Çevirmen Yürek sahibi Olmalı!
Thread poster: Nizamettin Yigit

Nizamettin Yigit  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:07
Dutch to Turkish
+ ...
Jan 31, 2007

Merhabalar,

Bu mesajı dün almış olduğum şahsıma hakarat içeren bir mesaj üzerine yazıyorum.
Bu mesajda biraz kendimden bahsedip, bana yine bir çevirmen tarafından gönderilen vatana ihanet ettiğim mesajına cevap arayıp sonra bir çevirmen neden yürek sahibi olmalı ona değineceğim.

Kendimden bahsetmek gibi bir gayem olmasa da bu yolla bana ürkek bir şekilde sataşmak isteyenler açık bir alan bulmuş olacaklar.

Proz.com'a kayıt olduğumun 3.cü yılı. Zaman zaman başka taraflarıyla ilgilenmeyip sırf bana çeviri işi veren veya bu amaçla irtibat kuran insanlara yanıt vermeyi onun dışında işime bakmayı çok düşündüm. Bu üçüncü yılım PROZ.COM'a kayıt olalı. Bu süre zarfında gecenin bir yarısında sorduğum soruya kullanışlı cevap veren onlarca kişiyle tanıştım. Bir o kadarı kendisinin de iş yaptığı ajansa beni de tavsiye etti. Ben de aynısını yaptım bir çok defa. Pek çok defa işimin arasında sorulan kudoz sorusuna daha doğru cevap vermek için ön araştırma yapıp cevap aradım.

Eleştireceğim insanları daima eleştirdim. Özür dilemem gerektiğinde hiç geciktirmedim. Özür diledim.

Torpilsiz yapılan sınavlarda 2 defa üst üste kedi meslektaşlarım-biyologlar- arasında yüksek başarı gösterdim.
MEB'ye mensup bir öğretmen olarak çalışırken görev ve hizmette takdir ödülü aldım.

Hiç kimseye el bağlamadım, önünde elimi ovuşturmadım. Hele ihanet asla. Düşmanıma bile ihanet etmedim. Dostuma ve hele de memleketime kutsallarımdan sonraki ilk yeri verdim ve veriyorum.

Bulunduğum her eyalette ve ülkede ülkemi en güzel şekilde temsil eden, insanların hoşnut olduğu birisi olmaya çalıştım.

Şimdi gelelim çevirmen neden yürek sahibi olmalı onn gerekçelerine. Çevirmen sürekli metinler ve kelimelerle çalışan ve ona uygun gördüğü anlamı veren uzman meslek erbabıdır. Her kelimeye sabit bir anlam yüklemez ve lügati anlamına zıt olsa dahi istediği ve uygun gördüğü karşılığı kullanır. Bu yürek işidir.

Bir şirketin dünya markası olmuş ürünü kendi diline hazırlanmasında bunu ben yaparım, hatta bu alanda terminoloji oturmasa da buna ben terminoloji oluştururum diyebilendir çevirmen.

On yılı aşkındır sürekli çevirmen değiştiren bir ajansın sürekli yaptığı bir projeye bu metnin tamamını gönderin en azından temel hata ve karakter sorununu ve terminoloji ayrıksılıklarını gidereyim diyebilme cesaretini gösteren kişidir çevirmen.

Bu metin benim eitim gördüğüm alanda yazılmış veçok kötü çevrilmiş bir metin. Bunu en iyi yapacak kişilerden birisi benim. Teklif ettiğiniz fiyatınız benim 1/4'üm. Siz şunu biraz yükseltin ben de özveride ulunayım ve bu proje temiz sonuçlansın diyerek yapacağı çalışmaya güvenen kişidir çevirmen....

Şimdi bunca cesaret dayanağı olan bir meslek grubu içerisinde, cesaretsiz, yüreksiz, pısırık kişilerin çıkıp kod isimle ona buna sataşma mesajı göndermesi daha fazla dokunuyor.

Yürek saklanmaz öne çıkar, yürek pısırık değildir her daim atar. Beyin öldükten sonra yüreğin atmaya devam etmesindeki hikmet işte burdadır. Doğrular karşısında mülayimleşir, yanlışlara karşı hiddetlenir yürek.

Bu nedenle çevirmen olarak hayatını idame ettirmeye karar vermek üzere olan arkadaşlara şu tavsiyede bulunmak makul olur. Yaptığınız işin doğru olduğunu görüp savunduğunuzda işten atılma riskini göze alabiliyorsanız, yaptığınız çeviriden sonra editör denilen şahsın eleştirilerine karşı her yıl 15 bin YTL iş yaptığınız müşteriyi 25 YTL lik bu işte ben bu metni değiştirmem. Editör kendisi değiştirirse sizin sorununuz ve sorumluluğunuz deyip müşteriyi kaybetme riskini alabiliyorsanız sizden iyi bir çevirmen olur. Yok bunu yapacak cesareti kendinizde göremiyorsanız o zaman gidip başka iş yapmanız sizin hakkınızda daha iyi olur.

Anadolu tasavvufunda insan farklı merhalelerdedir. En üstte insanı kamil bulunur. Ehli galb derler. Yani yürekliler.
Onlar hale tercüman olur biz kelama.
En aşağıda ise yüreksiz ifritler bulunur.

İfrit dedim.. Zira ifrit, şeytandır. Şeytan fitne çıkarmak için vardır. Fitne erdemsizlik olduu zaman çıkar. Erdem ise din, dil, ırk farketmeksizin her insanda bulunan evrensel insani özelliklerdir. İnsanı insan yapan erdemdir.
Yüreksiz ifritlere duyurulur.

Yürekli çevirmenleri saygıyla selamlıyorum. Bu yarı özel mesajı buraya geçerken yüreklilerden özür diliyorum.

Haftanın ifriti bu mesajı okuduktan sonra, mod'un mesajı silmesi rica olunur.

Sağlıcakla

Nizam Yigit


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:07
English to Turkish
Umarım Jan 31, 2007

Umarım silinmez, mümkün olduğunca çok insan okur.

Son günlerde yüreksizler epey yüreğimizi dağlamışken, söylediklerinizin bu sevimsiz olaya yanıtın ötesinde bir anlamı da oldu benim açımdan. Belki pek yuvarlak oldu ama en nihayetinde siyasi tartışma yapılacak bir forum olmadığı için, böyle gizemli kalsın sözlerim.

Ben her zaman esprili, dost bir insanla karşılaştım yazılarınızda ve yardımlarınızda. Yanıtınızı üzerine alana bu da duyurulur.
Geçmiş olsun.


Direct link Reply with quote
 

Özden Arıkan  Identity Verified
Germany
Local time: 10:07
Member
English to Turkish
PDNFTT Jan 31, 2007

Nizam merhaba,

Sana ikili yazışmamızda söylediklerimi burada söylemeyeceğim, gizli saklı bir şey olduğu için değil, ama PDNFTT ilkesi uyarınca, yani: Please Do Not Feed The Troll!


Aslında aynı ilke uyarınca buraya hiçbir şey yazmamam, hatta senin isteğin doğrultusunda konuyu silmem daha iyi olabilirdi. Ama şunun için yazıyorum: İki sene kadar önce yeni gelen bir arkadaşımız bu adamdan, tabii ki her biri farklı takma adlarla yazılmış hakaret, tehdit, deli saçması vb içerikli mesajlar almış ve anladığım kadarıyla bir süre boyunca, Türkçe topluluğundan çeşitli kişilerin, anlaşılmaz nedenlerle kendisini taciz etmekte olduğunu düşünmüş. Ama senin başlığa yazdığın özelliğe sahipmiş ki siteden veya topluluktan uzaklaşmadı. Yine de, kimsenin başlığa yazdığın özelliğe sahip olmadığını ima etmiyorum tabii ki bununla, herkes bu tür şeylere katlanmak zorunda değil, ama aynı davranışa maruz kalıp aynı yargıya vararak gitmiş, uzaklaşmış olanlar veya olabilecek olanlar bulunabilir de. Yeni gelen birini düşünün. Bilmediği bir ortama giriyor, daha kimseyi tanımıyor ve arkasından, değişik adlarla mesajlar alıyor. Ne düşünecek başka?

O yüzden, bu tür mesajlar alan olursa, öncelikle bu topluluktan kimsenin böyle bir şey yapmayacağını bilsin. İkincisi, trolü beslemesin, sakın cevap vermesin ve istiyorsa mesajı bir moderatöre veya site yönetimine iletsin. (IP vb bilgileriyle birlikte.)



İnternet, sağladığı birçok olağanüstü imkânın yanında, özellikle sosyal ilişki özürlü, kendisiyle problemi olan (ve bunu kendini değil başkalarını didikleyerek aşmaya çalışan) insanların da bütün çirkin yanlarını ortaya çıkartıyor işte. Karşılıklı oturup göz göze bakarken söyleyemeyeceği, hatta düşünemeyeceği şeyleri, bir takma ad arkasına sığınıp söyleyebiliyor bu tür insanlar. Ama edepsizliğe verilecek tek cevap var, o da yok saymak, çünkü edepsiz, bunun başkaları üzerindeki etkisini gördükçe kendi varlığını hissedebilir. Etki yoksa, o da yoktur. Yukarıda verdiğim linkte dediği gibi: if they had brains, they just might be dangerous!

[Edited at 2007-02-15 00:19]


Direct link Reply with quote
 

mustafa karabiber  Identity Verified
Local time: 11:07
English to Turkish
+ ...
Başka bir açıdan da Çevirmen yürek sahibi olmalı! Feb 6, 2007

Merhabalar,
Nizam beyin yarı özel, ancak bir o kadar da herkesi (mesleğe gönül vermiş, sadece bu işten geçimini sürdüren herkesi) ilgilendiren mesajını okuyunca, ben de içimdekileri paylaşmak istedim..
Konu olarak belki biraz bağlamın dışına da çıkabilrim ancak söyleyeceklerimin (yazacaklarımın) başlığa -Çevirmen yürek sahibi olmalı!- denk geldiğine inanıyorum.
Kıyısından köşesinden her dil bilenin çevirmenlik yapacağını düşündüğü bir ülkede, (ki bunu da ek getiri, okul masraflarını karşılamak gibi nedenlerle part time olarak yapabileceğini sananlardır burda kast edilen) bu işi yapmanın zorluklarının yanında tam da Nizam beyin dediği gibi yürekli de olmalı çevirmen!
Örneğin bir iş görüşmesinde ya da başvurusunda deneyim ve tecrübenin bizce hiç önemi yok, yaptığın işlerinin de, bizle çalışmak için bizim deneme metinlerimizi yapmalısın ille diyen bir şirket, piyasa fiyatının 10-15 kat üstünde ücret de ödese, deneme çevirisini yapmamak için değil, tecrübesini, deneyimini, bitirdiği projeleri ve onca yıllık emeğini bir kalemde gözardı eden iş verene karşı durabilecek kadar hem de!
Her konunun emekçilerinin bolça istismar edildiği bir ülkede, bu işin emekçisi olarak ve her ne kadar hala toplum, meslek kuruluşları ve malesef ki kimi çeviri firmaları (burda işinin, çalışanlarının ve mesleğin hakkını veren ya da en azından vermeye çalışan firmaları ayrı tutuyorum) tarafından "çevirmen" olarak bir profesyonel görülmese de, bunca zorluğa, kirlenmeye karşın kendi etik kurallarını oluşturup bunlarla ayakta kalmaya çalışacak kadar hem de!
Hatta, yeri geldiğinde piyasada çakı gibi çocuklar var günde şu kadar bu kadar kelimeyi bir çırpıda çeviriyor ve hem de şu kadar ücretten diyen bir firma temsilcisine telefon açıp mesleki etik kurallarına saygılı olması gerektiğini hatırlatacak hem de!
Bu listeyi uzattıkça uzatabiliriz elbette, her meslekte benzer sorunlarla da karşılaşıyorlardır muhtemelen, onun için belki mesele biraz da insan olabilmekte!


[Edited at 2007-02-06 16:23]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:07
English to Turkish
Bir saniye Feb 6, 2007

Mustafa Bey,
Çok dolusunuz, anlıyorum. Haklı olduğunuz bir nokta var (çok da abartmamak kaydıyla yazıyorum haklılığınızı).
İçinde bulunduğumuz şu dünya, şu ticari ilişkiler, genel olarak kapitalizm çerçevesi içine alabileceğimiz üretim ilişkileri içinde gerçekten isyan edilecek çok temel noktalar var.
En temeli de kar ve para karşısında insan.
Hastalıklı bir ilişki. Kendi yarattığımız canavar. Hepimiz önden havuç gösterilen merkep misali koşturuyoruz, çok daraltıyor bu sistem bizi.
Daha da ötesi, kar hırsıyla dünyanın sonunu getirmek üzereyiz. İstanbul'dan örnek vereyim: Doğru dürüst kar yağmıyor! Eskiden hayat felç olurdu, şimdi mont gez, dolaş! Isıttık yeryüzünü, tahammülü kalmadı bize. Çöl oluyor yeryüzü ve dolayısıyla hayatımız.

Bizi bu kadar temelden sarsan bir ilişkiler yumağında, daha doğrusu çıkmazında, çokça isyan edecek şey var. Hatta sınırı yok isyanın.

Ama bir de doğru yere vurgu yapmamız, bu arada çuvaldızı da kendimize batırmamız lazım. Ben masanın öbür tarafında, yani çevirmenin iş başvurusunu kabul eden tarafta da oturdum ve o kadar kötü "eski, tecrübeli" çevirmen gördüm ki!
Her dil bilenin çevirmenlik yapabileceğini düşündüğü ortam çok eski yıllara dayanıyor olsa gerek ki, 20-30 yıldır çevirmenlik yapıyorum diyen insandan da berbat, neredeyse deli saçması çeviriler aldığımı biliyorum.
Şimdi bir çeviri bürosunun maaşlı çalışanı olarak, oradaki insandan sadece sizin "çok eski çevirmenim" sözüne güvenmesini mi istiyorsunuz?
Eskiler çok mu iyi? Hayır. Eski o kadar iyi olsaydı, eskilerin elinde bir sözlük olurdu, bir iş ahlakı oturmuş olurdu.
Eski, özellikle bizim mesleğimizde, öyle iyi bir şey değil.

Ve ben bunu genç biri olarak söylemiyorum. Yaşım 37.
O Türkçe bilmeyen "aaabi yaa" demekten başka vurgu bilmeyen cahil bıraktığımız gençleri de bilirim, onların günde bilmem kaç bin kelime "attırdıkları" çevirileri de bilirim, lakin eskileri de az çok bilirim!
Birilerine haddini bildirmeye kalktığınız zaman sorarlar "eskiyim, ahlaklıyım" diyene: "Ne iş ahlakı geliştirdiniz eski kuşak olarak? Nedir o zaman bu durum?" diye.
Yani hepimiz günahkarız. Ben çubuğu yalnızca öbür tarafa büktüm. Herkes sizin gibi hassasiyet gösterip şuradaki terimlere bakmıyor, mesleki dayanışma içine girmeye çalışmıyor maalesef.

Bilmem anlatabildim mi Mustafa Bey? Şahsınız için demiyorum kuşkusuz. Nasıl incindiğinizi de anlıyorum, ancak:
Masum değiliz, hiçbirimiz!


Direct link Reply with quote
 

mustafa karabiber  Identity Verified
Local time: 11:07
English to Turkish
+ ...
Çevirmen............. Feb 6, 2007

Şadan Bey,
Size katılıyorum (Eskiye ve eskilere dair söylediklerinize) ve beni bir konuda yanlış anladığınızı sanarak onu düzeltmek istiyorum...
Benim oradaki söylemim şirketlerin iş verme kıstasları üzerine bir şey değil, elbetteki bir çevirmenle çalışmaya başlamadan önce her kurum kendi ilkeleri paralelinde teste/sınamaya/denemeye tutar, hatta tutmalıdır da, buraya kadar sorun yok zaten... Yanlış anlaşıldığım konu bu sanırım, elbette ki, hiçbir kurum (bu sadece çeviri/çevirmen için de geçerli değil) ben eskiyim, tecrübeliyim diyene iş vermez vermemelidir de.
Benim isyanım (tabi burda eskilere? de sitemim) çevirmene bakışta. Yani her ne kadar diğer alanlarda da iş başvurusu yapanların mesleki yeterlilikleriyle ilgili sınama/test/deneme vs. varsa dahi, hiç kimse söz gelimi bir mühendisi işe alma görüşmesinde, geçmiş yaptığın işlerin, çalıştığınız şirketlerin kısacası referanslarının bizde hiç önemi yok demez o mühendise.
Yoksa dedikleriniz son derece doğru şeyler. İyi bir çevirmen olmanın koşulu ya da kıstasları elbetteki eski, deneyimli vs olmaktan geçmiyor.
Kısacası, oradaki insandan sadece sizin "çok eski çevirmenim" sözüne güvenmesini mi istiyorsunuz?
demişsiniz ya, elbette ki böyle bir beklentim yok, kaldı ki kimseye de çok eski bir çevirmenim demedim şimdiye kadar, ama genelleme yaparsak, bir çırpıda insanın yaptığı işlerin, görev aldığı projelerin ve/veya çalıştığı şirketlerin es geçilmesi ve bizim kıstasım sadece bizim deneme metnimizdir diyen anlayışa sitemlerim. Yoksa denemeye ya da denenmeye bir karşı duruşum yok.


[Edited at 2007-02-06 20:21]

[Edited at 2007-02-06 20:23]


Direct link Reply with quote
 

Şadan Öz  Identity Verified
Turkey
Local time: 11:07
English to Turkish
Anlıyorum Feb 7, 2007

Anlıyorum Mustafa Bey, ben sorunların daha köklü ve çok daha eski olduğunu vurgulamak istedim.
Sorunlarımız, en temelde, yetersiz örgütlenmiş, çerçevesi yetersiz tanımlanmış bir meslek oluşumuzdan kaynaklanıyor sanırım.
Bunları proz.com dışında konuşacak bir platformumuzun olmaması önemli bir nokta.
Mevcut girişimlere, ki bir tek çeviri derneği biliyorum, destek vererek bunları başka alanlarda da tartışmakta fayda olabilir.
Yoksa hep konuşup duracağız.
Kitap çevirmenleri örgütlenerek iyi bir örnek oluşturdu bence. Onları ilgiyle izlemekte, kitap çevirelim çevirmeyelim, irtibat halinde olmakta fayda var.
Gerçi burada atıp tuttuğuma da bakmayın. Bir itiraf, bu konuda hiçbir şey yapmadım. "...eceğim, ...acağım" deyip duruyorum. Mesele de burada zaten: Mesleğimiz, bu mesleğe yönlendiren kişilik yapımız icabı, genelde pek de kafayı dışarıya çıkarmıyoruz evlerimizden bürolarımızdan.

Böyle ortamda işvereni de emekçisi de dertli olacak elbet.
Saygılarımla


Direct link Reply with quote
 


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

Çevirmen Yürek sahibi Olmalı!

Advanced search







WordFinder
The words you want Anywhere, Anytime

WordFinder is the market's fastest and easiest way of finding the right word, term, translation or synonym in one or more dictionaries. In our assortment you can choose among more than 120 dictionaries in 15 languages from leading publishers.

More info »
TM-Town
Manage your TMs and Terms ... and boost your translation business

Are you ready for something fresh in the industry? TM-Town is a unique new site for you -- the freelance translator -- to store, manage and share translation memories (TMs) and glossaries...and potentially meet new clients on the basis of your prior work.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search