This site uses cookies.
Some of these cookies are essential to the operation of the site,
while others help to improve your experience by providing insights into how the site is being used.
For more information, please see the ProZ.com privacy policy.
VIA AILooking for an interpreter?
Remoto by ProZ.com connects you with an identity-verified interpreter by video or phone in about 60 seconds — 300+ languages, on demand or booked ahead.
Try Remoto »
Working languages:
Turkish to Serbo-Croat Turkish to English Serbo-Croat to Turkish
English to Turkish English to Serbo-Croat Serbo-Croat to English Serbian to Serbo-Croat Croatian to Serbo-Croat Bosnian to Serbo-Croat Montenegrin to Serbo-Croat Serbian to Turkish Croatian to Turkish Bosnian to Turkish Montenegrin to Turkish Serbian to English Croatian to English Bosnian to English Montenegrin to English Turkish to Serbian English to Serbian Turkish to Croatian English to Croatian Turkish to Bosnian English to Bosnian Turkish to Montenegrin English to Montenegrin French to Serbo-Croat Arabic to Serbo-Croat French to Turkish Arabic to Turkish French to English Arabic to English French to Serbian Arabic to Serbian French to Croatian Arabic to Croatian French to Bosnian Arabic to Bosnian French to Montenegrin Arabic to Montenegrin Serbo-Croat to French Turkish to French English to French Serbian to French Croatian to French Bosnian to French Montenegrin to French Serbo-Croat to Arabic Turkish to Arabic English to Arabic Serbian to Arabic Croatian to Arabic Bosnian to Arabic Montenegrin to Arabic Arabic to French French to Arabic
This person has a SecurePRO™ card. Because this person is not a ProZ.com Plus subscriber, to view his or her SecurePRO™ card you must be a ProZ.com Business member or Plus subscriber.
Affiliations
This person is not affiliated with any business or Blue Board record at ProZ.com.
Services
Translation, Interpreting
Expertise
Specializes in:
History
Archaeology
Economics
Biology (-tech,-chem,micro-)
Botany
Rates
General rate: 0.04 USD per word / 26 USD per hour
Payment methods accepted
PayPal, MasterCard
Portfolio
Sample translations submitted: 1
Turkish to Serbian: Yaşar Kemal - İnce Mehmet General field: Art/Literary Detailed field: Poetry & Literature
Source text - Turkish Toros dağlarının etekleri ta Akdenizden başlar. Kıyıları döven ak köpüklerden sonra doruklara doğru yavaş yavaş yükselir. Akdenizin üstünde daima, top top ak bulutlar salınır. Kıyılar dümdüz, cilalanmış gibi düz killi topraklardır. Killi toprak et gibidir. Bu kıyılar saatlerce içe kadar deniz kokar, tuz kokar. Tuz keskindir. Düz, killi, sürülmüş topraklardan sonra Çukurovanın bükleri başlar. Örülmüşçesine sık çalılar, kamışlar, böğürtlenler, yaban asmaları, sazlarla kaplı, koyu yeşil, ucu bucağı belirsiz alanlardır bunlar. Karanlık bir ormandan daha yabani, daha karanlık!
Biraz daha içeri, bir taraftan Anavarzaya, bir taraftan Osmaniyeyi geçip İslahiyeye gidilecek olursa geniş bataklıklara varılır. Bataklıklar yaz aylarında fıkır fıkır kaynar. Kirli, pistir. Kokudan yanına yaklaşılmaz. Çürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar. Kışınsa duru, pırıl pırıl, taşkın bir sudur. Yazın otlardan, sazlardan suyun yüzü gözükmez. Kışınsa çarşaf gibi açılır. Bataklıklar geçildikten sonra, tekrar sürülmüş tarlalara gelinir. Toprak yağlı, ışıl ışıldır. Bire kırk, bire elli vermeye hazırlanmıştır. Sıcacık, yumuşaktır.
Üstleri ağır kokulu mersin ağaçlarıyla kaplı tepeler geçildikten sonradır ki, kayalar birdenbire başlar. İnsan birden ürker. Kayalarla birlikte çam ağaçları da başlar. Çamların birer billur pırıltısındaki sakızları buralarda toprağa sızar. İlk çamlar geçildikten sonra, gene düzlüklere varılır. Bu düzlükler boz topraktır. Verimsiz, kıraç... Buralardan Torosun karlı dorukları yanındaymış, elini uzatsan tutacakmışsın gibi gözükür.
Dikenlidüzü bu düzlüklerden biridir. Dikenlidüzüne beş kadar köy yerleşmiştir. Bu beş köyün beşinin de insanları topraksızdır. Cümle toprak Abdi Ağanındır. Dikenlidüzü, dünyanın dışında, kendine göre apayrı kanunları, töresi olan bir dünyadır. Dikenlidüzünün insanları, köylerinden gayrı bir yeri bilmezler hemen hemen. Düzlükten dışarı çıktıkları pek az olur. Dikenlidüzünün köylerinden, insanlarından, insanlarının ne türlü yaşadıklarından da kimsenin haberi yoktur. Tahsildar bile iki üç yılda bir kere uğrar. O da köylülerle hiç görüşmez, ilgilenmez. Abdi Ağayı görür gider.
Değirmenoluk köyü Dikenlidüzündeki köylerin en büyüğüdür. Abdi Ağa da bu köyde oturur. Köy, düzlüğün gün doğusuna düşer. Kayalığın dibindedir. Kayalar mördur. Üstlerini sütbeyaz, yeşile çalan, gümüşi, türlü renkte lekeler örtmüştür.
Üst başta yaşlı, yaşlılıktan dalları toprağa eğilmiş, dalları kıvrılmış bir çınar ağacı bütün haşmetiyle yıllardır orada durup durur. Çınar ağacına yüz metre yaklaşırsın, elli metre yaklaşırsın ortalıkta çıt yoktur. Her bir yan derin bir sessizlik içindedir. Sessizlik korkutur insanı. Yirmi beş metre yaklaşırsın gene öyle... On metrede aynı sessizlik. Ağacın yanına gelip de kayadan yanına dönüncedir ki iş değişir, birdenbire bir gürültü patlar. Şaşırıverir insan... İlkin kulakları sağır edecek derecede çoktur. Sonra iner, yavaşlar.
Gürültünün geldiği yer, Değirmenoluk suyunun gözüdür. Göz değildir ya, bura halkı oraya suyun gözüdür der. Öyle bilir. Bir kayanın dibinden köpükler saçarak kaynar. İçine bir ağaç parçası atılırsa bir gün, iki gün, hatta bir hafta suyun üstünde oynadığı görülür. Döndürür. Bazıları iddia ederler ki, kaynayan su, üstünde taşı bile oynatır, batırmaz. Halbuki suyun gözü burası değildir. Ta uzaklardan, çamlar arasından yarpuz, kekik kokularını yüklenerek Akçadağdan gelir. Burada da bu kayanın altından girer, köpürerek, kaynayarak, bir delice homurtuyla öbür ucundan çıkar.
Buradan Akçadağa kadar öyle kayalık, öyle sarptır ki Toros, bir ev yerinden daha büyük toprak parçası görülemez. Ulu çamlar, gürgenler kayaların arasından göğe doğru ağmıştır. Bu kayalıklarda hemen hemen hiçbir hayvan yoktur. Yalnız, o da çok seyrek, akşam vakitleri keskin bir kayanın sivrisinde boynuzlarını, büyük çangallı boynuzlarını sırtına yatırmış bir geyik, bacaklarını gerip, sonsuzluğa bakarcasına durur.
Translation - Serbian Obronci planine Taurus počinju već od Sredozemnog mora. Od obala koje udaraju beli talasi, polagano se uzdižu prema vrhovima. Iznad Sredozemlja večito se valjaju okrugli, beli oblaci. Obale su potpuno ravne, a zemljište kao uglačano: ravno i glinovito. Glinovito zemljište je poput mesa. Obale u unutrašnjost još satima mirišu na more, mirišu na so. So je oštra. Posle ravne, glinovite, izrovane zemlje, obronci počinju kod Čukurove. Tu se gusto preplićue žbunje, trska, bobičasto voće, divlje loze. Nepoznata oblast prekrivena rastinjem tamno zelene boje, kojoj se ne zna ni kraj ni početak. Tama joj je od šume tamnija, divlja!
Malo više u unutrašnjost sa jedne strane idući prema Anavarzi, a sa druge prema Islahiji preko Osmanije, stiže se u močvare. U letnjim danima močvare vriju, ključaju. Prljave, gadne. Ne može im se prići od smrada. Smrdi trula trska, trula trava, drveće, rastinje, trula zemlja. U toku zime to je mirna, čista, poplavljena voda. Leti se površina vode ne vidi od trave i trske. Zimi se širi poput čaršafa. Kada se prođu močvare, opet se stiže do izoranih njiva. Zemlja je masna, svetluca. Spremna je da da prinos do četrdeset, pedeset zrna na svako seme. Topla, mekana.
Iznad njih brda prekrivena teškim, mirisnim drvećem mirte, a zatim iznenada počinje stenoviti krš. Čovek se odjednom uplaši. Sa stenjem počinju i borovi. Kristalno sjajna smola curi sa borova na zemlju. Kada se prođu prvi borovi stiže se na zaravni. To je neobrađena zemlja. Neplodna, jalova... Odatle počinju snegom prekriveni vrhovi Taurosa, ako pružiš ruku, kao da ćeš ih dohvatiti.
Dikenliduz je jedna od ovih zaravni. Pet sela je stalo na Dikenliduz. U svih pet sela ljudi su bez zemlje. Sva zemlja pripada Adbi Agi. Dikenliduz, izdvojen od sveta, ima svoje sasvim drugačije zakone i običaje. Ljudi na Dikenliduzu ne znaju ni za jedno drugo mesto sem svojih sela. Retko se dešava da siđu sa svoje zaravni. Malo ko dobija ikakve vesti o selima Dikenliduza, njihovim stanovnicima, i o tome šta sve proživljavaju. Čak i poreznik dođe jedanput u dve, tri godine. A ni on se ne viđa sa seljanima, ne zanimaju ga. Obiđe Abdi Agu i ode.
Selo Degirmenoluk je najveće od sela na Dikenliduzu. Abdi Aga stanuje u ovom selu. Selo je na istočnoj strani zaravni. Udnо stenјa. Stene su ljubičaste. Vrhovi su im prekriveni mlečnobelim, zelenkastim, srebrnkastim, raznobojnim mrljama.
Stari platan čije su se grane od starosti povile do same zemlje, čije su grane iskrivljene, godinama, uporno, u svom svojem dostojanstvu, stoji na samom vrhu stene. Ako se približiš na sto metara od drveta, ili na pedeset metara, u okolini ni zvuka. Na sve strane duboka, postojana tišina. Tišina preplaši čoveka. Ako priđeš na dvadeset pet metara opet isto... Na deset metara ista tišina. A kada se priđe samom drvetu i okrene prema steni sve se odjednom menja, naglo naleti tutnjava. Čovek se zabezekne... Prvo mu se uši potpuno zagluše. Posle se priviknu, opuste. Tutnjava dolazi iz vodenog oka Degirmenoluka. Niko ga ne zove jezero, narod ovde kaže vodeno oko. Pod tim nazivom je poznato. Iz dubine jedne stene voda izvire, peni. Ako se u nju baci parče drveta, može se videti kako se bacaka na površini vode jedan dan, dva dana, pa čak i čitavu sedmicu. Prevrće se. Neki se kunu da se čak i kamen bacaka na izvirućoj vodi, da ne tone. Svakako, vodeno oko nije odavde. Dolazi iz daleka, sa Akča planine, donoseći mirise metvice i timijana među borovo drveće. A ovde ponire u stenu gde previre, ključa, i sa divljim urlikom izbija na drugoj strani.
Odavde do Akča planine toliko je stenovito, toliko strmo, da se na Taurosu ne može videti komad zemlje površine veće od prostora za jednu kuću. Veliki borovi i grabovi dižu se među stenjem prema nebu. Na ovim stenama nema ni jedne jedine životinje. Jedino poneki jelen, i to veoma retko, zabacivši svoje velike razgranate rogove u večernjim satima na oštrim stenovitim padinama cupka u mestu i gleda u beskraj.
I'm a philologist and a historian with a focus on Ottoman history. For the purposes of my research, I learned Turkish, Ottoman Turkish, Arabic, French, and English. I spent many years translating finance and stock market news. I also translated legal documents, medical reports, technical papers, etc. I have a wide range of interests, which helps me translate different subjects.