Pages in topic:   [1 2] >
*Pseudotranslation*? "Bilimsel yöntem" var olduğu gibi, "tercüme yöntemi" de var mıdır?
Thread poster: xxxMalik Beytek
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
Jan 13, 2007

"Pseudo-translation" zaten tanımlanmış bir terim, teknik bir terim. Ne olduğunu da anlamış değilim tam olarak. Ve belki de yanlış seçilmiş bir terim(#), çünkü, talihsiz bir şekilde, "psuedoscience" deyimini çağrıştırıyor.

Aslında, bendenizin tercüme konusunda cahil olması nedeni ile, önce aklıma "pseudoscience" deyiminden ilham ile "berbat tercüme (sözdetercüme)" anlamında *pseudotranslation* deyimi geldi, sonra araştırınca, bu deyimin zaten *alınmış* olduğunu ve bambaşka, teknik, ve dolayısı ile olumlu bir anlamda kullanıldığını gördüm.

Bu notun konusu, berbat tercüme (*sözdetercüme*).

Wikipedia sayfasından pseudoscience tanımı:

"Pseudoscience is any body of knowledge, methodology, belief, or practice that claims to be scientific but does not follow the scientific method.[1] Pseudosciences may appear scientific, but they do not adhere to the testability requirement of the scientific method[2] and are often in conflict with current scientific consensus."


(Wiki sayfa URL:
http://en.wikipedia.org/wiki/Pseudoscience )

Görüldüğü gibi, pseudoscience, Türkçe de sanırım "sözdebilim" deniyor (ki, uygundur bence), "bilimsel yöntem"in varlığı ile tanımlanabiliyor ve bu sayede bilimden ayırt edilebiliyor (ve bu sayede bilimi boğamıyor -- bakın siyasi oluverdim bile! Hemen bu yönde, bu noktada duruyorum!)

Sorun, berbat tercümenin, yani, *sözdetercümenin*, tercümeyi boğmasını engellemek:

"Bilimsel yöntem" var olduğu gibi, bir "tercüme yöntemi" var mıdır? Tercümede, "testability requirement" gibi bir koşul tanımlamak mümkün müdür?


(#) Terminoloji seçimi, tercümanlara bırakılamayacak kadar önemli bir konu olabilir.



[Edited at 2007-01-13 10:27]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
English to Turkish
Pseudo Jan 13, 2007

Bence burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var:
1) "Pseudo"nun bir "ön ek" olarak "berbat" vb. nitelemesini ne kadar karşıladığı.
2) Pseudotranslation'ın piyasadaki kullanımlarından biri olan "prova çevirisi".

Madde 1) için: Şimdi bu açıdan bakıldığında "kötü çeviri" veya "iyi çevirinin önünü kesen bir çalışma" olarak düşünürsek, pseudo ön ekinin getireceği anlam(lar), yani "taklit, -mış gibi olan" nitelemesi buraya oturmayacaktır.

Bir çevirmen berbat iş yapabilir. Buna "güya çeviri bu!" diye isyan edebiliriz ama yine de "sahte, yapay, sözde" nitelemeleri oturmaz. Kötü de olsa, saptırsa da, o bir çeviridir; öz olarak "sözde çeviri" değildir. (Otomatik çeviri programlarını kullanıp "çeviri yaptım" demek de sahtekarlıktır ama çeviriyi "çeviriymiş gibi görünen bir fiil/nesne" haline getirmez.)

Madde 2) için: Pseudotranslation'ın kullanımlarından biri hakikaten olumlu (http://mellange.eila.jussieu.fr/SAMPLE_TM/pseudotranslation.html):
The main purpose of performing a pseudotranslation is to check that the usual text expansion can be accomodated by the format of the target file (format which is identical to the one of the source file).

Sonuç olarak: İyi ve kötü çeviri karşıtlığı söz konusuysa, "Pseudo" ön eki iyi bir çözüm değil. Yerine göre "fake" veya "malicious" olabilir belki.

Terminoloji seçimi konusunda not: Bizlere bırakılmayacak kadar hassas bir terminoloji konusunda Tübitak'a veya akademik otoritelere başvurulabilir. Lakin, bilim ve teknik alanındaki uzmanların da terminoloji seçimindeki başarısı için bkz. Orijinal teknik dokümanların pek çoğu, Türkiye'deki bilişim terimlerinden bazıları...
Söz konusu bir dilden bir dile hassas bir çeviri ise, teknik uzmanların bir "dil uzmanına" gereksinimi olduğu açık.


[Edited at 2007-01-13 17:14]

[Edited at 2007-01-13 17:15]


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
TOPIC STARTER
Çeviri bilim midir, sanat mıdır? Jan 15, 2007

Hani şu "tercüme makaleleri köşesi"nde ( http://www.proz.com/forum/110 ), "Traductologie" konusunda veya ilgili bir-iki makale gördüm. Bunlar İspanyolca yazılmıştı, baktım biraz İspanyolca'nın Fransızca'ya benzediği kadarı ile ama okuyamadım tabii. Galiba İngilizce konuşulan ülkelerde bu terim sevilmiyor, "Translation Science" veya başka terimler tercih ediliyor. Türkçeye de geçmemiş bu deyim - *Tradüktoloji* diye bir terim yok, terich edilmemiş anlaşılan. Görünüşe göre en azından (şimdi baktım internete) Mehmet Rıfat Anglo yaklaşımını tercih eder gibi olnuş ve "Çeviri (bilim) nedir?" başlıklı bir kitap yazmış ( http://www.yenisayfa.com/pgs/prdA/prd_detail.asp?fr_PrdSID=ddYVxr ) 2004'te (ben tabii okumadım, beş dakika öncesine kadar bu kitabın varlığından bile haberim yoktu).

Kenarda not: Mehmet Rıfat bu foruma davet edilse, moderatör bir tanıtım notu yayınlayıp arkasında Mehmet Rıfat bir giriş notu yayınlansa ve sonra başkalarının ve Mehmet Rıfat'ın soru / yanıt / yorumları ile konu devam etse, nasıl olur ki?

Ben tabii şimdi bu nota devam ediyorum:

Mehmet Rıfat'ın kitap başlığı ilginç bir şekilde kompoze edilmiş: (1) "Bilim" sözü oarantez içinde. (2) "Nedir?" Sözü daha da ilginç: Çeviri nedir?

Bana öyle geliyor ki, çeviri hizmeti alıcıları bu konuda (yani, "çeviri nedir?" konusunda) eğitimden yararlanabilirler. Ve çeviri hizmeti alıcıları (ÇHA) bilinçlendikçe, çevirmenler bunun sadece ve sadece yararını görürler.

Ben çalışma hayatımda bir kaç tane ihale dokümanı üzerinde *gözden geçirme* çalışması yaptım. Bunlar arasında çeviri ihalesi yoktu. Dolayısı ile bir çeviri ihalesinin teknik şartnamesi neye benzer, onu bile bilmiyorum. Yalnız şunu biliyorum:

Teknik şartname kötü yazılırsa, bundan hem alıcı hem satıcılar zararlı çıkar, yalnız bir tür satıcı hariç, onlar kazanırlar -- kısa vadede tabii. Ve kötü yazılmış teknik şartnameden kazançlı çıkan satıcının hangi türden satıcı olduğunu söylememe gerek var mı?

Çeviri ihalelerinde, irili-ufaklı çeviri satın alma işlerinde teknik şartname (technical specifications) ne kadar iyi yazılıyor? Kim yazıyor bu şartnameleri?

Bilgisayar ihalesinde teknik şartnameyi bilgisayar uzmanı yazar. Danışmanlık ihalesinde sadece teknik şartnameyi yazması için danışman tutulur (tabii o danışman o ihaleye katılamaz hiç bir şekilde).

Çeviri ihalelerinde teknik şartnameleri kim yazar?

Belki de bu foruma bir de çeviri ihalesi için teknik şartname yazmış birini davet etmek gerek?

Bu not uzadı burada kesiyorum. Yalnız aklıma takılan bir soruyu hemen belirteceğim: Çeviri daha çok bilim midir yoksa sanat mıdır? Yoksa bilimden de sanattan da daha fazla başka bir şey midir? Eğer öyle ise, çeviri nedir?


--------------------
Sadan Oz:

"Pseudotranslation" deyimi zaten *alınmış* ve olumlu anlamda, bir teknik terim olarak kullanılıyor, bu saaten sonra tabii o deyim olumsuz anlamda kullanılmaz.

Bana kalırsa, çevirmen, kural olarak, zayıf / yetersiz çeviri yapmaz. Çevirmen olmayan birisi sınırlı bir alanda yeterli çeviri yapabilir belki ama çevirmen zayıf çeviri yapmaz. Kural olarak zayıf çeviri yapan birisi elbette çevirmen değildir çünkü.

Dolayısı ile rahatsız edici öge / belirti/ durum şudur: Çevirmen olmayanların kötü çeviri yapması ÇHA'na kabul edilebilir geliyor, dolayısı ile bu kişiler kötü çeviri yapmaya devam edebiliyorlar.

Ve, ah, evet, o bilişim terimleri beni de mahvederdi zamanında -- zorlama vardı tabii o zaman, ille de ve hemen! bunlarıı Türkçeleştirelim diye -- acele işe şeytan karıştı tabii.





[Edited at 2007-01-15 21:06]


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
TOPIC STARTER
Danışmanlık ihalesi hk Jan 15, 2007

O konuda yazdığım yanlış anlaşılabilir; ve kısa bir notla açıklasam iyi olur, çünkü, çeviri ihalesi mal alımından ziyade, danışmanlık hizmeti almaya benzese gerek diye düşünüyorum:

Danışmanlık ihalesinin teknik şartnamesinin bir özel adı var - ToR (Terms of Reference). ToR, mal alımı için yazılan teknik şartnameden çok farklı bir nesne mecburen. Çünkü orada, ToR'da, insanların sizin için ne yapmasını beklediğinizi söylüyorsunuz, ama aynı zamanda esneklik bırakmak istiyorsunuz, ki, teklif verenler, serbestçe farklı çözümler önerebilsinler. Mesela bir pilot projedir yapılacak iş, yeni metodların denenmesini istiyorsunuz, dolayısı ile yeni metodların serbestçe önerilmesini istiyorsunuz, ama çok uçuk öneriler de istemiyorsunuz tabii. Ve saire.

Çeviri işi, sanki, mal alımı ile danışmanlık hizmeti alımı arasında bir şey gibi. Deniyor ki, "işte şu metin kaynak dilde, al yaz bunu hedef dilde". Bunu duymak, benim daha önce edindiğim bütün içgüdülere cepheden karşıt ve tüylerimi diken diken ediyor. Hatta öyle bile denmiyor (al bunu öteki dilde yaz denmiyor) "al bunu öteki dile ÇEVİR" deniyor --- ıztırabımı anlatamam aslında, her seferinde....

Halbu ki ToR, bir "background" tasviri ile başlar. Amaçlar tanımlanır. Ve saire.

Bir çeviri işinin bir "background"u ve hedef metnin kullanım amaçları yok mudur yani?

Bu not da yeteri kadar uzun oldu sanırım...



[Edited at 2007-01-16 03:11]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
English to Turkish
Şahsen "esnafım" diyorum Jan 16, 2007

Başlığın alakasına yazının biraz ilerleyen kısımlarında ulaşabileceksiniz. Uzun yazdığım için meslektaşlarımdan özür diliyorum, ancak gerekli.
Sayın Malik Yenigelen,
Çok somut (ve bir o kadar kapsamlı) tanımlara gereksinim duyuyorsunuz, koşullarımızı sorgulamamızı istiyorsunuz.
Bunu ve ıstırabınızı anlıyorum.
Bu forum başlığı altında yazdıklarınız önemli yerlere vurgu yapmakla birlikte, uzunluğu ve karmaşıklığı nedeniyle, bizzat bu başlık altında yazılanları ve yazılacakları da olumsuz etkiliyor. Yöntem olarak şunu rica edebilir miyim?
Birçok soru iç içe geçmiş durumda. Dolayısıyla burada aktardığınız sıkıntıları birkaç soru (belki de başlık) şeklinde toparlasak iyi olacak. Yani:

Çeviri nedir? (sanat, teknik, bilim, yaşam biçimi !!!! )

Çeviriyi ticari anlamda tanımlarken (sözleşmede vb.) nasıl bir çerçeve çizebiliriz?

... gibi.
Bu haliyle çok hantal oluyor. Açıkçası ben burada beyin jimnastiğine hizmet eden bir retorik yerine daha kesin hedefli bir tartışmayı tercih ederim. Çünkü burada ne bilimsel bir kurul olarak, ne de bir sanatsal/felsefi çalışma yapmak üzere bir aradayız.
Bana sorduklarında kendimi "esnaf" olarak tanımlıyorum; sanatçı veya bilim adamı / bilimsel çalışma yapan biri olarak değil. Bir yerlerden müşteriler buluyorum veya beni buluyorlar ve ticari olarak onların gereksinimlerini elimden geldiğince karşılamaya, hata yapmamaya, nihayetinde ekmeğimi kazanmaya çalışıyorum.
Bu durum büyük bir kısmımızın ticari ilişkilerinin çok kısa özeti olduğu için zaman ve enerji meselesini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
Şu anda çoğu insan (ben dahil) binlerce kelimeyi kazasız belasız bir dilden bir dile aktarma telaşı içinde.
Daha sınırlı ve somut hedefleri olan bir yaklaşım tarzı geliştirmemiz "ortam şartları" icabı kaçınılmaz.

Söz, mümkün olduğunca bir daha bu kadar uzun yazmayacağım.


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
TOPIC STARTER
Ne diyeceğimi bilemiyorum... Jan 16, 2007

... kendimi hiç esnaf gibi görmemiştim. Küçümsemiyorum kimseyi tabii, ama kendimi esnaf gibi görmemiştim.

Kendimi çevirmen gibi de görmemiştim hiç aslında ama neticede çeviri yapıyorum. Dolayısı ile bir ölçüde şimdi sanki kendimi esnaf olarak görmem gerekirmiş gibi geliyor, ama görmüyorum.

Yani çevirmenler "bilgi işçisi " falan da mı olmuyor şimdi?

Sarsıldım doğrusu.

Ne diyeceğimi bilmiyorum.


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
TOPIC STARTER
Çeviri ile ilgili süreç ve kurumların yeniden tanımlanması Jan 17, 2007

Yaptığım işi biraz kenara koydum kahve falan içtim, şoktan kurtuldum, belki şimdi daha olumlu bir notla bu konudan çıkabilirim:

Çeviri ile ilgili süreç ve kurumların yeniden tanımlanması gibi bir şeyleri tartışmak aklımdan geçiyordu sanırım bu konuyu açarken. Bir anlamda, *sektörün yeniden yapılanması* gibi bir şey belki.

Yanlış düşünmüşüm herhalde.


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
English to Turkish
Can Yücel için demiyorum, "şahsen" durumum bu Jan 17, 2007

Bir önceki yanıtımda "şahsen" sözcüğünü boşuna kullanmadım. Bu benim pozisyonumu, çeviriyle ilişkimi tanımlıyor. Yalnızca bir fikir vermesi açısından kendime ilişkin bir şey yazdım.
Sanırım burada çevirmenin niteliğini çeviri faaliyetiyle ilişkisi tanımlıyor.
Benim örneğimdeki gibi para kazanma amacından daha başka bir amaçla/idealle yaklaşırsanız durum değişir haliyle.
Bir felsefeyi/siyasi görüşü vb. tanıtmak, edebi bir yapıtı Türkçe'ye kazandırmak, toplumu bilgilendirmek gibi amaçlarla çeviri yapabilirsiniz. Allahtan böyle insanlarımız, aydınlarımız var.

Genel olarak çeviri esnaflıktır/zanaatkarlıktır dersem, çeviri yapmış birçok sanatçının, düşünce adamının emeğine haksızlık etmiş olurum. Bir Suat Taşer, bir Can Yücel benim gibi esnaf değildi kuşkusuz. Ben ticari çeviri yapıyorum, o kadar. Yani sizi sarsacak bir iddiam yok.


Direct link Reply with quote
 

Serkan Doğan  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
Turkish to English
+ ...
Sanatçı mı? Jan 17, 2007

Ben burada kendi adıma konuşmak istiyorum. Sadan Bey'in yaklaşımına tamamen katılıyorum. Bir Bülent Ecevit, Can Yücel, Behçet Necatigil, Hilmi Yavuz, Nejat Muallimoğlu vs gibi çevirmen ve çevirmen kökenli insanların yaında ben kimim ki.. Sonuçta genelde ticari çeviri yapıyorum. Kendimi bu insanlarla kıyaslamam. Ancak ucundan kıyısından aynı meslekte olduğum için gurur duyarım. Mesela MEB yayınlarının buram buram emek kokan o çeviri eserlerini, sadeleştirilmeseler de, halen keyifle okurum.

Direct link Reply with quote
 

Faruk Atabeyli  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
Member (2009)
English to Turkish
+ ...
Sanat mı, bilim mi, yoksa hiçbiri değil zenaat mı? Jan 17, 2007

Metin türlerini en genelden başlayarak tasnif etmeden çevirinin sanat mı bilim mi olduğunu tartışmak önce kavramlar arası kargaşaya ardından da bunu sürüklediği çikmaza kadar yol açabilir.

Konuyu bir perspektife oturtabilmek ve tartışmaya temel oluşturabilmek için benim önerim metin türlerinin en temel sınıflandırmasını ilk yapmış olan Schleiermacher'in (1768-1834) ayrımından yola çıkmak. Çeviribilim konusunda Türkiye'de duayen olarak kabul edilen Akşit Göktürk'ün "Çeviri:Dillerin Dili" kitabında aktardığı sözlerle: "(..) Schleiermacher metinleri genel olarak iki öbekte görür: Bir yanda sanat metinleriyle bilimsel metinler, öte yanda gündelik iş yaşamını ilgilendiren metinler."

Metin türlerinden ikincisi, yani kullanmalık metinler, benim de aralarında olduğum prozdaşların büyük bir bölümünün yaşamlarını sürdürmek için çevirdikleri tür. Doğal olarak tartışmaya eğimli olduğumuz konular da bu tür metinler ve bunların çevirileri üzerine.

Bu açıdan bakınca ben kendimi çeviribilimin bir teknisyeni olarak tanımlayabilirim. Sözcük seçimim yanlış anlaşılmasın ve mesleği azımsadığım sanılmasın. Aynı doğrultuda doktorları da tıp biliminin teknisyenleri olarak görüyorum.

İşlerimizi icra ettiğimiz platform ise (kapitalist/liberal/ serbest ekonomik sistem) bizlere ek bir sıfat daha getiriyor; Şadan Bey'in önerisi olan esnaflık veya tüccarlık, is adamlığı/kadınlığı veya kendimize ait bir büromuz varsa işletmecilik gibi.

Konuyu bu noktaya getirene kadar zaten ben kendi duruşumu da açıklamış oldum; kullanmalık metinlerin çeviri konusunda teknik hizmet sunan bir iş adamı.

Buradan tekrar yola çıkarak süreci ve kurumları (en azından kendim için) kolaylıkla tanımlayabilirim. Aslında pek çok çevirmen için de durum benzer şekilde.

Benim için süreç üç aşamalı: 1) işin bulunması, edinilmesi (hatta isterseniz ihalenin kazanılması bile diyebiliriz), 2) işin teknik olarak icraati, yapılması, 3) ödeme

Bunların yanıda anlaşmazlıkların çözümü, mesleki amaçlı etkileşim (prozdaşlar), mesleki araştırma, arşiv oluşturma (sözlükler, terminoloji listeleri) ve benzer pek çok faaliyet ya yukarıda saydığım maddeler içinde bir noktada ya da bunlara ek işler olarak yapılıyor. Bu maddelerin hepsinin işleyişini detaylı olarak açıkladığımızda süreç ortaya çıkıyor.

Kurumlar konusuna gelince, süreci açımladığımızda içerisinde kurumları da görüyoruz. En azından kendim için söyleyeyim. Benim için kurumlar 1) doğrudan müşterilerim (yerli ve yabancı), 2) çeviri büroları (yabancı ama başkası için yerli de eklenebilir), 3) bankalar ve benzer finans kuruluşları 4) maliye 5) maliye 6) maliye.. pardon 5) mesleki dernekler, kuruluşlar vb.

İşin özüne baktığımızda kapitalist ekonomik sistem içerisindeki kurumlar çoğumuzu zaten içinde barındırıyor. Bunların kuralları ise genelden sistem kuralları olarak başlayarak daralıyor ve sektörler seviyesinde iyice teknik detaylar haline geliyor. Bizlerin yeni kurallar koyması gereksiz, olanları bilip uyarsak zaten işler yürüyecektir. Aksamalar tabii ki olur. Ama kapitalizmin en iyi (!) yanlarından biri de sorunlarını kendi içerisinden ürettiği çözümlerle yoketmek.

Moral bozmak gibi olmasın ama eczacılar, mühendisler, tornacılar, terziler mesleklerine ne derece felsefi yaklaşabilirlerse biz kullanmalık metin çevirmenleri de o derece yaklaşabiliriz, yani pek de fazla değil. Olsa olsa dernek toplantısı benzeri gündemlerle sıkıntılarımızı dile getirebiliriz.

Fakat, konu düşünce eseri metinlerin çevirisi olunca o zaman durum bambaşka oluyor. Bu alan çok geniş ve yaratıcı enerji saçıyor. Üzerinde bitmez tükenmez tartışmalar yapılabilecek kadar genişletilebilir. Sanırım Malik Bey'in çeviribilim var mıdır, çeviri bir sanatsal uğraşı mıdır gibi sorularını da bu bağlam içerisinde tartışmak daha doğru olur.

Epey uzun bir post oldu, biraz da sıkıcı (teknik konular hep sıkıcıdır). Özellikle Malik Bey'e Akşit Göktürk'ün Çeviri: Dilleri Dili (YKB Yayınları 1994-2000) adlı incelemesini öneririm. Ayrıca çeviri üzerine entelektüel tartışmalar ve yazılar kar amacı gütmeyen bir site olan www.cevirbilim.com sitesinde yayınlanıyor, farklı görüşlere ulaşmak mümkün.

Faruk Atabeyli


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
English to Turkish
Oh Jan 17, 2007

Sıkıcı değil, aksine, güzel açıklama olmuş.

Tek itirazım, konunun özüne ilişkin düşüncelere değil, "kapitalizmin sorunlarını kendi içinden ürettiği çözümlerle yok ettiği" çıkarımına. Bu da buradaki kapsamı aşan, siyasal/ideolojik bakışın da işin içine bolca karışacağı sınırsız bir tartışma kuşkusuz.
Yine de, ticari çeviri alanındaki yozlukları ve istismarı (örneğin kötü sözleşme çevirileri vb.) düşündüğümüzde, bu sıkıntıların kökenindeki en temel belirleyici unsurun kapitalist üretim biçimi olduğunu, kapitalizmin sorun-çözüm döngüsündeki başarısını kuşkulu bulduğumu vurgulamadan edemeyeceğim.
Tabii, alanı bu boyutuyla burada değil, çevirinin daha akademik/entellektüel boyutlarda incelenebileceği, çeviribilim sitesi gibi yayınlarda ele almak daha anlamlı olacaktır.
Burada sektörel sorunları daha spesifik ve teknik boyutlarda ele almak daha uygun bana kalırsa (yanlış anlaşılmasın, kimseye hiçbir kısıtlama getirmeye kalkışmıyorum; "şahsi" yaklaşımım bu).

(Bu arada Faruk Bey, verdiğiniz link niye açılmıyor, sitenin yayını mı durdu, diye merak ettim; i harfi eksik kalmış arada: www.ceviribilim.com )


Direct link Reply with quote
 
xxxMalik Beytek
Local time: 03:36
TOPIC STARTER
Sınıflandırma (taksonomi?) hemen daima yararlıdır Jan 17, 2007

Eh belki de yanılmamışım?

Şu ana kadar yazılanları kavramam için zamana ihtiyacım var.

Faruk Atabeyli sınıflandırma önerdi. Bu hemen daima iyi bir fikirdir?

Nedir sınıflandırılacak olan? O soruya doğru, kısacık bir notla hamle yapmak istiyorum şimdilik:

1- Proje (kaynak metin türü projeyi önemli ölçüde tanımlıyor)
2- Proje sahibi (proje varsa, sahibi de vardır elbet)
3- Hizmet sağlayıcı (tipik olarak tercüme ofisi)
4- Bilgi işçileri (izninizle, Sadan, Serkan, yani zavallı tercümanlar)

Diyelim ki şimdilik bu kadar, sınıflandırılacak olan ögeler, dört adet.

Teorik olarak (pratiğini bilmem, henüz, en azından) her öge bakımından üç değişik tür tanımlanırsa, 3x3x3x3= 81 kombinasyon var demektir.

Bu 81 kombinasyonun tamamını tek etiketle tanımlamak ne kadar doğru? Çeviri. Çevirmen.

Bülent Ecevit ne kadar *çevirmen*di?

Ve Bülent Ecevit belki de esas çevirmenlik işini Türkçe'den Türkçe'ye yapıyordu?

En azından bir anlamda çevirmenlik sayılabilecek bu 81 kombinasyondan aslında kaç tanesi, genel olarak, halkın anladığı anlamda, dar anlamdaki çevirmenliktir?


Direct link Reply with quote
 

Faruk Atabeyli  Identity Verified
Turkey
Local time: 03:36
Member (2009)
English to Turkish
+ ...
Sistem eleştirisi değil Jan 18, 2007

Öyle kavramlar var ki doğalarında ikilik (dualite) var. Kullanıldıkları bağlama göre farklı anlamlar alan değil kullanılışlarına göre bağlamı değiştiren kavramlar, ve bunları ifade eden terimler.

Eğer yukarıda ne demek istediğimi anlaşılıyorsa (çünkü ben doğru ifade edebildiğimden kendim emin değilim), kapitalizm kelimesinin kullanımından bahsettiğimi anlamışsınızdır. Gerek konuşurken gerekse yazarken kapitalizm kelimesini ideolojik mi yoksa teknik anlamıyla mi kullandığımı açıklamak zorunluluğu hissediyorum, ama bunu her zaman yapmıyorum. Çeviri yaparken ise ayrımın net olarak anlaşılır olmasına dikkat ediyorum.

Sanırım Şadan Bey benim kapitalizmin ideolojik anlamını, yani uygulamaları ve yarattığı eşitsizlikler nedeniyle Marksizm tarafından eleştirilen ideolojik anlamını kullandığımı sandı ve haklı olarak farklı bir görüş getirdi.

Halbuki benim sorunlarını kendi içerisinde çözdüğünü söylediğim kapitalizm, yerine piyasa ekonomisi, liberal ekonomi, serbest ekonomi terimlerinden herhangi birini de kullanabileceğimiz bir ekonomik sistem. Tamamen nötr bir kullanım yani.

Bu uzunca açıklamayı yaptıktan sonra çeviri tartışmaları ve bunların mecrası konusunda birkaç düşünce ve bilgi aktarmak istiyorum. Umarım bu forumlara katılan arkadaşlar dikkate alır. Türkiye'de çevirinin akademik/entelektüel boyutlardaki tartışmaları hakkında biraz bilgi sahibiyim. Çeviribilim sitesi de bu platformlardan biri. Sorunların ve görüşlerin dile getirildiği toplantılar, forumlar da düzenleniyor. Ancak kesinlikle söyleyebilirim ki bu tartışmalarda serbest teknik çevirmenlerin yani bizlerin katkısı çok eksik. Bu yalnız benim görüşüm değil. Çeviriyi akademik ve entelektüel boyutunda tartışan ve çeviri eğitimi veren akademi camiası bu tartışmalarda uygulamanın içerisindeki kişilerin, yani bizlerin katkısının eksikliğini hissediyor ve sıkça bunu dile getiriyor.

Ben proz.com forumunun teknik çevirmenlerin (ya da kullanmalık metin çevirmenleri) bu tartışmaları yapabilecekleri uygun bir platform olduğunu düşünüyorum. Belki biraz daha organize olabilirsek aramızdan pow wow oranizatörü Ebru Kopf gibi müteşekkir olacağımız bir gönüllü çıkar ve belirttiğimiz görüşler, kaygılar, eksiklikler, fazlalıklar (korsan çevirmenler) arasından derleme yapıp bu tür tartışmalarda bizler adına dile getirir.


Faruk


Malik Bey sınıflandırma işi Tractatus'a dönüyor.


Direct link Reply with quote
 

Taner Göde
Local time: 03:36
English to Turkish
+ ...
"Zavallı" Jan 18, 2007

Merhaba, konuyu yakından takip etmedim, sadece sona doğru baktım. Fakat iyi veya kötü, hızlı veya yavaş, dipte veya zirvede olsun olmasın, bu meslekte (ve diğer tüm mesleklerde) bir emekçiye "zavallı" demenin ne kadar doğru bir tanımlama olduğunu yine ve elbette bu mesleği icra edenlerin takdirine bırakıyorum...

Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 02:36
Member
English to Turkish
"Zavallı" meselesi Jan 18, 2007

Taner Bey, merhaba,

Malik Bey'in "zavallı tercümanlar" ifadesini ben ironik bir kullanım olarak algıladım. Herkes böyle algılamamış ve hoşlanmamış olabilir tabii. Ama her durumda Malik Bey'in bunu açıklama ve/veya değiştirme konusunda bir sorunu olacağını sanmam. İsterseniz bir kelimeye takılarak konuyu dağıtmayalım.

Selamlar,
Özden


TANER GODE wrote:

Merhaba, konuyu yakından takip etmedim, sadece sona doğru baktım. Fakat iyi veya kötü, hızlı veya yavaş, dipte veya zirvede olsun olmasın, bu meslekte (ve diğer tüm mesleklerde) bir emekçiye "zavallı" demenin ne kadar doğru bir tanımlama olduğunu yine ve elbette bu mesleği icra edenlerin takdirine bırakıyorum...


Direct link Reply with quote
 
Pages in topic:   [1 2] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

*Pseudotranslation*? "Bilimsel yöntem" var olduğu gibi, "tercüme yöntemi" de var mıdır?

Advanced search







LSP.expert
You’re a freelance translator? LSP.expert helps you manage your daily translation jobs. It’s easy, fast and secure.

How about you start tracking translation jobs and sending invoices in minutes? You can also manage your clients and generate reports about your business activities. So you always keep a clear view on your planning, AND you get a free 30 day trial period!

More info »
TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search