böyle bir işbirliği içinde olması, sadece elindeki belli bir metni yetkinleştirmesi açısından değil, kendi mesleki gelişimi açısından da çok önemlidir. İnsan yaptığı işe dair hiçbir değerlendirme, düzeltme, eleştiri alamazsa, ha 6 aylık çevirmen olmuşsun, ha çeyrek asırdır çeviri yapıyorsun, bir şey fark etmez ki, çünkü bu işte insan, görmüyor. Kendi yaptığını üzerinden zaman geçmeden göremezsin, bazen hiç göremezsin. Bunu inkâr edemeyiz.

Burada bu kadar insanız, birbirimize bir faydamız dokunur, belki gerek duyduğumuzda böyle bir işbirliği gerçekleştirebileceğimiz bir tür ağ oluşturabiliriz diye düşünmüştüm. Konuyu açmamın ana nedeni buydu. Katkılarınıza teşekkürler.

[Edited at 2005-12-23 00:51]


Direct link Reply with quote
 

Selçuk Budak  Identity Verified
Local time: 23:16
English to Turkish
+ ...
Bağımsız okuma gerekli! Dec 23, 2005

"İdeal olanı" diyecektim, ama doğru değil. Gereken, çevirinin bağımsız bir çevirmen tarafından okunmasıdır.

Türkiye'de işlerin nasıl yürüdüğü konusunda yazılanlara büyük ölçüde katılıyorum. İşler genellikle hep son dakikaya bırakıldığı için, ne okumaya, ne de göz atmaya zamanınız olmayabiliyor. Hatta doğru dürüst bir "tashih" bile yapamıyorsunuz.

Akşamdan 40 sayfa iş gönderip, "yarın sabah dokuza komisyona yetişecek, ihaleye yetişecek," vb. dendiği zaman, başka şansınız da olmuyor.

Bunun işin ucuzluğuyla da pek alakası yok. Ucuza iş yapıyorum diye sallapati yapacağım, yaptığım işi okumayacağım diye bir şey olamaz. Bu zamanla ilgili bir sorun. Ama elbette üçüncü bir şahısın okuması anlamında, işin parasal boyutu da önemli. Bir başkası benim yaptığım işi hatır için neden okusun ki?

Belki karşılıklı hizmet gibi bir temelde yardımlaşma olabilir. Yani ben sana 10000 kelime okudum, sen bana 10000 kelime okudun, ödeştik. Ama bu durumda da işveren, okutma işini bedavaya getirmiş olur ki, bu da pek doğru değil. Böyle bir yardımlaşma, proofreading ücretini çeviri ücretinin içine katmışsak anlamlıdır.


Öte yandan, dışarıdaki proofreading veya "quality assurance" diye şatafatlı terimlerle sunulan işler konusunda da bilgim var. Bu da tam bir fiyasko olabiliyor.

Geçenlerde çok iyi bilinen uluslararası bir tercüme / lokalizasyon şirketinden bir "QA" işi geldi. Yani işi yapmışlar, son halini vermişler, bana da son bir "kalite kontrolü" için göndermişler. "Aman ha, %100 match olan ifadelere, terimlere dokunmayın. Onlar müşteri tarafından doğrulandı ve önceki çevirilerde kullanıldı" diye uyarmayı da ihmal etmemişler.

Müşterinin onayladığı, önceki çevirilerde kullanılan çok ciddi hatalar vardı. Örneğin bir yerde "r (corr. coeff.) kısaltması vardı, "düzeltme katsayısı" diye çevirmişler ve kabul edilmiş. Azıcık istatistik bilen, "r"ın "correlation" olduğunu bilir. Bir liste yapıp gönderdim, "bunlar külliyen yanlış, düzeltilmesi gerekir" diye. Aldığım cevap, "sakın dokunmayın!" oldu. (bu arada bunun bir tıbbi çeviri olduğunu da belirteyim).

Neden? dokunulursa, önceki çevirilerde hata yapıldığı ortaya çıkacak. Bu da, tercüme bürosu için kabul edilemez(!) bir durum.

Yani, bizdekinden çok daha iyi olsa da, dışarıda da durum pek parlak değil.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 22:16
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
Ben yine de... Feb 4, 2006

...grubu kurdum arkadaş! Bakın şevkimi kırmayın, küserim haa


Neyse, kısa vadede, hatta uzun vadede de, çok üye çok etkinlik falan beklemiyorum, bize lazım olan bunlar da değil zaten. Amaç, düzelti-redaksiyon konusunda işbirliği için bir havuz oluşturmak. İsteyen bunu yardımlaşma olarak da sunar, arar, buluyorsa bulur, ama benim öncelikli olarak düşündüğüm profesyonel işbirliği. Türkiye dışındaki ajansların Türkçeci veri tabanları çok kısıtlı, çoğu hiçbir okumadan geçirmeden çevirileri kullanıyor, sonuçtan hepimiz muzdaribiz. Bazen de, çalıştığınız redaktör var mı diye kendileri soruyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, mesela ben bundan sonra redaksiyonlu ve redaksiyonsuz diye iki fiyat aralığı belirlemeyi düşünüyorum. Böyle bir havuz oluşturup işler kılabilirsek, uzun vadede herkese ve genel olarak Türkçe metinlerin ahvaline, yani hem profesyonel niteliğe hem fiyatlara faydası dokunacağına inanmaktayım. Dahası, Türkçe anadili olmayanlar da belki gruba katılır ve iki yönde çeviri yapanlar için çok büyük faydası olur. Fiyatlar da ona göre belirlenir.

Uzun lafın kısası, ben grubu kurdum. Eleştiri ve önerilerinizi bekliyorum; aklıma gelmemiş şeyler, yanlış veya yanıltıcı cümleler olabilir; ilgileniyorsanız bir göz atın, söyleyin. Üye olmak isteyenler buradan Kırmızı Kalem'in sayfasına gidebilir veya benim profil sayfamdaki logoyu tıklayabilir.

Böyle bir grubun istismara açık olacağını düşünerek üyeliği moderatör onayı ve mevcut üyelerden birinin referansı koşuluna bağladım. Ancak bu ikinci koşul, yani referans, sadece tanımadığım kişiler için geçerli tabii ki. Olur da burada, yani Proz'da üye olmayan, benim tanımıyor olabileceğim meslektaşlarınıza üyelik önerirseniz, isminizi referans olarak yazmalarını söylemeyi lütfen unutmayın.

Önemli Not: Grupla ilgili eleştiri ve önerileriniz olursa, bu forumda değil doğrudan bana yazmanızı rica edeceğim. Teşekkürler.


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Çevirinizi müşteriye teslim etmeden önce bir başkasına okutuyor musunuz?

Advanced search







PDF Translation - the Easy Way
TransPDF converts your PDFs to XLIFF ready for professional translation.

TransPDF converts your PDFs to XLIFF ready for professional translation. It also puts your translations back into the PDF to make new PDFs. Quicker and more accurate than hand-editing PDF. Includes free use of Infix PDF Editor with your translated PDFs.

More info »
SDL MultiTerm 2017
Guarantee a unified, consistent and high-quality translation with terminology software by the industry leaders.

SDL MultiTerm 2017 allows translators to create one central location to store and manage multilingual terminology, and with SDL MultiTerm Extract 2017 you can automatically create term lists from your existing documentation to save time.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search