Kültürel tutumların fiyatlandırmada rolü (var mı, varsa ne kadar?)
Thread poster: Özden Arıkan

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 04:17
Member
English to Turkish
Apr 28, 2006

Yani aslında Türkçesiyle şunu soruyorum: Acaba biz pısırık mıyız? Ensemize vurup ağzımızdan lokmamızı alırlar mı?

Şaka bir yana, dün şu forum mesajını ibretle okuduktan ve bugün de baştan eksik sayılmış ve PO'ya öyle geçirilmiş bir işin faturasına topu topu 132 kelime olan hakkımı eklerken iki saat karın ağrısı çektikten sonra, bu konuyu kültürdaşlarımın tartışmasına açmaya karar verdim.

Acaba para mevzularından şiddetle rahatsızlık duyan bir millet olmamız, bu piyasadaki faaliyetlerimiz üzerinde dikkate değer bir etki yaratıyor mu gerçekten? Evetse, bu durumu aşmanın yolu yok mu? Ayrıca, başka ülkelerde yetişmiş olan arkadaşlarımız da böyle mi, yoksa benim ne anlatmaya çalıştığımı bile anlamıyorlar mı? Bir de bunu merak ediyorum.

İşte böyle...


Direct link Reply with quote
 

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Dutch to Turkish
+ ...
Para mevzuları Apr 28, 2006

Merhabalar Özden,

Ben pısırık olduğumuzu düşünmüyorum. Sadece para konularını dolaylı yollardan harcama yaygın bizde. Bu sorun oluyor mu? Nadiren de olsa evet.

Para mevzularında karın ağrılarını azaltmak için basit ama faydalı metotlar var. Basit kurallar koyup bu basit kuralları herkese aynı şekilde uygulamak.

Mesela:

- 2 defadan fazla çeviri üzerinde değişiklik istenmesi
- son anda araya 5 sayfa daha girip bir günde bitirme istenmesi

Eğer uyguladığınız kural 2 defadan sonra editing uygulamak ise, bunu herkese uygulayıp faturasını hemen gönder derim. İsterse ödemesinler. Ödeneyen faturaların bir kısmını vergiden düşmen mümkün olabilir.

Eğer acil işlere farklı fiyat uyguluyorsan onu da kural çerçevesinde tutman mümkün. Ben bu gibi durumları fiyat konuştuğum e-mailde veya fiyat tarife cetvelinde bulunduruyorum. Eğer tarife cetvelini alıp da işi sana vermişse senin kurallarını zaten biliyor.

Yani senin ülser olmana da ger kalmıyor.

Faturada düzelti gaye normal. Nasıl ki 200 kelime fazla hesapladığını fark ettiğinde veya müşteri fark ettiği ve sana sorduğunda faturayı güncelleyip doğru faturayı göndermen gerekiyorsa, eksik hesaplandığında da onun düzeltilmesini istemek senin hakkın.

Eğer rakamlar toplam projeye oranla cüzii rakamlar ise o zaman benim önerim:

Bir e-mail ile aslında faturanın yanlış olduğunu yeni faturayı yapacağını fakat maddi hatayıonlara ekstra indirim olarak vereceğini belli etmen en doğr yol.

Bu yolla:

1. Faturadaki maddi hatayı düzeltme hakkını kullandığını beyan ediyorsun.
2. Faturadaki maddi hatayı düzeltiyor ve bunu faturaya yansıtıyorsun.
3. Müşteriye bunu indirim yaparak yansıtmıyorsun/ veya yansıta dabilirsin tabi.
4. Bu indirim gündeme gelmediğinde öylesine kaybolacağı yerde, fatura düzeltme yoluyla müşteriye jest haline getirmiş olursun.

Benim tecrübem müşteri bunlardan memnun kalıyor.
Şahsen ben fatura hazırlama konusunda daha itinaı davrandığım halde nadiren de olsa hata yapılıyor. Hatadan sonra özellikle bir kaç defada teslim edilmiş işlerde, her dosya ve dosyaların kelime sayılarını bir tablo halinde verip sonra üzeltme rakamları hakkında bilgilendiriyorum.

İtirazı olan kimse çıkmadı.

Benim diyeceklerim bu kadar.

Kolay gelsin.

N. Yigit



[Subject edited by staff or moderator 2006-07-08 01:38]


Direct link Reply with quote
 

tontoon
Turkey
Local time: 05:17
German to Turkish
+ ...
Yok Apr 28, 2006

Kendi fikrimi kısaca belirtiyorum: Cevap hayır. Bu tamamen kişilikle ilgili bir durum.

Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 04:17
Member
English to Turkish
TOPIC STARTER
Kişilikle ilgili olması teselli mi, yoksa durumu daha mı vahimleştiriyor acaba? Apr 28, 2006

Ya kadın açıkça diyor işte: DE>IT veya HU fiyatı, ters yönün fiyatından düşük, çünkü anadili Almanca olan çevirmenlerin (Avusturyalıları kastediyor) özgüveni yüksek, daha çok para istiyorlar, ben de pahalı çevirmene yüksek ücret, ucuz çevirmene düşük ücret veriyorum, diye.


Bunu okuyunca, aklıma geçenlerde bir Arap çevirmenin forum yazısı da gelmişti: O da diyor ki, "Paramı ödemeyen müşterilere tekrar tekrar yazmaya utandığım için öne sürdükleri bahaneleri yemiş gibi yapıyorum, yoksa ayıp olacak diye korkuyorum" vb vb. Onun anlattığı kadar vahim durumlar yaşamadım henüz ama, klasik bir Ortadoğulu tavrı olarak bana çok yakın geldi doğrusu anlattıkları

Ne bileyim, insanların parayla ilişkisinde kültürün etkisi yok mu gerçekten? Geri gelmeyeceğini bile bile yüzünüz tutmadığı için borç verdiğiniz veya alacağınızı istemeye utandığınız olmadı mı hiç? Ben kendi salaklığımı yetişme tarzına bağlayarak yırtmaya mı çalışıyorum yoksa?

[Edited at 2006-04-29 02:40]


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Turkish to English
+ ...
Vahim sıcaklık Apr 29, 2006

Bence böyle pek çok şeyin doğrudan kültür ile ilişkisi var. Sözgelimi, diyorlar ki, Türk insanı, sıcaktır, yardımseverdir, hoşgörülüdür. Evet Anadolu'daki insanımız pek tabi ki halen öyledir. Ama metropolitan hayatın vahşileştirdiği Türk insanı öyle mi ya? Oldum olası zihnimde yer eden bu vahim sıcaklık düşüncesi en son birkaç sene önce tıklım tıkış bir halk otobüsünün arka sıralarından ön tarafı seyrettiğimde ve sıcak halkımızın birkaç tane 70-80 yaşında ve aciz çifte yer vermeyip ve uyuma taklidi yapıp ve fakat hemen ardından İngiliz genç bir kız otobüse girdiğinde paldür küldür kalkıp yer vermeye çalıştığında ve yine bundan sonra yaşlılara ve sair muhtaçlara yer vermeyip hiç oralı olmayan genç insanlarımızı gören o İngiliz genç kızın yüzündeki şaşkınlığı izleyişimi ve gözleyişimi takiben iyiden iyiye kemikleşmişti.

Demem o ki, bu durum başka hususlarlarda da genelleştirilebilir. Nedense biz kendimizin değil hep başkalarının yararını düşünen insanlarız. Bu kişisel bazda değil aynı zamanda toplumsal bazda bu yönde gelişmiş, oturmuş. Belki o yüzden Batı'nın bencilliği biraz bizi kırıyor ve boynumuzu büküyor. Ama yine alçakgönüllü davranıp ses çıkarmıyoruz. Böylesine bir ruh haleti içerisindeyiz.

Paranın yüzü sıcaktır efendim. Köken olarak göçebe olan ulusumuz paraya değil takasa alışmıştır belki de, ve belki de bu genlerimize işleyivermiştir. Emeğe saygı duymak, kaliteye odaklanmak, kaliteli yaşam, kalitenin ve emeğin karşılığını almak gibi kavramları özümsemek için daha çok zamana ihtiyacımız var gibi görünüyor. Böyle olunca da, dalavere, Ali-Cengiz oyunları, ahbab-çavuş ilişkisi gibi kavramlar ötekilerinin yerini alıyor.

Örneğin ülkemizde bir çevirmenin fiyatını sorduğunuzda onun fiyatını birkaç cümle ile indirmek oldukça kolaydır. 'Yok efendim, benim kalitem bu fiyatım bu, canın isterse' diyen çevirmen sayısı ise azdır. Çünkü kendine güvenmez, yarınından emin değildir, karşıdakini sabitleşmiş bir şekilde kaçınılmaz patronu olarak görür. Peki böyle olunca nerede kalıyor bu mesleğin zihinsel ve ruhani serbestisi..

Konuyu azcık saptırdıysam affola..

[Edited at 2006-05-06 06:02]


Direct link Reply with quote
 

tontoon
Turkey
Local time: 05:17
German to Turkish
+ ...
sana özgü değil May 1, 2006

benim gözleyebildiğim kadarıyla baba otoritesinin bu olayda çok rolü var. Katı bir baba otoritesi altında yetişen insanlarda daha sık görülüyor bu. Ama yine de kişiden kişiye, durumdan duruma çok farklılık gösteriyor.
Serkan beyin dediğine de katılıyorum. Biz de bir kültürel tutarsızlık mevhumu var aslında. Yani kültürümüzün bir parçası olan şeyleri her zaman ve her yerde uygulamıyoruz. Bu da Avrupalıları şaşırtıyor. Aslında bence bu da nerde bir boşluk yakalarsak faydalanma düşüncemizden kaynaklanıyor.

Sonuç olarak senin söylediğin konu kişisel olmakla birlikte çok yaygın ama bizim kültürümüzle bağlantılı değil, birçok Avrupalıda da var.


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
bence sorun sadece piyasayı tanımamak Jun 23, 2006

ilker ingiz wrote:

benim gözleyebildiğim kadarıyla baba otoritesinin bu olayda çok rolü var. Katı bir baba otoritesi altında yetişen insanlarda daha sık görülüyor bu.


Baba otoritesinin başka mesleklerde bu gibi bir etkisi belki olabilir ama dünyaya açılmış bir çevirmende ne kadar etkisi olabilir bilemiyorum. Bir diğer nokta da sürekli yabancı bir kültürle etkileşim içinde olan çevirmende kültürel tutumların fiyatlandırmaya etkisi zannederim sadece iç piyasadaki fiyatlarını arttırmak yönünde olacaktır. Yine de Türk çevirmenlerin yabancılarla çalışırken fiyatlarını bir daha düşünmeleri, çok ucuza iş yapmamaları taraftarıyım.

Basit bir örnek vereyim, uzun zamandır bir müşterim bana yine Proz'dan bir arkadaşımızın yaptığı işleri proofreading yapmam için yolluyor. Bu arkadaşım son derece başarılı, hem Türkçe hem İngilizce çevirileri çok iyi, birkaç CAT programı kullanıyor. Komik olan şu ki benim proofreading için aldığım para bu arkadaşımın çeviri için aldığı paranın tam bir buçuk katı. Hem de bugüne kadar çevirilerinde hemen hemen hiç değişiklik yapmamama, çeviri bürosuna da bu çevirmenin çok iyi bir çevirmen olduğunu defalarca belirtmeme karşın.

Diyeceğim, sorun bazı arkadaşlarımızın yurtdışı piyasayı, fiyatları cidden bilmiyor olmasında.


Direct link Reply with quote
 

Serdar Oncu  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
aklım karışık.. Jun 24, 2006

Bu konuda benim biraz aklım karışık açıkcası..
Bir süredir tercüme (İngilzice) yapıyorum, ancak dünyaya yeni yeni açılıyorum, daha doğrusu açılmaya çalışıyorum. Bunun için dtp öğrenmeye bile başladım. Bugüne kadar yurtdışına bi kaç kere iş yaptım (türkiye’deki bürolardan aldığım paranın yaklaşık 5 katı bir ücrete) ve parasını da ödeme tarihinde sorunsuz bi şekilde aldım. Ancak bu işlerin hepsi 3-5 sayfalık işlerdi. Ve tabi onlarca deneme çevirisi yaptım çoğundan “We checked your trial test and concluded you passed it.”, “The review has been completed and I am happy to announce that your test is a pass.” tarzı cevaplar aldım, ama henüz tatmin edici bi iş alamadım. Geneli bilmiyorum ama, ben yurtdışındaki bir bürodan 6 ayda 5 sayfa çeviri alacaksam, o çeviri için sayfasına kaç dolar aldığım önemli değil, benim için bi anlamı yok.
Bu büyük işlere proz ortalamasının 0,01-0,02 dolar altında fiyat çekmeme rağmen, iş alamadım. Bu yüzden bende şöyle bi kanı oluştu: bu bürolar 3-5 sayfalık işler için anılan fiyatları ödüyorlar, ancak büyük ve sürekli işlere gelince türkiye’deki rayiç fiyatın biraz üstünde çalışıyorlar, çünkü türkiye'deki ortalama büro fiyatının 10 YTL olduğunu kısa bir araştırma ile öğrenebilirler, buradan da ortalama tercüman fiyatının ne olduğunu kolayca anlayabilirler. Yani sorum şu; Türkiye’de ortalama büro fiyatının 10 YTL olduğunu bilen bi yabancı tercüme bürosu, Türkiye’de yaşayan bi tercümana 30-40 YTL öder mi? Ben olsam ödemezdim; bu da “kültürel tutumların fiyatlandırmadaki rolü”nü açık şekilde ortaya koyuyor sanırım. Bu gidişle ben de yakında fiyat kırdığı için küfür edilenler listesine katılıcam (belki bahsettiğiniz arkadaş da benimle aynı sıkıntıları çekmiştir)..
Bu arada iş alma, fiyatlandırma konuları özel konular bunları kabul ediyorum, ancak bu konuda herkes kaçak dövüşüyo, kimse açık konuşmuyor, bu da doğal olarak şüphelerimi arttırıyor..
Tabi ben burada ortalama tercümanlardan bahsediyorum, yoksa herkes top oynuyor ama bir tane Ronaldinho var... Herkese iyi çalışmalar, bol kazançlar...


Direct link Reply with quote
 

Riza Cekirge  Identity Verified
Local time: 05:17
English to Turkish
+ ...
Güven Jun 24, 2006

Foruma ilk defa yazıyorum, herkese selam...

Ben bu konuda aşırı safım.. Yüklü projelerde iş paraya geldiğinde çıkan rakam sanki benim cebimden çıkıyormuş gibi geliyor. Evet, bu kişisel, başka biri yapmaz bunu biliyorum Belki de herşeyi paraya endekslemediğimden.

Güvenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Baştan konuşulur bir rakam ancak daha iş yapılmadan para durumunu bastıra bastıra konuşmak ters geliyor. Belki "esnaf duruşundan" (abicim iş bitsin, biz paramızı alırız sonra), belki de müşteriye güvenden.

Ücretin yüksek mi düşük mü olacağından çok o ücreti alıp alamayacağınız, projenin size ne kadar yarar getireceği, hepsinden önemlisi karşı tarafın tavrı önemli. Devamlı çalıştığım bir yer ise ne ücretin düşüklüğünden yakınırım, ne de ödemenin gelip gelemeyeceğinden. Zamanla iyi bir çevirmen ile iyi bir işveren bi araya geldiğinde karşılıklı oluşan güven sayesinde bazen fiyatı çevirmen belirler. Öyle müşterilerim vardır, para konusunu konuşmazlar, iş bitince hakettiğimden ve ortalama ücretler çok daha yükseğini alırım.

Yabancı bürolarla buradaki büroların fiyat farkı konusunda fazla birşey söylemeye gerek yok... (Benim de küçük bir bürom var, üç beş devamlı müşteri, geçinip gidiyoruz işte) Türkiye'deki işgücü fiyatı şu an Avrupa ile karşılaştırılamaz. Buradaki fiyatlar belli aşağı yukarı, ama yurtdışındaki bürolara bu fiyatlardan çeviri yapmak uzun vadede çok büyük zararlar verecek bize. Şu an zaten sanırım yurtdışındaki meslektaşlarımıza yansıyordur bu. Burda 1000 ytlye geçinir gideriz ama o insanlar orda geçinemez. Bir sayfasına,(EN-TR-EN) 85 $ diyen bir büroya 3-5 $ a çeviri yapmak sadece "ya benimsin ya toprağın" sözüyle özetlenebilir.

En başta belirttiğim güven meselesi yabancı bürolar için de geçerli. Şu ana kadar çalıştıklarımın çoğu ödeme yaptı. Arada bir-iki dandik çıktı tabi, o normal artık... Aslında hepsi sonunda ahlakta ve vicdanda bitiyor. İyi bir çevirmene düşük ücret teklif etmek ayıptır en başta bence. Müşteriye işine yaramayacak bir metni "nasıl olsa dil bilmiyo, verdi, yap gitsin anasını satıyim" demek (kendisine gelen bulk mailleri dahi çevir diye gönderen müşterim var:) ) yada fahiş fiyatlar uygulamak da ticaret ahlakı ile ilgili. Müşterinin bu emeğin değerini bilip bilmemesi de önemli (ki bilmiyorsa öğretilir çevirmensiz bırakılarak).. .

Bunlar çok önemli ama keşke bu kadar önemli olmasalar... Keşke meslek standartları belirlense, Türkiye'de dernekler vergi ödememek için açılan kıraathanelerden farklı bir yapıya bürünse ve de birkaç kişinin çabalarıyla sesini duyurmaktan öteye gitse, katılımcılık artsa da biz de yarın ne olacağımızı, bağkur primlerimizi yatırıp yapamayacağımızı, emekli olunca günleri çevirmenler kahvesinde eskileri yad ederek mi yoksa düşlediğimiz gibi mi yaşayacağımızı bir bilsek...

(amma yazdım be, 2389 karakter çıktı, çarp bunu şimdi, üff.. paragöz değilim ben..:))


Herkese selamlar, saygılar...


[Edited at 2006-06-24 07:59]

[Edited at 2006-06-24 08:01]


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
ortalamanın altı, ortalamanın üstü Jun 24, 2006

Serdar Oncu wrote:

Bu büyük işlere proz ortalamasının 0,01-0,02 dolar altında fiyat çekmeme rağmen, iş alamadım.


Kültürel tutumların fiyatlandırmada rolü denilen şey tam da bu olsa gerek. Fiyatım daha ucuz ama ... demek.

Ben ortalamanın altında bir çevirmen değilim, o nedenle fiyatım da ortalamanın üstünde olmalı diye düşünmeniz gerekmez miydi? Neden ucuz olanın tercih edileceği, tercih edilmesi gerektiği kanaatı içindesiniz?


Direct link Reply with quote
 

Serdar Oncu  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Gerçek ortalama nedir? Jun 24, 2006

Hangi tercüme bürosuna gitseniz diğer büroların fiyat kırdığından dert yakınır, ben şu kadardan aşağı iş yapmıyorum der, bir çeviri ihalesine katılır, 8 YTL fiyat verirsiniz, sonra bi bakarsınız en yüksek teklifi siz vermişsiniz. Sorunun benim kendime güvenip güvenmememle alakası yok; sadece [büyük ve sürekli işler için] benim ortalama zannedip verdiğim fiyat acaba diğer tercüman arkadaşların verdiği tekliflerin üzerinde mi kalıyor onu merak ediyorum ve bunu gerçekten merak ettiğim, çözemediğin için soruyorum.
Ayrıca adam teklif veren herkese deneme metni yolluyor, atıyorum 10 üzerinden 10 olarak değerlendirdiği 3 tercüman var, tabi ki bunların arasından en düşük fiyatı vereni seçecektir. İşin bu kısmının kültürle alakası yok, tamamen duygusal


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Turkish to English
+ ...
Gerçekler Jun 24, 2006

Serdar'ın "Ronaldinho" misalini haklı bulmakla beraber Selçuk'un "fiyat düştükçe alabileceğin iş sayısı artmaz" şeklindeki tezine de katılıyorum. Ülkemizde bu işle uğraşan ofisler pek dürüst konuşamazlar. Bu yüzden, şu şöyle bu böyle diyorlara pek itimat etmemek gerekir. Büroların bile 3 ytl'den itibaren iş almalarının kabil olduğu bir yerdeyiz. Geçen günlerde 1 ay süreli 750 sayfa teknik bir işin bir büro tarafından için 1.800 toplam fiyat üzerinden ihale usulü "kapıldığını" oldukça güvenilir bir kaynaktan işittim.
Meraklısına özel not: Aramızdaki prozdaşlardan biri sürekli yurtdışından iş aldığını ve asla ülke içinden iş kabul etmediğini söylerdi bana. Bu yüzden ben de hep "vay be"ci bir yaklaşımdaydım ona karşı. Ta ki bir gün bana "ne yani, sen sadece çeviri yaparak geçinebiliyor musun?" lafını sarfedene kadar.. Tüm kayıkçıkları batırmıştı o anda...


Direct link Reply with quote
 

Selcuk Akyuz  Identity Verified
Turkey
Local time: 05:17
Member (2006)
English to Turkish
+ ...
Sevgili Serdar, Jun 24, 2006

Deneme çevirilerinden bahsetmişsin. Bu mesleğe başladığım 15 yıl önce yaptığım bir veya iki deneme çevirisini saymazsam sadece bir kere deneme çevirisi yaptım diyebilirim. Bunda da denenen ben değildim zaten. Büro benimle çalışmayı istiyordu, fiyat, ödeme şartları filan herşeyi konuşup anlaşmıştık. Büronun kendi müşterisi (müşteri adayı)büroyla çalışıp çalışmayacağına karar vermek için 1000 kelime civarında bir deneme çevirisi göndermişti ve büro parasını ödeyerek bu işi bana yaptırdı.

Ben deneme çevirilerine karşı mıyım, hayır. Makul ölçüde (250-300 kelime) oldukça yaparım. Ama şimdiye kadar benden deneme çevirisi yapmamı talep eden bir büro olmadı. Zaten iyi bir CV hazırlayıp gönderirsen kimsenin de deneme çevirisi isteyeceğini sanmıyorum.

Bu arada bende doğru dürüst bir CV bile yok. İletişim kuracağım büroya doğrudan yazarım, öyle form filan doldurmam. Kendimi tanıtır, fiyatımı, ödeme şartlarımı bildiririm. Zaten gerisi gelir.

Ortalama fiyat nedir demişsin, ne kadar doğrudur bilemem ama cevabı burada
http://www.proz.com/?sp=rates_view&rates_view_pair=eng_tur

Senin belirli bir uzmanlık alanın olduğunu, maden mühendisi olduğunu da düşünürsek ortalama fiyatın çok üzerinde fiyat vermemen için bir neden göremiyorum. Belki de haddim olmayarak fikrimi söyleyeyim, deneme çevirileri ile vakit harcama ve bilgili olduğun alanlarda 0.15-0.20 USD aralığından taviz verme. Türk büroları 8 YTL de fiyat verir 5 YTL de. O ayrı bir konu.


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Kültürel tutumların fiyatlandırmada rolü (var mı, varsa ne kadar?)

Advanced search







WordFinder
The words you want Anywhere, Anytime

WordFinder is the market's fastest and easiest way of finding the right word, term, translation or synonym in one or more dictionaries. In our assortment you can choose among more than 120 dictionaries in 15 languages from leading publishers.

More info »
CafeTran Espresso
You've never met a CAT tool this clever!

Translate faster & easier, using a sophisticated CAT tool built by a translator / developer. Accept jobs from clients who use SDL Trados, MemoQ, Wordfast & major CAT tools. Download and start using CafeTran Espresso -- for free

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search